Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Endişe yaratan soru; “Bilerek” mi yapılıyor?..

8.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye’de uzun süredir liyakat kurallarını yerle bir eden atamalar yapılıyor. Diplomasi tecrübesi olmayanlar, büyükelçi, yabancı dil bilmeyenler ateşe, veterinerler ve ilahiyat mezunları hukuk fakültelerine dekan, kaymakamlık dahi yapmayanlar vali olarak atanıyor. Liyakata, ehliyete ve aldığı eğitime bakılmadan yapılan bu atamalar Devlette taşları yerinden oynatıyor.

MEHMET KOCABIYIK

Liyakat ve eğitim kariyeri gözetilmeden yapılan ilk atamalardan biri 2013 yılında Türkiye'nin Bern Büyükelçiliğine Basın Ataşesi atanmasıydı. O dönemde yapılan haberlere göre 12 bin dolar maaşla atanan ataşeye aylık 6 bin dolara, tercüman da tutuldu. Konuyu, dönemin CHP İstanbul milletvekili Oktay Ekşi, TBMM gündemine getirmişti.

Aldığı eğitim dikkate alınmadan yapılan bir başka atama örneği de Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu TÜBİTAK’ta yaşandı. 2014 yılında da Ankara Hayvanat Bahçesi Müdürü Mustafa Sancar, TÜBİTAK'ın önemli birimlerinden Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi’ne (ULAKBİM) müdür yardımcısı olarak atanmıştı. Sancar, 2011 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanlığı'na bağlı çalışıyordu. Sancar, halen ULAKBİM Cahit Arf Bilgi Merkezi Müdür Yardımcısı olarak görevini sürdürüyor.

Sancar’ın ardından benzer atamalarla başka kurumlar da gündeme geldi. Bunların başında eğitim kurumları geldi. Türkiye’de 67 hukuk fakültesinin 19’unun dekanı hukukçu değil. Onlardan biri olan Abant İzzet Baysal Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığına Veteriner Mustafa Alişarlı atandı. 2013 yılında AKP Terme Belediye başkan aday adayı olan Alişarlı, Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi'nden mezun.
Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre, Rize'deki Recep Tayyip Erdoğan, Isparta'daki Süleyman Demirel, Trabzon ve Yalova üniversiteleri hukuk fakültesi dekanları da ilahiyat profesörlerinden seçildi. Hukuk fakültesi dekanları arasında, çalışma ekonomisi, kamu yönetimi, işletme, siyaset bilimi, Fransız dili, ziraat, iktisat ve kimya profesörü de var.

40 günde daire başkanı oldu
Atamalarda bir başka örnek de TCDD’de yaşandı. Daha Önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde (İBB) mezbahada çalışırken TCDD'ye açıktan memur atanan ilahiyat mezunu Özcanlı, 40 günde daire başkanı oldu. 1996 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni bitiren Abdullah Özcanlı, belediyede mezbaha görevlisi olarak işe başladı. 1971 doğumlu Özcanlı daha sonra belediye şirketlerinden BELBİM, METRO İstanbul'da görev yaptı. 1 Ağustos 2019'da TCDD Destek Hizmetleri'ne açıktan memur olarak atanan Özcanlı, 6 gün sonra da şube müdürü yapıldı. Özcanlı, 19 Eylül'de ise Trafik ve İstasyonlar Daire Başkanı oldu.

Borsa İstanbul'da Atilla tepkisi
Murat Çetinkaya’nın, 30 Ağustos 2019 tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcılığına atanmasından sonra Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyeliğine Mehmet Hakan Atilla seçildi.
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Haksız bir mahkûmiyetin ardından ailesine ve ülkesine kavuşan Hakan Atilla'nın dinlenme dönemi bitti. Borsa İstanbul Genel Müdürü olarak göreve başlıyor. Bu görevin kendisi ve BIST için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
Borsa İstanbul'da yüzde 10 payla ikinci en büyük hisse sahibi olan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (AİKB), atamaya tepki gösterdi. AİKB "Hakan Atilla'nın genel müdürlüğe getirilmesini desteklemiyoruz, bize danışılmadı" açıklaması yaptı.
Reuters haber ajansına konuşan AİKB iletişim müdürü Jonathan Charles, “Bize danışılmadı, bu kararı desteklemiyoruz” dedi. AİKB, Borsa İstanbul’da yüzde 10 pay sahibi. En büyük hisse ise yüzde 80 ile Varlık Fonu’na ait.


ATAMALAR ARASINDA BUNLAR DA VAR…
- Eski Bakan ve AKP Ankara Milletvekili Emrullah İşler'in ağabeyi Nurullah İşler, Devlet Arşivleri Başkan Yardımcısı oldu.
- Eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan'ın kız kardeşi Ayşe Sayan Koytak, Kuveyt Büyükelçisi, diğer kardeşi Fatih Sayan ise Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı ve Türk Telekom'un Yönetim Kurulu Başkanlığı'na getirildi.
- AKP'li Trabzon Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, 31 Mart'a kadar öğretmen olan kayın biraderi Zülfü Turan'ı, Muhtarlık Daire Başkanı ve Özel Kalem Müdürü yaptı.
- Eski Milletvekili Merve Kavakçı, Malezya'da büyükelçilik görevine atandı.
- Eski AKP milletvekili Hüseyin Kocabıyık'ın eşi Funda Kocabıyık Uşak Valisi olarak atandı.
- Kamu bankaları Ziraat, Vakıfbank ve Halkbank'ın yönetimine eski Bakan Abdülkadir Aksu, AKP'li eski İstanbul Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, eski Bakan Faruk Çelik, eski Meclis Başkan Vekili Sadık Yakut atandı.
-2012 yılında Atatürk Kültür, Dil Ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığı'na Atatürk ile ilgili hiçbir araştırması olmayan Fars dili uzmanı Derya Örs getirilmişti.


“SIRADAN ALETLERLE MÜKEMMELLİK YAKALANMAZ”
Ali Naili Erdem (Milli Eğitim Eski Bakanı)-Ülkenin yönetici kadrosunun liyakati ön plana getirecek bir anlayış içerisinde olması gerekiyor. Devlet; hiçbir partinin devleti değildir, bütün bir milletin devletidir. O sebeple o mevkilere gelenlerin millete uygun liyakate sahip olmaları gerekmektedir. Parti sadece kendini ön planda tutarsa ve devleti kendinin sayarak milleti unutursa ortada liyakat diye bir şey kalmaz ve bunun sonucunda devlet çarkı dönüyor gibi görünür ama dönmez.
Devleti partisine göre değil olması gerektiği gibi millete göre yönetecek liyakat sahibi insanların seçilmesi gerekiyor. Ülkeyi yöneten kadrolarda bulunan insanlar ülkeyi sadece kendi partilerinin pencerelerinden görürlerse bu durum ‘tombala tutmaya’ ve oradan da sadece kendi istediği adamları çekip almaya benzer. Devlette liyakati aramadığımız sürece çağdaş olmamızın ve Türkiye’nin işlerinin yönetilmesinin imkânı yoktur.

“Parti memuru olmaz Devlet Memuru olur”
Süleyman Demirel 1965 yılında ilk Bakanlar Kurulu toplantısında bize, “Sizden partimin memurlarını istemiyorum, devletin memurlarını istiyorum.” dedi. Devletin memurları liyakat sahibi insanlar demektir, öyle olmak zorundadır. 12 Eylül’den sonra ‘seçen ne ise; seçilen öyle olmalıdır’ denince seçilenlerin ayrı bir süzgeçten geçirilmesi gerektiği düşünülmedi. Bu demokrasinin çoktan vazgeçilmiş bir maddesiydi. Avrupa toplumlarında seçilen isimler belli bir süzgeçten geçirildikten sonra liyakate göre seçilir. Bu durumdan 12 Eylül’de vazgeçildi ve devletin başına liyakati olmayan insanların geçebilmesinin önü açıldı.

Atatürk; Parlamento, “Bir milletin en iyi yetişmiş elemanlarının bir araya getirildiği yerdir.” Diyor. Batı Dünyası da bunun bilincinde ve ona göre hareket ediyor. Eğitimini mükemmele getirmiş ülkelerin demokrasileri, parlak bir yıldız olarak devam ediyor. Eğitimini mükemmele getirememiş toplumlarda ise demokrasi, bir profesörün söylediği gibi “Ayak takımının despotizmi” oluyor. Şu an parlamentodakileri küçümsemiyorum bu aklımın ucundan bile geçmiyor. Fakat eskilerin söylediği çok güzel bir söz vardır “kem âlât ile kemâlât olmaz” yani "sıradan aletlerle mükemmellik yakalanmaz." mükemmeli arıyorsak yönetenlerin mükemmel olması gerekir.

Ev tamiratımız için en iyi tamirciyi, hasta olduğumuzda en iyi doktoru, bir davamız olduğunda da en iyi avukatı arıyoruz. Kendimize layık gördüğümüz ‘en iyiyi’ devlete nasıl layık görmüyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türkiye'nin gerçek gündemi ne olmalı? GÖZLEM, son günlerde artan intihar olaylarının ardındaki asıl nedeni araştırdı ve Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumu uz...

Tekrarlananlarla beraber yerel seçimleri yüzde 98'lik bir oranla tahmin eden Avrasya Araştırma Şirketi'nin Başkanının yaptığı açıklamayı GÖZLEM masaya yatırdı. İşte uz...

Trump-Erdoğan görüşmesi Türk-Amerikan ilişkileri ''Derin bir krizden'' geçtiği dönemde gerçekleşti. Görüşmeden sonra iki lider birbirlerine iltifatlar yağdırdılar.

"Barış" dedi, "Hürriyet" dedi, "Tam bağımsızlık" dedi, her şeyi, bütün mücadeleyi üçü uğruna verdi. "Yurtta Barış, Dünyada barış" en önemli ilkelerinden biriydi. O büt...

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)'nin "tarım ürünleri ithalatında Kamu İhale Yasası'ndan muaf tutulmak istenmesi" sektörde büyük tepkilere yol açtı. GÖZLEM, konuyu uzmanla...

Tekstil sektörü ve paydaşlarını 1992 yılından beri destekleyen Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) gelişen ve dönüşen sektörün en sıkı takipçilerinden biri konumunda...

Dijital Hizmet Vergisi, Konaklama Vergisi, Değerli Konut Vergisi, gelir vergisi tarifesine yeni dilim ve oran eklenmesi gibi düzenlemeleri de içeren yeni vergi kanun t...

Yazarlar
Website Security Test