Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Aziz Kocaoğlu, İzmir’i ve İzmirliyi yalnız bırakmadı; ''Yarışta ben de varım'' dedi

18.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

CHP'nin İzmir Büyükşehir Belediye başkan adayı ile ilçe belediye başkan adaylarının belirlenmesi beklenen Çarşamba günkü Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi (PM) toplantısından karar çıkmadı.

Toplantı öncesinde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşen İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Aziz Kocaoğlu, “aday adayı” olduğunu açıkladı. Kocaoğlu’nun bu “beklenmeyen” hamlesi, hem Ankara’da, hem İzmir’de dengeleri değiştirdi ve “kartlar yeniden karılmaya” başlandı.

Kocaoğlu’nun kararı, İzmir’de “muhalifleri hariç”, İzmirliler tarafından olumlu karşılandı ve memnuniyet yarattı.

Gaziemir’deki “Aktepe – Emrez 20 bin kişilik büyük dönüşüm projenin tanıtımı sırasında” bu tabloyu destekleyen görüntüler yaşandı.

 

KOCAOĞLU; “İZMİR İÇİN…”

Kocaoğlu burada yaptığı konuşmada “2 gün önce bir karar verdim ve aday adayı olarak müracaat ettim. Kim aday olursa olsun, bana bu ulvi görevi veren partim ve İzmirliler için çalışmak istiyorum. Başka bir amacım olmadığını namusum üzerine buradan taahhüt ediyorum. 150 yıllık İzmir belediye tarihinde 15 sene başkanlık yaptım. Bu onur bize nasip oldu. ‘Biz bırakalım, bir arkadaşımız bu bayrağı alsın, ileriye götürsün’ demiştik. Ama gelişmeler, yaşadığım olaylar, tekrar aday adayı olma kararı vermeme neden oldu. 15 yıldır hemşerilerim için çalışıyorum. İzmir farklı bir şehirdir. Bu kentte inancına, mezhebine, etnik kökenine saygılı 4 milyon 350 bin hemşerimizle huzur içerisinde yaşıyoruz. Kumpaslara karşı birlikte direndik. Eğer aday gösterilirsem, geceli gündüzlü hemşerilerim için çalışmaya devam edeceğim. İzmir’i beraber kalkındırmaya devam edeceğiz” dedi.

Kocaoğlu, 1 Ekim'de düzenlediği basın toplantısı ile 31 Mart'ta yapılacak olan yerel seçimlerde yeniden aday olmayacağını açıklamıştı. Aday olmama gerekçelerini de paylaşan Kocaoğlu, bu açıklamasının ardından ilçelerde veda turlarına çıktı. İlçe ziyaretlerinde “Yeniden aday ol” çağrılarına yanıt vermeyen Kocaoğlu, “ilçelerdeki veda ziyaretlerini” sürdürdü.

Kocaoğlu, MYK ve PM toplantıları öncesinde Kılıçdaroğlu ile görüştükten sonra yaptığı açıklamada, "Hatırlanacağı gibi, 1 Ekim tarihinde aday olmama kararımı kamuoyu ile paylaşmıştım. Bu açıklamayı seçimlerden 6 ay önce yapmamın en temel gerekçesi, CHP’nin önünü açmaktı. Benim yerime aday gösterilecek arkadaşımızın bir an önce belirlenerek seçimlere kadar kentin her köşesine ulaşması, kendisini tanıtması ve projelerini anlatması gerektiğini düşünmüştüm. 6 ay, bu iş için ideal bir süreydi. Aradan geçen 3,5 aylık süreye rağmen adayın henüz belirlenememesi, takvim geciktikçe ortaya çıkan tablonun CHP’ye ve kentimize zarar verecek düzeye gelmesi, devletin tüm olanaklarıyla seçime hazırlanan iktidar partisinin 'bakanlık' yapmış İzmir adayını 27 Kasım'da açıklayıp çoktan yola koyulması ve bu tabloyla İzmir'de güç kaybı yaşayabileceğimiz gerçeği, beni ve partimize gönül vermiş milyonları endişeye düşürmektedir. Sayın Genel Başkanımızla yaptığım ve gayet olumlu geçen görüşmede, bu kaygılarımı açıkça ifade ettim. Her zaman söylediğim gibi, önce devletim ve milletim, sonra partim için çalıştım. Hiçbir zaman gizli ajandam olmadı. Hiçbir zaman kişisel menfaat ve ikbal peşinde koşmadım. CHP'nin iktidarını sürdürdüğü en büyük kent olan İzmir'de ortaya çıkan bu tablonun, adaylığımla ilgili tarihi bir sorumluluk yüklediğini ve bundan kaçmayacağımı Sayın Genel Başkanımızla paylaştım.” dedi.

Kulislerde, Kocaoğlu’nun bu kararı almasında, adaylık için isimleri ön plana çıkan Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tuncay Özkan'ın ve özellikle Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’in adaylıklarının ağır basmasının rol oynadığı” konuşuluyor. Kocaoğlu'na yakın isimler, “Soyer ve Özkan’ın Kocaoğlu’nun kırmızı çizgileri olduğunu ve bunu Genel Başkan’a ilettiğinin” altını çiziyorlar.

Kocaoğlu'nun genel seçimlerde İzmir milletvekili adaylığına da karşı çıktığı Tuncay Özkan'la yıldızının barışmadığı da biliniyor.

 

CHP’DEN KOCAOĞLU AÇIKLAMASI

Parti Meclisi toplantısının ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, CHP Genel Merkezi'nde bir basın toplantısı düzenledi. Torun, gazetecilerin CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun sürpriz adaylık çıkışı ile ilgili sorularını yanıtladı.

Kocaoğlu'nun açıklamalarıyla ilgili "Sayın Aziz Kocaoğlu tekrar aday adayı olmaya karar verdiğini ifade etti. Yetkili kurullarımız değerlendirecektir ve önümüzdeki süreçte de gerekli açıklama yapılacaktır." ifadelerini kullandı.

 

SOYER’DEN AÇIKLAMA

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, Aziz Kocaoğlu'nun yeniden adaylık için yeşil ışık yakmasına, "Benim için değişen bir şey yok" sözleriyle yanıt verdi. Adaylık konusunda açıklama yapmanın Kocaoğlu'nun en doğal ve yasal hakkı olduğunu belirten Soyer, yapılan hamleyi eleştirmenin mümkün olmadığını belirtti. Soyer, "Kendi kişisel tercihi, hakkı. Aday olmak yasal hakkı. " dedi. Soyer, kararın Kocaoğlu'nun en yakınlarına bile sürpriz olduğunu söyledi.KUTU..

CHP’de adayları belli olan İzmir ilçeleri:

Aliağa’da Özcan Durmaz

Kemalpaşa’da Rıdvan Karakayalı

Kınık'ta Ahmet Özkan

Ödemiş'te Cumhur Şener

 

EROL YARAŞ, GÖZLEM İÇİN YAZDI…

Kocaoğlu haklı mı?

 

“Haklı mı, değil mi” bu sorunun cevabını bu yazıda ben vermeyeceğim. Yazının sonunda siz kendiniz karar vereceksiniz.

Yaşanan olaylara çok değişik açılardan bakabilirsiniz. Fakat doğru bir tanedir ve bunu değiştiremezsiniz. Önce bu sürece nasıl gelindi, bunu çok iyi incelemek gerek.

1 Ekim 2018 Aziz Bey’in “Ben Yokum” söyleminden sonra Kılıçdaroğlu ve Kocaoğlu (Çarşamba günkü hariç) arasında tek bir görüşme gerçekleşti.

CHP Genel Merkezi'nde 2018 Ekim ortalarında gerçekleşen görüşmede Aziz Bey, Kemal Kılıçdaroğlu’nun gözünün içine bakarak, tıpkı 1 Ekim'de yaptığı veda konuşmasındaki gibi “Genel Merkezimizin liyakati, adalet, hak, hukuk kavramlarını her şeyin üstünde tutarak, İzmirlinin mallarını gözü gibi koruyacak, İzmir’in parasını harcarken, kendi parasını harcarmış gibi düşünecek, İzmir’in hakkını savunurken gözünü daldan budaktan esirgemeyen bir ismi seçeceğinize inanıyorum.” dedikten sonra şu cümle ile konuşmayı sonlandırdı, “Tunç Soyer ve Tuncay Özkan kırmızı çizgimdir. Bu iki isimden biri olursa istifayı bile düşünürüm.’’

İkili arasında bu görüşmeden sonra selam göndermek dahil başka hiçbir temas olmadı. İzmir’e gelen, bu şehrin nabzını tutan genel merkez görevlileri şehirde tüm kesimlerle görüşme yaptılar, fakat her nedense Aziz Bey’in kapısını bile çalmadan Ankara’ya dönüp, raporlarını Kocaoğlu’nun görüşü olmadan Kılıçdaroğlu’na sundular.

 

Olaylar böyle gelişirken zamanda hızla akıp gitti.

Kocaoğlu geçen süreçte kendisine soru soran gazetecilere yukarıda yazdıklarıma benzer cümleler kurdu, tekrar vurgulamak için “15 bin kişinin yaşadığı yerden Büyükşehir adayı çıkmaz” diyerek Tunç Soyer’i istemediğini açıkça bir kez daha belli etti.

Herkes Kocaoğlu’nun ağzının içine bakarken Aralık ayının ortalarında Bayraklı’dan bir öfke sesi yükseldi ve adeta bir bomba patladı. Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, Büyükşehir Belediye Başkanlığı aday adaylığından çekildiğini açıkladı ve çok sert cümleler kurarak gerekçelerini sıraladı.

Karabağ, “İzmir’in başına rant çetelerinin desteklediği bir ismin getirmek istendiğini görüyoruz. İzmir’e sahip çıkın, yoksa İzmir’i parsel parsel satacaklar. Bir soyguncuyu İzmir’e getirmek istiyorlar.” diyerek İzmir’de oynanan oyunlara dikkat çekti.

 

Karabağ, ilk kez bu kadar açık, net bir şekilde bazı isimleri işaret ediyordu.

CHP Genel Merkezi aynı Aziz Kocaoğlu’nda yaptığı hatada olduğu gibi Hasan Karabağ’ı da Ankara’ya çağırarak “Başkan, sen ne demek istiyorsun? Kimdir rant çetelerinin adamı? İzmir’i parsel parsel satacak kişi kimdir veya kimlerdir?” diye sorma gereği hissetmedi. Pisliği halının altına süpürmek işlerine geldi.

Sorgulama ve araştırma yerine Kılıçdaroğlu ve saz arkadaşları üç maymunu oynamayı tercih etti. Duymadım, görmedim, bilmiyorum. Parti içinde bu kadar açık, net suçlamalar olacak ve parti üst yönetimi bunu sorgulamayacak. Bu gaflet değilse CHP’ye hıyanettir.

Bütün bunlar yaşanırken, İzmir’de benim gibi İzmir’i düşünen ve İzmir’in doğru ellere teslim edilmesi için çaba gösteren birkaç gazeteci önceki gün kıyametlerin kopmasına sebep olan isme önemli sorular yöneltti.

Hatta buradan benim sorduğum bazı soruları anımsatmak isterim. Belki bu sefer cevapları gelir.

28 Kasım 2018’de yazdığım, “ÇANAK SORULAR ve TUNÇ SOYER ” başlığını taşıyan yazımda Soyer’e yönelttiğim 11 soruyu burada teker teker yazmayacağım fakat bazılarını hafızalar tazelensin diye tekrarlayacağım.

 

Soru 1:Neden, yurt dışına 178 kere çıkma gereği hissettiniz?

Soru 2:Seferihisar’ın en güzel sahil arsalarını, koylarını ve tesislerini neden sattınız?

Soru 3:Satıştan elde ettiğiniz 100 milyonları geçen bu paraları nerelere harcadınız?

Soru 4:Bu satılan mallardan gelen paralarla Seferihisar’a kaç kalıcı eser bıraktınız?

Soru 5:Seferihisar Belediyesi’nin ne kadar borcu vardır?

Soru 6:Bu kadar mal satan ve gelir elde eden belediye, zaman zaman belediye çalışanlarının maaşlarını neden ödeyemiyor?

Sorularım bu şekilde devam ediyordu. Benim ve birçok kişinin merak ettiği bu ve buna benzer sorulara hiçbir zaman Soyer tarafından bir cevap gelmedi.

Yukarıda sıralamaya çalıştığım gerekçeler Çarşamba günü yaşanan olayların fitiliydi.

Halk TV’de eski bir CHP milletvekilinin 21.10 itibariyle “Tunç Soyer CHP’nin İzmir adayıdır” ilanıyla fitil ateşlendi. Kendisine sorulmadan, danışılmadan kesin karşı olduğu bir ismin açıklanmak üzere olduğunu anlayan Aziz Kocaoğlu apar topar, davetsiz Ankara’ya gitti. Bunun ardından yaşanılanları 2 gündür çok iyi takip ediyorsunuz.

Bu yazıyı okuyan herkes olayları yaşananları yazılan ve yazılamayanları kendi vicdan süzgecinden geçirip, duygularından arınarak cevap versin:

 

KOCAOĞLU HAKLI MI?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Enflasyon iki ay sonra yeniden çift haneye çıktı. 9 ay boyunca küçülen ekonomi, bu yılın 3. çeyreğinde yüzde 0.9 büyüdü. İşsizlikteki artış ise sürüyor. Hayat pahalılı...

Ülkenin her tarafından “erkekler tarafından hunharca işlenmiş kadın cinayetleri” haberleri geliyor. Savcılar, kadınların “korunma taleplerini” savsaklıyor, hakimler “e...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson, zirve kapsamında bir ar...

Türkiye’de kadına şiddet eylemleri, çoğunlukla cinayetle sonuçlanıyor ve giderek artıyor. Erkek şiddeti durmuyor, durdurulamıyor. Savcılar “koruma kararları” almıyor. ...

“Esrarengiz” bir iddianın, iki gazeteci - Saray - Muharrem İnce - CHP Genel Merkezi arasında kopardığı fırtına ana muhalefeti sarstı ve... “Kumpas” ortada “sahipsiz” ...

Türkiye’de para piyasalarının gözü kulağı hep dışarı. En ufak bir haber döviz kurunu yukarı taşıyor. Döviz, gün içerisinde, hatta saatler içinde ciddi oranda artışlar ...

Afetler ülkesinde “koordinasyon noksanlığı” yıllardır sürüyor, Afetlerle “birçok” bakanlık, kurum ve kuruluş” ilgili, ama her büyük afette kaos yaşanıyor. “Çareyi” uzm...

Yazarlar
Website Security Test