Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İstanbul Hezimeti, Cumhurbaşkanlığı Sistemini AKP'de bile tartışmaya açtı

28.6.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İstanbul seçimi beklenildiği gibi Ekrem İmamoğlu'nun büyük zaferi ile sonuçlandı. Seçmen, Millet İttifakı'nın CHP'li adayı İmamoğlu'nun mazbatasının YSK'nın seçim yenileme kararıyla iptal etmesine tepkisini, Cumhur İttifakı'nın AKP'li adayı Binali Yıldırım ile arasındaki oy farkını, itiraz ve tartışmaya yer bırakmayacak şekilde, yüzde 9'a çıkararak gösterdi.

AKP ve MHP'den oluşan Cumhur İttifakı, 23 Haziran'da sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni (İBB) kaybetmekle kalmadı, aynı zamanda sahip olduğu ilçelerde de oy kaybına uğradı. 31 Mart seçimlerinde İstanbul'un 39 ilçesinden 24'ünü kazanan Cumhur İttifakı, 23 Haziran'da 12 ilçede üstünlüğü kaybetti. Ortadaki tabloya göre 23 Haziran seçimlerinde Cumhur İttifakı, İstanbul'da üç ayda kendi tabanından 220 bin 583 oy kaybetti. Seçmenini sandığa götürmekte başarısız kalan Cumhur İttifakı'nın Şile'de oy kaybı yüzde 7'yi, Çatalca'da yüzde 6'yı geçti. Silivri, Fatih, Bayrampaşa, Zeytinburnu, Üsküdar, Tuzla, Eyüpsultan, Beykoz, Beyoğlu, Bahçelievler; Cumhur İttifakı'nın 23 Haziran'da yüzde 3'ün üzerinde oy kaybı yaşadığı ilçeler oldu. Daha önceki dört seçimde AKP oylarının yüzde 51'in altına düşmediği Fatih'te, AKP'nin oy kaybı yüzde 3,90 oldu. Fatih'te üstünlüğü Millet İttifakı'nın adayı Ekrem İmamoğlu ele geçirdi.

İmamoğlu, İstanbul'un 39 ilçesinin tamamında oylarını en az yüzde 3, en fazla yüzde 10 oranında artırdı. İmamoğlu'nun en az oy artışı yaptığı ilçeler, Sultangazi ve Sultanbeyli'de yüzde 3 civarında olurken, CHP yönetimindeki Adalar'da oy oranı artışı yüzde 10'un üzerine çıktı. Binali Yıldırım'ın oyları ise 31 Mart'a göre 48,63'ten, yüzde 45,09'a geriledi. Bu durum, Yıldırım'ın bir kısım oyunun da İmamoğlu'na kaydığını ortaya koydu. 31 Mart'ta MHP seçmeninin bir bölümünün İmamoğlu'na oy verdiği biliniyor. 23 Haziran'daki seçimin sonuçları ise daha önce Yıldırım'a oy veren AKP ve MHP seçmeninin en az yüzde 3,5'inin İmamoğlu'na oy verdiğini ortaya koyuyor.

 

İttifaklar kime yaradı

İstanbul'da alınan sonuç, AKP içinde ciddi sorgulanır oldu. AKP ve Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi"ni getirmekle "ayağına kurşun mu sıktı?" sorularını da beraberinde getirdi.

23 Haziran seçiminde ortaya çıkan tablo, "Başkanlık sistemi" ve seçime "ittifakla" girmek AKP'ye yaramadı. İttifaklar neticesinde büyükşehirlerde belediye başkanlıkları el değiştirdi. İstanbul'da yüzde 25'lerde dolaşan CHP'ni oyu, "Millet İttifakı" ile girilen seçimde yüzde 54'lere çıktı ve AKP hezimete uğradı; zira Cumhur İttifakı, İstanbul'da tabanda yürümedi. Küçük partilerin çoğu seçime girmedi ve Millet İttifakı'nı destekledi.

YSK verilerine göre; Cumhur İttifakı'nda oy kayıpları yaşanırken CHP ve İYİ Parti'nin oluşturduğu Millet İttifakı 31 Mart'a göre oylarını 572 bin 103 artırdı. 31 Mart'ta Yıldırım'dan 13 bin fazla oy alan İmamoğlu bu kez farkı 806 bin 426'ya çıkardı. Millet İttifakı da, İstanbul'un 39 ilçesinden 28'inde üstünlük elde etti.

31 Mart'ta sandığa gitmeyen 1 milyon 705 bin 867 seçmen varken, 23 Haziran'da oy verenlerin sayısı 60 bin 500 kişi arttı. Ancak bu artış AKP-MHP tabanından olmadı. 31 Mart'ta yaklaşık 700 bin seçmeninin sandığa gitmediğini belirleyen AKP, 23 Haziran için "Sandığa daha çok katılım sağlayacağız" kampanyası yürütmüştü. Ancak Cumhur İttifakı; Ümraniye, Kağıthane, Fatih, Eyüpsultan, Üsküdar ve Güngören'de yüksek oranlarda kendi seçmeninin sandığa gitmediğini belirledi. Fatih'te 3 bin AKP'li seçmenin sandığa gitmediği gözlendi. GÖZLEM bu konuyu masaya yatırdı; işte görüşler...

 

 

"KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ"

Ali Naili Erdem (Eski Milli Eğitim Bakanı)- Türkiye aşağı yukarı 250 senedir batı kültürünü kendine örnek almıştır. Batı kültüründe demokrasi, milli irade vardır. Batı kültüründe tek adam idaresi yoktur. Bu nedenle bizim insanımız cumhuriyetle birlikte demokrasiyi benimsemiştir. Özgürlüğü benimsemiş bir topluma tek adam egemenliği hiçbir zaman doğruları göstermez. Millet zaman içerisinde bu yanlışı gidermeye çalışır. Nitekim İstanbul seçimlerinde bu yanlış düzeltilmiştir. Seçim sonuçlarından anlaşılmıştır ki; Türk toplumu demokrasiye inanmıştır, milli iradeyi benimsemiştir bunun dışındaki bir idareye rıza göstermemiştir. Yıllardır alışılagelmiş bir sistem var. Bu sistemin içerisinde birey istediğine oyunu veriyor. Başkanlık sisteminde ise sen ben yokuz sadece tek bir insan var. Türkçe tabirler vardır kendi düşen ağlamaz gibi... AK Parti bu sistemle kendi ayağına kurşun sıkmıştır.

Cumhurbaşkanı'nın kişiliğine dönük bir güvensizlik yoktur. Kendisi senelerce belediye başkanlığı, başbakanlık yapmış, insanların güvenini kazanmıştır. Şu anda bu sistemin içerisinde başkan olarak bulunduğu için sistemle beraber güvensizlik ortamına itilmiştir. Bu durumdaki güvensizlik hali Cumhurbaşkanı'na değil sistemin kendisinedir. Bu sistemin dünyada emsali yoktur. Bu sistem keyfiliği, hukuksuzluğu egemen kılmış bir sistemdir. Vatandaşın rahatsızlık duyduğu konu da tam olarak budur. Vatandaş rahatsız olduğu konuyu oyuna yansıtmıştır ve oyunu bu sistemi savunanlara vermemiştir.

Ekrem İmamoğlu adaylığı açıklandığı ilk günden beri parlamenter sistemi savunmuştur. Yani AK Parti'nin bu seçimde olumsuz oy almasının önemli sebeplerinden bir tanesi bu sistemin varlığıdır. Çevresindekiler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a parlamenter sisteme dönülmesi gerektiğini anlatmalıdırlar.

 

 

"ERDOĞAN'IN KONUŞMALARI SEÇMENİ ETKİLEMİŞTİR"

Yekta Güngör Özden (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı)- AKP'nin seçimi kaybetmesinin nedeni birçok konuda tartışılır. Seçimi kaybetme nedenlerinden bir tanesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki partizanlık, kayırma, yolsuzluk işlemlerinin halkta bir bıkkınlık yaratması gibi, Recep Tayyip Erdoğan'ın yönetimindeki kuruluşların ortaya koyduğu güvensizlik de bunda büyük rol oynamıştır. Anayasal andını çiğneyerek tarafsızlığını bir kenara koyan günümüz Cumhurbaşkanı, İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerine katılmış ve o seçimlerde yaptığı konuşmalarda kendilerinden olmayan herkesi suçlamış, karalamıştır. Erdoğan'ın konuşmasındaki çirkinlikler seçmenin kararını etkilemiştir. Yalnızca İstanbul değil, Ankara, Antalya, Adana'da olduğu gibi belediye seçimlerini büyük kentlerde kazanan CHP'liler AKP'lilerin ortaya getirdiği sorunları çözmek için özlemle iş başına geçtiğini görüyoruz.

Aradaki 806 bin oy farkı göz önüne alınırsa; bunun sebebi yalnızca küçük partilerin seçimde CHP'yi desteklemesi değildir. İmamoğlu'na halkın desteği açıkça görülmektedir. Seçime katılmayanları düşünün; onları da AKP karşıtı saymak gerekiyor. AKP'ye oy vermek istemiyorlar, CHP'ye de oy veremiyorlar. Bu yüzden oyunu kullanmayan da bir kesim var.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Duygu Özerson Elakdar, Urla’da Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan kiraladığı 2 bin 400 dönümlük alanda zeytin ormanı oluşturdu. Bölgeye 60 bin zeytin ağacı diken iş kadını ...

Abdullah Gül / Ali Babacan girişimi mi, Ahmet Davutoğlu çıkışı mı, Çoban Ateşi Hareketi mi şanslı? GÖZLEM uzmanlara sordu. İşte cevaplar…

GÖZLEM ''milyonları ‘indirilen’ enflasyona ezdiren'' acı gerçeği masaya yatırdı. İşte uzman görüşleri...

Yazarlar
Website Security Test