Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Cevabı aranan soru; Türkiye Harekat bitince ne yapacak?

11.10.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

GÖZLEM konuyu uzmanlara sordu. İşte cevapları...

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) haftalardır hazırlığını yaptığı, Fırat'ın Doğusu askeri harekatı "Barış Pınarı Harekatı" adı ile başladı. Harekatın başladığı haberini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Twitter adresinden verdi; "Türk Silahlı Kuvvetleri'miz Suriye Milli Ordusu'yla birlikte Suriye'nin kuzeyinde PKK / PYD / YPG ve DEAŞ terör örgütlerine karşı Barış PınarıHarekatı'nı başlatmıştır."

Erdoğan, "Amacımız güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek ve bölgeye barış ve huzuru getirmektir" dedi.

Barış Pınarı Harekatı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın hafta sonu gerçekleştirdiği telefon görüşmesinden sonra gündeme gelmişti. Telefon görüşmesinin ardından ABD sınır bölgesindeki askerlerini bölgeden çekmişti.

ABD askerlerinin sınır bölgesinden çekilmesinin ardından ABD'de tepkiler büyüyünce Başkan Trump, "Çizilen çerçeveyi aştığını düşünürsem, Türkiye'nin ekonomisini yerle bir ederim. Daha önce yaptım!" dedi. Trump ayrıca Türkiye'nin bölgedeki kamplarda tutulan IŞİD savaşçılarından da sorumlu olacağını açıkladı.

Operasyonun başlamasının ardından Türk jetleri başta TSK'nin yığınak yaptığı Urfa'nın Ceylanpınar ilçesinin karşısındaki Serekaniye olmak üzere 32 kilometre kadar içeri girerek beş noktayı vurdu. Akçakale'den de Tel Abyad'a top atışları yapıldı. Harekatın başlamasıyla, sınırın Türkiye tarafında bazı bölgeler boşaltıldı, okullar tatil edildi.

 

Mehmetçik Fırat'ın Doğusu'nda

Türk askeri birlikleri ve Suriye Milli Ordusu karadan Fırat'ın Doğusu'na girdi. Mehmetçik, karadan ve havadan belirlenen hedefleri nokta atışıyla vurdu. Kara harekatının ilk 3 gününde terör örgütüne ağır darbe indirildi. TSK'nın nokta atışlarında tek sivil zarar görmezken, PKK'lı teröristler Türkiye'deki sivilleri hedef aldı. YPG / PYD mevzilerinden Ceylanpınar ve Akçakale'ye roket ve havan topu saldırısı yapıldı. 1'i 9 aylık Suriyeli bebek olmak üzere 7 kişi şehit oldu, 70 kişi yaralandı. Azez'de 5 asker yaralandı. Kara harekatının ilk çatışmalarında da 1 askerimiz şehit düştü, 3 askerimiz yaralandı.

 

Erdoğan’dan AB’ye tepki: ‘İşgal’ derseniz kapıları açarız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik başlattığı saldırıya karşı çıkan ve “işgal” olarak nitelendirdikleri operasyona ilişkin “durdurun” çağrısı yapan Avrupa Birliği’ne (AB) sert tepki gösterdi.

Erdoğan “Ey Avrupa Birliği, kendinize gelin. Bak yine söylüyorum: Bizim şu anki operasyonumuzu işgal harekatı olarak nitelendirmeye çalışırsanız işimiz kolay: Kapıları açarız, 3,6 milyon mülteciyi size göndeririz” dedi.

AKP il başkanları toplantısında konuşan Erdoğan, AB ülkelerini “para hesabı” yapmakla suçladı ve “Neymiş, ikinci taksit olan 3 milyar avroyu göndermeyecekmişsiniz” diye konuştu.

AB'ye seslenen Erdoğan "Siz hiçbir zaman samimi olmadınız, 1963'ten bu yana oyaladınız. 'AB'ye aldık, alıyoruz, alacağız, şuydu buydu'. Siz dürüst değilsiniz. İkinci taksit olan 3 milyar avroyu göndermeyeceklermiş. Siz verdiğiniz sözü şu ana kadar yerine getirdiniz mi? Yok. Biz zaten sizden bir şey alarak yürümedik, 40 milyar doları biz harcadık. Allah'ın izniyle biz bir o kadar daha harcar ve yolumuza devam ederiz, ama kapıları da açarız” dedi.

Tüm NATO üyesi ülkelere de seslenen Erdoğan, "Başta Amerika… Biz Türkiye'yiz. Biz bir NATO üyesi ülkeyiz. 5. maddeyi gayet iyi biliyorlar. Bu terör örgütleri, NATO üyesi olan Türkiye'ye saldırırken siz buna sessiz kalamazsınız” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, operasyona yönelik eleştiri getiren ülkelere tepki gösterdi: "Suudi Arabistan aynaya baksın. Yemen’i bu hale kimler getirdi? On binlerce insan Yemen’de ölmedi mi? Ey Suudi Arabistan, siz önce bunun hesabını verin. Kalkıp da bizim Suriye’de terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadelede bize karşı konuşamazsınız. Hele Mısır. Sen hiç konuşamazsın. Sen ülkende demokrasi katili olan bir kişisin. Yüzde 52 oyla seçilmiş bir Mursi’yi mahkemede öldürdün. Ailesinin cenazesini defnetmesine izin vermedin. Sen böyle bir katilsin. Sisi toplantı yapmış, bu operasyonu kınamış. Kınasan ne yazar?" dedi.

 

Kılıçdaroğlu: Suriye ile konuşmamızı engelleyen bir güç var

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Türkiye'nin Şam yönetimi ile konuşmasını engelleyen bir gücün olduğunu belirtti. Sözcü’den Saygı Öztürk’e konuşan Kılıçdaroğlu, "Türkiye ile Suriye'nin bir araya gelmesinin terör olaylarının sonlandırılmasında önemli olacağını" belirtirken, "Çünkü YPG'ye, IŞİD'e Suriye de Türkiye de karşı. Suriye'nin toprak bütünlüğünü iki ülkenin hükümeti de savunuyor. Türkiye ile Suriye yönetimi hangi gerekçe ile bir araya gelmiyor? Amerika bir araya geliyor, Rusya, İran bir araya geliyor. Türkiye neden bir araya gelmiyor? Çözülecekse Türkiye'nin bu bağlamda Suriye ile ortak çaba harcaması lazım. Şu soru önemli: Türkiye'nin Şam yönetimi ile konuşmasını engelleyen hangi ülke? Bir ülke, bir egemen güç Türkiye'nin Şam yönetimiyle konuşmasını engelliyor. Bunun çok ağır bir bedeli ve vebali var" dedi.

Kılıçdaroğlu, Trump'ın Türkiye'yi hedef alan açıklamalarına ilişkin ise, "Türkiye'yi en ağır dille eleştiren Trump'a yönelik olarak iktidar kanadının ses çıkarmaması çok ağrıma gidiyor. Gerekli cevap verilmiyor. Erdoğan, Trump ve ABD yönetimini ayrı tutuyor. Trump bizim dostumuz, Amerika bizim düşmanımız mı oluyor yani? Trump, Türkiye için çok ağır ifadeler kullanıyor." diye konuştu.

 

ABD’de Türkiye'ye yaptırım tasarısı

ABD'de Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ve Demokrat Senatör Chris Van Hollen'ın üzerinde uzlaşı sağladığı Türkiye'ye yaptırım uygulanmasını öngören yasa tasarısının ardından, Temsilciler Meclisi'nden 29 Cumhuriyetçi Kongre üyesi de benzer bir yaptırım yasa tasarısı sunacaklarını açıkladı.

Temsilciler Meclisi'nde Cumhuriyetçilerin lideri Kevin McCarthy, Cumhuriyetçi Parti grubu denetçisi Steve Scalise ve diğer parti liderleri Ankara'nın operasyonuna güçlü bir karşılık verilmesi gerektiğini savundu.

Cumhuriyetçi Kongre üyesi Liz Cheney yaptığı yazılı açıklamada "Cumhurbaşkanı Erdoğan ve rejimi, IŞİD'e karşı binlerce kayıp veren ve yurdumuzu korumamıza yardım eden Kürt müttefiklerimize acımasızca saldırdığı için ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalmalı" dedi.

Donald Trump'ın Senato'daki en büyük destekçilerinden Lindsey Graham, Demokrat Parti Senatörü Chris Van Hollen ile Türkiye’ye yönelik yaptırım tasarısı hazırladı.

Graham, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, tasarısını açıkladı ve hem Demokratlar'ın hem de Cumhuriyetçiler'in bu konuda uzlaşıya vardığını belirtti. Graham'ın paylaştığı tasarıda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’e yaptırım uygulanması istendi.

İkinci madde ise, Türk ordusu ile herhangi bir şekilde ticari ilişki kuran kişilere yaptırımı kapsıyor. Buna göre, Türk ordusuna finansal, teçhizat ya da teknolojik destek sağlayan, alım satım işlemi yapan ya da Türk Hava Kuvvetleri tarafından kullanılan savaş uçağı, savaş uçağı parçası ve makine satışı yapan; Türk Kara ve Deniz Kuvvetleri tarafından kullanılan otomotiv parçası ya da hizmetleri sunan, Türk ordusunca kullanılan silah ya da savunma malzemeleri satan kişiler yaptırım kapsamına alınıyor.

Türkiye enerji sektörüne yönelik yaptırım: Silahlı kuvvetler tarafından kullanılmak üzere, Türkiye'nin iç petrol ve doğalgaz üretimini  destekleyen ya da gelişimini sağlayan hizmet, malzeme, teknoloji, bilgi ya da diğer katkıyı sunan kişi ya da kurumlar.

Yaptırımların dördüncü maddesine göre tasarı yürürlüğe girerse ABD ordusunun TSK'ya mermi satması veya paylaşması da engellenecek. ABD ordusu ayrıca Türkiye'ye savunma teçhizatları, hizmetleri ve materyalleri satamayacak.

Yasa tasarısında bir kez daha Türkiye'ye Rus yapımı hava savunma sistemi S-400'lerin alımı sebebiyle CAATSA yaptırımları uygulanması gerektiği savunuldu.

6. maddeye göre insani yardım, sağlık yardımı, demokrasi teşviki ve seçim desteği, istihbarat desteği yaptırım dışı tutulacak.

Yasa tasarı Türk liderlere ABD vizesi ambargosu uygulanmasını talep ederken, Erdoğan'ın mal varlığı hakkında da bir rapor istendi.

 

BM Güvenlik Konseyi acil toplandı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK), Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturmak için başlattığı Barış Pınarı Harekâtı'nı kınama oylaması yapıldı. Harekâta karşı açıklamalarda bulunan ABD ve Rusya, BM Güvenlik Konseyi'nin Türkiye'yi kınama kararını veto etti.

Almanya, Belçika, Polonya, Fransa, Britanya ve Estonya, Türkiye'ye Suriye'deki tek taraflı askeri hareketlerini sonlandırma çağrısı yaptı ve harekâtın Türkiye'nin mevcut güvenlik kaygılarına cevap olmayacağını söyledi. ABD ve Rusya ise ortak kınama metnine katılmayarak toplantı sonrası kendi açıklamalarını yaptı.

ABD'den yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Başkanın da söylediği gibi ABD bu operasyonu hiçbir şekilde onaylamadı. Trump, bölgedeki Kürtlerin ve dini azınlıkların korunmasının, ayrıca insani bir kriz çıkmamasının onların sorumluluğu olduğunu vurguladı. Türkiye şimdi tutuklu IŞİD savaşçılarının hapiste kaldığından emin olmaktan ve IŞİD'in hiçbir şekilde tekrar ortaya çıkmamasından da sorumludur. Kurallara göre oynamamanın, hassas nüfusu koruyamamanın, İŞİD'in bu durumdan faydalanamayacağının garantisini verememenin sonuçları olacaktır."

Avrupa Birliği büyükelçilerinden yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Türkiye'nin kuzeydoğu Suriye'de yaptığı askeri operasyondan derin endişe duyuyoruz. Türkiye'ye tek taraflı ordu hamlesini durdurması için çağrı yapıyoruz, çünkü bunun Türkiye'nin güvenlik endişelerini çözeceğine inanmıyoruz. Bölgede yenilenen düşmanlıklar istikrarı daha da bozacaktır, sivillerin çektiği acıyı arttıracaktır ve daha çok kişinin yerinden olmasına sebep olacaktır. Bu da Suriye'de ve bölgede daha çok sığınmacı anlamına gelmektedir."

Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, BMGK’nin Türkiye'nin Barış Pınarı Harekatını kınama oylaması sonrasında yaptığı eleştiride ABD’ye işaret ederek "Bu operasyon, bazı koalisyon ortaklarının, Suriye'nin kuzeydoğusunda yaptıkları demografik mühendisliğin bir sonucu. Onları bunu yapmamaları konusunda uzun süre uyardık. Şimdi Kürtler aslında orada demografik politikaları değiştiriyor" dedi.

 

Suriye’den açıklama

Suriye Dışişleri'nden üst düzey bir yetkili, Türkiye'nin ülkenin kuzeyine başlattığı operasyonu kınarken, operasyonun BMGK kararlarını ihlal ettiğini söyledi.

Suriye Dışişleri'nden yapılan açıklamada, "Suriye, Türk rejiminin düşmanca niyetini ve Suriye sınırındaki askeri güçlenmesini şiddetli bir şekilde kınarken, operasyonun uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulamaktadır. Türk saldırganlığına karşı tüm meşru yollarla karşı koyulacağını yineledi" ifadelerine yer verildi.

 

 

“DOĞRU VE YERİNDE BİR HAREKETTİR”

Ali Naili Kubalı (Eski Milli Eğitim Bakanı)– Bu harekat doğru ve yerinde bir harekattır. Zamanlaması da doğrudur. Esasında teröristleri doğuran, besleyen bugüne kadar bunların kuvvetlenmesini sağlayan pek muhterem strateji dostumuz Amerika’dır. Amerika ile oturup öncelikle bu yerleri teröristlerle işgal eder hale getiren sizlersiniz, eğer dostsak bunları ortadan kaldırmanız gerekir tarzındaki diplomatik çalışmaları yoğunlaştırmak lazım. Çünkü biz sivrisinekleri öldürmekle yetineceğiz ama esasında bataklık Amerika’nın ortaya koymuş olduğu Ortadoğu politikasındadır. Amerika Ortadoğu politikasından vazgeçmeyeceğini göstermektedir. Benim anladığım kadarıyla, tanrı imparatorluğunu kurma peşinde koşan ve İsrail’i bu konuda Suudi Arabistan ile kullanan Amerika, Güneydoğu’yu teröristlerin beslenme yeri yapmıştır. Bu beslenmenin neticesinde teröristler şımartılarak Türkiye’yi tehdit eder noktaya getirilmişlerdir. Teröristlerin arkasındaki büyük güç Amerika’dır. Diplomaside bu açıkça deklare edilmelidir ve denmelidir ki; Siz eğer benim strateji ortağımsanız ve dünyada barışın olmasını istiyorsanız ve demokrasinin hamisi olarak dünyada lider olarak kalma iddiasında iseniz beslediğiniz bu PKK, YPG, IŞİD gibi nesneleri, nasıl beslediyseniz öyle ortadan kaldırmaya mecbursunuz. Görülüyor ki politik çalışmalardan sonuç alınamadığı için iş Türk Silahlı Kuvvetlerine düşmüştür. Türk Silahlı Kuvvetlerine merde, namerde muhtaç olmayacak kadar vatan ve Cumhuriyet sevgisi ile doludur. Terörün üstesinden geleceklerine inancım tamdır. Amerika’nın Ortadoğu politikasından vazgeçeceğine inanmıyorum. Bu nedenle diplomasiyi sıklaştırmak gereklidir. Türk Silahlı Kuvvetlerine Cenab-ı Allah' tan başarılar niyaz ediyorum. Aziz Mehmetçiklerimi yürekle selamlıyor, saygıyla kendilerini bağrıma basıyorum.

 

 

“DÜNYA TÜRKİYEYİ HİÇBİR ZAMAN HAKLI BULMADI”

Onur Öymen (Diplomat ve Siyasetçi)– Türkiye’ye karşı yalnız bu konuda değil pek çok konuda diğer ülkelerin tutumunun ne olduğunu biliyoruz. Bir defa her birinin bir Kürt politikası var. Kim haklı ya da kim haksız arayışı içinde olan yok. Biz orada Kürtlerle savaşmadığımızı PYD terör örgütüyle mücadele ettiğimizi söylüyoruz. Bunu kimsenin kabul ettiği yok. Türkiye, Kürtlere saldırıyor demek, politikalarından ötürü işlerine geliyor. Çünkü bu politikaya dayanarak kurulacak bir terör devletinden oradaki kaynakları kullanabileceklerini düşünüyorlar. Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı’nda haklılığını Dünya’ya anlatabilmesi kolay değil. Bu şimdiki hükümete özgü bir durum değil, daha önce de Kıbrıs Harekatı’nda soydaşlarımızın orada öldürüldüğünü, katledildiğini Dünya’ya anlatamadık. Kıbrıs konusunda halen uluslararası kamuoyundan kimse Türkiye orada haklıydı demiyor. Türkiye yalnız bir ülke, bunu net bir şekilde görmek ve yılgınlığa düşmemek lazım. Harekâtta yapmamız gereken doğru çözümler ve doğru hareketlerle, yanlış yapmadan operasyonu yürütmemiz gerekiyor.

Bizim derdimiz Dünya’ya haklılığımızı anlatmaya çalışmaksa yıllardır bu işlerle uğraşan biri olarak bunun mümkün olmadığını söylüyorum. Bu zamana kadar Kıbrıs’ta, Kardak krizinde, Ermenilerin Azerbaycan’ı işgali konusunda ve Türklere karşı olan tüm durumlarda kimse Türklere siz haklısınız demedi. Açın CNN International televizyonunu orada hiçbir şekilde Suriye’den açılan ateşler sonucu ölen Türk vatandaşlardan bahsedilmediğini göreceksiniz.

 

Rusya’da PYD’nin Ofisi var

Suriye hükümeti de PYD’nin bir terör örgütü olduğunu kabul etti. Suriye topraklarındaki bir terör örgütünün bertaraf edilmesini herkesten önce Suriye’nin kabul etmesi gerekiyor. Bunlara rağmen bu zamana kadar kendi devleti içindeki bir terör oluşumuna hiçbir müdahalede bulunmadı. Başka terör örgütleriyle mücadele ediyorsun da PYD terör örgütüyle neden mücadele etmiyorsun. Suriye’nin sağlaması gereken sınır güvenliğini Suriye Devleti’nin sağlamaması yüzünden biz sağlamak zorunda kalıyoruz. Biz bu harekâtı önce kendi insanımıza anlatmalıyız. Rusya bile kendi topraklarında PYD’nin ofis açmasına izin verdi. Hatta ofiste Abdullah Öcalan’ın posteri yer alıyor. Dünya’ya haklı olduğumuzu anlatma konusu imkânsız kadar zordur. Türkiye doğru bildiği yolda gitmeli ve orada ‘Güvenli Bölge’ oluşturarak sınırı boyunca olabilecek bir terör tehdidini ortadan kaldırmalıdır. Oluşturduğu bölgeye de Türkiye’de bulunan Suriyelilerin bir bölümünü yerleştirmelidir. Türkiye sınır güvenliğini ve ülkesindeki Suriyeli sorununu çözmek zorundadır.

 

 

“TUZAKLAR İÇERDİĞİ ENDİŞESİ İÇİNDEYİM”

Soner Aydın (Emekli Albay)- Türk Silahlı Kuvvetlerimizin Fırat’ın doğusunda ABD ve koalisyona dahil ülkelerin sınırsız desteğiyle yuvalanan PKK terör örgütüne yönelik harekâtı artık başladı. Harekatın başlamasıyla birlikte bundan önce yapılan bütün değerlendirmeler anlamını yitirmiştir. Bundan sonra Türk Milleti olarak yapmamız gereken harekatın askeri ve siyasi hedefine ulaşması için elimizden gelen bütün katkıyı sunmak olmalıdır. Silahlı Kuvvetlerimizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kendisine verilen bütün görevleri başaracağından kimse kuşku duymamalıdır. Emekli olmakla üniformamızı çıkardıkama gönlümüz, yüreğimiz kahraman silah arkadaşlarımızla birliktedir ve gerektiğinde üniformamızı tekrar giymekte en küçük bir tereddüt göstermeyiz. Allah Mehmetçiğimizi muvaffak ve muzaffer eylesin.

Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; muharebe istihbaratı, terörle asimetrik mücadele, cephe çatışmaları, gayri nizami harp, özel operasyon ve meskûn mahal operasyonu konularında çok büyük eğitim ve tecrübeye sahiptir, bütün planlarını bu bilgi ve tecrübeyle yapmış olduğundan, harekâtı da bu doğrultuda icra edeceğinden kuşku duyulmamalıdır. Bu nedenle bölgenin yapısı, harekât arazisinin durumu, teröristlerin kuvveti, tertibi ve silahları, yerleşim yerlerinin fazlalığı, sivil halkın durumu v.b. konularda yapılan olumsuz değerlendirmelerin üzerinde durulmamalıdır. Terör örgütünün ve destekleyicilerinin olumsuz propagandalarına da itibar edilmemeli, alet olunmamalıdır.

Harekatın siyasi başarısı askeri başarısından çok daha önemlidir. ABD Başkanı Trump’ın ve ABD’li bazı yetkililerin tutarsız açıklamaları ve uygulamaları, yaptırım tehditleri, başta Fransa, Almanya ve İngiltere olmak üzere AB’nin tepkileri, İran ve Rusya’nın yaklaşımları, Suudi Arabistan, BAE, Mısır, Bahreyn ve diğer Arap ülkelerinin tutumları siyasi başarıyı engelleyebilecek nitelikte görünmektedir. Harekatın siyasi hedefinin Suriye’nin kuzeyinde 32 Km. derinlikte bir güvenlik koridoru oluşturmak olduğu söylenmektedir. Ben bunun yeterli olmayacağı, bölgede kurulan PKK yapılanmasının bütünüyle ortadan kaldırılamaması halinde siyasi başarıdan söz edilemeyeceği kanaatindeyim.

Bilindiği gibi ABD güvenli bölgenin 15 Km. derinlikte olması konusunda ısrar etmekteydi. Türkiye’nin 32 Km. derinliğe kadar inmesi; ikmal ve takviye yollarının kontrol altına alınması bakımından askerî açıdan bir gerekliliktir. Buna karşılık ülkemize yüklenmeye çalışılan DEAŞ’la mücadele sorumluluğu, bölgede Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üzerinden PKK varlığının ve özerk yapılanmanın meşrulaştırılmaya çalışılması ve gösterilen tepkiler hayra alamet değildir. İlerleyen zamanda ABD’nin istediği derinlikte durdurulmamız ihtimali vardır ve bu durumda bütün askeri çabalarımız boşa çıkacaktır. Yolumuzun, ülkemizi derinden etkileyebilecek tuzaklar içerdiği endişesi içindeyim. Dilerim Irak ve Suriye gibi olmayız.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

"Barış" dedi, "Hürriyet" dedi, "Tam bağımsızlık" dedi, her şeyi, bütün mücadeleyi üçü uğruna verdi. "Yurtta Barış, Dünyada barış" en önemli ilkelerinden biriydi. O büt...

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)'nin "tarım ürünleri ithalatında Kamu İhale Yasası'ndan muaf tutulmak istenmesi" sektörde büyük tepkilere yol açtı. GÖZLEM, konuyu uzmanla...

Tekstil sektörü ve paydaşlarını 1992 yılından beri destekleyen Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) gelişen ve dönüşen sektörün en sıkı takipçilerinden biri konumunda...

Türkiye’de uzun süredir liyakat kurallarını yerle bir eden atamalar yapılıyor. Diplomasi tecrübesi olmayanlar, büyükelçi, yabancı dil bilmeyenler ateşe, veterinerler v...

Dijital Hizmet Vergisi, Konaklama Vergisi, Değerli Konut Vergisi, gelir vergisi tarifesine yeni dilim ve oran eklenmesi gibi düzenlemeleri de içeren yeni vergi kanun t...

'Suriye'den çıkıyorum'' diyen Trump'ın zırhlı birlikleri ''Petrol'' diye geri geldi. İdlip'teki Operasyonda Baghdadi öldürüldü. ''Suriye'ye Esad ile beraber hakim oldu...

TÜRSAB Ege Bölgesi Temsil Kurulu Başkanı Osman Tolga Gencer, Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu'nun konuğu oldu.

Yazarlar
Website Security Test