Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

''Karmaşık, şüphe ile karşılanan'' ve ''gizli'' hazırlanan bir adım daha...

24.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Milli Eğitim'de, 16 yılda 16'ncı sistem değişikliği ne getiriyor, ne götürecek; işte uzman görüşleri...

GİZEM AY

Ortaöğretim sistemi AK Parti'nin iktidar dönemi boyunca 16'ıncı kez değişiyor. Milli eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un tanıttığı yeni eğitim modelinde öğrencilere ders seçme hakkı verilecek. 2019-2020 akademik yılında hazırlık sürecinden geçecek olan sistem üç yıllık bir takvim dahilinde uygulanacak. Yeni sistemin ilk üniversite sınavı ise 2024'te yapılacak.

Milli Eğitim Bakanlığı'nca belirlenen yeni eğitim sisteminde ders sayısı, 9. sınıfta 8'e, 10. sınıfta 9'a, 11. sınıfta 9'a, 12. sınıfta 7'ye düşürüldü. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, düzenlenen 'Lisede ne yaptık' temalı Ortaöğretim Tasarım Tanıtım Toplantısı'nda, eğitim sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili bilgi verdi. Bakan Selçuk'un konuşmasından satır başları şöyle:

"Ortaöğretim tasarımıyla ilgili çalışmayı sadece bir ders çizelgesi olarak görmek elbette mümkün değil. Bu Türkiye'nin bir gelecek projesi, bir ekonomi projesi, bir sosyal hayat projesi. Türkiye'nin dünyada, bu topraklarda, bu coğrafyada onuruyla haysiyetiyle dimdik ayakta durabilmesinin bir eğitimsel projesi.  Bugün ilkokula başlayan çocuklar 2040'lara doğru iş hayatına atılacaklar. Çocuklarımızı o zamana hazırlamamız gerekiyor.  2040'lara doğru yeni ve çok farklı bir çağ geliyor. Tekillik dediğimiz; biyolojik, fiziksel ve dijital olanı aynı bedende bütünlemeyi hedefleyen yeni bir çağ geliyor. Beynimize çiplerin konulduğu, damarlarımızda nano-robotların dolaştığı bir başka çağa doğru gidiyoruz. Bizim bütün derslerimiz belirli disiplinle yürüdüğü için bütün bunları parça parça, ayrık bir vaziyette almak çocukların zihninde bütünlük oluşmuyor. Kavram üzerinden disiplinler üstü bir eğitime gitmemiz gerekiyor.

Yeni modele göre matematik, 9. sınıfta zorunlu. 10. sınıftan itibaren ise ikiye ayrılıyor. İsteyen öğrenci ileri düzey, isteyen öğrenci de uygulamalı matematik dersi alıyor. Yeni modelde düzeyi öğrenci tarafından belirlenen tek ders de matematik değil. Liseliler, tıpkı matematik gibi, kimya, fizik, biyoloji, çevre bilimleri ve psikoloji gibi derslerde de kendi kariyer planına göre bir düzeyi tercih edecek. Bu tercihler, 12. sınıfa geldiğinde daha belirgin ve daha kesinleşmiş olacak. Mesela, 12. sınıf öğrencileri matematikte "finansal matematik", "veri analizi ve optimizasyon" ve "matematik uygulamaları 4" derslerinden birini seçecek. Elbette yine üniversitede tercih edeceği bölüme göre bir tercih yapacak.

 

Matematik dersi seçmeli olacak iddiası

Yeni modelde, din dersinin zorunlu olduğu, buna karşın matematiğin seçmeli ders haline geldiği öne sürüldü. Tartışmaların kaynağı, bütün sınıflarda ortak ders sayısının sadece iki olduğu bilgisinden çıkıyor. İddiaya göre; Türk Dili ve Edebiyatı ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri dışında ortak ders yok. Bu bilgi nedeniyle, matematik dahil birçok temel dersin seçmeli olduğuna yönelik bir algı ortaya çıktı.

Sosyal medya hesabından bu iddialara yönelik açıklama yapan Selçuk, "Ortaöğretimde matematiğin seçmeli olduğu konusunda doğru olmayan içerikler dolaşıyor. Hiçbir öğrencinin matematik dersi almadan bir üst sınıfa geçmesi mümkün değildir. Bu kadar net. Buna rağmen aksini iddia varsa, nedenlerini konuşmaya gerek yok" dedi.

Konuyla ilgili MEB'den yapılan açıklamada da, "Ortaöğretim tasarımımızda matematik dersi 9, 10, ve 11. sınıflarda ortak ders grubundadır. Yani her öğrencinin almak zorunda olduğu bir derstir. Lise 12. sınıfta, matematik, disiplinler üstü kariyer dersi olarak yapılandırılmış ve matematik ağırlıklı dersler grubu başlığı açılmıştır" ifadeleri kullanıldı.

 

Yeni eğitim modelinin içeriği nasıl olacak?

 

  • HEY içeriğindeki 'Hayal' unsurunun sanatsal aktiviteler, 'Etkinlik' unsurunun fiziksel aktiviteler ve 'Yaşam' unsurunun ise toplumsal fayda çalışmaları ile tanımlanıyor. Bu zamanlar içerisinde öğrencilerin tasarım ve uygulama becerilerini geliştirecek etkinlikler yapmaları ve toplumsal yarar çalışmalarıyla hayatta alaka kurmaları amaçlanıyor.
  • 9, 10 ve 11. sınıfları kapsayan "Akademik Gelişim Programı" (AGEP) kapsamında HEY ile birlikte bilgi kuramı ve uygulamaları da ortaöğretim hayatında yer alacak.
  • Kişisel Rehberlik, 'Seçmeli Alan Dersleri' ve 'Kariyer Ofisi' şeklinde planlanan etkin yönlendirme sayesinde öğrencilerin yükseköğretim sürecine hazırlanmalarında daha başarılı ve verimli olmaları hedefleniyor.
  • Liselere Kariyer Ofisleri açılacak. Kariyer Ofisleri 9. sınıftan itibaren çocukların kendini tanıyarak (mizaç, yetenek, ilgi, değerler, kişilik ve aile) kariyer profili oluşturmasını sağlayacak.
  • 'Tasarım Beceri Atölyeleri', 'Sertifika Programları' ve 'Portfolyo' çalışmalarından oluşan alt başlıkta ise üniversiteye giremeyen lise mezunlarının işverenler ile buluşturulması amaçlanıyor.

 

  • MEB'in ortaöğretime yönelik bu değiştirilmiş modelinde "bilgi kuramı" konulu bir ders zorunlu hale gelecek. Derslerde yaparak, uygulayarak öğrenmenin ağırlık kazanması hedefleniyor. 12. sınıflar için şimdilik ne olduğu açıklanmamış olan "yenilikçi dersler" getirileceği belirtiliyor.
  • Yeni eğitim sistemi kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı web sitesi üzerinden erişilebilen ders seçim sistemi sayesinde 10, 11 ve 12. sınıf ortaöğretim öğrencileri almak istedikleri seçmeli dersleri kolaylıkla belirleyebilecekler.

 

"YENİ PROGRAMIN PROBLEMLERE YOL AÇMAMASI İÇİN TEDBİRLER ALINMALI"

Talip Geylan (Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı)- Öncelikle yıllardır tartışılan meselelere cesaretle dokunuluyor olmasını takdir ediyoruz. Ayrıca daha önceki sistem değişikliklerinde yapılmayan bir şekilde, bu defa nispeten istişare usulünün takip edilmesi de bir diğer takdir edilecek husustur. Sayın Bakan çocuklarımızın öz geleceklerini yazmaları gerektiğine vurgu yaptı. Ancak öz geçmişi okumadan öz gelecek yazamayız. Dolayısıyla yeni programda Tarih dersinin sosyal ve beceri bilimleri grubunda tercihli ders olarak bulunması bizi endişeye sevk etmiştir. Tarih dersi özellikle Türk Tarihi kesinlikle tek başına bir alan, grup olmalı ve zorunlu olmalıdır. Ders sayısının azaltılması yıllardır tartışılan bir konuydu. İlk bakışta olumlu görülmektedir. Ancak bu yapılırken, öğretmenlerimizin norm fazlası durumuna düşmesine tedbir alınmalıdır. Programın açıklaması yapılırken çocuklarımızın sosyal, sportif ve sanatsal yeteneklerini ortaya çıkaran bir ders planlaması olacağı duyuruldu. Ancak programda Görsel Sanatlar, Müzik ve Beden Eğitimi dersleri 6-8 ders arasında seçmeli olarak sunulacak. Böyle bir durumda, yeni sistemle hedeflenene nasıl ulaşılacağı ciddi bir problemdir.

Ülkemizde lise eğitimimizin belki yarıya yakını meslek liselerinden oluşmaktadır. Dolayısıyla açıklanan yeni programdaki ders dağılımının meslek liselerinde, İmam Hatip liselerinde nasıl uygulanacağı acilen netliğe kavuşturulmalıdır. Bu kadar yoğun bir şekilde sektörel işbirliğinden ve lise düzeyinde meslek sahibi yapmaktan bahsedilirken programın adeta sadece akademik lise üzerinden okunması, zaten kaliteli meslek lisesi sıkıntısı yaşayan eğitim sistemimize ve sektörün bakış açısına zarar verecektir.

Fiziki ve teknolojik alt yapı yetersizliğini gidermeden yeni programın hedeflenen başarıyı yakalaması mümkün olmayacaktır. Örneğin, yaparak ve yaşayarak öğrenme esasını temel alan yeni program için, gerekli atölye ve laboratuvarınız yoksa hedefler kâğıt üzerinde kalacaktır.

Yıllardır öğrencilerin yönlendirilmesi hususu, önemli bir eksik ve problem olarak önümüzde duruyordu. Bu amaçla kurgulanan Kariyer Ofisleri, öğrencilerin ilgi alanlarını, meraklarını, yetenek ve becerilerini yani güçlü yönlerini ortaya çıkarması açısından önemli ve olumludur. Ancak bu işlev için halen ne rehber öğretmenlerimizin sayısı ne de müfredatı yeterli değildir. Bu konuda tedbirler alınması ve hatta diğer öğretmenlerimizin (gönüllülük esasına göre) bu işlev doğrultusunda yetiştirilmesi ve sertifikalandırılması önemlidir.

 

"YENİ EĞİTİM SİSTEMİNDEN DEVLETİN DE HABERİ YOK"

Abbas Güçlü (Eğitim Yazarı)- Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Sistemi'ne geçerek çok önemli bir yapısal değişikliğe adım attı. MEB ise hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da yan çizmeye devam ediyor. Örneğin, Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öğrencileri sınav odaklı eğitim sisteminden kurtarın" dedikçe, dershaneye olan bağımlılık daha da artırıldı. Yeni lise modeli de bu sisteme su taşıyacak gibi görünüyor...

Ziya Hoca'nın yeni eğitim sisteminden YÖK de dâhil kimsenin haberi yok! En komiği ise Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu'nun dahi haberinin olmaması. Güya, Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nde politikayı üst kurullar belirleyecek, uygulamayı da bakanlıklar yapacaktı! Ama Eğitim ve Öğretim Politikaları Yüksek Kurulu, 2023 Vizyonu'nda olduğu gibi liselere yönelik yeni düzenlemeleri de kararlar alınıp, açıklandıktan sonra medyadan öğrendi!..

Ve çok önemli bir başka nokta ise okul öncesinden üniversiteye ciddi anlamda bir eğitim reformu gerçekleşecekse, bunun başlangıç noktası liseler olmamalıydı! Reformlar ya tabandan başlar ya da tepeden, böyle ortadan başlayana da ilk kez şahit oluyoruz!..

Yeni lise sisteminde en çok tartışılan konulardan biri de dersler. Ders sayısı azaltılsın diye Tarih, Coğrafya, Fizik, Kimya Biyoloji, Felsefe, Sosyoloji dersleri yani temel bilimler, sanat ve spor gibi gençlerin gelişimine katkıda bulunacak dersler de zorunlu ders olmaktan çıkartılmış. Bazıları birleştirilmiş. Ancak bu dersleri kimin vereceği belli değil!

Daha önceki iktidar dönemlerinde olduğu gibi son 17 yılda da çok sık bakan değişti. Her gelen bakan da bir önceki bakanın yaptığı reformların(!) sonuçlarını beklemeden, başka bir reform(!) paketi açtı. Bu da herkesi yordu. Çünkü evinde öğrenci olmayan aile yok gibi!

Yeni sistemin gözdesi kariyer ofislerinin kaç okulda açılacağı ve kime nasıl bir kariyer sunacağı da merak konusu! Bu arada, Eğitim ve Öğretim Politikaları Yüksek Kurulu üyeleri ve YÖK'ün bile haberdar olmadığı yeni sistemin, her ayrıntısının planlanmasına katkıda bulunan akademisyen ve uluslararası uzmanlar kim? Merak etmedik desek yalan olur! Bu arada "Sistem mi değişir yoksa bakan mı?" bahisleri ise çoktan açılmış durumda!..

(Abbas Güçlü ile Eğitim Ajansı’ndan)

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Son dönemde yurt dışında yatırım yapan Türk iş insanlarının en çok tercih adreslerden biri de Amerika Birleşik Devletleri. Sunduğu yatırım olanakları ile EB-5 yatırımc...

Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu’nda konuşan Dışişleri Eski Bakan Yardımcısı Büyükelçi Naci Koru, bazı dış politika konularındaki görüşlerini paylaştı. Koru, göçmen akının...

Beş aylık bütçe açığı 66,5 milyar liraya ulaştı, işsizlik yüzde 14.1 arttı. Gençlerin yüzde 25,2'si işsiz. GÖZLEM konuyu masaya yatırdı...

Nisan ayından itibaren açıklanan enflasyon rakamları, pek çok uzmana göre "örneği görülmemiş, standart dışı sapmalar" gösteriyor. Gıdada ve imalat sanayi kalemlerinde ...

İşte, Türkiye'nin siyasi, sosyal ve ekonomik hayatını da etkileyecek olan Pazar günkü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi ile ilgili bu iki soruya uzmanları...

İç talebi canlandırmaya dönük adımlar hızlanıyor. KOBİ'lere 25 milyar TL'lik yeni destek paketinin duyurulmasının ardından BDDK, bazı sektörlerde kredi kartında taksit...

Yüksek Seçim Kurulu (YSK)'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesine ilişkin kararının ardından İstanbul'daki 10 milyon 560 bin 963 seçmen 23 ...

Yazarlar
Website Security Test