Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Gitti Çetinkaya, geldi Uysal; ''bu hafta'' faiz düşecek mi?

19.7.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

25 Temmuz 2019 tarihli Merkez Bankası Para Politikaları Kurulu (PPK) Toplantısı'nda alınacak faiz kararı ne olacak?

Başkanının görevden alınmasıyla yeniden gündeme gelen Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) "bağımsızlığı" meselesi son günlerin tartışma konusu olmaya devam ediyor. Tartışmalar "araç" bağımsızlığı, "amaç" bağımsızlığı ikileminde tıkanırken, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Murat Çetinkaya'nın görevden alınmasıyla göreve getirilen TCMB yeni Başkanı Murat Uysal, "yeni dönem stratejilerini" anlattı. Murat Uysal, AA'ya verdiği röportajda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın faiz indirimine yönelik beklentileri perçinledi. Erdoğan, "Faizi ciddi manada düşüreceğiz. Faiz düştüğü anda enflasyonun da ciddi manada düştüğünü göreceksiniz" demişti.
Kurumsal şeffaflığı güçlendirmeye yönelik çalışmalara ağırlık vereceklerini söyleyen Murat Uysal, politika faizinde indirime kapı araladı. Murat Uysal başkanlığındaki ilk Para Politikası Kurulu toplantısı 25 Temmuz günü yapılacak. Uysal, "Mevcut gelişmeler para politikasında hareket için bir manevra alanı oluştuğuna işaret ediyor" dedi. Uysal'ın açıklamalarını analistler, Para Politikası Kurulu'nun faiz indirimine gideceği sonucunu çıkarıyor. Halen yüzde 24 seviyesinde olan politika faizinin 400 baz puan düşürülebileceği konuşuluyor. Reuters anketine göre "Temmuz'da 200 baz puan indirim öngörülüyor. Bu dozda indirim piyasaları şaşırtmaz" deniyor.

Murat Çetinkaya'nın "görevden alınma sebebi" olarak "Faizin düşürülmesine ve MB yedek akçesinin Hazine'ye devrine karşı çıkması" gösteriliyordu.

 

Faiz ve enflasyon

Murat Uysal, para politikası süreçlerinin tasarımında, "enflasyon ve iktisadi faaliyet olmak üzere makroekonomik göstergelerin tamamını dikkate alan veri odaklı bir yaklaşıma" odaklanacaklarını vurguladı. Uysal'ın açıklamalarından satır başları şöyle: "Para politikası ve alınan diğer tedbirlerin katkısıyla enflasyonun geçtiğimiz Ekim ayından bu yana gerilemekte olduğunu gözlemliyoruz. Ayrıca son dönemde enflasyonun seviye ve oynaklığındaki düşüşle birlikte enflasyon beklentilerinin gerilediğini görmekteyiz. Gerek enflasyon dinamiklerinde gerekse fiyatlama davranışlarında bir iyileşmenin başladığı görülmektedir. 2019 yılında maliyet baskılarının azalması ve iç talep koşullarındaki zayıflamanın etkileriyle dezenflasyon sürecinin devam etmesini bekliyoruz. Bütün bu gelişmeler para politikasında hareket için bir manevra alanı oluştuğuna işaret ediyor. Bu çerçevede Para Politikası Kurulu açıklanan bütün verileri analiz ederek, ortak akıl ve istişare çerçevesinde uygun kararı verecektir. Elbette enflasyondaki olumlu eğilimin devamını sağlamak için para politikasının temkinli bir duruş sergilemeye devam etmesi önem taşıyor, ancak burada sıkılık derecesini nominal değil reel faizler üzerinden tanımlamak daha doğru olur. Enflasyon görünümünü etkileyen bütün faktörleri yakından izleyerek, gerek beklentiler gerekse kendi projeksiyonlarımızı dikkate alan makul bir reel getirinin korunduğu bir çerçeveyi esas alacağımızı ifade edebilirim."

 

Para politikası stratejisi

"Önümüzdeki dönemde para politikası süreçlerinin tasarımında, başta enflasyon ve iktisadi faaliyet olmak üzere makroekonomik göstergelerin tamamını dikkate alan veri odaklı bir yaklaşım ile hareket edeceğimizi belirtmek isterim. Ek olarak, mikro dinamikleri ve saha bilgilerini de yakından takip etmeye devam edeceğiz. Para politikasının etkinliğini arttırmak adına başta finansal sektör, reel sektör ve kamu kesimi olmak üzere süreçlere girdi sağlayacak tüm taraflarla uyum içerisinde çalışacağız.

 

Rezerv yeterliliği

Yakın dönemde gerek cari açığın kapanması gerekse kısa vadeli borçluluğun azalma eğilimine girmesi rezerv yeterliliği göstergelerinde bir miktar iyileşme sağladı. Bununla birlikte, uygun koşulların oluşması kaydıyla dışsal şoklara karşı bir sigorta niteliğinde olan uluslararası rezervleri artırma yönündeki niyetimizi koruyoruz. Mevcut durumda zaten reeskont kredileri aracılığıyla rezerv biriktirme imkanımız var. Öte yandan enerji ithalatçısı kamu kuruluşlarına yapılan döviz satışları ise rezervleri azaltıcı etki yapmakta. Önümüzdeki dönemde küresel konjonktür ve sermaye akımlarının seyrine bağlı olarak, rezervlerimizi güçlendirmek amacıyla mevcut araçlarımızda revizyona gidebiliriz.

 

Fitch'in açıklaması

Uysal ayrıca Türkiye'nin kredi notunu indiren ve Merkez Bankası'nın bağımsızlığına vurgu yapan Fitch ile ilgili olarak açıklama yaptı. Merkez Bankası'nın bağımsızlığı ile kastedilenin "araç bağımsızlığı" olduğunu söyleyen Uysal, "Bu da Merkez Bankasının verilen görevleri yerine getirirken kullanacağı araçlar ve yöntemi kendi inisiyatifi ile belirlemesi anlamına gelir. Araç bağımsızlığı konusu Merkez Bankası Kanunu çerçevesine net olarak tanımlanmıştır. Buna göre Merkez Bankasının kendine verilen görevleri yerine getirmek için para politikası araçlarını belirleme ve uygulama yetkisi bulunmaktadır. Bu çerçevede herhangi bir değişiklik söz konusu değildir."

 

 

"MERKEZ BANKASININ YENİ YÖNETİMİNİN İŞİ ÇOK ZOR"

Uğur Civelek (Ekonomist)- Merkez Bankaları 1995'ten beri veri odaklı çalışıyor. Veri odaklı olmak demek duruma göre ters hareketler de yapılabileceğinin dikkate alınmasıdır. Bu tek başına sinyal veren bir durum değil, belirsizlik içeren bir durumdur.

Piyasa dinamikleriyle oluşan bir dengeden mi bahsediyoruz yoksa piyasa eğilimlerinin zorla yönlendirildiği bir durumdan mı bahsediyoruz? Bu ikisi aynı şey değildir. Her iki durumda merkez bankalarının tercihleri de farklı olabilir. Bu taraftan bahsedilmiyor ama bunun da muhtemelen veri odaklı olmanın içine sıkıştırıldığını düşünüyorum. O veriler içine yapay eğilimler de dahil ediliyor olabilir. Türkiye'de yaklaşık bir buçuk aydır yoğun bir hazırlık var. Önümüzdeki hafta yapılacak para piyasası toplantısında olabildiğince yüksek oranlı faiz indirimi gerçekleştirmek için alt yapı hazırlanıyor. Kamu bankaları eli ile ne kadar gerekirse o kadar satılarak döviz kuru geriletiliyor. Kurda yaşananlar enflasyon beklentilerini biraz aşağı çekiyor. Merkez Bankası'na da buyur yap deniyor. Hatta istediklerini yapmayacaklarını düşündükleri Merkez Bankası Başkanı'nı görevden alıp yerine yardımcısını getiriyorlar. Bu yeni başkanın işinin kolay olmadığını belirtmek gerekiyor. Kurdaki hareketin kalıcı olacağını varsaymanın da bir hata olabileceğini dikkate almak lazım. Meclisten geçen tasarılarda iki madde var yeni Merkez Bankası yönetiminin elini kolunu kısmen de olsa bağlıyor. Bir tanesi yedek akçelerin kullanılması. Yedek akçelerin kullanılması para politikasında bir gevşeme olduğunun mesajını verir. Karşılıksız para basma anlamını taşıyan bir uygulama olacak. İkincisi de yüklü faiz indirimi talep ediliyor. Bunun için alt yapı hazırlanıyor. Yetmiyor bir de zorunlu karşılık uygulamasında bankadan bankaya değişebilecek bir uygulama getiriliyor. Eğer bankacılık sisteminin finansal ihtiyacını görecek şekilde kullanılırsa önce kamu bankalarının zorunlu karşılıklarının yükseltilmesi gerekiyor. Eğer ekonomiyi canlandırmak için kredi vermeye zorlamak amacıyla kullanılacaksa o zaman özel sektör bankalarının canını acıtacak şekilde kullanmak gerekiyor ki kredi versinler. Elde yeni bir araç var. Konsol dışı parasal genişleme var; yedek akçenin kullanılması. Bir de faizlerin olabildiğince sert düşürülmeye çalışılması var. Bu kimyada dış konjonktürün de belirsiz olduğunu göze alıp veri bağımlısı olduklarını da itiraz ettiklerini düşünelim. Bu Merkez Bankası'ndan ne istendiği belirsiz. Belli ki para politikasını olabildiğince gevşetmesi isteniyor. Bir yanda küresel piyasalar bir yanda da siyasi irade var. İkisi arasındaki mesafe açılıyor. Merkez Bankası'nın ikisinin ortasında bir yerde yer alması giderek zorlaşıyor. Hükümet benden yana tavır alacaksın diye yanına çekmeye çalışıyor. O şekilde bir karar mekanizması da piyasalardan tepki görebilir. Bunun için neyin olması isteniyor ve neyin olması istenmiyor ikisini de dikkate alarak karar alınması gerekiyor. Yeni Merkez Bankası yönetiminin işi çok zor.

Geçtiğimiz aralık ayında Merkez Bankası para ve kur programı açıkladı. Menkul kıymet portföyünün büyüklüğünü 15 milyardan 16 milyara çıkardı. Yani yalnızca 1 milyar yükseltti. Bu sıkı duruşun bir alametidir. Piyasaya kalıcı olarak vereceğiniz likiditeyi sınırlı tutuyorsunuz. Menkul kıymet portföyünün büyüklüğünü sınırlı tutmak bu anlama gelir. Ama bir anda 40 milyar lirayı yedek akçeden kullanıma sokarsanız bu 40 milyarı kalıcı olarak piyasaya veriyorsunuz demektir. Yedek akçenin hazineye devredilmesi, menkul kıymet portföyünün 40 milyar büyütülmesi ile eş anlamlıdır. Karşılıklı para basma anlamındadır. Yani hazine yasal düzenleme ile yedek akçeyi Merkez Bankası'ndan izin almadan kullanabilir ama bunun sonuçları vardır. Bankalar kendilerine maliyeti az olsun diye bunu görmezden gelebilirler ama sonuç değişmez.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Enflasyon iki ay sonra yeniden çift haneye çıktı. 9 ay boyunca küçülen ekonomi, bu yılın 3. çeyreğinde yüzde 0.9 büyüdü. İşsizlikteki artış ise sürüyor. Hayat pahalılı...

Ülkenin her tarafından “erkekler tarafından hunharca işlenmiş kadın cinayetleri” haberleri geliyor. Savcılar, kadınların “korunma taleplerini” savsaklıyor, hakimler “e...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson, zirve kapsamında bir ar...

Türkiye’de kadına şiddet eylemleri, çoğunlukla cinayetle sonuçlanıyor ve giderek artıyor. Erkek şiddeti durmuyor, durdurulamıyor. Savcılar “koruma kararları” almıyor. ...

“Esrarengiz” bir iddianın, iki gazeteci - Saray - Muharrem İnce - CHP Genel Merkezi arasında kopardığı fırtına ana muhalefeti sarstı ve... “Kumpas” ortada “sahipsiz” ...

Türkiye’de para piyasalarının gözü kulağı hep dışarı. En ufak bir haber döviz kurunu yukarı taşıyor. Döviz, gün içerisinde, hatta saatler içinde ciddi oranda artışlar ...

Afetler ülkesinde “koordinasyon noksanlığı” yıllardır sürüyor, Afetlerle “birçok” bakanlık, kurum ve kuruluş” ilgili, ama her büyük afette kaos yaşanıyor. “Çareyi” uzm...

Yazarlar
Website Security Test