Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Dünya ekonomi tarihinde bir mucize: Zam yağmuru enflasyonu düşürüyor!..

11.10.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı rakamlara göre tüketici enflasyonu tek haneye düştü. Çarşı / Pazar / Ev / Mutfak gerçeklerinden çok uzak olan bu rakamlara hem vatandaşlardan, hem ekonomistlerden, hem de siyasilerden tepkiler çığ gibi. Vatandaş soruyor; ''Enflasyon düşüyor da, hayat neden pahalılaşıyor?''

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tüketici enflasyonunun yüzde 9.26'ya düşerek tek haneye indiğini duyurdu. Her şeye yüksek zam gelmesine rağmen, "geçen yıl eylül ayında 24.5 olan enflasyon, bu eylülde 9.26'yla tek haneye düştü" açıklamaları ile oluşturulan iyimser tabloyu ekonomistler kadar vatandaşlar da inandırıcı bulmadı. İşçiye, emekliye, memura yapılan zamların enflasyon oranı üzerinden yapılıyor oluşu, "Bu tablo  ile 'Enflasyon düştü, ekonomi harika' masalı mı anlatılıyor?" sorusunu akıllara getirdi.

Hayat pahalılığı ve zamlar karşısında bunalan vatandaş tek haneye düşen enflasyon mucizesinin şaşkınlığını yaşanırken, her gün sofra kurmak zorunda olan vatandaşlar düşük fiyatlarla karşılaşmıyor. Enflasyon ile hayat pahalılığı arasındaki makas giderek açılıyor. Gıda ürünlerinde A'dan Z'ye yapılan zamlar vatandaşların belini büküyor. Beyaz ete yüzde 40, süte yüzde 50, çaya yüzde 30 ve şekere yüzde 40 zam yapıldı. Son yıllarda temel gıda maddeleri arasında yerini alan makarna fiyatı da yüzde 58 arttı.

Doğalgaz ve elektrik fiyatlarına geçen yıl ağustos ayından başlayıp bugüne kadar 5'er kez zam yapıldı. Doğalgaz ve elektrik fiyatları geçen yılın ağustosundan bu yana yüzde 55.69 zamlandı. Kışın da gelmesiyle vatandaş tarafından çok daha fazla hissedilecek bu zamlar, çiftçiden konfeksiyoncuya, fabrikalardan şirketlere kısacası hemen hemen tüm sektörlere yansıyacak. Bu tabloya bakıldığında, TÜİK verilerinin gerçek enflasyonunu yansıtmadığı, zamlar yüzünden yüzde 80'e yakını açlık ve yoksulluk içinde yaşayan vatandaşın, et yiyemediği gibi sebze ve meyve alamaz hale de geldiği gelen tepkiler arasında...

Türkiye'de vatandaşların yarısından fazlası asgari ücrete yakın veya altında ücretler ile yaşamaya çalışıyor. Dar gelinin kazandığı para neredeyse olduğu gibi gıdaya gidiyor. Ancak zamlarla birlikte alışveriş sepetleri her geçen gün daha da küçülüyor. Beklentiler karşılanamıyor, gelecek korkusu gençler başta olmak üzere herkes için bir kabusa dönüşüyor.

 

"Vatandaş çok haklı"

Halkın yaşadığı enflasyonun çok daha ciddi boyutlarda olduğunu vurgulayan ekonomist Uğur Civelek, TÜİK verilerinin normal olmadığını belirtti. Civelek'in, değerlendirmesi şöyle: "Vatandaş şüphe etmekte çok haklı. Çünkü kendisi enflasyonu yaşayarak biliyor. Evet enflasyon baz etkisiyle tek haneye düşmüş ama kimse ilgilenmiyor bunlarla. Açıklanan YEP büyümeye öncelik veriyor. Bu nedenle enflasyonu kontrol altında tutmaları mümkün değil. Enflasyon konusunda iyimser olmak çok zor. Enflasyon tek hanelerde kalmayacak."

 

"Tek hane aldatmacası sahnede"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu bu konuda yaptığı açıklamada, durumu "Tek hane aldatmacası" olarak tanımladı. Erdoğdu şu ifadeleri kullandı: "İşçi, memur ve emeklilere düşük zam için tek hane aldatmacası sahnede. Enflasyon ne olursa olsun açıkladıkları yüzde 5 hedefine göre ücret artışı, ücretlilerin alım gücünde büyük gerilemeye neden olur. Ancak 2019-2022 Ekonomi Programı'nda bunu açıkça yazdılar. Şimdi halktan gelecek tepkiyi azaltmak için TÜİK'in de devreye girdiğini ve bir tek hane aldatmacasının sahneye konduğunu görüyoruz. Zam yağmuru devam ediyor"

 

ZAMLAR ENFLASYONU DÜŞÜRÜR MÜ?

Muzaffer Demirci (Prof. Dr.)- Eylül ayı itibariyle son bir yılda TÜİK fiyatların yüzde 9.26 oranında arttığını açıkladı. Oysa bir ay öncesi yani ağustos ayında bu oran yüzde 15'lerde idi. Böylece yıllar sonra enflasyonun tek haneye inmiş olduğu ilan edildi.

Ekonomi yönetimi tek haneye düşen yıllık enflasyonu ekonomide dengelenme sürecinin başarısı olarak yorumlarken, sokaktaki vatandaş ekonomi yönetimine olan güvensizliği nedeniyle döviz ve altına hücum etti. Elektrik, doğalgaz, benzin, köprü ve ulaştırmaya arka arkaya yapılan enflasyon üstündeki zamlar da bu güvensizliği daha da arttırdı. Çünkü yapılan bu zamlar üretim maliyetlerini arttırmaktadır. Dolayısıyla halk açıklanan yüzde 9.26 oranındaki enflasyonun gerçeği yansıtmadığını ifade etmektedir. Zaten 2019 yılının 9 aylık bütçe harcamalarına bakıldığında, harcamaların enflasyonun üzerinde yüzde 22.8 oranında arttığı ama vergi gelirlerinin ise yüzde 3.3 oranında artış göstermesini ekonomi yönetiminin zaafından kaynaklandığını düşünmektedir. Dolayısıyla bir tarafta açıklanan tek haneli enflasyon oranına bakıyorsun diğer taraftan temel ürünlerin fiyatlarına yapılan sürekli zamlara bakıyorsun zincirleme etki ile yanlış bir değerlendirme yapıldığını görebiliyorsun. Zaten Merkez Bankası 2019 yılı raporunda kendisi açıklıyor. Diyor ki; enflasyon oranındaki yüzde birlik bir artışı, doğal gaz zammı üçte bir, elektrik zammı dörtte üç oranında yükselttiğini ifade ediyor. O halde bu zamların etkisi neden görülmüyor endişesi ekonomi yönetimine ve ekonomik kurumlara olan güveni zedeliyor. Vatandaş da gerçek enflasyonu faturalarda görüyor. Etkili tedbir alınmadan sadece baz etkisine göre düşüş göstermesi hesaplama şeklinde de bazı endişeler yaratıyor. Enflasyon hesaplamasında tüketimi yüksek olan gıda maddelerinin oranı düşük, tüketimi düşük olan gıda maddelerinde oran yükseltilerek enflasyona olan etkileri zayıflatılmaktadır. Örneğin harcamalarda ekmeğin ya da toplamı içindeki oranı yüzde 2.2212'den yüzde 2,1142'ye düşürülürken, pirincin oranı 0,2676'dan 0,3366'ya yükseltilmektedir. Yine tüketim ağırlığı yüksek olan etin oranı 3,8446'dan 3.7084'de düşürülmektedir. Sebep yüksek zamların enflasyonu daha az arttırması için katsayıların değiştirilmesi açıklanmaya muhtaç görünmektedir. Netice itibariyle 2019 yılı kayıp yıl olarak görünmektedir. Son çeyrekte beklenen toparlanma ümidi de güvenli bölge askeri harekatının kurbanı olacağa benziyor. Yeni ekonomi programında öngörülen yüzde 0,5'lik büyüme oranı da son dört çeyrektir negatif büyüyen ekonomi grubuna girecektir. Zamlar gelir dağılımını dar gelirliler aleyhine bozduğu için ekonomide bir istikrarsızlık örneği olan enflasyonda fakirden zengine kaynak transferi yaparak, gelir dağılımını daha da adaletsiz hale getirmektedir. Diğer taraftan ekonominin taşıyıcı kolonu olan özel sektör de geleceğe olan güvenini yitirdiği için kredi almıyor, yatırım yapmıyor ve sürekli borç ödemekle meşgul. Nitekim kredi hacmi artışı enflasyonun çok gerisinde yüzde 5.4 oranında kaldığı için yapılan cirolar da borç ödemede yetersiz kalmaktadır. O halde yapılan ekonomi programları geleceği gören, ayağı yere basan programlar olmalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

"Barış" dedi, "Hürriyet" dedi, "Tam bağımsızlık" dedi, her şeyi, bütün mücadeleyi üçü uğruna verdi. "Yurtta Barış, Dünyada barış" en önemli ilkelerinden biriydi. O büt...

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)'nin "tarım ürünleri ithalatında Kamu İhale Yasası'ndan muaf tutulmak istenmesi" sektörde büyük tepkilere yol açtı. GÖZLEM, konuyu uzmanla...

Tekstil sektörü ve paydaşlarını 1992 yılından beri destekleyen Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) gelişen ve dönüşen sektörün en sıkı takipçilerinden biri konumunda...

Türkiye’de uzun süredir liyakat kurallarını yerle bir eden atamalar yapılıyor. Diplomasi tecrübesi olmayanlar, büyükelçi, yabancı dil bilmeyenler ateşe, veterinerler v...

Dijital Hizmet Vergisi, Konaklama Vergisi, Değerli Konut Vergisi, gelir vergisi tarifesine yeni dilim ve oran eklenmesi gibi düzenlemeleri de içeren yeni vergi kanun t...

'Suriye'den çıkıyorum'' diyen Trump'ın zırhlı birlikleri ''Petrol'' diye geri geldi. İdlip'teki Operasyonda Baghdadi öldürüldü. ''Suriye'ye Esad ile beraber hakim oldu...

TÜRSAB Ege Bölgesi Temsil Kurulu Başkanı Osman Tolga Gencer, Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu'nun konuğu oldu.

Yazarlar
Website Security Test