Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Ne olacak şimdi; S – 400’ler geliyor, ABD’nin tehditleri devam ediyor!..

13.7.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

'Geldi gelecekler' derken, ABD, Türkiye, Rusya üçgeninde krize neden olan S-400 hava savunma sisteminin kısa sürede Türkiye'ye sevk edilmesi bekleniyor. Türkiye'ye S-400'leri getirecek olan uçakların her an Rusya'nın Tver (Levsky) şehrinden kalkabileceği belirtiliyor. ABD ise birçok kez Ankara'yı uyarmış ve "S-400’lerin çivisi girer ise yaptırım için harekete geçeriz" açıklaması yapmıştı.

Bir NATO üyesi olan Türkiye’nin S-400 alımına ABD başından beri tepki gösterirken, ekonomik yaptırımlar da sürekli gündemde oldu. ABD Savunma Bakan Vekili Mark Esper, tarafından Hulusi Akar’a gönderilen “ihtar” mektubuna göre Rus yapımı hava savunma füzelerinin sevkiyatının yapılması halinde Türkiye’yi yaptırımlar bekliyor. Buna göre Türkiye’nin F-35 programından tamamen çıkarılması ve bir dizi CAATSA yaptırımlarına maruz kalması gündemde. Bu nedenle ABD, Türkiye’ye nihai kararını vermesi için 31 Temmuz’a kadar süre tanımıştı.

S-400’lerin sevkiyata hazır olduğu açıklamalarının ardından ABD Dışişleri Bakanlığından yeni bir uyarı geldi. Bakanlık sözcüsü S-400'leri kabul etmenin "olumsuz sonuçları" olacağını söyledi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, "Türkiye, S-400'leri kabul ederse gerçek ve olumsuz sonuçları olacak. Bu sonuçlar Türkiye'nin F-35 programını da kapsıyor" diye konuştu.

ABD'li sözcü, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun S-400'ler konusundaki tutumuna atıfta bulunarak, "Bence bakan ve dışişleri bakanlığı bu konuda inanılmaz derecede tutarlı davrandı" diye konuştu. Pompeo geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada "S-400'lerin aktif olduğu bir yerde F-35'lerin uçması mümkün değil" demişti. Ortagus, Türk yetkililerin Rusya'dan büyük miktarda silah alımı karşısında yaptırım ön gören, ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası'ndan (CAATSA) haberdar olduğunu da söylerlerine ekledi.

Trump'ın S-400 mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan Japonya'da yapılan G20 zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump'la gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, yaptırım ihtimali konusunda açıklama yapmıştı. Erdoğan ABD Başkanı'ndan güvence aldığını belirterek "Sayın Trump bu konuya açıklık getirdi. Böyle bir şeyin olmayacağını da özellikle kendisinden dinlemiş olduk" demişti.

S-400’lerin sevkiyatının yapılması halinde Türkiye, S-400 satın alan ilk NATO üyesi ülke olacak. Sevkiyata ilişkin de Türkiye’nin tüm hazırlıklarını tamamladığı öğrenildi. S-400’lerin nereye konuşlandırılacağı ise merak konusu. S-400’lerin “15 Temmuz darbe girişimi”nden sonra adı Mürted olarak değiştirilen Akıncı Üssü’ne ve Suriye sınırına konuşlandırılacağı öne sürülüyor. Akıncı Üssü’nde “özellikli” hangarlar ve rampa yerleri inşa edildi. S-400’lerin muhafazası ve bakımlarının yapılacağı devasa büyüklükteki hangarlar, S-400’ler için hazırlandı. Yine sistem için komuta kontrol merkezi de kurulduğu ifade edildi.

 

“ABD GERİLİMİ TIRMANDIRABİLİR”

Mehmet Dönmez (Emekli Büyükelçi)– Türkiye'nin Rusya'dan sipariş ettiği S-400 hava savunma sistemi bugünlerde teslim edilmek üzeredir. Türkiye ile ABD ve NATO arasında aylardır süren gerginliğin zirveye ulaşması beklenmektedir.  Başkan Trump G-20 zirvesi nedeniyle Japonya'da bulunduğu sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye'ye haksızlık yapıldığını söyleyerek savunma sistemi ihtiyacı konusunda zamanında Obama'nın anlayış göstermediğini ve Türkiye'yi Rusya'dan alım yapmaya mecbur bıraktığını söylemiştir.

Trump'ın bu sözlerine ve samimiyetine ne kadar güvenilebileceği bir yana, Amerikan Senatosu S-400 teslimatı gerçekleştiği takdirde Türkiye'ye yaptırım uygulanması hususunda kararlıdır ve buna dair yasal düzenleme kabul edilmiştir. (CAATSA yaptırımları)

Türkiye'nin savunma ihtiyacı olarak S-400 alımına yönelmesi zorunluluk nedeniyle varılmış bir karardır. Savunma ihtiyacı konusunda ABD'den ve NATO'dan anlayış görülmemiştir. Hatta bir dönem Türkiye'de konuşlu bulunan Patriot füzeleri sökülerek götürülmüştür. Gelinen noktada artık yapılmış siparişin iptali ya da alımdan vazgeçilmesi söz konusu değildir. Nitekim Erdoğan bu hususu defaatle vurgulamıştır.

Bundan sonra olacakları tahmin etmek gerekirse, Türkiye açısından S-400 sisteminin faaliyete geçirilmesine (aktive edilmesi) dair siyasi kararın ertelenmesi bir olasılıktır. Öte yandan Trump yetkisini kullanarak CAATSA yaptırımlarının uygulanmasını askıya alabilir. Ancak bu sınırsız bir süreyle mümkün değildir.

ABD'li senatör Lindsay Graham S-400’lerin aktive edilmemesi halinde yaptırımların uygulanması konusunda bir yol bulunabileceğini söylemiştir. Bununla beraber ABD Türkiye'ye uygulayacağı yaptırımları esasen başlatmış, F-35 pilotlarının ABD'de devam eden eğitiminin durdurmuş ve yeni pilot eğitimi yapılmayacağını açıklamıştır. Geçtiğimiz aylarda Trump'ın Türk ekonomisine en ağır zararın verilebileceğine dair mesajı hatırlanırsa, ABD gelişmelere bağlı olarak gerilimi tırmandırabilecek durumdadır.

 

“SAVUNMA SİSTEMİMİZİ ABD’NİN İSTEĞİNE GÖRE KURAMAYIZ”

Soner Aydın (Emekli Albay)– Ulu Önder Atatürk’ün şu sözlerini hatırlamakta yarar vardır; “… hangi istiklal vardır ki; ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir.”

Yıllardır, ABD’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da kendi çıkarları doğrultusundaki yönlendirmeleriyle bölgenin ve ülkemizin getirildiği durumu özetlemek gerekirse; Irak’ta, ülkemizin de toprak bütünlüğünü etkileyecek bir model, bir özerk Kürt oluşumu (IKBY) gerçekleştirilmiştir. Ülkemizde “Milli Birlik ve Kardeşlik” adı verilerek bir açılım süreci uygulamaya konulmuş, sonuçta PKK hem bölgede hem de uluslararası alanda nispeten daha güçlü bir duruma getirilmiştir. Yine açılım sürecindeki uygulamalarla PKK Suriye’ye yerleştirilmiş, ABD’nin himayesinde, SDG (PYD/YPG) adıyla özerklik yolunda ilerlemektedir. Kuzey Afrika ülkelerinin tamamı ABD’nin kontrolü altına alınmış, Akdeniz; ABD, AB ve Rusya’nın paylaşımına açılmıştır (bu konu bütün yönleriyle daha geniş açıdan irdelenmesi gereken bir konudur). Akdeniz’de bu ortaklığın önündeki tek engel Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) varlığıdır. Akdeniz’in kontrolüne paralel olarak Ege, bir Yunan denizi haline getirilmek istenmektedir. Ülkemiz, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da neredeyse bütün ülkelerle ve sınır komşularımızla anlaşmazlık halindedir. Dinler Arası Diyalog söylemiyle toplumların inanç değerleri odağa konularak, bizim gibi ülkelerde, başta ABD’nin güdümündeki FETÖ olmak üzere kimlerden destek aldıkları bilinmeyen pek çok tarikat ve cemaat; devlete, siyasete, orduya ve toplumsal yaşama yerleştirilmiştir. ABD ve onun gerçek stratejik ortaklarının, bütün bölgede ve ülkemizde; inanç değerleri, mezhep ayrılıkları, sosyal yapı, etnik hassasiyetler üzerinden yaptığı çalışmalar ve sonuçları ortadadır. Bütün bunlarda bizim de hatalarımız olmuştur. Büyük devletler; bünyesinde yer aldıkları bütün ittifaklarda karar mekanizmasına girmeli, olayları kendi çıkarlarına göre yönlendirebilmelidir. Bizim için bunu söyleyebilmek mümkün değildir.

Geçmişte iç çıkar odaklarını ve FETÖ’yü kullanarak TSK’ya kumpaslar kurduran ABD, şimdi de “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, savunma sistemlerini benim istediğim şekilde düzenleyecek” dayatmasıyla karşımıza çıkmakta, aksi halde yaptırım uygulayacağı tehdidinde bulunmaktadır. Bağımsız bir ülke olarak bu dayatma ve tehditleri kabul etmemiz mümkün değildir. Rusya’dan S-400 hava savunma sisteminin alınması ve bu kararın taviz verilmeden uygulamaya konulması; bir taraftan savunma ihtiyacımızın karşılanmasına katkı sağlarken, diğer taraftan Türkiye Cumhuriyeti’nin ABD’nin güdümünde bir sömürge olmadığını ortaya koyacaktır.

Bir ülke gerçekten tam bağımsızsa, koşullar ve özel durumu ne olursa olsun, kendi milli savunma sistemini bir başka ülkenin iradesi altında, onun yarattığı koşullarda, onun istekleri doğrultusunda kurmaz/kurmamalıdır. Ülkemizin bu günkü ortamda, yakın çevremizdeki tehdit değerlendirmelerine göre yüksek irtifa hava savunma sistemine ihtiyacı vardır. ABD, talep ettiğimiz Patriot sistemini vermemiştir, bizim de bu sistemleri üretme imkânımız yoktur. O halde ihtiyacımızı karşılayacak en uygun silahı, en uygun koşullarda elde etmek en doğal hakkımızdır. Bu açıdan değerlendirerek, S-400 konusunda bu aşamaya kadar her şeyin olması gerektiği gibi yapıldığı kanaatindeyim. Ancak henüz işin başında olduğumuz da gözden uzak tutulmamalıdır. Kuşkusuz ABD bundan sonraki adımlarını çok iyi hesaplamıştır. Bizim de bütün karşı adımları hesaplamış olmamız gerekmektedir. Adımlarımızı atarken, Rusya’nın son zamanlarda Suriye ve Doğu Akdeniz’de ülkemize karşı tavrı da dikkate alınmalıdır. Gelişmelerden olumsuz etkilenmememiz için, milli mutabakatla (demokratik bir ülkede milli mutabakat, demokratik bir parlamentoda sağlanır); iç siyasi yapımız istikrara kavuşturulmalı, dış politikamız yeniden ele alınmalı ve milli savunmamız konusunda kararlılığımız devam ettirilmelidir.

Bu aşamada S-400’lerin konuşlandırılacağı yerler konusunda basında yer alan bilgilerin tahminlerden ibaret olduğu kanaatindeyim ve bu tahminlere katılamıyorum. Böyle bir silahın konuşlandırılacağı yerleri belirlerken pek çok kriterin değerlendirilmesi gerekmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz her türlü taktik, teknik ve lojistik değerlendirmeyi yaparak en uygun mevziiye karar verecektir. En kötü ihtimal ABD’nin tehdit ve telkinlerine boyun eğilerek bu silahın pasif tutulmasıdır.

Yine Atatürk’ün bir sözünü hatırlatmak isterim. "Bir ulus varlığını ve bağımsızlığını sağlamak için, düşünce sınırlarını aşan girişimler ve fedakarlıklarda bulunduktan sonra başarılı olur. Ya başarılı olmazsa demek, o ulusun ölmüş olacağına karar vermek demektir."

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Erdoğan'ın "Şehir Üniversitesi ve Halkbank" üzerinden yaptığı "dolandırıcılık" suçlamalarına karşılık, eski Başbakan Davutoğlu'nun "İftira" nitelendirmeli sert cevabı ...

Irak ve Suriye'deki tablo ortada iken, "Libya'daki riski" uzmanlara sorduk, işte cevapları...

“Türk siyaset sahnesindeki büyük bir boşluğu dolduracak bir siyasi oluşum için aylardır köy köy, kasaba kasaba çalıştıklarını” dile getiren Çoban Ateşi Hareketi’nin Ba...

AK Parti ile yollarını ayıran Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun kurduğu yeni parti yola çıktı. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, düzenlediği basın toplant...

Gözlem, konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu, işte görüşleri...

Enflasyon iki ay sonra yeniden çift haneye çıktı. 9 ay boyunca küçülen ekonomi, bu yılın 3. çeyreğinde yüzde 0.9 büyüdü. İşsizlikteki artış ise sürüyor. Hayat pahalılı...

Ülkenin her tarafından “erkekler tarafından hunharca işlenmiş kadın cinayetleri” haberleri geliyor. Savcılar, kadınların “korunma taleplerini” savsaklıyor, hakimler “e...

Yazarlar
Website Security Test