Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Milletin kararı, seçim haritasının rengini değiştirdi

5.4.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Uzmanlar, GÖZLEM'in seçim sonuçlarıyla ilgili sorularını cevapladı. İşte görüşleri...

GİZEM AY

31 Mart yerel seçimleri, tarihin en heyecanlı seçimleri olarak kayda geçti. Kesin olmayan sonuçlara göre iktidar, Ankara ve İstanbul'u yıllar sonra kaybetti. AKP, büyükşehir ve illerde ciddi kayıp yaşarken, Türkiye genelinde ise yüzde 45 oy alarak gücünü korumayı başardı. CHP ise ittifaklar sayesinde yüzde 30'u geçti. İttifakında etkisiyle yerel seçimin kazananı MHP oldu. İYİ Parti ise ittifak kurduğu iller dahil hiç bir ilde sandıktan birinci çıkamadı. Ancak, Adana, Antalya, Mersin, Bolu, Bilecik gibi illerde CHP'ye seçimi kazandıran parti oldu. 1994'ten beri Refah Partisi ve AKP tarafından yönetilen İstanbul'u CHP kazandı. Adana ve Mersin'de MHP'nin, Antalya'da AKP'nin yerel iktidarı bitti. 2002 yılından bu yana AKP'nin oy deposu olan Burdur, Bolu, Bilecik ve Kırşehir'de CHP kazandı.  Mansur Yavaş'ın seçim zaferini ilan ettiği başkent Ankara 25 yıl sonra el değiştirdi. Kayyım atanan Şırnak, Ağrı ve Bitlis, HDP'den AKP'ye geçti. CHP ise ittifaklar sayesinde Orta Anadolu'da seçim kazandı. HDP'nin seçimde aday çıkarmadığı illerde CHP'nin adaylarının HDP seçmenin oylarıyla kazandığı görülüyor. Ankara, Ardahan ve Adana bu illerin başında geliyor. Türkiye genelinde toplam 25 il el değiştirdi.

 

AKP 10 ili kaybetti

AKP'nin büyükşehir ve il bazında kazandığı belediye sayısı 2014'e göre belirgin şekilde düştü. Bir önceki seçimde 49 il belediyesini kazanan AKP, bu çimlerde kazandığı il sayısı 39'a geriledi. Bunlardan en önemlisi ise şüphesiz Ankara ve İstanbul oldu. AKP, bu seçimde 2014 seçimlerinde kazandığı 15 kentte sandıktan birinci parti olarak çıkamadı. AKP, MHP'ye 7, CHP'ye ise 8 kentin belediye başkanlığını verdi. AKP, buna karşılık HDP'den 3, CHP'den 2 ve MHP'den ise 1 şehri aldı.

 

İstanbul ve Ankara CHP'nin!..

CHP'nin büyükşehir ve illerde kazandığı belediye sayısı arttı. 2014 yılında 14 olan CHP'nin il belediye sayısı 21'e çıktı. Bunda HDP'nin birçok şehirde aday göstermemesi etkili oldu. Ankara, İstanbul ve Antalya bu illerin başında geliyor. Adana ve Mersin'de de HDP oylarının etkili olduğu görülüyor. CHP, Giresun ve Zonguldak'ı AK Parti'ye verirken, Kırklareli'ni ise bağımsız aday Mehmet Siyam Kesimoğlu'na kaptırdı.  Geçtiğimiz dönem CHP'den seçilen Kesimoğlu, yeniden aday gösterilmeyince bağımsız aday olarak seçime girmişti. CHP kaybettiği üç belediyeye karşın Ankara ve İstanbul başta olmak üzere Adana, Antalya, Artvin, Bilecik, Bolu, Mersin, Kırşehir ve Ardahan'ı Cumhur İttifakı'ndan aldı. CHP, Ardahan hariç kazandığı bütün yerlere Millet İttifakı'yla ortak seçime girdi.

 

HDP 4 ili kaybetti

2014 seçimlerinde 11 il belediyesi kazanan HDP, bu seçimde 4 belediyeyi kaybetti. 10 olan belediye sayısı 8'e düştü. Ağrı, Bitlis ve Şırnak'ı AKP'ye, Tunceli'yi ise Türkiye Komünist Partisi'ne kaptırdı. Kars'ı ise MHP'den aldı.  "Komünist Başkan" olarak tanınan Fatih Mehmet Maçoğlu, Tunceli'de TKP listesinden belediye başkanı seçildi. HDP'nin bu seçimde Kars'ı ise MHP'den aldı.

 

Seçimin en karlısı MHP

AK Parti ile MHP birçok ilde Millet İttifakı olarak yarışırken bazı illerde ise iki parti de seçime katıldı. İki partinin de rekabet ettiği illerin neredeyse tamamından MHP zaferle çıktı. İki partinin rekabet ettiği 27 ilden 9'unu MHP aldı. MHP, Adana ve Mersin'de CHP'nin, Isparta'da AK Parti'nin ve Kars'ta ise HDP'nin gerisinde kaldı. Ancak MHP, Cumhur İttifakı'yla ortak aday çıkarmadığı Amasya, Çankırı, Erzincan, Kastamonu, Kütahya, Bayburt ve Karaman'ı ise AK Parti'den aldı. MHP 8 olan il belediyesi sayısını 11'e çıkarttı.

 

Kırşehir 39 yıl sonra CHP'nin

CHP, Kırşehir Belediye Başkanlığını 39 yıl sonra yeniden kazandı. İYİ Parti ile ittifak yapılan ilde, Selahattin Ekicioğlu belediye başkanlığını kazandı. Kırşehir'de en son 1973-1980 yılları arasında CHP'den Orhan Baycan, iki dönem Kırşehir Belediye Başkanlığı görevinde bulunmuştu. 12 Eylül askeri darbesinden sonra 1984 yılında yapılan ilk yerel seçimlerde ANAVATAN Partisi'nden Hakkı Göçen Kırşehir Belediye Başkanlığına seçildi ve 1989 yılına kadar bu görevi sürdürdü. 1989'da Kırşehir Belediye Başkanlığını SHP'den kazanan Mehmet Ali Yapıcı bir yıl sonra hayatını kaybetti. 1990 yılında tekrarlanan ara yerel seçimde SHP'den Cahit Gürses, Kırşehir Belediye Başkanlığına seçildi. Kırşehir'de 1994-2002 yılları arasında iki dönem MHP'li Metin Çobanoğlu belediye başkanlığı görevini yürüttü. Genel seçimlerde Çobanoğlu'nun meclise gitmesi nedeniyle yerine seçilen MHP'li Arif Ekici 2002-2004 yılları arasında başkanlık görevini üstlendi. 2004-2009 yılları arasında AKP'den Halim Çakır ve 2009-2019 yıllar arasında iki dönem AKP'den Yaşar Bahçeci Kırşehir Belediye Başkanlığı yaptı.

 

Aday 19 milletvekilin 5'i seçildi

Yerel seçim yarışına TBMM'den katılan 19 milletvekilinden 5'i seçilerek belediye başkanı oldu. AK Parti'den 3, CHP'den 5, HDP'den 8, İYİ Parti'den 2, bağımsız olarak da 1 milletvekili, yerel seçimlere katıldı. CHP'den 2 ve HDP'den 3 milletvekili, belediye başkanlıklarını kazandı. CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan yine aynı ilden belediye başkanı seçildi.

CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet ise İzmit Belediye başkanlığına seçildi. HDP'den ise Diyarbakır Milletvekili Adnan Selçuk Mızraklı Diyarbakır'dan, Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan Van'dan, Kars Milletvekili Ayhan Bilgen Kars'tan belediye başkanı seçildi.

Seçilen milletvekilleri, seçim sonuçlarının kendilerine tebliğinden itibaren 15 günde tercihte bulunacaklar. Belediye başkanlığını tercih etmeleri halinde, milletvekillikleri sona erecek ve Genel Kurulun bilgisine sunulacak. CHP'nin TBMM'deki sandalye sayısı 140'a, HDP'nin sandalye sayısı ise 62'ye düşmüş olacak.

 

 

"SEÇİMLERİN KAZANANI CHP'DİR"

Ali Naili Erdem(Eski Milli Eğitim Bakanı) -  2014 seçimlerini ölçü olarak alırsak AKP'nin kaybettiğini görüyoruz. MHP'de kaybedenler arasında gözüküyor. Çok yeni bir parti olmasına rağmen İYİ Parti, Türkiye genelinde MHP'den daha çok oy aldı.  HDP'nin oylarında görünen kayba bakarsak bu oyların bir kısmı batıda CHP'ye bir kısmı doğuda AKP'ye gitmiş gözüküyor. Bu seçimden en kazançlı çıkan parti CHP'dir. Türkiye'nin en önemli büyükşehirlerinde CHP başarılı oldu. Daha önceleri sahil kesimlerinde başarılı olan CHP'nin Türkiye'nin içlerine de bu başarıyı getirdiğini görüyoruz.  İstanbul batı ile olan ilişkilerde öncü bir şehir, Ankara başkent olması sebebiyle batı dünyasının Türkiye'deki büyükelçiliklerinin ikamet ettiği şehir, İzmir öteden beri batının ortaya koymuş olduğu normları benimseyen bir şehir. Bir sac ayağını düşünürsek ayaklarını İstanbul, Ankara, İzmir oluşturuyor. Böylece Türkiye bu seçimlerle birlikte Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ortaya koymuş olduğu medeniyetçilik kavgasına yeniden bir imkan hazırlamış oldu.

Bu seçimlerde büyük şehirlerde büyük kalabalıklar olmasına rağmen en ufak bir kavga yaşanmamıştır. Kavgalar muhtarlık seviyesinde kalmıştır. Demek ki belediye başkanlarının ortaya koymuş olduğu performansını öylesine iyi ve doğruydu ki onlara oy veren seçmenler oylarını demokrasiye uygun olan sükunet ile kullanmışlardır. Bunu demokrasimizin gelişmesinin ifadesi olarak görüyorum.

 

 

"İKİ PARTİLİ SEÇİME DOĞRU GİDİLİYOR"

Metin Öney (Eski İzmir Milletvekili)- Birçok defa açıkladığım gibi "ittifaklar " ile Türkiye en azından teorik olarak "iki partili" bir sisteme doğru gitmektedir. Seçim sonuçları ile bu teorik düşüncemiz daha da fiili bir durum kazanmıştır. Zaman içinde durumun nasıl gelişeceği açıklık kazanacaktır. İttifak liderlerinin ittifakların devam edeceği yönünde yaptıkları açıklamalar bu görüşümüzü teyit eder mahiyettedir.

İl ve ilçe bazında düşünüldüğünde, seçimlerden Cumhur İttifakı'nın daha kazançlı olduğu sonucu çıkmaktadır. Ancak toplam nüfus dikkate alındığın da Millet İttifakı'nın daha çok yurttaşı kapsadığı anlaşılmaktadır.  Bunun yanı sıra İstanbul, Ankara, İzmir, Adana gibi daha çok seçmenin oturduğu büyük şehirlerin Millet İttifakı tarafından kazanılmış olması da altının çizilmesi gereken noktaların başında gelmektedir. İttifaklar konusu ile birlikte bilhassa CHP'nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu'nun çizdiği profil, gösterdiği performans, kullandığı üslup her türlü takdirin üstündedir. Siyaset İmamoğlu ile adeta soluk almış ve siyaset çok önemli bir Devlet adamı kazanmıştır. Gelecek aylarda ve yıllarda İmamoğlu isminin siyasi hayatın önemli aktörlerinden biri olacağı kesindir.  Bu hem demokrasimiz ve hem de uzun zamandır yaşanan "devlet adamlığı kıtlığı"  konusunun halli yönünde önemli bir kazanç olmuştur.

 

 

“KAVGA VARSA KAZANAN BİLE KAYBEDER”

Hüsnü Erkan (Prof. Dr)– Ülkemizde seçimler, özellikle iktidar cephesi tarafından bir kavga ve tehdit havasında yürütüldü. Ancak bilinmesi gerekir ki, kavganın olduğu yerde kazanan dahi kaybeder. Zira kavgada harcanan zaman ve kaynak kaybı yanında, toplumsal gerilimin yarattığı yaralar en büyük kayıptır. Oysaki kavga yerine, adil rekabetin veya uzlaşmanın olduğu yerde her iki tarafta, kaynak ve zaman kazanma ötesinde, sağlanan uzlaşıdan tüm toplum huzur ve refah payı alır. Bu nedenle kavga varsa Türkiye kaybeder; Uzlaşı varsa Türkiye kazanır. Bu genel saptama ötesinde parti ve başkanların zahiri kazançlarına kısa bir göz atınca şunları görüyoruz. AKP hala Türkiye’nin en çok oy alan partisidir (%44,33).  CHP’nin oy oranı yüzde 30,12 olmuştur. Ancak nüfus yoğunlaşması olarak büyük kentleri ve sahil kentleri ele geçiren CHP’nin yönettiği kentlerde 39,6 milyon nüfus yaşarken; AKP’nin yöneteceği illerde 31,9 milyon nüfus yaşamaktadır. Bu seçim sürecinde en faal olan parti lideri Erdoğan olmuştur. Ancak Sayın Cumhurbaşkanı’nın partili lideri olması demokratik gelişme açısından pozitif bir durum değildir. Gücünün üstünde belediye başkanlığı kazanan Parti,  MHP olmuştur. Bu durum ittifakta MHP’ye bırakılan illerdeki AKP oyları sayesinde gerçekleşmiştir. Bu anlamda kendi asli gücünden daha fazla kazançlı çıkması, kendisi açısından stratejik avantaj sağlasa da; gündeme taşıdığı ülkenin  “beka” sorunu aslında kendisinin beka sorunu idi. AKP’ye yanaşarak kendini kurtardı. Yine İttifak fikrini AKP yönetimine kabullendirmekle birlikte,  ülke de cepheleşme ve bununla birlikte kutuplaşma yaratırken, zaman içinde kaybeden ülke ve ülke insanı olacaktır. Saadet Partisi fazla bir varlık göstermese de Saadet lideri, mantıklı ve aklıselime dayalı söylemi ile dikkat çekmiştir. HDP bazı illeri kaybetse de; doğuda bir güç olma durumunu sürdürmüştür. HDP’nin güçlü olduğu yörelerde, CHP’nin hiç varlık göstermemesi, doğu kökenli muhafazakar seçmenin, HDP ve AKP arasında tercih yaptığını gösterirken; Batıdaki HDP seçmenlerinin CHP’ye oy verdiği tezini tam yansıtmıyor. Zira kendi içinde bir koalisyona sahip HDP’nin sol parti kesimi büyük kentlerde CHP’ye yönelse de; muhafazakar doğulu kesimin daha çok AKP’ye yönelmiş olma olasılığı daha yüksektir. Muhafazakar ve kapalı kültüre sahip Orta Anadolu, tabanda ağırlıklı olarak AKP’ye desteğini sürdürmektedir. CHP, büyük kentleri ve sahil kentlerde kazandığı belediyeler ile kazançlıdır. Ancak yüzde 30’luk oy oranı tatminkar olmaktan uzaktır. Zira çok konuşulan HDP oyları ile İYİ partiden gelen toplam oyların katkısı sadece yüzde 5 dolayında kalmıştır. CHP’nin sahil kentlerin anonim yaşantısı, sahil kenti olmanın sağladığı dışa açıklık, turizme açık ve çoğulcu kültüre sahip olması doğal olarak rol oynamıştır. Ancak muhalefetin bu sınırlı başarısının en büyük yardımcısı ekonomide yaşanan krizden kaynaklanmıştır. İşsizlik, enflasyon, hayat pahalılığı ve yoksulluk yanında, tüketime dayalı ekonomik yapının sürdürülemez olması gibi koşulların yaşandığı bu ortamda, CHP’nin seçim başarısı ancak çok sınırlı bir başarıdır. Bununla birlikte tüm umutlarını kaybeden CHP seçmeni bu sınırlı başarı ile yeni bir güven ve umut yakaladı. Bu umudun yeşermesi yeni başkanların başarılı çalışmalarına bağlı olacaktır. CHP asıl başarısını, kazandığı belediyelerde yapacağı başarılı, dürüst, katılımcı, çoğulcu, eşitlikçi, demokrat, bilimsel, uzmanlığa ve çağdaş teknoloji ve stratejilere dayalı uygulama becerisine bağlı olacaktır. CHP, bu seçimle birlikte, iktidarı hak etme veya etmeme yönünde keskin bir sınavın içine itmiştir. Bu bir tarihi sorumluluktur. Hatalar kadar başarıları da herkesin dikkatini çekecektir. Ülkenin rotasını çağdaşlık yönüne yönlendirmek veya muhafazakar bir Orta Doğu ülkesi olarak kalma sorumluluğu noktasında, top CHP’li belediye başkanlarının omuzlarına yüklendi. Zira parti lideri, bu seçim için karşı ittifak oluşturmada başarılı bir taktik izlese de, CHP’yi iktidar adayı yapacak bir stratejiyi şimdiye dek oluşturamadı. Partinin, Osmanlıdan miras tepe kültürünün bürokrat temsilcisi görünümünü; taban kültürünün umudu olacak bir çağdaş ve bilimsel stratejiye taşıyamadı. Bu yüzden taban kültürü, AKP’nin muhafazakar kültürü içinde, Osmanlı geleneksel değerlerinde sığınma arar konuma sürüklendi. Böylece kültürel yol ayrımındaki Türk toplumunun gelecek tercihi, CHP’li belediyelerin başarısına endekslenmiş gözüküyor.

 

 

"DEMOKRASİ KAZANDI, 'TEK ADAMLIK' KAYBETTİ"

Mehmet Şakir Örs (Gazeteci/Yazar)- 31 Mart seçimleri, ülkemiz ve halkımız için tarihsel bir dönüm noktasıdır. Öncelikle altını kalınca çizmek gerekiyor, seçim süreci adaletsiz ve eşitsiz koşullarda gerçekleşmiştir. İktidarın onca baskısına, haksız suçlamasına ve tek yanlı medya bombardımanına karşın, muhalefetin aldığı sonuçlar çok önemlidir ve anlamlıdır.

Yasal alt yapısı olmayan ittifaklarla gidilen bu yerel seçimden, hemen her parti değişik rakam oyunlarıyla, kendince iyimser sonuçlar çıkarabilir. Ama unutulmamalıdır ki bu bir yerel seçimdi ve bu yerel seçimin odak noktası da başta İstanbul ve Ankara olmak üzere büyük kentlerin belediyeleriydi. Bizce seçimin asıl turnusolu ve değerlendirilmesi gereken temel ölçütü budur. Dolayısıyla böylesi bir pencereden bakılınca, seçimin mağlubu iktidar partisidir ve kendisini ortaya koyarak seçimi gereksiz yere bir genel seçime dönüştüren lideridir.

Partiler açısından konuya yaklaşıldığında, ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) seçimden başarıyla çıktığı görülmektedir. Kampanyasında seçmenin ekonomik sorunlarını öne çıkaran ve seçim sürecini mümkün olduğunca 'yerel seçim' kimliğini öne çıkararak yürütmeye çalışan muhalefet; barışçı bir dil kullanarak ve bu stratejiye uygun adaylarla seçmenin karşısına çıkarak, önemli bir başarı elde etmiştir. Önümüzdeki dönemde, ülkenin en dinamik ve ekonomik açıdan en önemli büyük kentlerinin, aktif nüfusunun da neredeyse yarısının CHP'li belediyelerce yönetilecek olması, çok önemli bir gelişmedir.

Ekonomik ilişkilerin öne çıktığı ülkenin büyük kentlerinde ve kıyılarda, muhalefetin söylemi etkili olurken, iktidar bloğunun öne çıkardığı beka söyleminin de Orta Anadolu'da ve Karadeniz'de etkili olduğu görülmektedir. Bu söylemin, iktidar bloğunun büyük ortağı Adalet ve Kalkınma Partisi'nden (AKP) çok, küçük ortağı Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) işine yaradığı görülmektedir. MHP, her ne kadar Adana, Mersin gibi büyük kentleri CHP'ye kaybetmiş olsa da, özellikle ayrı adaylarla girdikleri illerde AKP'den birçok belediyeyi almıştır. Böylece MHP'nin eli güçlenmiş ve blok içindeki ideolojik ağırlığı artmıştır.

31 Mart seçimini tarihsel açıdan irdeleyip değerlendirirsek; seçimin ana karakteristiğini, demokrasinin kazanması 'tek adamlık' anlayışının kaybetmesi olarak tanımlayabiliriz. Bizce seçimin özü ve özeti budur.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Son dönemde yurt dışında yatırım yapan Türk iş insanlarının en çok tercih adreslerden biri de Amerika Birleşik Devletleri. Sunduğu yatırım olanakları ile EB-5 yatırımc...

Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu’nda konuşan Dışişleri Eski Bakan Yardımcısı Büyükelçi Naci Koru, bazı dış politika konularındaki görüşlerini paylaştı. Koru, göçmen akının...

Beş aylık bütçe açığı 66,5 milyar liraya ulaştı, işsizlik yüzde 14.1 arttı. Gençlerin yüzde 25,2'si işsiz. GÖZLEM konuyu masaya yatırdı...

Nisan ayından itibaren açıklanan enflasyon rakamları, pek çok uzmana göre "örneği görülmemiş, standart dışı sapmalar" gösteriyor. Gıdada ve imalat sanayi kalemlerinde ...

İşte, Türkiye'nin siyasi, sosyal ve ekonomik hayatını da etkileyecek olan Pazar günkü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi ile ilgili bu iki soruya uzmanları...

İç talebi canlandırmaya dönük adımlar hızlanıyor. KOBİ'lere 25 milyar TL'lik yeni destek paketinin duyurulmasının ardından BDDK, bazı sektörlerde kredi kartında taksit...

Yüksek Seçim Kurulu (YSK)'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesine ilişkin kararının ardından İstanbul'daki 10 milyon 560 bin 963 seçmen 23 ...

Yazarlar
Website Security Test