Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Orta Doğu’da ''Savaş Senaryosu'' sahnede!

17.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

ABD - Çin arasındaki ticaret anlaşmasına yönelik endişelerin devam etmesi ve ABD ile İran arasında artan gerilim dünyayı da geriyor. Çin ile karşılıklı vergi artışı gerilimi yaşayan ABD, İran’la da yaşadığı gerilim bölgeyi savaşın eşiğine getirdi. Üç ülke arasındaki gerilim, diğer ülkeleri de etkiliyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF), ABD ile Çin arasındaki gerginliğin geçen yıl küresel ekonomik büyümeyi baskılaması nedeniyle 2019 tahminlerini küçültmek zorunda kaldığını söylüyor. ABD veya Çin'in ticaret yaptığı veya onların tedarik zincirinde rol oynayan bazı ülkeler de ticaret savaşından dolaylı olarak etkilendi.

ABD-Çin ticaret savaşı, geçen yıl boyunca mali piyasalarda büyük belirsizliklere neden oldu. Bu belirsizlik dünya çapında yatırımcı güvenini olumsuz etkiledi, kimi kayıplara neden oldu. 2018'de Hong Kong'daki Heng Seng endeksi yüzde 13'ten fazla, Şanghay Bileşik endeksi ise yüzde 25'e yakın düşüş gösterdi. Dow Jones Endüstri Ortalaması ise 2018'de yüzde 6'ya yakın düştü, bu yıl da yüzde 11 artış gösterdi.

 

Ortadoğu savaşın eşiğinde

ABD’nin gerilim yaşadığı bir başka ülke de Türkiye’nin komşusu İran. ABD, bir yıl önce 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmasından tek taraflı çekilip İran'a yaptırımlar uygulamaya başlamıştı. İki ülke arasındaki karşılıklı restleşmeler, bölgeyi savaş eşiğine getirdi. ABD'nin bölgeye askeri yığınak ve uçak gemileri göndermesine tepki gösteren İran Devrim Muhafızları Hava- Uzay Kuvvetleri Komutanı Emir Ali Hacızade, ABD gemilerini vurmakla tehdit etti.

Trump, İran'ın ABD'ye karşı herhangi bir adım atması durumunda karşılığının "ağır" olacağını söyledi. İran ile artan tansiyonun nasıl bir noktaya evrileceğinin zaman içinde ortaya çıkacağını ifade eden Trump, "İran'la neler olacağını göreceğiz. Eğer bir şey yaparlarsa bu çok kötü bir hata olur. Eğer (ABD'ye karşı) bir şey yaparlarsa karşılığı ağır olur." dedi.

Trump, gerekirse bölgeye 120 binden "çok daha fazla" asker gönderebileceğini söyledi.

İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Çarşamba günü ABD'nin bölgeye askeri yığınak yapmasına değinerek, "ABD'yle savaş olmayacak. Bu ülkeyle müzakere masasına oturmak da zehir içmeye benzer" dedi.

 

 

 

“HER İKİ GERGİNLİK DE DÜNYAYI ETKİLİYOR”

Ali Nail Kubalı (Ekonomist)– ABD’nin hem Çin, hem de İran ile başlayan gerginliği tüm dünyayı etkiliyor.  ABD Başkanı Donald Trump, uzun bir süredir başlattığı bir agresiflik içinde. Müttefikleri dahil hemen hemen her ülkeye karşı “ABD’yi soyuyorlar, Birleşmiş Milletlerde, NATO’da bütün yükü ABD’ye yüklüyorlar” gibi bir anlayış içinde. Çin ile başlayan gerginlik ise ticaret savaşlarından kaynaklanıyor.  Çin, ihracatını artırmak için ABD Doları ile kendi parası Yuan paritesiyle oynayarak ülkesinin mallarını ucuzlatıyor. Dolarlı mallarının ithalatını da pahalılaştırıyor. Çin’in bu tutumuna bütün dünyanın itirazı vardı, ancak gümrükleri artıran Trump oldu. Çin için ihracat en hayati sektör, taviz vermedi, karşı misillemede bulununca iki ülke arasında gerilim yarattı. İki ülke arasında bir “Gümrük Savaşı” başladı. Bu savaşta diğer ülkelerin de kendilerini koruyucu önlemler alması lazım. Gümrük savaşı uluslar arası ekonomiyi de olumsuz etkileyecek.

İran ile başlayan gerginlik ise bölgeyi savaş durumuna getirdi. ABD, bir yıl önce 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmasından tek taraflı çekilip İran'a yaptırımlar uygulamaya başlamıştı. ABD, İran’ın hile yaptığını öne sürüyor. Bu iki ülke arasındaki gerginlik petrol fiyatlarını etkileyeceğinden dünya etkilenecektir. Petrol ve petrokimya ürünlerindeki fiyat artışı ülkelerin maliyetlerini artıracaktır. Ülkemize gelince bizim için de önemli bir etki oluyor. İran hem komşumuz hem de Türkiye petrol ihtiyacının önemli bir bölümünü bu ülkeden karşılıyor. Türkiye uzunca bir süre ambargodan muaf tutuldu. Verilen bu süreyi Türkiye iyi kullanıp alternatif kaynaklar bulmadı. ABD ile ayrıca S- 400 füzeleri nedeniyle gerilmiş durumdayız. Türkiye bir köşeye doğru sıkışıyor. Bunda bizim kendimizin yaptığı davranışların önemli bir rolü bulunuyor.

 

 

“TRUMP SAĞDUYUDAN UZAK ADIMLAR ATIYOR”

Mehmet Dönmez (Emekli Büyükelçi)– Başkan Trump'ın göreve başlamasıyla ABD, İkinci Dünya Savaşından sonra kurulmasına öncülük ettiği kurallı ticaret düzeninin artık çıkarlarına uymadığı gerekçesiyle korumacı politikaları hayata geçirmeye başlamıştır. Başlangıçta Çin'e yönelik alınan tedbirler ve listelenen ürün listeleri karşılıklı açıklamalarla giderek tırmanmış, başlangıçta Çin'in müzakere çağrısı ABD'den karşılık görmemiştir.

ABD ile Çin arasındaki ticaret açığının son 30 yılda hızla artması, ABD'nin Çin'e haksız rekabet ve mülkiyet haklarına saygısızlık suçlamasında bulunmasına neden olmuştur. ABD son olarak 200 milyar dolar tutarında Çin ürününe yüzde 10 vergi getirmiştir. Buna karşılık Pekin, kimyasal maddeler, viski ve özellikle soya gibi ürünleri ABD dışındaki ülkelerden alma tehdidiyle Amerikan ekonomisine ciddi darbe vurabileceğini ortaya koymuştur.

Trump'ın korumacı politikaları sonucu Çin'in yanı sıra Meksika, Kanada ve AB ülkelerinden ithalata da ek vergiler getirilmiştir. ABD ile Çin arasında yürütülen müzakerelere rağmen Trump geçen hafta gelecekte bu müzakerelere bağlı olarak uygulanan yaptırımların kaldırılabileceğini, belki de hiç kaldırılmayacağı açıklaması ile değişken tutumuna yeni bir örnek getirmiştir. Trump ayrıca görüşmeleri yapıcı olarak nitelemekle birlikte, yeteri ilerleme sağlanamadığı gerekçesiyle 200 milyar dolarlık Çin ürününe uygulanan yüzde 10luk vergiyi yüzde 25 e çıkartmıştır. Çin ile ticaret savaşı bu doğrultuda sürerken, ABD İran'a yönelik sert politikasının dozunu arttırmıştır. Beyaz Saray Güvenlik Danışmanı John Bolton yaptığı açıklama ile Abraham Lincoln uçak gemisi liderliğinde harp gemileri ve B-52 bombardıman uçaklarından oluşan bir görev kuvvetinin İran kıyıları açıklarına konuşlandırılacağını açıklamıştır. Pentagon da yaptığı açıklama ile Arlington amfibik nakliye gemisinin ve Patriot füze bataryasının konuşlanmaya ilave edileceğini bildirmiştir.

Bu gelişmelerin ardından ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo 13 Mayıs'ta Moskova'da yaptığı açıklamada Trump yönetiminin esas itibarıyla bir çatışma istemediğini söylemiştir. İran dini lideri Hamaney de İran'ın savaştan yana olmadığını açıklamıştır.

Zamanında Irak savaşına destek vermiş olan bir ABD'li yazarın (David Frum) ifade ettiği gibi haklı gerekçeler bulunmadan, müttefiklerin desteği olmadan ve detaylı planlama yapılmadan İran'a karşı girişilecek bir savaşın geçmişte yapılan hatanın tekrarı olacaktır. Bush döneminin deneyimli asker ve sivil fikir insanları benzeri uyarıları tekrarlamaktadır.

Önümüzdeki dönemde gerek ticaret savaşları, gerekse İran'a yönelik bir savaş tehlikesinin, Trump'ın sağduyudan uzak adımlarının ABD Kongresi ve politika yapıcıları tarafından frenlenip dengelenmesine bağlı olacağı söylenebilir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı, uzmanlara sordu. İşte görüşleri...

GÖZLEM Yayın Kurulu'nun konuğu olan Halaçoğlu ''Bir ülkede hukuku çökertirseniz, devleti çökertirsiniz'' dedi.

Türkiye ile beraber dünyanın da yakından takip ettiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi, iş adamlarının korkutulduğu, yazarların ve sanatçıların fişlendiğ...

GÖZLEM, ''hayat pahalılığının önlenememesinin sebeplerini ve ne yapılması gerektiğimi'' uzmanlara sordu, işte ''karamsar'' cevapları...

Tarımda Milli Birlik Projesi'nin üst yapısını, ''yüzde 50'si yerli ve yabancı özel sermayeye ait'' Semerat Holding yönetecek. Bu tabloya, sektörün tüm paydaşlarından t...

İstanbul halkı, YSK’nın aldığı ve ''haklı sebepten yoksun olduğu'' hukukçuların çoğunluğunca kabul edilen bir karar ile 23 Haziran’da Büyükşehir Belediye Başkanlığı se...

YSK, ''İptal'' kararı ile yalnızca bir seçimi iptal etmiş olmadı, ülkenin ve demokratik rejimin geleceğini belirleyen ve o gelecekte şimdiye kadar demokrasi adına hep ...

Yazarlar
Website Security Test