Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

''Bitmeyen'' Seçim Senfonisi Türkiye'yi gerdikçe geriyor

3.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Resmi sonuçlara göre kaybeden Cumhur İttifakı'nın ülkenin bekasına bağlayarak ısrarla ve ''bitmeyen'' itirazlarla YSK'nın kesin kararını geciktirdiği sürece, şimdi ''soruşturmalarla'' yargı ve savcılar da katıldı. Yabancı yatırımcı, belediye başkanlığı için yapılan bir seçimin ''kesin sonucunun açıklanmasının'' bu kadar uzamasından rahatsız. Ekonomideki kriz büyüyor ve ''yerleşik'' hâle geliyor. TBMM ise iki aydır yasama görevini yapamadı. Gözlem, durumu uzmanlara sordu. İşte cevapları...

31 Mart yerel seçimlerinin üzerinden beş hafta geçti. Ancak Türkiye'nin toplam nüfusunun beşte birinin yaşadığı İstanbul'un devasa holding büyüklüğünde bütçesi bulunan büyükşehir belediyesi özelinde nihai karara yönelik sürünceme, devam ediyor. "Kızgın demiri soğutma" ve "Türkiye İttifakı" gibi söylemlere rağmen iktidar kanadı, İstanbul'da itirazlarla seçim mesaisini uzatıyor. Süreç uzadıka da toplumsal gerilim artıyor, ekonomideki belirsizlik yerini korumaya devam ediyor.

YSK'nın ilçe seçim kurullarından istediği incelemelerin bu hafta tamamlanması bekleniyor. İncelemelerin tamamlanarak YSK'ya gönderilmesinin ardından cuma veya cumartesi günü YSK'nın toplanarak karar vermesi, olasılıklar dahilinde. Ancak sürecin önümüzdeki haftaya uzayabileceği de konuşuluyor.

AK Parti'nin Büyükçekmece, MHP'nin ise İstanbul geneli ve Maltepe seçim sonuçlarına ilişkin olağanüstü itirazları, sürecin uzamasının asıl nedeni. İtirazları değerlendiren YSK, AK Parti'nin kısıtlı seçmenle ilgili itirazına "yeniden bilgi istenmesine gerek yok" kararı aldı. MHP'nin Maltepe'de sandık kurulu üyelerinin araştırması talebini ise kabul etti.

MHP Lideri Devlet Bahçeli ise halk nezdinde karşılığını bulmadığı ortada olan "beka sorunu" söylemini terk etmeyerek, uzayan ve ülkeyi giderek geren İstanbul'da seçimin tekrarlanması konusunun da "beka meselesi" olduğunu vurguluyor.

İstanbul'da sonucu belli olan ve kazananın mazbatasını alarak görevine başladığı seçimlerin sonuçlarına yapılan ve bitmek bilmeyen itirazların uzattığı sürece, hafta sonunda "kararın açıklanması beklenirken" birdenbire savcılar ve yargı da girdi.

İstanbul'un 3 ilçesinde sandık kurulları başkan ve üyeleri "şüpheli" etiketiyle ifade vermeye çağrıldı.

Bu tablo, Türkiye ekonomisini de etkiliyor. Uzmanlar, yaşanan atmosferin yabanacı / yerli yatırımcıları olumsuz etkilediğini ve güvensizliği artırdığını ifade ediyor. Türkiye'nin artık bu seçim atmosferini bir an önce bitirerek ekonomiye odaklanması gerektiği, tüm kesimlerin hemfikir olduğu nokta.

 

"GİDİŞAT, YENİ ENDİŞELERE NEDEN OLMAKTA"

Yekta Güngör Özden (Anayasa Mahkemesi Eski Başkanı)- Demokrasi olmadan hukuk olur ama hukuk olmadan demokrasi olamaz. Günümüz AKP iktidarının hukuka baskı sayılacak tutumlarıyla atbaşı giden hukuk karşıtlığı, son yerel seçimlerdeki mızıkçılığı nedeniyle iyice yoğunlaştı. İstanbul sonuçlarına bir türlü katlanamayan, kazanacakları umuduyla seçimin yenilenmesi için uğraş veren AKP'liler, hukuk tanımazlıklarını gelişigüzel sözler, kendilerine göre sıraladıkları gerekçeler, seçim kurullarına baskı sayılacak tutumlar ve kendilerinin atamalarından farklı olmayan seçim kurulu üyelerini suçlamalar ve polislerle konutları denetlemeyle çabalarını artırdılar. Kendilerine yakın buldukları Yüksek Seçim Kurulu'yla durumu kotaracakları sanılarının ne kadar doğru olup olmadığını yakında göreceğiz. Demokrasi çoğulcu ve hukuksal niteliğiyle yönetim biçimi olarak ulusal yaşamın aydınlık kaynağıdır. Hukuk, yaşamı ve yönetimi düzenleyen, yaptırımlarıyla olumsuzlukları önleyip gidererek güvenlik ve esenliği eşitlikle sağlayan bilim dalıdır. Siyasal yandaşlıklar, sömürüler ve çıkar güdüleriyle bu değerleri yıpratıp yıkmanın büyük sorumluluğu hiçbir bağışlama ve hoşgörüyle hafifletilemez. Günümüz iktidarı suyun ısındığını görünce her yola başvurarak kendi istediğinin gerçekleşmesine çalışmaktadır. "Ulusal egemenlik mi, kişisel yönetim mi?" sorusunu gündeme getiren gidişat yeni endişelere neden olmaktadır. Demokrasinin sözde kalıp biçimsel yanıyla yaşamda görülmesi, gerçekleştiğinin kanıtı olamaz.

 

“SEÇİMİN TEKRARI, TÜRKİYE’DE BELİRSİZLİK ALGISINI KUVVETLENDİRİR”

Dr. Ali Nail Kubalı (Ekonomist)– YSK, İstanbul seçimleriyle ilgili kararını bugünlerde açıklayacak. Seçimlerin yenilenmesi yönünde bir karar alınması durumunda Türkiye ekonomisinde ne gibi etkiler olur derseniz, şunları söyleyebilirim: Sıcak paranın sirküle ettiği ekonomilerde algı, çok önemli bir faktördür. Çünkü sıcak para hareketi, reel hareketlerden çok daha hızlı ve defalarca daha büyüktür. Elbette reel hareketlerden istihdam, üretim, ithalat, ihracat, fiyatlar ve enflasyon gibi unsurlar anlaşılmalıdır. Bizim gibi ülkelerde belirsizlik algısı çok kuvvetlidir. Gelişmiş ülkelerde böylesi bir sürüncemenin görülmesi çok mümkün değildir; görülse dahi bizde olduğu kadar etki yapmaz. Ancak Türkiye’de seçim ile ilgili böyle önemli bir kararın açıklanmasının uzaması, ciddi belirsizliklere yol açıyor. Bu sürecin uzaması ve hatta seçimlerin tekrarı kararı alınması durumunda yatırımlar ertelenir, istihdam ertelenir, aileler harcamalarını kısarlar, satışlar düşer, karlar düşer, dolayısıyla işsizlik artar. Örneğin Cuma günü açıklanan tüketici enflasyonu, beklenenden az çıktı, çünkü harcamaların kısılmasıyla talep azaldı. Umarım YSK kararını bir an önce verir ve seçimin yenilenmesi gibi bir karar almaz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

CHP'li Ekrem İmamoğlu'nun başkan seçilmesinin ardından istifa eden AKP döneminin İBB Genel Sekreteri Hayri Baraçlı'nın ekibi belediye 60 milyarlık İBB bütçesinin 40 mi...

25 Temmuz 2019 tarihli Merkez Bankası Para Politikaları Kurulu (PPK) Toplantısı'nda alınacak faiz kararı ne olacak?

Avrupa Birliği'nin (AB) yaptırım kararına Türkiye Akdeniz'e dördüncü bir gemi gönderme kararıyla karşılık verdi. Kıbrıslı Rumlar ise Kıbrıslı Türklerin ortak komite ön...

GÖZLEM, ''KUZEY AFRİKA'DA DA MI BİR 'SURİYE SENARYOSU' VAR?'' sorusuna cevap arıyor.

Duygu Özerson Elakdar, Urla’da Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan kiraladığı 2 bin 400 dönümlük alanda zeytin ormanı oluşturdu. Bölgeye 60 bin zeytin ağacı diken iş kadını ...

Abdullah Gül / Ali Babacan girişimi mi, Ahmet Davutoğlu çıkışı mı, Çoban Ateşi Hareketi mi şanslı? GÖZLEM uzmanlara sordu. İşte cevaplar…

Yazarlar
Website Security Test