Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Avrupa Parlamentosu'ndan ''aynı'' terane; ''AB katılım müzakerelerini askıya alsın''

15.3.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Avrupa Parlamentosu (AP), ''Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki katılım müzakerelerinin askıya alınması'' önerisinde bulunan kararı Strasbourg'daki genel kurul oturumunda oy çoğunluğuyla kabul etti.

Avrupa Parlamentosu (AP), "Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki katılım müzakerelerinin askıya alınması" önerisinde bulunan kararı Strasbourg'daki genel kurul oturumunda oy çoğunluğuyla kabul etti. Oylamaya katılan 622 parlamenterden 370'i evet, 109'u ise hayır oy kullandı. 143 parlamenter çekimser kaldı. Rapor, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki katılım müzakerelerinin askıya alınmasını içeriyor. Böylelikle Avrupa Parlamentosu, ilk kez, üyelik sürecindeki bir aday ülkeyle müzakerelerin askıya alınmasını önerdi.

Oturumda konuşan Türkiye Raportörü Kati Piri, "Ankara ile ilişkilerde tüm kırmızı çizgilerin aşıldığını" söyledi ve "müzakere sürecinin askıya alınması" çağrısında bulundu. Avrupa Birliği Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu üyesi Johannes Hahn ise "mevcut durumda yeni müzakere başlığı açılmasının mümkün olmadığını" belirtti.

Konuşmaların ardından Genel Kurul'da yapılan oylamada AB ile Türkiye arasındaki katılım müzakerelerinin askıya alınmasına ilişkin rapor oy çokluğuyla kabul edildi. Raporda, Türkiye ile ilişkilerin "etkin bir ortaklık kapsamında yeniden tanımlanması" da istendi.

Raporda, "Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin ise insan hakları ve temel haklara saygı koşuluna bağlanmasını" talep edildi. Müzakereleri askıya alma, sadece Avrupa Birliği Konseyi'nin yetkisinde olduğu için Avrupa Parlamentosu'nun kabul ettiği raporun bağlayıcı niteliği bulunmuyor.

Karara Türkiye'den sert tepkiler geldi. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, raporun "Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini baltalama teşebbüsü" olduğunu belirtti. Kalın, "tek taraflı ve objektiflikten uzak bu karar, bizim açımızdan yok hükmündedir" dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye kararına tepki göstererek, "Bu itibarsız karar, AP'nin artık aşırı sağın ideolojik güdümüne girdiğinin ilan edilmesidir" dedi.

Dışişleri Bakanlığı kararla ilgili yaptığı açıklamada, "Söz konusu kararın hiçbir anlam ifade etmediğini" vurguladı ve "Avrupa Parlamentosu'nun tutumunun tek taraflı ve objektiflikten uzak olduğunu" kaydetti. Açıklamada, "Avrupa Parlamentosu'ndan vize serbestisi ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gibi hedeflerde yapıcı rol üstlenmesinin beklendiğini" aktarıldı.

 

“TÜRKİYE HER ZAMAN HAKLI OLAMAZ”

Uluç Özülker(Emekli Büyükelçi)-Konsey, Komisyon ve Avrupa Parlamentosu müzakereleri birbirlerine danışarak birlikte götürürler. Müzakerelerde karşınızda Konsey’i görürsünüz ama onlar kendi içlerinde danışarak sizin önünüze bir tutumla gelirler ki son aşamada bir sürprizle karşılaşılmasın. Dolayısıyla Avrupa Parlamentosu’nu küçümseme söylemleri üyelik süreci içindeki bir ülke için geçerli değil. Bu söylemler sonuç getirici veya anlam taşıyıcı bir nitelik taşımıyor. Sorunun temeli Türkiye ile ilgili olarak çok ciddi tenkitlerde bulunulmuş olması. Bu kararın tasarı halindeyken çok daha ağır olduğunu unutmayalım. Avrupa Parlamentosu Kasım ayında yenilecek. Ancak bu seçimden sonra Avrupa Parlamentosu’nun tutum değiştireceğini ihtimal vermek çok mümkün değil. Burada 3 büyük sorun var.

  • Müzakereleri başlatabilmek için önce Avrupa Konseyi’ndeki gözetimden çıkmamız gerekiyor. Avrupa Konseyi, demokrasi ve insan hakları konusundaki temel organdır. Bizde buraya üyeyiz ve gözetim altındayız. Gözetim altındaki bir ülkenin Avrupa Birliği ile müzakere yapabilme ihtimali yoktur.
  • Her şeyden önce tespit edilmesi gereken Avrupa Konseyi olsun Avrupa Parlamentosu olsun Türkiye’deki birtakım oluşumlar konusunda şikayetçiler ve bu konudaki görüşlerini sert, yumuşak farklı biçimlerde ancak son zamanlarda artan biçimde dile getiriyorlar. Genel anlamda baktığınız zaman Türkiye’de birtakım sıkıntılar olduğunu görmemiz gerekiyor. Biz bunu kendi yönümüzden terörle mücadelenin bir gereği olarak izah ediyoruz ama dışardan bakıldığında bu şekilde görülmüyor.
  • Avrupa Birliği, Türkiye ile ilişkilerini bitirmek niyetinde değildir. Çünkü Türkiye önemli, büyük bir ülke. Ama bunun yanında tam üyelik müzakeresini yürütmeye çalışan bir ülke olarak Kopenhag Kriterleri’ne hangi ölçüde uyum sağladığı konusunda denetim yapma hakkını da kendinde görmektedir. Çünkü tabi olacaksanız karşı tarafa uyum sağlamak gerekmektedir.

“Niçin bu etraftan bu kadar şikayet gelmeye başladı ve bu sonuçlara layık mıyız”ı ayrıntılı şekilde masaya yatırıp görüşmek zamanı gelmiştir. Herkes Türkiye’ye düşman ve Türkiye her zaman haklı olamaz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı, uzmanlara sordu. İşte görüşleri...

GÖZLEM Yayın Kurulu'nun konuğu olan Halaçoğlu ''Bir ülkede hukuku çökertirseniz, devleti çökertirsiniz'' dedi.

ABD - Çin arasındaki ticaret anlaşmasına yönelik endişelerin devam etmesi ve ABD ile İran arasında artan gerilim dünyayı da geriyor. Çin ile karşılıklı vergi artışı ge...

Türkiye ile beraber dünyanın da yakından takip ettiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi, iş adamlarının korkutulduğu, yazarların ve sanatçıların fişlendiğ...

GÖZLEM, ''hayat pahalılığının önlenememesinin sebeplerini ve ne yapılması gerektiğimi'' uzmanlara sordu, işte ''karamsar'' cevapları...

Tarımda Milli Birlik Projesi'nin üst yapısını, ''yüzde 50'si yerli ve yabancı özel sermayeye ait'' Semerat Holding yönetecek. Bu tabloya, sektörün tüm paydaşlarından t...

İstanbul halkı, YSK’nın aldığı ve ''haklı sebepten yoksun olduğu'' hukukçuların çoğunluğunca kabul edilen bir karar ile 23 Haziran’da Büyükşehir Belediye Başkanlığı se...

Yazarlar
Website Security Test