Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

ABD, Irak'ta olduğu gibi ''bir bahane ile'' İran'ı da vuracak mı?..

20.9.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ortadoğu'da savaş tamtamları çalmaya devam ediyor. ABD, Irak'ta olduğu gibi ''bir bahane ile'' İran'ı da vuracak mı?..

Suudi Arabistan'da petrol tesislerine yapılan saldırı sonrasında zaten gergin olan ABD - İran ilişkilerde karşılıklı tehditler sürecine geçildi. Geçen hafta, Suudi Arabistan'da Aramco şirketinin işlettiği Abkaik rafinerisi ve Khurais petrol sahasına füze saldırıları, krallığın petrol üretiminin yarıya düşmesine yol açmıştı. Saldırı sonrasında ABD Başkanı Donald Trump, saldırıyla ilgili İran'ı hedef aldı. Trump, Suudi Arabistan'ın petrol tesislerine saldırmakla suçladığı İran'a verilecek cevapla ilgili son seçenek olan savaş dışındaki tüm opsiyonların masada olduğunu söyledi.

Amerikan Dışişleri Bakanı Mike Pompeo saldırıyla ilgili görüşmeler için Suudi Arabistan'a giderken, Riyad yönetimi de saldırıda kullanılan mühimmatı ve silahlardan geriye kalanları sergileyerek "saldırının İran'ın sponsorluğunda gerçekleştirildiğinin sorgulanamaz bir gerçek olduğunu" açıkladı. Pompeo da" bunun açık bir savaş nedeni olduğunu" belirtti.

Trump da, Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "öncelikle Hazine Bakanlığı'na İran'a uygulanan yaptırımları belirgin bir şekilde artırma talimatı verdiğini" söyledi.

Trump, Bahreyn Veliaht Prensi Selman bin Hamed Al Halife ile görüşmesi öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, "ABD, savaşa tarihte hiçbir ülkenin olmadığı kadar hazır" ifadesini de kullandı. Trump, İran ile tüm diplomasi yollarının tükenip tükenmediğine ilişkin soruya, "Hayır, diplomasi asla tükenmez. Ne olacağını asla bilemezsiniz. Bir anlaşma yapmak istediklerini biliyorum. Bir noktada bu işe yarayacaktır" şeklinde cevap verdi.

ABD'nin açıklamalarına, İran'da karşılık verdi. İran, İsviçre aracılığıyla ABD'ye verdiği protesto notasında, "Suudi Arabistan'ın petrol tesislerine saldırıyla ilgili kendisine yöneltilen suçlamaları" reddederek, "her türlü saldırıya karşılık verileceği" uyarısında bulundu.

İki ülke arasında diplomatik ilişkiler kesik olduğu için İran'in İsviçre Büyükelçiliği üzerinden gönderilen resmi mektupta İran kendilerine bir askeri saldırı olursa, buna yanıtlarının "saldırının kaynağıyla sınırlı olmayacağını" bildirdi. İran resmi haber ajansı ISNA tarafından duyurulan habere göre Tahran, Washington yönetimine bir kez daha "Suudi Arabistan'daki petrol rafinerisine yönelen saldırıyla ilgisi bulunmadığını" da, Husileri işaret etti ve "Husi saldırının haklı olduğunu" savundu.

Yemenli Husiler’den bir uyarı

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de yaptığı açıklamada Suudi petrol tesislerini Yemen'deki Husilerin bir uyarı olarak hedef aldıklarını söyledi. Yemen'deki iç savaşta Suudi Arabistan ABD'nin de desteğiyle hükümeti desteklerken İran da Husi isyancıların yanında yer alıyor. İran Cumhurbaşkanı kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamada "Yemenliler hastane vurmadı, okul vurmadı, Sana pazarını vurmadılar. Sadece bir sanayi tesisini vurdular" diye konuştu.

Yemen'deki Husiler de saldırının sorumluluğunu üstlendi ve Birleşik Arap Emirliklerini uyararak "Yemendeki koalisyona desteğe devam ederlerse,  vurulabileceklerini" ihtar etti.

ABD ise, "saldırıların Güney İran'dan fırlatılan Cruise füzeleriyle gerçekleştirildiğinde" ısrar ediyor. Bu konuda toplanan bilgi ve görüntülerin BM Toplantısında Batılı Liderlerle paylaşılacağını belirtiyor.

Saldırıdan sonra Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Salman Güney Kore'den ülkenin hava savunma sistemlerinin güçlendirilmesi için destek istedi. Güney Kore haber ajansı Yonhap'ın haberine göre, iki ülke temsilcileri bu konuda görüşmeleri sürdürme konusunda hemfikir oldular.

İsrail'de Netanyahu köşeye sıkıştı

İsrail halkı Nisan ayında yapılan seçimlerden 5 ay sonra bir kez daha sandık başına gitti. Netanyahu'nun liderlik ettiği Likud ve Gantz'ın liderlik ettiği Mavi ve Beyaz, 32'şer sandalye kazandı. Bu iki parti de çoğunluğu elde edemeyince 9 sandalye kazanan İsrail Evimiz Partisi ile 12 milletvekili çıkaran İsrailli Arapların oluşturduğu "Ortak liste" koalisyon hükümeti için kilit konumuna geldi.

Likud Partisi lideri ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, parlamentoda kendisiyle aynı sayıda sandalye alan muhalif rakibi eski general Benny Gantz'a çağrıda bulunarak 'büyük  koalisyon'a davet etti. "Benny, hemen bugün geniş tabanlı bir birlik hükümeti oluşturmalıyız. Milletimiz bizden sorumluluk almamızı ve iş birliği yapmamızı bekliyor" diyen Netanyahu "arzuladığı sağ blok hükümetinin oluşamayacağını da anladığını" da kaydetti.

Seçim sonuçları ile eli zayıflayan Netanyahu'nun iktidarda kalmak adına sert bir strateji değişikliğine gittiği konuşulurken, Gantz'ın ne yanıt vereceği ülkede ve dünyada merakla bekleniyor. Çarşamba günü yaptığı konuşmada Gantz "Arzu edilir şekilde iyi bir birlik hükümeti" kurulmasını umduğunu belirtmiş ancak bu olası senaryonun "Netanyahu'nun başkanlığında" gerçekleşemeyeceğini vurgulamıştı.

İki büyük partinin de iktidarı alacak çoğunluğa erişemediği ülkede, koalisyon düğümünü çözecek kilit isim Lieberman olması bekleniyor. Lieberman, hem Netanyahu'yu hem de Gantz'ı iktidara taşıma potansiyeli bulunuyor.

Her iki partinin de 32 sandalye kazandığı 120 sandalyeli mecliste çoğunluk için 61 sandalye gerekiyor. Beş ay önce sandık başına gitmiş olan 6 milyon seçmenin tercihi benzer bir sonuç doğurmuş ve hükümet kurulamadığı için yeniden seçime gidilmişti.

 

 

"DOĞRU SORULARI SORMAZSAK BİR IRAK VAKASI DAHA YAŞARIZ"

Onur Öymen (Türk diplomat ve siyasetçi)- Bu saldırının nereden yapıldığını hiç kimse sormadı. Bölgede çok hassas radar istasyonları var İran'ın etrafı bu radar istasyonları ve füze savunma sistemleriyle donatılmış durumda. Amerika'nın bölgede uydu savunma sistemleri, droneları, gemileri, askeri üsleri bulunuyor. Nasıl olur da bu derece tahribata sebep olmuş bir füzenin nereden ateşlendiği bulunamaz. Radar üssünün amacı, bir füze ateşlendiği an takibini yaparak nereden çıktığını ve nereye doğru yöneldiğini bulmak ve bu füzeye müdahale etmektir. İran'ın çevresi bu kadar hassas savunma sistemleriyle doluyken nasıl olur da bir tanesinden bile bu füzenin nereden ateşlendiğine dair bilgi verilmez.

Zamanında ABD Irak'ı işgal etme bahanesi olarak Irak'ta bulunan kitle imha silahlarını göstermişti. Fakat işgal sırasında ve sonrasında gördük ki Irak'ta bir kitle imha silahı bulunmuyor. Bu sebeple doğru soruları sormamız gerek. Siyasi boyutuna geçmeden önce bu üslerde bulunan yetkililerin yani asıl konuşması gerekenlerin neden konuşmadığını bu konuda neden açıklama yapmadığını sormamız gerekiyor. Amerika'nın Malatya Kürecik'te bulunan radar üssünden neden bir bilgi verilmediğini sorgulamamız gerekiyor.

Bu radar sistemlerinden ateşlenen füzeyle ilgili bir bilgi verildi mi? Nereye bilgi verildi? Bu savunma sistemleri bu füzeye neden müdahale etmedi? Suudi Arabistan'da büyük bir tahribat yaratan bu füzenin nereden ateşlendiği neden açıklanamıyor? Öncelikli olarak bu soruların cevabını almamız gerekiyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

YPG / PYD Fırat'ın Doğusu'ndaki "32 kilometre derinliğindeki Güvenli Bölgeden çekiliyor" ve "ağır silahları" bırakıyor. Güvenli Bölgesi ABD ile işbirliği içinde "Türk ...

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov "Suriye'nin toprak bütünlüğü zarar görmemeli" derken, Esat ordu birliklerinin girdiği "Kobani" başta Münbiç ve Rakka gibi şehirlerin "ne ...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence görüşmesinin piyasalara yansıması nasıl oldu? Türkiye - ABD zirvesinden çıkan ateşkes kararının ...

GÖZLEM konuyu uzmanlara sordu. İşte cevapları...

Suriye'de Fırat'ın doğusundaki terör unsurlarına yönelik başlatılan ''Barış Pınarı Harekatı'' sonrası Türk ekonomisindeki gelişmeler nedir? GÖZLEM konuyu uzmanlarına s...

Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı rakamlara göre tüketici enflasyonu tek haneye düştü. Çarşı / Pazar / Ev / Mutfak gerçeklerinden çok uzak olan bu rakamlara hem ...

20 yıl Adalet Partisi İzmir milletvekilliği, 5 defa bakanlık yapan ''İzmirli'' Ali Naili Erdem, Türk Siyasetinin dününü ve bugününü anlattı. İzmir'de bıraktığı izleri...

Yazarlar
Website Security Test