Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Esnaf hayatın her yanında var; onun için ’10 Numara’ olmalı!”

23.8.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Zekeriya Mutlu, ''Ege Ticaret Merkezinin marangoz ve mobilyacı esnafı için bir ''sanayi sitesi'' olacağını belirterek ''Esnaf ve Kefalet Kooperatifi esnafa düşük faizle işyeri edinme kredisi veriyor'' dedi. Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu’nun konuğu olan Mutlu, esnafın insan hayatının her anında var olduğunu belirterek “Dolayısıyla esnaf ‘on numara’ olmalı, bunun için çalışıyoruz” dedi ve ayakta durmaya çalışan esnaf kesimi için atılması gereken adımları sıraladı.

MEHMET KOCABIYIK

Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik tablo, makro ve mikro ölçüde tüm kesimlerin cüzdanlarına ve tüm sektörlere yansıdı. Gelişmekte olan teknoloji karşısında zaten zorlanan esnaf ve sanatkârın durumu ise çok daha kritik. 2007 yılından beri girdiği her seçimi kazanarak İzmirli esnaf ve sanatkârın adeta sözcüsü ve gerçek lideri haline gelen İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Zekeriya Mutlu, yayın kurulumuza konuk olarak esnaf ve sanatkârı kötü durumdan kurtarmak için çözüm önerilerini ve taleplerini paylaştı.

İzmir Marangozlar ve Mobilyacılar Odası ile Ege-Koop’u, kurulacak olan Ege Ticaret Merkezi için bir araya getirdiniz. Ege Ticaret Merkezi için görüşleriniz nelerdir?

Esnafın her zaman aklında olan üç temel arzusu vardır. Evim olsun, dükkanım olsun ve yarınım güvence altında olsun der. İzmir Marangozlar ve Mobilyacılar Odası, Karabağlar’da dükkânlarının olduğu bölgede iş yeri bulamama, ruhsat alamama, imalat yapamama ve sıkışıklık gibi sorunları olduğunu dile getirdiler. Bir sanayi sitesi kurulsun, oraya taşınalım diye talepleri vardı. Milli Emlak ya da devlet arazi gösterebilse dükkânlar çok ucuz olacak. Fakat devlet ya da Milli Emlak İzmir’de öyle bir arazi gösteremiyor. Organize Sanayi Bölgesi’nin yanında Ege-Koop’un mal sahibiyle anlaşması sonucu kuracağı bir sanayi bölgesi var. Biz de mobilyacı ve marangozların istekleri doğrultusunda bu iki ekibi aynı salonda topladık. Ege-Koop projesini anlattı, Marangozlar ve Mobilyacılar Odası üyeleri sorularını ve sorunlarını aktardılar. Fiyatlar ve ödemeler konusundaki beklentilerini belirttiler. Böylelikle bu ikili arasında bir köprü olduk. Biz iki tarafın da ortak paydada buluşarak anlaşmasını istiyoruz. Böyle olması da mümkün gibi görünüyor. Esnaf Kefalet Kooperatifi 500 bin TL’ye kadar krediyi 10 yıllık vade ve yıllık yüzde 8 faizle ödeme imkânı veriyor. Esnaf, Ege Ticaret Merkezi’ndeki tapusunu ipotek göstererek bu krediyi alabilir. İki tarafın anlaşması, bu zor zamanlarda herkesin çıkarına olacaktır ve temennim o yöndedir.

 

Esnaf ve sanatkârların ne gibi sorunları var? Çözüm için önerileriniz ve istekleriniz nelerdir?

Bu zamana kadar yapmak istediğim her şeyde tüm kesimlerin fikrini almaya çalıştım. Bizim böyle bir fikrimiz var ama siz ne düşünürsünüz, diye insanlara sordum. Fikir çeşitlenirse, çoğalırsa oradan mutlaka güzellikler çıkar. Herkes fikrini söylesin, oradan en doğruyu çıkaralım istiyoruz. Bu çerçevede ifade etmek gerekiyor ki esnaf ve sanatkârın durumu iyi değil. Sadece esnafın ve sanatkârın değil, tüccarın da, sanayicinin de, tarımla uğraşanın da iyi değil. Ülkenin ekonomik sisteminde bir sorun, bir durgunluk var, iç piyasada durgunluk var. Ekonominin normale döneceği çalışmalar yapmak lazım. Biz de bu konu için kendi üzerimize düşeni yapmak adına iktidar muhalefet ayırmadan herkese derdimizi anlatmaya çalışıyoruz. Esnaf ve sanatkârlar zor bir dönemden geçiyor, eskisi gibi satışımız yok. Paraları tahsil etmekte, mallarımızı satmakta zorlanıyoruz. Bu sebeple herkesin desteğine ihtiyacımız var. Böyle bir dönemde herkesin elini taşın altına koyması gerektiğine inanıyorum.

 

Esnafın yerel yönetimlerden beklentileri…

Esnaf ve sanatkârlar için yerel yönetim ve belediyeler neler yapabilir? Esnafın belediyelerden bu anlamda beklentileriniz nelerdir?

İzmir Büyükşehir Belediyesi, yaklaşık 20 yıl üretim ya da hizmet faaliyetinde su kullanımı fazla olan esnafa indirimli su tarifesi uygulanmıştı. Büyükşehir Belediyesi’ne fazla yük getirmeden, işletmelerimizin daha kaliteli ve hijyenik ortamda hizmet vermelerini sağlayan uygulama, toplum sağlığı açısından da büyük önem arz etmekteydi. Bu anlamda bir süredir kaldırılmış olan indirim, tekrar uygulanmalıdır. Esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olmak üzere fırın, pastane, şeker-lokum üreticileri, hamam ve sıhhi işletmeler, kahvehane, kafe, büfe işletmeleri, lokantalar, berber ve kuaförler ve mandıralar gibi sıhhi hizmet veren esnaf ve sanatkârlara yeniden 60 metreküpe kadar yüzde 25 oranında indirimli su tarifesi uygulanmalıdır. Ayrıca, bütünşehir uygulaması başladıktan sonra, örneğin Tire’deki bir kuaför ile Alsancak’taki kuaförün su tüketimi açısından aynı şekilde değerlendirilmesinin yol açtığı haksızlık da giderilmelidir.

Bunun yanı sıra “esnaf masaları” ile esnaf sanatkârların yerel yönetimlerden olan sıkıntılarının ve beklentilerinin ilgililere doğrudan aktarılması, karşılıklı görüş alışverişinde bulunulması sağlanmaktadır. Bu şekilde başkan ve üst düzey yöneticilere ulaşmaya gerek kalmadan, aracıların devreye sokulmasına ihtiyaç duyulmadan, sorunlar kısa sürede çözülebilecektir. Bu nedenle, mevcut belediyelerde esnaf masalarının etkinliklerinin artırılması, büyükşehir ve tüm ilçe belediyelerinde de esnaf temsilcilerinin yer alacağı esnaf masalarının kurulması yararlı olacaktır. Böylece, İzmir nüfusunun yaklaşık dörtte birlik kesimini oluşturan esnaflarımız, kentin işleyişine de daha olumlu katkı sağlayabilecektir.

Üretici-tüketici arasında köprü kurulması, geliri düşük vatandaşlara destek verilmesi amacıyla başlatılan, yerel yönetimlerin lokanta, büfe, kafe, fırın hatta market işletmeleri uygulamaları, bugün belediyelerin ticaret yapması noktasına gelmiştir. Üstelik bu ticaret yapılırken de, gerçek kişiler gibi kira ödenmemekte, belediye personeli, araç gereci kullanılmakta, kar etme kaygısı olmaksızın haksız rekabet ortamı yaratılmaktadır. Belediyeler bu türden yatırımları durdurmalı, mevcutlarsa esnaf sanatkârlarla işbirliği yapılarak işletilmelidir. Mevcut tesisler üyelerimize devredilebilir veya ortaklık, kiralama, kar payı uygulaması gibi yollar düşünülebilir. Ticari kaygı ile yapılan hizmet, kaliteyi de artıracak, üyelerimiz bulundukları alanların temizlik ve bakımını da üstlenebileceklerdir.

Diğer taraftan esnaflarda geçerli olacak ve aradaki indirimin belediye tarafından finanse edileceği kartlar gibi projelerin üretilmesi yararlı olacaktır. Belediyenin ekmek üretmesi yerine fırıncıdan belirli sayıda ekmek satın alarak kart gösterenlere belirli sayıda ekmeği ücretsiz olarak vermesi, okul çocuklarına yapılan kırtasiye, kıyafet, ayakkabı gibi yardımlarının ilgili odalar aracılığıyla esnaftan temini, bu çerçevede değerlendirilebilecek yöntemler arasındadır.

Buna benzer şekilde, polisevleri, öğretmenevleri gibi kurumların kendi mensupları haricinde dışarıdan gelenlere hizmet sunması, cezaevlerinde üretilen ürünlerin adliye önlerinde satılması da haksız rekabetin boyutunu büyütmektedir.

Elektronik bilet sistemine esnafın dahil edilmesi için yapılan ilk toplantılarda süreç (Kemalpaşa ve Foça); Birliğimiz entegrasyonu ile yürütülürken sonrasında pilot bölge olarak belirlenen Seferihisar ilçemizde gerçekleştirilen toplantılara bilinmeyen bir neden ile Birliğimiz davet edilmemiştir. Tüm İzmir esnafını temsil eden Birliğin görüşmelerden uzak tutulması, esnaf arasında görüş ayrılıklarına sebebiyet vermektedir. Oysa ulaşım konusunda Birliğimiz ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Şube Müdürlüğü (UKOME) arasında diğer illere emsal iş birliği bulunmaktadır. Temennimiz yeni dönemde bu eksikliğin giderilmesidir.

 

Esnafın ve sanatkârın günümüz teknolojileri ve sağladığı koşullar sebebiyle yaşadığı ne gibi zorlukları bulunuyor?

Şehirlerin etrafını kuşatan AVM’ler, kuralsızca büyümeye devam etmekte, her alanda faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârların işlerini olumsuz etkilemektedir. Sokak aralarına, köylere kadar giren zincir marketlerin sayısı 30 bine ulaşmıştır. 14 Ocak 2015 tarihinde çıkarılan 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, esnaf ve sanatkârların beklentilerini tam olarak karşılayamamaktadır. Kanunun revize edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda yeni açılacak büyük mağazaların şehir dışına açılması yönünde düzenleme yapılmalıdır. Mesafe, nüfus yoğunluğu gibi önemli kriterlerin, sokak aralarına, köylere kadar giren zincir mağazaların açılışları ile ilgili düzenleyici şartların içinde yer alması sağlanmalıdır. Ayrıca, 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesinin 7. fıkrasında belirtilen, “Alışveriş merkezi projesi için yapı ruhsatı verilirken, üst meslek kuruluşlarının görüşü alınır” ifadesi yerine “Alışveriş merkezi projesi için yapı ruhsatı verilirken, üst meslek kuruluşlarının olumlu görüşü alınır”  şeklinde bir düzenleme yapılması uygun olacaktır.

 

Emeklilikte yaşa takılan esnaflar...

Eskiden beri süregiden bir prim borcu sıkıntısı olduğunu biliyoruz. Bu konudaki taleplerinizi dile getirmenizi istesek ne söylersiniz?

BAĞ-KUR sigortalılığı süresince 60 günden fazla prim borcu bulunan esnaf, sağlık hizmeti alamamaktadır. Geriye dönük borçlarını ödemek istediklerinde ise karşısına BAĞ-KUR prim borçlarının içinde, yararlanılmayan sağlık primi ve faizi de çıkmaktadır. En son 28 Mart 2019 tarihli 859 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 60 günden fazla borcu bulunan esnafa 31 Aralık 2019 tarihine kadar devlet hastanelerinin sağlık hizmetinden yararlanma hakkı tanınmıştır. Yıl sonunda yeni bir süre uzatımı olmadığı takdirde prim borcu bulunanlar 1 Ocak 2020’den itibaren sağlık hizmeti alamayacaktır.

Esnaf ve sanatkârlar prim borcu olsa dahi devletin temel görevlerinden olan eğitim ve sağlık hizmetinden yararlanmalıdırlar. Dolayısıyla prim borcu olan esnaf ve sanatkârların sağlık hizmetlerinden faydalanmalarını sağlayacak yasal düzenlemeler kalıcı hale getirilmelidir.

9000 günü ve 25 yılını tamamlayıp emekli olmak için yaş şartını bekleyen esnaflar en düşük 754,73 TL BAĞ-KUR sigorta primi ödemektedir. Bu durumdaki üyelerimiz, vergi kayıtları açık olması durumunda BAĞ-KUR primi ödemesi yapmak zorundadırlar. Bu durum da üyelerimize maddi külfet getirmektedir. 9000 iş gününü tamamlamış, 25 yılı doldurmuş yaş şartı nedeniyle bekleyen bir esnaf ve sanatkârın işyerinin açık olması ülke ve ekonomi için çok faydalıdır.  Açık olan işyeri istihdam sağlar, vergi verir, ekonomiye katkı koyar. Bu nedenle işyeri açık olan esnaftan tekraren emeklilik primi tahsil edilmesini doğru bulmuyoruz. Emeklilik için yeterli gün ve hizmetini tamamlamış esnaf sanatkârlar BAĞ-KUR priminin tamamını değil, sadece sağlık primi ödemesi yaparak sağlık hizmetlerinden faydalanmalıdırlar.

 

4/A’lı emeklilerle hem emeklilik gün sayısı ve hem de maaş anlamında bir eşitsizlik var, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Emekli olabilmek için; BAĞ-KUR tam emeklilik için 9 bin gün isterken yaştan emeklilik için 5 bin 400 gün prim isterken; SSK ise tam emeklilik için 7 bin 200 gün yaştan emeklilik için ise 4 bin 500 gün prim ödemesi istemektedir. Esnaf ve sanatkârlarımız ticari faaliyetleri ile ülke ekonomisine katkı sağlarken yanında çalıştırdıkları işgücü ile de istihdama katkı sağlamaktadır. Ancak sigortasını yatırdığı çalışanı 20 yılda emekli olurken kendisi 25 yılda emekli olabilmektedir.  4/A’lı ve 4/B’lilerin emekli olabilmelerine ilişkin gereken prim gün sayıları eşit hale getirilmelidir. 4/A’lı çalışanlarda olduğu gibi,  4/B’li işverenler de 7200 prim gün sayısında emekli olabilmelidir.

 

“EĞİTİM, EĞİTİM, EĞİTİM DİYORUZ”

“İnsanlar uyandığında ilk ‘günaydın’ dedikleri kişi fırıncı oluyor. İnsanlar berberde, kuaförde tıraş oluyor, saçlarını yaptırıyor. Terzide giysi diktiriyor. Yani hayatın her anında ve alanında, esnaf olarak biz varız. Dolayısıyla biz esnaf olarak ‘on numara’ olmalıyız. Bu nedenle en başından beri hep ‘Eğitim, eğitim, eğitim’ diyoruz. Biz tüm meslek dallarının sertifika ile yapılmasını istiyoruz. Hem mesleki yeterlilik hem de toplumsal ve etik konularında birikimli, nerede nasıl konuşacağını nasıl davranacağını bilen esnaflar olmalı diye düşünüyoruz. Bu konuda da belediye ile ortak çalışmalarla kurslar ve eğitim seminerleri açalım istiyoruz. Yaşadığımız çevredeki tüm insanlara etki eden bir alanda yer alıyoruz. Esnaf ve sanatkârın eğitim sertifikalarıyla bilinçlendirmesi çalışmaları çok kıymetli bir meseledir. Fakat bu konuda denetleme olmazsa asla tam başarı sağlanamaz. Bu sebeple, tüm emniyet güçlerine ve belediyelere bunun denetlenmesi konusunda bize yardımcı olmaları yönünde çağrıda bulunuyorum.”

 

ZEKERİYA MUTLU KİMDİR?

1956 Nevşehir’de doğdu. İlk, orta, lise öğrenimini Nevşehir’de yaptıktan sonra 1974 – 1975 öğretim yılında Ege Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi’nden 1978 – 1979 öğretim yılında mezun oldu.

Serbest ticaretle uğraştı. 1990 yılında İzmir Pazarcılar Odası Başkanı seçildi. İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nde Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Vekili görevlerinde bulundu. 2007 tarihinde de Mehmet Ali Susam’ın milletvekili olması sonrasında Yönetim Kurulu Başkanı oldu. Mutlu, 2010, 2014 ve 2018 yıllarında yapılan genel kurullarda yeniden bu göreve seçildi. TESK Yönetim Kurulu üyesi olan Mutlu, İzmir Kalkınma Ajansı yönetim kurulunda, İl istihdam ve meslek eğitim kurulunda, Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı yönetim kurulunda ve İzmir Başkanlar Kurulu’ndaki görevleriyle esnafı temsil ediyor.  Evli ve 2 çocuk babasıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Öğrenciler için ders zili zamlarla birlikte çaldı. Yeni dönem başlarken, eğitim-öğretim masrafları katlandı. Ekonomik krizin her alanda yaşattığı sorunlar okul sıralar...

''Kurulduğu 2002 yılından bu yana girdiği her seçimden birinci parti olarak çıkan AKP'de erime süreci mi başladı?'' Bugünlerde Ankara Gündemi'nin başında "bu sorunun c...

Türkiye ile ABD arasında Suriye'nin kuzeyinde oluşturulması planlanan güvenli bölgeye ilişkin taraflardan ''Anlaşma sağlandı'' açıklaması gelse de belirsizlikler devam...

Irak ve Suriye'ye ''terörün önlenmesi, barış ve huzurun sağlanması için'' çaba gösteren, asker gönderen Türkiye'de ''toplumsal şiddet olayları'' giderek tırmanıyor. GÖ...

Yerel seçimde İstanbul hezimetinin ardından AKP'de sular durulmuyor. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyük illerde seçimlerin kaybedilmesinin yankılarının yanı sı...

Atatürk'ün kurduğu kurum, "Atatürk'ü yok" sayıyor! Millet soruyor; ''Diyanet İşleri Başkanlığı ne yapmak istiyor?''

Yazarlar
Website Security Test