Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Anadolu'nun etnik ve sosyal yapısı değişiyor; çare?

2.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Mülteciler Derneği verilerine göre Türkiye'de kayıtlı sığınmacı sayıları üzerine son gelişmeler ve uzmanların konuya ilişkin yorumları haberimizde.

Mülteciler Derneği verilerine göre, Türkiye’deki kayıtlı Suriyeli sayısı 10 Ekim 2019 tarihi itibarıyla bir önceki aya göre 8 bin 529 kişi artarak toplam 3 milyon 674 bin 588 kişi oldu. Bu kişilerin 1 milyon 991 bin 638’i erkeklerden, 1 milyon 682 bin 950’si ise kadınlardan oluşuyor.

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'nün kayıtlarına göre de Türkiye'de 3 milyon 663 bin 863 Suriyeli var.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriyeli mülteci konusuna sessiz kalan Avrupa ülkelerine "Kapıları açarız" diyor. Ne var ki "Türkiye'de yerleşmiş, iş kurmuş, çocuklarını okutmaya başlamış, "maddi / manevi birçok imtiyazı olan" , dahası Türk vatandaşlığına geçme hakkı kazanan ve kazanmak üzere sıraya girmiş olan " Suriyeliler "neden" Avrupa'ya gitsinler?

Sayı, Anadolu'nun etnik ve sosyal yapısını değiştirecek boyuta doğru gidiyor. Türkiye'de doğan Suriyelilerin, "yeni gelenler" ile birlikte "gidenlerden" fazla oldu.  Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçen Suriyeli sayısı ise 92 bin 280 kişiye çıktı. Ülkemizdeki, Suriyelilerin ilkokullardaki okullaşma oranı da yüzde 96'ya yükseldi.

Ülkelerine dönen Suriyelilere rağmen Türkiye'deki Suriyeli nüfusu her geçen yıl yüz binin üzerinde artıyor. Bunun en büyük sebebi olarak Türkiye'de yapılan doğumlar gösteriliyor. Budapeşte Süreci 6. Bakanlar Konferansı'nda açıklama yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kasım 2018 itibariyle Türkiye'de doğan Suriyeli sayısını 405 bin 521 olarak açıklamıştı. Aynı konferansta Süleyman Soylu, "Ülkemizde en son güncel verilerle geçici koruma statüsüyle 3 milyon 644 bin 342 Suriyeli bulunuyor. 2018'de yakalanan düzensiz göçmen sayısı 268 bin, 2019'un ilk 5 haftasında 16 bin 523 kişi." dedi.

 

RAKAMLAR NE DİYOR?

Mülteciler Derneği'nden alınan verilere göre 3 Ekim 2019 tarihi itibariyle Türkiye'de yaşayan toplam Suriyeli sayısı bir önceki aya göre 5 bin 494 artış göstererek 3 milyon 671 bin 553 kişi oldu.

- Suriyelilerin 1 milyon 717 bin 289'u 0-18 yaş aralığında ve bu rakam toplam nüfusun yüzde 46.77'sine tekabül ediyor.

- Suriyelilerin 15-24 yaş aralığındaki sayısı 828 bin 990 kişi, bunun toplam nüfusa oranı ise yüzde 22.57'ye karşılık geliyor.

- Suriyeli erkeklerin sayısı, kadınlardan 308 bin 221 kişi daha fazla.

- Kamplarda yaşayan Suriyeli sayısı 63 bin 204 iken bu sayı şehirlerde 3 milyon 608 bin 349 olarak gösteriliyor.

- İstanbul'da 549 bin 216, Ankara'da 94 bin 289, İzmir'de 146 bin 891 Suriyeli yaşıyor. 181 bin nüfusa sahip Kilis'te 115 bin Suriyeli yaşıyor.

- En çok Suriyeli yaşayan ilk 3 il, İstanbul, Gaziantep, Hatay; en az Tunceli, Artvin, Bayburt olarak karşımıza çıkıyor.

- Türk vatandaşlığı verilen Suriyeli sayısı 1 Ağustos 2019 tarihi itibariyle 92 bin 280 kişi olarak açıklandı.

- Çalışma izni verilen Suriyeli sayısı 31 Mart'taki resmi açıklamaya göre 31 bin 185 kişi.

- En az bir ortağı Suriyeli olan şirket sayısı, 26 Şubat'ta açıklanan resmi rakama göre 15 bin 159 kişi.

 

Özel statülü vatandaşlar

TC vatandaşlığına alınan 100 bine yakın Suriyelinin içinde, "özel statülü" olanların da bulunduğuna dair iddialar Meclis'e kadar uzandı. Türkiye'de "bilimsel, teknolojik, kültürel, sanatsal, ekonomik, sosyal alanlarda hizmeti geçenler ya da geçeceği izlenimi verenler, sanayi tesisleri getirenler ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler ile ülkemizin menfaati veya herhangi bir sebepten vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler, 'istisnai vatandaş olma' hakkı" kazanıyorlar. Bunlar "vatandaşlığa geçme sürecini beklemeden" TC vatandaşlığına alınıyorlar. Rahmetli Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu rahmetli halterci dünya rekortmenimiz Naim Süleymanoğlu örneği bir durum var, Suriyeliler için de. Ama "Kimler bunlar" sorusuna cevap alınamıyor; resmi açıklama yok.

 

 

"BİLİNMEYENLER" ÇOĞUNLUKTA...

Suriyeliler konusunda, kamuoyuna aktarılan ve kamuoyunca biline gerçeklerin yanı sıra bilinmeyenler çoğunlukta. Türkiye’deki mülteci ve göçmen sorunu Anadolu'nun etnik ve sosyal yapısı değiştirecek boyuta ulaştı. Bu kişilerle ilgili;

“Türkiye’de kaç kişi var?

Kaç kişi iş kurdu?

Kaçı devlette çalışıyor?

Kaçı evli, kaçı çocuklu ve kaçının çocukları okuyor?

Kaç Suriyeli kadın Türklerle "resmi ve imam nikahlı" evlendi?

Kaç Suriyeli "suç" işledi, hangi suçları işledi, kaçı hapiste, kaçı mahkemede?

Kaçı "kapılar açılırsa" Avrupa'ya "giderim" diyor?

Kaçı Suriye sükûna kavuşursa "Geri dönerim" diyor?

Kaçı, "Türkiye'de yerleştim, başka bir yere gitmem" diyor?” onlarca bilinmeyen var.

 

"BİZDEN 2 KAT DAHA FAZLA ÇOCUK YAPIYORLAR"

Hüsnü Erkan (Prof. Dr.)- Suriyeli sorunu, giderek çok yönlü ve derinleşen bir sorun olarak büyümeye devam ediyor.  Zira çözüm olarak getirilen mevcut uygulama sorunu çözmek yerine giderek daha derinleşen ve çözümsüz bir noktaya taşıyor. Suriyelilerde doğum oranları bizim ülkemizdeki doğum oranlarının en az iki katı. Ayrıca mevcut uygulamadaki yapılan nakdi yardımlar ve sağlıktan konuta kadar verilen destekler daha çok çocuk yapmaya hizmet ediyor. Bu yüzden sınırlı sayıdaki geri dönüşün iki katı kadar yeni doğan Suriyeli nüfus artışı ile karşılaşıyoruz. Suriyeli işçi sorunu giderek kayıt dışı çalışma ve kayıt dışı ekonomiye hizmet etmektedir.  Suriyelilerin eğitimli olanları AB'ye yönlendirilirken eğitimsizler ve yeni doğanlar için eğitim hizmeti vermek yeni yükler getirmektedir. Türkiye'nin birçok ilinde aşırı oranda Suriyeli bulunması, ciddi kültürel sorun ve kültür farkından dolayı uyum sorunları yaşanmaktadır. Bir bakıma bizim Almanya'daki eğitimsiz işçilerin yarattığı toplumsal uyum ve uyumsuzluğun yarattığı getto olgusu bizde de devreye girmeye başlamış bulunuyor. Bu durum toplumsal kutuplaşma ve kültürel çatışma riskleri yaratmaya gebe gözüküyor.

"Geri döneceklerini sanmak ham hayal"

Diğer yandan Suriye sorunu, yakın gelecekte çözülmek yerine, yeni bölgesel kutuplaşmalara yol açacak bir trende doğru evirilmektedir. Bu nedenle Türkiye'deki mevcut uygulama içinde,  Suriyelilerin geri döneceğini sanmak bir ham hayalden ibaret gözüküyor. Güvenli Bölge girişimi, sonunun ne olacağı ve nasıl olacağı bilinmeyen bir süreçtir. Başarılı olsa bile beklenen sonuçları vermekten uzak ve sınırımızda yeni bir çatışma koridoru yaratma riskleri taşıyor. Bu durumda Suriyelilerin buraya dönme isteği çok sınırlı kalacaktır. Zira bu bölgenin hemen güneyinde oluşan ABD destekli bir "Kürt oluşumu" tarafından sürekli taciz altında kalacaktır.

Görünen o dur ki, ABD derin devletinin 1990 sonlarında oluşturup Milenyum dönümünde, bir takım ayak oyunları ile iktidara getirilen oğul Bush ile birlikte devreye sokulan, "21'inci yüzyılı da Amerikan yüzyılı yapma" stratejisini taviz vermeden uygulamaya almıştır. Bu stratejide "Orta Doğunun haritası yeniden çizilecek" mesajları artık uygulama dönemine girmiş bulunuyor. Batıda yayınlanan muhtemel haritalara göre, Arap ve İslam Ortadoğu'su mezhepler üzerinden yeniden haritalanacaktır. Böylece Orta Doğu İslam dünyası bir biri ile kapışma sürecinde bırakılacaktır. Böl yönet uygulaması gerçekleştirilecektir. Buna karşın ABD korumasındaki "Kürt Devleti" yaratma girişimi, Orta Doğunun Petrol kaynaklarını, Akdeniz'in Doğal kaynakları ile birlikte bütünleştirilerek ABD'nin kontrolünde tutmaya yöneliktir. Üstelik bu" Kürt oluşumu"; İran, Rusya ve Türkiye'yi kontrol altında tutacak bir koridor konumuna sokulmak isteniyor.  ABD'nin derin devleti bu konuda kararlı gözükmektedir. Bu koşullarda Türkiye, Suriye ve Suriyeli Sorunu konusunda çok ciddi ve kapsamlı yeni strateji ve politikalara ihtiyacı vardır. Ayrıca gerek Suriye ve gerekse Türkiye'deki Suriyeli sorununun çözümü için, Türkiye yeni politikalar üretirken acil olarak Suriye'nin bu günkü yönetimi ile ilişki ve anlaşmaya yönelmelidir. Aksi durumda, ABD destekli YPG oluşumu ile belli yönlerde anlaşan bir Suriye durumunda Türkiye; üçlü kıskaç tuzağına düşmekten kendini kurtaramaz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Biz 4 milyona yakın Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaparken yaklaşık 3 milyona yakın Suriyeliye de Suriye tarafında yardım ed...

Türkiye İş Alemi'nin en büyük iki örgütü TÜSİAD ve MÜSİAD yeni vergi düzenlemesine itiraz eden açıklama yaptılar. İşverenler gibi işçi sendikaları (TÜRK-İŞ / HAK-İŞ / ...

Sakarya'da "Vali'nin otomobili" haberi yüzünden soruşturma açılan ve "işinden kovulan" Gazeteci ile Gaziantep'te "cami inşaatında çöken iskelenin altında kalarak ölen ...

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) tüzel kişilik kazandıktan sonra ilk genel kurulunu 2003 yılında yaptı. İAOSB’nin ilk Yönetim Kurulu Başkanı seçilen Hilmi...

Bu yıl gerçekleştirdikleri 170 milyon dolarlık ihracatla sektör liderliğini koruduklarını ifade eden Kılıç Holding Başkan Vekili İhsan Bozan, “Gelecek yıl içerisinde d...

Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMIB) madenlerin insan hayatındaki 12 bin 500 yıllık vazgeçilmezliğine dikkati çekmek amacıyla “Hayatımız Maden” mottosuyla çalıştay d...

Türkiye'nin gerçek gündemi ne olmalı? GÖZLEM, son günlerde artan intihar olaylarının ardındaki asıl nedeni araştırdı ve Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumu uz...

Yazarlar
Website Security Test