Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İşsizlik / Suriyeliler ve ''kendini yakan'' genç; ne olacak bu işin sonu?

24.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye'de işsizlik oranları adeta her saat artıyor. TÜİK'in Şubat ayı verilerine göre Türkiye'de işsiz sayısı 4 milyon 730 bin. CHP'nin hazırladığı ekonomi raporuna göre ise bu sayı resmi rakamların aksine 8 milyon 475 bin kişi. Rakamlardan öte işsizlik oranı çok acı bir hal almaya başladı. Evine ekmek götüremeyenler bunalıma girip canına kıymaya başladı. GÖZLEM konuyu uzmanlara sordu...

Ahmet Çakmak, 2001'de Başbakanlık binasının merdivenlerinden dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in önüne yazar kasa fırlatarak ilginç bir eyleme imza atmış, "yazar kasa eylemcisi" olarak da hafızalara kazınmıştı. Dalgalı kur sonrası dolar borcu yüzünden zor durumda kalan Çakmak'ın bu eylemi, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik krizi gözler önüne sermişti.

Bu eylemin üzerinden 18 yıl geçti, Türkiye yine bir ekonomik kriz yaşıyor. İşsizler ve esnaf yeniden eylemlerde bulunuyor. Ancak bu defaki eylemler acı bir hal almaya başladı. Genç ve orta yaşlıların her türlü ilana başvurmasına, İŞKUR'un kapısını çalmasına rağmen iş bulamaması psikolojik sorunları da beraberinde getiriyor. Gaziantep'te işsizlik nedeniyle bunalıma giren Eyüp Dal, iş başvurusunda bulunup olumsuz cevap aldığı Şahinbey Belediyesi önünde 16 Mayıs'ta üzerine benzin dökerek kendini yaktı. Dal, 4 gün sonra hastanede yaşamını yitirdi. Eyüp Dal'ın annesi, "Ölen bir köpeğe bile insanlık üzülürken benim oğlum için bir tek belediye yöneticisi gelip başsağlığı dilemedi" dedi.

15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Köprüsü'ne gelen Bahattin Küçük, aracı ateşe verdikten sonra korkulukları aşarak Boğaz'ın sularına atladı. 21 Mayıs'ta meydana gelen olayda, Küçük hayatını kaybetti. Düzceli olduğu belirlenen Bahattin Küçük'ün sanayide esnaf olduğu ve son döneme maddi zorluklar sebebiyle psikolojik sorunlar yaşadığı iddia edildi.

Geçtiğimiz Şubat ayında Tekirdağ'ın Ergene ilçesinde, Saffet G. (34), intihar etti. Saffet G.'nin, ailesine "Ben hakkımı size helal ediyorum. Siz de bana hakkınızı helal edin. Biliyorum, sizi çok üzdüm. İşsizlikten bunaldım" yazılı not bıraktığı öğrenildi.

Benzer olayların artmasından endişe ediliyor.

Çünkü işsizlik sadece maddi sıkıntıya değil, psikolojik ve fiziksel sorunlara da yol açıyor. Günün büyük bölümünü kaplayan iş elden gidince insan boşluğa düşüyor. Çalışmayan insan kendini değersiz ve işe yaramaz hissedebiliyor. İş arama süreci uzadıkça, bu durum hem işsiz kişiyi hem de çevresini etkiliyor. İşsizlik, hem işsiz insan, hem de ailesi için ciddi bir stres kaynağı. Günlük ve sosyal hayatımız iş ve çalışma düzenine göre kurulduğu için, işten mahrum kalmak aynı zamanda biraz da sosyal hayattan, arkadaşlık ilişkilerinden, düzenli yaşamdan da mahrum kalmak anlamına geliyor. Gece uykular kaçıyor, gündüz sinirli olunuyor. En ağırı da, bir işte çalışma sayesinde kazanılan değerlilik duygusunun ve geleceği kurma umudunun yitirilmesi.

Artan nüfus, istihdamı artıracak yatırımların olmaması, çoğu iş yerlerinin kapanması, tarım alanlarının yok edilmesi, sayıları 4 milyona yaklaşan Suriyeli sığınmacının katılmasıyla zaten var olan işsiz sayısını daha da artırmış görünüyor. Güneydoğu illerinde Gaziantep başta AKP'li belediyelerin "oturma izni olan" Suriyelilere "çalışma izni olmadığı halde" park ve bahçe görevlerinde,  temizlik işlerinde iş verdiği" iddiaları da yaygın... Gazetelerde, WEB sitelerinde haberler ve bu haberler üzerine yorumlar yer alıyor... Bu gerçeği o yörede yaşayan herkes biliyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat ayına ilişkin iş gücü istatistiklerini yayınladı. Buna göre Türkiye genelinde geçen yılın aynı dönemine göre işsizlik oranı 4,1 puanlık artış ile yüzde 14,7 seviyesinde gerçekleşti. İşsiz sayısı 1 milyon 376 bin kişi artarak 4 milyon 730 bin kişi oldu. Özellikle genç nüfustaki (15-24 yaş) işsizlik oranı 7,1 puanlık artışla dikkati çekti ve yüzde 26,1'e yükseldi. 15-64 yaş grubundaysa bu oran 4,1 artış ile yüzde 15 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 4,4 puanlık artış ile yüzde 16,9 olarak açıklandı.

İstihdam edilenlerin sayısı 2019 yılı Şubat döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 811 bin kişi azalarak 27 milyon 355 bin kişi, istihdam oranı ise 1,8 puanlık azalış ile yüzde 44,8 oldu.

 

CHP'den çarpıcı rapor

CHP'nin hazırladığı ekonomi raporuna göre işsizlik oranı çok acı bir hal alıyor. Rapora göre; Türkiye'de evine ekmek götürmekte zorlananların sayısı resmi rakamların aksine 8 milyon 475 bin kişi. TÜİK rakamlarına göre ise Türkiye'de 4 milyon 730 bin kişi işsiz. İş bulma umudu olmadığından iş aramayan kişi sayısı ise 2 milyon 571 bin kişi. Daha uzun süre çalışabileceği halde kısa süreli çalışanlar ve mesleğinde çalışmadığı için iş arayanların sayısı ise 1 milyon 228 bin. Tüm bu rakamlar toplandığında Türkiye'deki toplam atıl iş gücü (geniş anlamda işsizlik) yüzde 24,5'e, bunların sayısı da 8 milyon 475 bin kişiye kadar çıkıyor.

 

 

"EKONOMİK KRİZ SOSYAL KRİZE DÖNÜŞÜYOR"

Hüsnü Erkan (Prof. Dr)- Ülkemiz ekonomisinin üretim, verimlilik ve yenilikçilik odaklı yapılanmak yerine; tüketim, ticaret ve gösteriş yatırımı odaklı yapılanma süreci sonrasında, yapısal bir krize girmiş bulunuyor. Yapısal kriz ekonomide tarım sektöründe soğan ve patatesi dahi ithal etme noktasına; sanayide ise çağın teknolojik donanımlarına dayalı yüksek teknoloji içerikli ürünlerde yetersiz kalma ve bunun yerine üretken olmayan inşaat sektörüne odaklanma sonucunda iç dinamiğini kaybetme noktasına taşıdı. Buna eklenen siyasetteki yeni yapılanma ise, "parti devlet" yaratırken, tüm kurumların tarafsızlığını kaybetmesi yönünde işlevsizleşmesine neden oldu. Sonuçta üretim, verimlilik, tasarruf, yatırımın düşmesi ötesinde, dış açık ve ekonomide küçülme devreye girdi. Bu süreçlerin ortak sonucunda enflasyon, döviz kuru, faiz patlama yaşadı. İç dinamiği kaybolan ve daralan ekonomide işsizlik en acil sorunlardan birisi durumuna geldi. Resmi kayıtlara göre işsizlik yüzde 15 oranlarının üstüne tırmanırken; gençlerde işsizlik oranları bunun iki katı dolaylara doğru yükselmiş bulunuyor.

Çağdaş toplumda insanların topluma entegrasyonu işi sayesinde gerçekleşir. Çünkü yaptığı işi ile toplumda kendini kanıtlar ve kendi kişiliğini geliştirir. Aksine işsiz kalan insan işlevsiz kalır. Bu durumda köklü psikolojik bunalıma girer. Enerjisini, cesaretini, iş yapma arzusunu kaybeder. Bununda ötesinde erdem ve insani değerleri erezyona uğrar ve yaşam anlamsız duruma gelir. Bu nedenle ekonomik krizlerin uzun ve kalıcı olması durumunda yarattığı en önemli sosyal sorun işsizlik ve açlık sorunu olarak gündeme gelir. Bu noktada kendine iş ve çözüm bulamayan insanlar; en acı son olan yöntemlere başvurmayı göze alabilirler. Nitekim Gaziantepli gencin kendini yakması veya bir başkasının İstanbul'da köprüden atlaması güncellik kazanır. Kriz derinleştikçe bu gibi açı haberler yaygınlık kazanır. Zira Türk toplumunda örgütlü ve organize olma geleneği zayıf olduğu için,  bu tür sorunlara ortak çözüm arama geleneği ve ortak tepki veya çözüm arama yöntem ve süreçleri devreye girmez. Aksine Türk insanı genelde kişisel davranır ve tepkisi de bu örneklerde olduğu gibi kişisel olur.  Bu sonuç,  bunalımın yarattığı öğrenilmiş çaresizliktir. Oysa çağdaş hukuk devleti ve sosyal devlet olma olgusu;  doğru politika ve stratejilerle bunlara gerçekçi çözüm bulma noktasına odaklanmayı gerektirir.  Ancak çağın; bilim, teknoloji, katılımcılık, kapsamacılık ve kimseyi dışlamama, adalet,  uzlaşma, hoşgörü, özgürlük ve çoğulculuk gibi değerlerini etkin olarak uygulama yerine; Devlet ve Toplumun tüm olanaklarını kendisi ve kendi yakın çevresi için kullanan iktidar bu sonucun doğmasına birinci elden katkı yapmış bulunuyor. Bu konuda yetkili ve sorumluların; Dünya çapında çok ses getiren D. Açemoğlu ve J. Robinson'un "Why Nations Fail " adlı kitabını ve bu kitaptaki ülke örneklerini inceleyip ders çıkarmalarını tavsiye ederim.

 

 

"İŞSİZLİK SÜRECİ ARTTIKÇA ÇÖKÜNTÜ DE ARTIYOR"

Zeki Hozer (Dr.)- Basında, işsizlik sonrası girdiği bunalım nedenli intihar haberlerini hep beraber, büyük bir acı ile okuyoruz. En son Gaziantep'te bir vatandaşımız iş için başvurduğu belediye binasının önünde maalesef bu eylemi gerçekleştirdi ve kurtarılamadı. Ülkede yaşanan makro ekonomik krizler, bir kısır döngü gibi üretimi o da işgücü istihdamını etkiliyor. Dolayısıyla işsizlik oranları artıyor. İşsizlik, ekonomik olduğu kadar sosyopsikolojik de bir parametredir.

Açıklanan istatistiklerde işsizlik oranları %14.7'yi göstermekte. Genç işsizlerde ise bu oran %26.1. Gençlerin yetişmeleri için yıllarca destek olmuş ailelerinin hayal kırıklıkları bir tarafa, iyi eğitim almış olmalarına rağmen kişisel ve ulusal ekonomi üzerine artı değer yaratamamanın verdiği tarifsiz üzüntü onları klinik olarak depresyona itiyor. Yapılan bilimsel çalışmalarda, işsiz gençlerin en az  %40'ı, anksiyete bozukluğundan muzdarip ve ebeveynleri de profesyonel psikolojik yardım alma ihtiyacında.

İşsizlik süreci arttıkça yaşanan kaygı ve dışlanma, bireyin yaşamla ve çevresi ile sağlıklı ilişki kuramamasına, çöküntü, mutsuzluk, değersizlik duygularının sarmalında derin bunalımlara sürüklenmesine yol açmaktadır. Kaygı, umutsuzluk, korku, fobi, panikatak, takıntı, saplantı, stres ve depresyon, intihar ile ilişki kurulabilecek kavramlardır.

Elbette, intihar sadece toplumsal dinamikler ile ilgili değildir, psikolojik ve biyolojik faktörler de söz konusudur. Dünya Sağlık Örgütünün kayıtlarında, son 50 yılda, başta 15-34 yaş arası genç popülasyon olmak üzere intihar kayıtlarında % 60 artışı belgelemekte.

İşsizliğin, intihar dahil toplumsal maliyetlerinin giderek arttığı ülkemizde, gerek yapısal ekonomik reformlar ile işgücü planlamasının optimum düzeyde yapılması ve gerekse sosyal olarak izole bir şekilde saatlerini digital platformda harcayan/psikodinamik sorunlarla baş etmeye çalışan işsiz gençlerimize uygun terapilerin yapılacağı kamusal organizasyon imkanlarını yaratmak konusu aciliyet arz etmektedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

19 yıl önce kentsel dönüşüm modelini Narlıdere'de başlatan ve çözüme kavuşturan Konak Belediye Başkanı Abdül Batur'un öncelikli 5 projesinin başında ''Konak'ı kentsel ...

Bu hafta manşetimize taşıdığımız soru, Ankara Kulislerinde konuşuluyor. GÖZLEM, son günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ''gerginliği azaltacak adımlar atmas...

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2019 Haziran ayı işsizlik raporunu açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında Ankara Çankaya Köşkü'nde Suriye gündemiyle üçlü zir...

Ortadoğu'da savaş tamtamları çalmaya devam ediyor. ABD, Irak'ta olduğu gibi ''bir bahane ile'' İran'ı da vuracak mı?..

CHP, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan suikast ve linç girişimleriyle ilgili hesap sormaya başladı.

The Bodrum Cup için geri sayım başladı. The Bodrum Cup 2019 21 - 26 Ekim arasında düzenlenecek.

Yazarlar
Website Security Test