Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yeni askerlik sistemi sorular yumağı

31.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bayram’dan önce Meclis’e sevk edilecek olan tasarının, son anda geri çekilip, Bayram sonrasına bırakılması üzerine Gözlem, konuyu masaya yatırdı, işte uzmanların görüşleri…

GİZEM AY

İktidarın, "bayram müjdesi" olarak çıkarmak istediği yeni askerlik sistemine ilişkin yasa tasarısının Meclis’teki görüşmeleri şimdilik Ramazan Bayramı sonrasına ertelendi. Askerlik süresini 6 aya indiren ve bedelli askerliği kalıcı hale getirilmesini de içeren düzenleme, hâlâ silâh altında bulunanlardan 6 ayını dolduranlara da, yasanın yürürlük tarihi itibarıyla erken terhis olanağı sağlıyordu.

Yasa teklifi ile ilgili gerek iktidar partisi AKP'ye iletilen kaygılar, gerekse muhalefet partilerinin, cumhurbaşkanına verilen yetkilerle ilgili muhalefet şerhlerinde dile getirdikleri eleştiriler üzerine, yasanın yeniden gözden geçirilmesi kararlaştırıldı. Erteleme kararı, AKP Grup Başkanı Naci Bostancı'nın, parlamentodaki tüm siyasi partilerin grup başkanvekilleriyle yaptığı toplantıda alındı.

Kamuoyunda yeni askerlik sistemi olarak bilinen, AKP’li milletvekillerinin imzasını taşıyan Askeralma Kanunu Teklifi, TBMM Milli Savunma Komisyonu’nda kabul edilmişti. Komisyonda ele alınırken, sadece ana muhalefet partisi CHP’den değil, iktidar ortağı olarak bilinen MHP'lilerden de eleştiriler yükselmişti.  Yeni askerlik sistemine ilişkin eleştiriler "ordu zayıflatılıyor, askerlik çağına gelmiş olanlarda eşitlik ilkesi bozuluyor ve cumhurbaşkanına olağanüstü yetkiler veriliyor" başlıklarında toplanıyor.

Yeni sistemde askerlik süresi er ve erbaşlar için altı aya, yedek subaylar için bir yıla indiriliyor. Askerlik süresinin indirilmesine ya da uzatılmasına cumhurbaşkanının karar vermesi öngörülüyor. Bedelli askerliği kalıcı hale getiren model, temel askerlik eğitimi süresini bir ay için zorunlu kılıyor. Edinilen bilgiye göre, muhalefet partileri özellikle cumhurbaşkanına askerlikten muafiyet tanıma yetkisi veren 45. maddedeki düzenlemeye itiraz ettiler.

Komisyon görüşmelerinde de en çok tartışmalara neden olan 45. madde oldu. Bu maddenin 2. fıkrasında, "Olağanüstü hal veya savaşta, askerliğini henüz yapmadan, cumhurbaşkanınca gerekli görülen sahalarda özel olarak görevlendirilen gönüllüler, cumhurbaşkanınca belirlenen şartlara uydukları taktirde askerlik hizmetinden muaf tutulur" deniliyor.

AKP, bu düzenlemenin mevcut yasada da olduğu ve söz konusu yetkinin Bakanlar Kurulu'nda olduğunu, cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmesi nedeniyle, diğer konularda olduğu gibi Bakanlar Kurulu'nun yetkilerinin cumhurbaşkanına aktarılmasından ibaret olduğunu savunuyor.

Ancak MHP ile CHP bu yetkiyi tek kişinin kullanmasından endişe ediyor, "gönüllü", "saha" tanımlarının daha net tanımlanması önerisini getiriyor.  Yasanın Komisyondan çıktığı haliyle yürürlüğe girmesi durumunda mevcut durumdaki askerlerin dörtte üçünün terhis edileceğini hesaplayan MHP, bu eleştiriyi dile getirenlerin başını çekiyor. MHP Bursa milletvekili Hidayet Vahapoğlu, tecrübe kazanmış askerlerin terhisinin Türkiye’nin savunmasında ne gibi eksiklikler doğuracağının dikkate alınmasını istediklerini dile getiriyor. Endişelerini meclis savunma komisyonunda anlatan Vahapoğlu, "Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada ne gibi risklerle karşı karşıya kalınacağı hesaplanmış mıdır" diye soruyor.

CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi de, "Askerlik 12 aylıkken yetmeyen asker kaynağı, süre 6 aya inince nasıl yetecek" diye soruyor. Yoklama kaçağı ve bakaya kalanların da hesaplanmasını isteyen MHP ile CHP, hükümetin bu düzenlemeyi gözden geçirmesinde fayda görüyor. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay ise yoklama kaçağı bakaya kalanların sayısının kamuoyunda dillendirildiği gibi 600 bin değil de 400 bin olduğunu belirtirken, her türlü ayrıntının dikkatle incelendiğini, yeni sistemin sorun yaratmayacağını söylüyor.

Naci Bostancı, başkanlığındaki toplantıda ayrıca, muhalefet partileri 6 ayını dolduranların hemen terhisiyle birdenbire kıtalarda boşalma olacağı, bu durumun da "güvenlik zafiyeti" yaratacağı kaygılarını dile getirenlerin olduğunu belirterek, kademeli terhise ilişkin bir çalışma yapılabileceği önerisinde de bulundular.

 

130 bin kişi terhis olacaktı

Milli Savunma Bakanlığı'nın hesaplamalarına göre, yasanın çıktığı anda 6 ayını doldurdukları için terhis olacakların sayısı 130 bin olarak belirlenmişti. Parlamentodaki siyasi partilerin grup başkanvekilleri toplantısında, yasanın yeniden gözden geçirilip, tartışmalı maddelere açıklık kazandırılması ve yasanın uzlaşmayla çıkarılması için yasanın sıkıştırılmış bir takvimde ele alınmaması ve başlayacak 9 günlük bayram tatili sonrasında ele alınması kararlaştırıldı. Ancak görüşmelerin 23 Haziran'da tekrarlanacak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi sonrasına da kalabileceği belirtiliyor.

 

 

YENİ SİSTEM NE GETİRİYOR?

Mecliste görüşülmesi, Bayram sonrasına bırakılan yeni tasarı kanunlaştığında “Asker adaylarına bedelli askerlik / 6 ay zorunlu askerlik / 6 ay zorunlu askerlik + 6 ay ücretli askerlik / 6 ay zorunlu askerlik + 6 ücretli ücretli askerlik + profesyonel askerliğe geçiş” olmak üzere çok alternatif sunuluyor” ve tüm askerlik tiplerinde de “1 aylık temel askerlik eğitimi” zorunlu olacak.

Yeni kanun “değişiklikler yapılmazsa” Cumhurbaşkanına “önemli yetkiler” veriyor. Askerlik süresini yarıya indirme / iki katına çıkarma / 20 yaş olan askerlik çağının5 yıl uzatılıp kısaltılabilmesi / Bedelli ücretinin arttırılıp, azaltılması gibi…

Cumhurbaşkanına verilen haklar ve yetkiler arasında bir tanesi var ki, çok eleştiriliyor ve hatta “Cumhurbaşkanı kendi ordusunu mu kuruyor” tartışmaları yapılıyor. Yasanın 45’inci maddesinin ikinci fırkasında “Barışta, olağanüstü hal veya seferberlik hallerinde veya savaşta, askerliğini henüz yapmadan, Cumhurbaşkanınca gerekli görülen sahalarda özel olarak görevlendirilen gönüllüler, Cumhurbaşkanınca belirlenen şartlara uydukları takdirde askerlik hizmetinden muaf tutulur” hükmü yer alıyor.

 

“YENİ YASA ORDUNUN TASFİYESİ GİBİDİR”

Metin Öney(Eski İzmir Milletvekili)– Bizim coğrafyamızda çok güçlü bir orduya ihtiyaç vardır. Çünkü dünyanın üç tehlikeli bölgesini var. Bunlardan bir tanesi Balkanlar, bir tanesi Kafkaslar bir tanesi de Ortadoğu’dur. Türkiye bu üç tehlikeli bölgenin tam ortasındadır. Bu yüzden her dönem çok güçlü bir ordu bulundurmak zorundadır. O bakımdan yeni yasayı uygun bulmuyorum çünkü bu yasa bir bakımdan ordunun tasfiyesi gibidir.

Eşitlik ilkesine aykırı bir yasadır. Yani parası olan askerlik yapmayacak, askerlik parası olmayana kalacaktır. Böyle bir sistem düşünülemez. Güçlü ordu için mecburi askerlik şarttır. Askerlik Türk milleti için 5 bin yıllık tarih boyunca vatani görevdir. Buna bedel biçilmesi kesinlikle doğru değildir.

Atatürk, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra bir bakıma iki devlet kurmuştur. Biri sivil Türkiye Cumhuriyeti’dir diğeri de ordu devlettir. Çünkü ordumuzun daha öncelerde mahkemesi vardı, hastanesi vardı, askeri ataşeleri vardı, okulları vardı, istihbarat örgütleri vardı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm topraklarını kontrol edebilen jandarması vardı. Bu sivil Türkiye Cumhuriyeti herhangi bir sebeple zorda kalırsa işte o zaman ordu tüm kurum ve kuruluşlarıyla işlevini sürdürecek demekti. Böylesine muhteşem bir kuruluş söz konusuydu. Ama bu yeni yasa ve bundan önce yapılan icraatlarla bu tarz gelişme ve oluşumlarla adeta tasfiye edilmektedir. Bu da Türkiye için son derece zararlıdır, bu girişimden vazgeçilmelidir.

Bu yasayla birlikte cumhurbaşkanına askerlik süresini yarıya indirme ya da iki katına çıkarma gibi yetkiler veriliyor ancak bu yetkiler zaten yasada vardı. Bu yetki aynen duruyor ama o kadar karmaşık bir hale geldi ki yetkinin nasıl kullanılacağına dair ciddi endişelerimiz var. O bakımdan bu yetkiye ihtiyaç var mı yok mu iyi düşünülmesi gerekir.

 “Barışta, olağanüstü hal veya seferberlik hallerinde veya savaşta, askerliğini henüz yapmadan, Cumhurbaşkanınca gerekli görülen sahalarda özel olarak görevlendirilen gönüllüler, Cumhurbaşkanınca belirlenen şartlara uydukları takdirde askerlik hizmetinden muaf tutulur” hükmünü bir hukukçu, bir siyasetçi ve demokrasiye inanan bir vatandaş olarak düşünmek bile istemem. Cumhurbaşkanının kimin askere alınıp alınmayacağına karar vermeyi yasaya bağlaması kabul edilebilir değildir.

 

“ÜLKENİN ŞARTLARI GÖZÖNÜNDE BULUNDURULMALI”

Soner Aydın (Emekli Albay)– Silahlı kuvvetlerde personel ihtiyacını belirlerken öncelikle iç ve dış tehdit değerlendirmeleri ve muhtemel tehditlere karşı alınacak tedbirler göz önünde bulundurulmaktadır. Ülkemiz 1984 yılından bu yana bölücü terör örgütü PKK ile mücadele etmektedir. Suriye’de ABD’nin himayesindeki PKK’nın uzantısı PYD/YPG ayrı bir tehdit unsurudur. Ortadoğu’da; ABD ve İsrail’in himayesinde, ülkemizden de toprak talebi olan bir Kürt yapılanması arayışı vardır. Doğu Akdeniz, hidrokarbon rezervleri nedeniyle Türkiye’yi her an içine çekebilecek bir çatışma alanı haline gelmiştir. Yunanistan fırsattan istifade ederek Ege adalarımızı anlaşmalar hilafına işgal etmekte ve silahlandırmaktadır. Karadeniz, Ortadoğu ve doğu Akdeniz’deki gelişmelere paralel olarak gelecekte bölgede çıkarı olan ülkelerin kontrol altına almaya çalışacağı bir çatışma alanı olacaktır. Irak ve Suriye’deki askeri varlığımızı da hesaba kattığımızda ciddi bir personel ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bu koşullarda birden fazla cephede savaşmamızı gerektirecek durumlarla karşı karşıya kalmamız muhtemeldir. Yeni Asker Alma Kanunu Teklifi hazırlanırken bütün bunların hesaplanmış olması gerekmektedir.

Böyle bir tehdit ortamı olmasa; kanun teklifinin 5’nci maddesindeki altı aylık askerlik süresi, altı aydan fazla (12 aya kadar) askerlik yapmak isteyen gönüllülerden uygun kriterlere sahip olanların seçilerek ücret karşılığı askerlik hizmetine devam etmelerine imkân tanınması, sonrasında profesyonel askerliğe kabul edilmeleri makul görülebilir. Bu tehdit ortamında ise kanunun yürürlüğe girdiği tarihte yaklaşık 130 bin askerin terhis edilecek olması zafiyet yaratacak mıdır belli değildir.5’nci maddede Cumhurbaşkanı’na askerlik süresini ve askerlik çağını uzatıp kısaltma yetkisi sanırım olağanüstü koşullarda kullanmak üzere verilmiştir. Bu hususun kanunda açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

Kanun teklifinin 45’nci maddesinde Cumhurbaşkanı’na verilen “Barışta, olağanüstü hâl veya seferberlik hallerinde veya savaşta, askerliğini henüz yapmadan, Cumhurbaşkanınca gerekli görülen sahalarda özel olarak görevlendirilen gönüllüler, Cumhurbaşkanınca belirlenen şartlara uydukları takdirde askerlik hizmetinden muaf tutulur” şeklindeki en çok tartışılan yetki, totaliter rejimlerdeki devlet başkanlarının yetkilerine benzemektedir. Askerlik hizmetine eşdeğer olacak; “gerekli görülen sahalar” “özel olarak verilecek görevler” “Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek şartlar” neler olabilir? Bugün olmasa bile gelecekte kişisel ihtiraslarına yenik düşecek birisi bu makamı eline geçirdiğinde bu yetkiyle kendisine özel silahlı gücünü oluşturabilir. Üçüncü dünya ülkelerinde “devrim muhafızları” “cumhuriyet muhafızları” gibi isimlerle adlandırılan özel silahlı güçler bu şekilde kurulmuşlardır.

Ülkemizin de içinde bulunduğu ve yüzyıllardır “merkez bölge” olarak adlandırılmış olan bu bölgede en uzun yaşam süresine sahip devletler en güçlü orduları olan devletlerdir. Günümüz koşullarında askeri birlikler; çağın savaş teknolojisini kullanabilecek bilgi ve yeteneğe sahip, süratle muharebeye girerek etki gösterecek kadar hafif ve çevik, her türlü hava ve arazi koşullarında muharebe yeteneği olan, süratli ve doğru karar verebilen, milli değerlere sahip eğitimli ve tecrübeli personelden oluşmalıdır. Askeri sistemler; özel amaçlar ve dönemsel ihtiyaçlara göre değil, bu hususlar göz önünde bulundurularak, uzun vadeli tehdit değerlendirmelerine göre, muharebeyi her türlü koşulda kazanacak şekilde kurulmalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, projelerini GÖZLEM’e anlattı.

İstanbul adayları, kampanya mesailerinin önemli bir bölümünü İstanbul dışında geçirerek İstanbul’a döndüler. AKP taktik değiştirdi, Erdoğan geriye çekildi, Binali Yıld...

Yeni Milli Eğitim Sisteminde Coğrafya, Tarih gibi kültürel dersler seçmeli ders kategorisine alınırken, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi adı altında Arap Kültürü dersleri ...

Mayıs ayı enflasyon artışında görülen azalma, ''mevsimlik'' bir durum mu, yoksa Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın söylediği gibi ''enflasyonun tek haneli rakam...

S - 400 ültimatomu, yaptırım tehdidi ve Doğu Akdeniz'de engelleme...

Düzenlenen toplantıda Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Balık ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kuru...

Gazetecilere saldırılar devam ediyor, saldırganlar ise serbest!

Yazarlar
Website Security Test