Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Zeytinde maliyetler üç kat arttı, üretim ve fiyat yarı yarıya düştü

1.3.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Tütünümüz bitirildi, pamuğu ithal eder olduk, sıra zeytinde mi? Gübre, ilaç, mazot ve işçilik maliyetlerindeki ciddi artış, üretimdeki düşüş ile birleşince zeytin ve zeytinyağı sektörünün tüm paydaşları sıkıntıya düşmüş durumda. Gözlem ''Zeytinde ne oluyor'' sorusunu uzmanlara sordu...

ENGİN TATLIBAL

Türkiye, 60 milyonun üzerindeki ağaç varlığı ile önemli bir zeytin ülkesi. Bu varlığın büyük bölümü de Ege Bölgesi'nde yer alıyor. Ülkenin tüm zeytin ağaçlarının dörtte birinin bulunduğu ve en büyük sofralık zeytin üreticisi olan Akhisar'dan zeytinyağında lezzet konusunda dünya çapında iddia sahibi Ayvalık'a, yüksek yağ oranına sahip Memecik zeytini ile ünlü Söke-Milas bölgesinden sele ve salamurada marka haline gelmiş Gemlik'e kadar Türkiye'nin zeytin ve zeytinyağı üretimi, hem miktarıyla ve hem de kalitesiyle dünya liginin üst sıralarını zorluyordu.

"Zorluyordu" diyoruz; zira Eylül ayında başlayan hasat sezonunun üzerinden geçen beş aya bakıldığında zeytinde hem verim hem de maliyet olarak en kötü sezonlardan biri yaşanıyor. 2018 içinde ekonomide yaşanan küçülme, kur dalgalanmaları ve belirli oranda iklim şartlarının da etkisiyle hem tarımsal üretim, hem sanayi ve hem de pazarlama ve ihracat anlamında zeytin ve zeytinyağı sektörü zor günler geçiriyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış, saydığımız diğer unsurlarla birleşince zeytin çiftçisinin gübre ve zirai ilaç gibi harcamaları üç ile dört kat arttı.

Öte yandan geçtiğimiz ay gündeme gelen "Türkiye, Suriye'nin Afrin bölgesinden zeytin ithal ediyor" iddiası ise piyasayı psikolojik olarak vurdu. Hem Ayvalık'ta, hem Akhisar'da ve hem de Milas’ta görüştüğümüz zeytin üreticileri ve sanayicileri, bakanlığın “İç piyasaya sürmeyeceğiz” açıklamasına rağmen Afrin zeytini söylemlerinin spekülatif olarak piyasayı etkilediği görüşünde.

İhracat kanadı ise sofralık zeytin ile teselli bulmuşa benziyor. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği'nin Ocak ayı sonunda açıkladığı rakamlara göre 2018-2019 sezonunun ilk çeyreğinde sofralık zeytin ihracatı yüzde 23'lük artışla 41 milyon 564 dolara ulaştı. İhracatta yeşil sofralık zeytinin yüzde 85, siyah sofralık zeytinin ise yüzde 11 artış gösterdiği ifade edilen açıklamada, bunda Venezuela, İtalya ve Yunanistan'a yapılan satışların etkili olduğu ifade edildi. Uzmanlar, yeni pazarlara açılmanın büyük önem arz ettiği ihracatta mevcut portföy ile daha fazla ilerlemenin mümkün olamayacağı görüşünde birleşiyor.

Şu ana kadar Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan zeytin üreticisinin yaşadığı sıkıntılar ve buna yönelik alınabilecek önlemlere ilişkin kapsamlı bir açıklama gelmiş değil. Ancak zaman geçtikçe “Geç gelen çözüm, çözüm değildir” gerçekliğinin yaşanmasından endişe ediliyor.

 

"TÜRKİYE ZEYTİNDE DÜNYA İKİNCİSİ OLABİLİR"

Davut Er (TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı) -Bu dönemde üretici ve ihracatçı birbirinin tamamlayıcısı durumunda ve çiftçi zor durumda. Özellikle benim bulunduğum Aydın havzası civarında ürün az oldu. Az olmasına rağmen yine de kalitesiz ürün yetişti ve bu da çiftçinin masraflarını karşılamadı. Budama, gençleştirme, sulama, gübreleme mutlaka yapılması gereken konular. Ancak maliyetler üreticiyi zorluyor.

İspanya’nın 330 milyon ağacı var ve bu sene zeytinyağında 1 milyon tonu geçmeleri bekleniyor. Bizim ülkemizde 180 milyon ağacımız var ama 150 ila 200 bin ton ihracat öngörüyoruz. İspanya'nın yarısından fazla ağaç varlığımız var ancak üretimimiz 10'da 1'i konumunda. Bu noktada çiftçinin sesini duyurması gereken kurumlar tarım birlikleri ve ziraat odalarıdır.

Avrupa'da çiftçiye verilen destek, Türkiye'ye göre çok daha fazla. Dünya raflarında marka olabilmek için zeytin ve zeytinyağcıyı sürekli ve kaliteli üretimle desteklememiz gerekir. Kaliteli ürününüz yoksa dünya marka zincirlerinin raflarında kalmanız pek mümkün görünmüyor. Eğer bu sağlanırsa, zeytin ve zeytinyağı için önümüzdeki dönemlerde Türkiye, dünya genelinde üretimde ikinci sıraya oturacak ve dünya piyasalarında söz sahibi olacak. Bizim hedeflerimiz arasında gelecek dönemler için en az 600 bin ton zeytinyağı, 1 milyon 200 bin ton sofralık zeytin var.

 

“TÜM MALİYETLER 3 İLA 4 KAT ARTTI”

Z. Halit Şerifoğlu (Zeytin Üreticisi ve Sanayicisi) -Bu yıl zeytin sezonu ne yazık ki üreticinin de sanayicinin de istediği şekilde gitmiyor. Gübre, ilaç ve işçilik gibi maliyetler oldukça yüksek seyrediyor. Söz konusu maliyetler geçtiğimiz seneye göre üçe hatta dörde katlanmış durumda. Ancak ürün ise geçtiğimiz sezonun ancak yarısı kadar. Kimse ne yapacağını bilemiyor ve sektör de sesini duyuramıyor. Geçtiğimiz sene 90 liraya aldığımız ilacı bu yıl 180 ile 190 liradan almak durumunda kalıyoruz. Benzer şekilde azot ve fosfor gübrelerini 185 liradan almaktayız. Geçtiğimiz yıl bu gübreleri aşağı yukarı yarı fiyatıyla alıyorduk. Yine geçtiğimiz sene 80 lira olan aralama işçiliği de 120 liralık bir maliyete yükselmiş durumda. Durum buyken, geçen yıl 12 lira olan kuyudan zeytin, bu sene 4 ila 5 lira gibi komik rakamlara düştü. Alıcı bulamıyoruz; tabir-i caiz ise ne arayan var, ne soran. Yaşanan olumsuzluklar fiyatlara artış şeklinde yansır şeklinde bir beklenti vardı, ancak bu da gerçekleşmiş değil. Bizim zeytinyağı fabrikamız da var; yani hem 10 bin ağaç ile üretici hem de sanayiciyiz. Bu hafta gelen 5 bin tonluk bir İtalyan gemisine ürün vermeye çalışıyoruz. Bu gemi gelmeden önce piyasada yaprak kımıldamıyordu, öyle görünüyor ki gemi gittikten sonra piyasa da hemen eski haline dönecek. Büyük bir belirsizlik söz konusu. Akhisar bölgesinde 14 milyonun üzerinde ağaç varlığımız var, Akhisar'da tütünün gerilemesinin ardından tarımın temelinde zeytin yatıyor. Durum böyle olunca büyük bir mağduriyet ortaya çıkmış oldu.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türkiye’de kadına şiddet eylemleri, çoğunlukla cinayetle sonuçlanıyor ve giderek artıyor. Erkek şiddeti durmuyor, durdurulamıyor. Savcılar “koruma kararları” almıyor. ...

“Esrarengiz” bir iddianın, iki gazeteci - Saray - Muharrem İnce - CHP Genel Merkezi arasında kopardığı fırtına ana muhalefeti sarstı ve... “Kumpas” ortada “sahipsiz” ...

Türkiye’de para piyasalarının gözü kulağı hep dışarı. En ufak bir haber döviz kurunu yukarı taşıyor. Döviz, gün içerisinde, hatta saatler içinde ciddi oranda artışlar ...

Afetler ülkesinde “koordinasyon noksanlığı” yıllardır sürüyor, Afetlerle “birçok” bakanlık, kurum ve kuruluş” ilgili, ama her büyük afette kaos yaşanıyor. “Çareyi” uzm...

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Biz 4 milyona yakın Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaparken yaklaşık 3 milyona yakın Suriyeliye de Suriye tarafında yardım ed...

Türkiye İş Alemi'nin en büyük iki örgütü TÜSİAD ve MÜSİAD yeni vergi düzenlemesine itiraz eden açıklama yaptılar. İşverenler gibi işçi sendikaları (TÜRK-İŞ / HAK-İŞ / ...

Sakarya'da "Vali'nin otomobili" haberi yüzünden soruşturma açılan ve "işinden kovulan" Gazeteci ile Gaziantep'te "cami inşaatında çöken iskelenin altında kalarak ölen ...

Yazarlar
Website Security Test