Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kulüpler ve Futbol borç batağından kurtarılıyor

11.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

''Borçların yeniden yapılandırılması'' ile atılacak ilk adımı, ''Kulüpler Yasası’nın çıkarılması'' adımının tamamlaması gerekiyor. GÖZLEM, konuyu masaya yatırdı. İşte uzman görüşleri…

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ile Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) birlikte hazırladığı, “kulüplerinin borçlarının yeniden yapılandırılması” projesi kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Muhalefetin ve muhalefeti destekleyen basının Kamuoyuna “Kulüpler kurtarılıyor, çiftçinin hakkı olan kredi ve paralar ile kulüplerin borçları siliniyor” olarak yansıttığı düzenlemede ne “kurtarma” ne de “borç silme” bulunuyor. Sadece “borçların yeniden yapılandırılması” ve “kulüp harcamalarına denetleme getirilmesi” planlanıyor. “Mevcut borçlarla kulüplerin daha fazla yönetilemeyeceğini” ifade eden futbolun mali uzmanları, düzenlemeyi “kulüplere neşter vurma” olarak görüyor.

TBB Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın ile TFF Başkanı Yıldırım Demirören’in ortak açıklamalarına göre iddia edildiği gibi banka borçları Ziraat Bankası'nda toplanmayacak. Her kulübün borcu, krediyi aldığı banka bünyesinde çözüme kavuşturulacak. Yine piyasa normlarının dışında fiyatlama yapılması söz konusu olmayacak. Yani faiz oranlarında kulüplere özel indirim yapılmayacak. Ne olacak? “Ödemesiz” 4 yıllık bir dönemden sonra, kulüp borçları “sabit faizler” ile taksitlendirilecek ve “vade” 10 yıla yayılacak.

Aydın, televizyon programında, futbol kulüplerinin 15 finans kuruluşuna borcu bulunduğunu belirtti. Yeniden yapılandırmayla kulüplere para vermeyeceklerini kaydeden Aydın, şu bilgileri verdi: “Futbol kulüpleri bankaların uzun süredir çalıştığı müşterileridir. Diğer şirketlere hayatta kalabilmeleri için yaptığımız şeyi, futbol ekonomisi için de yapıyoruz, yapmaya çalışacağız. Kredi riskini bir yere taşımayacağız, refinansman yok. Kimse bunu çok görmesin. Kulüplere verilen hiçbir kredinin silinmesi söz konusu değil. Diyelim ki bir kulüpte dört banka var. Dört banka sisteme katılacak, teminatlar bölüşülecek ve bunlar vadeye bağlanacak. Son 6 aydır Türkiye'de yoğun biçimde kur riski, faiz riski, yerel olarak ekonomide bir daralma, küresel anlamda bir daralma olduğundan biz firmaları yeniden yapılandırıyoruz. Onlara ab-ı hayat, hayat suyu veriyoruz. Yeniden yapılandırma çerçevesi bu. Türkiye'de faaliyet gösteren bütün finansal kurumlar buna taraftır. Kur riskine, faiz riskine maruz kalan ama işlerini iyi yapan geçici ödeme sıkıntısı çeken ama ona destek verildiğinde, hayatta kalabilecek firmaları yeniden yapılandırıyoruz. Futbol endüstrisini de böyle yapılandırıyoruz. Firmalara yaptığımız işi futbol endüstrisine, ekonomisine de yapıyoruz. Şu an kulüplerimizin sürdürülebilir kredibilitesi kalmadı. Kulüpler acı bir reçeteyle karşı karşıya kalacaklar. Verilen bütçe miktarıyla transfer yapabilecekler. Genel bütçelerine göre hareket etmek zorunda kalacaklar. Sadece Futbol A.Ş değil, derneklerle beraber bütün bilançoların borç yapılandırılmasını konuşuyoruz. Ortada olmayan bir paranın kulüplere aktarılmasını değil. Kulüplere nefes aldırabilecek bir proje bu. 10 senede borçlanma bin beş yüz misli artmış. Eğer önlem alınamaz ise sürdürülebilirliği sıkıntılı hâle geliyor. Biz bununla oturup da bir bütçe çalışma yapıyoruz."

 

Yapılandırma en çok Beşiktaş'a yarayacak

Haber Türk’ten Rahim Ak’ın haberine göre, dört büyük kulübün (Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor) bankalara borcu 3.5 milyar lira. Tüm kulüplerin bankalara borçlarının toplamı ise 11 milyar lirayı buluyor. Eğer borç yapılanmasında faiz düşürülürse finansal borcu 2 milyar lirayı aşan Fenerbahçe kârlı çıkar. Yüksek faizli faktoring borçları ise faktoring şirketleri yapılandırma yapamayacağı için bankaların bünyesine alınmak zorunda. 4 büyük kulübün 813 milyon liralık faktoring borcunun 502 milyon lirası Beşiktaş'ın. Bu kulübün yıllık yüzde 40'ı bulan faktoring borcunun faizi inecek, vadesi uzayacak.

 

Kulüplerin şu andaki en büyük problemi faiz ve kur farkı giderleri. Çünkü borçlarının bir bölümü bankalarda, bir bölümü ise faktoring şirketlerinde. Özellikle faktoring şirketlerindeki borçlar yıllık yüzde 30-40 faizle sürüyor. Tabii borç böylece çığ gibi büyüyor. Banka borçlarında faiz de Türk Lirası'nda yüzde 32'ye dolar ve Euro'da yüzde 10.5'e ulaşıyor. Futbolculara Euro bazında ödeme yapan ancak gelirleri Türk Lirası olan kulüpler kur yükseldiğinde ciddi zararlar yazıyor. Örneğin sadece ağustos-eylül arasında Fenerbahçe'nin finansman giderleri 565 milyon liraya ulaştı. Bu tutar neredeyse kulübün yıllık hasılatına (593 milyon lira) eşit. Kulüplerin Borsa İstanbul'a bildirdikleri bilanço dipnotlarında en yüksek Türk Lirası faizi, yüzde 32.5 ile Galatasaray'ın ödediği, en yüksek döviz faizinin ise yüzde 10.5 ile Fenerbahçe'nin cebinden çıktığı görülüyor.

 

Faiz inerse Kanarya'ya yarar

Borsa İstanbul'daki bilançolarına göre 4 büyüklerin borçlarının toplamı 7.4 milyar lira. En yüksek borç 2.7 milyar lira ile Fenerbahçe'de. Beşiktaş'ın 1.8 ve Galatasaray'ın ise 1.6, Trabzon'un 1.2 milyar lira borcu bulunuyor.  Banka ve diğer finans kuruluşlarına borçlar ise 4.5 milyar lira. Bu konuda ipi 2 milyar lira ile Fenerbahçe göğüslüyor. Eğer yapılandırmada faiz indirimi sağlanırsa bu gelişmeden büyük yararı Fenerbahçe sağlayacak. Öyle ki kulübün 1 yıllık faiz ve kur farkı gideri de 337 milyon lira ile tüm gelirlerini silip süpürüyor. Beşiktaş yıllık 224, Galatasaray ise 159 milyon lirasını faize ve kur farkına veriyor. Bu giderler olmasa kulüplerin mevcut gelirleri ile ayakta durması hatta gelişmesi sağlanacak.

 

 

 

“ÖNEMLİ BİR ADIM ATILDI; SIRA KULÜPLER YASASINDA!”

Öcal Uluç (Gazeteci Yazar) –Kulüpleri, bu hâle sadece “benden sonra tufan” diyen başkan ve yönetimler mi getirdi? Bu “çarpık düzen” devam ederken, devlet nerde idi, siyaset nerde idi?..

Ortada ki, bugüne kadar “devletin denetim sorumluluğunu tam olarak yerine getirmemesinden, seyirci kalmasından, siyasetçilerin yani gelmiş geçmiş bütün iktidarların, yani ‘bugünün partilerinin de içinde olduğu’ hükümetlerin, koalisyonların, bütün Millet Meclislerinin ‘doğru dürüst bir Kulüpler Yasası çıkarmamasından’ doğan devlet / siyaset sorumluluğu borcu nihayet ödenmeye başlanıyor.

Yapılan çok basit; “Kulüplerin borçları, borç, affedilmiyor, sadece ‘makul faizlerle ve taksitlerle ödeyebilmelerinin kapısı’ açılıyor; bütün kulüplere “eşit şartlar” ile!..

Zaten, bugüne kadar “neredeyse her yıl yapılan, yapılmasa da uzatılan yeniden yapılandırma imkan ve fırsatlarından vergi borcundan, sigorta borcuna kadar benzer desteklerden yararlanmayan kurum, kuruluş, kişi, işyeri kaldı mı bu ülkede?

Şimdi, iş “Türk Sporuna hizmet eden” spor kulüplerine gelince, neden “kıyamet koparılıyor” acaba; hem de “çiftçinin parası, kulüplere veriliyor” polemikleri ile.

Seçim kapıda da ondan. Muhalefet, böyle bir konuyu, “provoke ederek”, köylü, çiftçi nezdinde “oy toplama gayretine düştü”; fırsat bu fırsat!

Yapılan planlamada, “çiftçi / köylü başta”, kimsenin payı paylaşılmıyor, kimsenin hakkı yenmiyor ve de “milletin / devletin bir kuruşu affedilmiyor”; dahası, “yeniden yapılandırma, sadece Ziraat Bankası’na yüklenmiyor, her kulübün borçlu olduğu banka kendi payına düşeni üzerine alıyor!..

Bu çalışmaya destek olunmalı, ardından, hem de hemen “asıl ve köklü tedbirin gerçekleştirilmesi” sağlanmalı; “Kulüpler Yasası”, Meclis’ten hemen çıkarılmalıdır!..

 

 

 

“DENETİM BAĞIMSIZ BİR KURUMA BIRAKILMALI”

Mustafa Günenç (Emekli Banka Genel Müdürü) –Kulüplerin bugüne kadar gelir gider dengelerini gözetmeyip bol keseden transfer harcamaları yapmaları, kendilerini mali açıdan zapt – ı rap altına alınmaları gerekli kılmaktadır. Bu konuda olumlu bir adım atılmıştır. Kişisel itirazım şuradadır: Yapılandırmada işin genel idaresi Futbol Federasyonu’na bırakılmamalıdır. Zira, kulüplerin bugüne kadar transferler dahil yaptıkları her türlü işlem Futbol Federasyonlarının gözü önünde yapılmıştır. Bunun en tecrübeli ismi de bugünün federasyon başkanı, dünün Beşiktaş başkanıdır.

Bu yapılandırmada herhangi bir faiz indirimi uygulanmadan vadeye yayılmalı ve bunun kontrolü federasyon ve kulüpler dışında BDDK türü bağımsız bir kuruma bırakılmalıdır. O kurumun da yetki ve sorumlulukları açıkça belirtilmelidir. Bu şekilde yapılmadığı takdirde işin hemen sulanacağı, sisteme dost ahbap ilişkilerinin hakim olacağı, Federasyonun da mali açıdan kulüplerin denetiminde “bugüne kadar yapılanı yapmaya başlayacağı” yeni / eski bir süreç başlamış olacak ve durum daha da kötüye gidecektir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türkler gidiyor, Suriyeliler, Afganlar, Iraklılar geliyor… Nitelikli insan ve sermaye göçü veriyoruz, her hangi bir niteliği ve sermayesi olmayan, TC bütçesinden büyük...

Yerel seçimlere şimdiden 'sahte seçmen' gölgesi düştü. Boş arazi, inşaat ve olmayan binalardan binlerce seçmen tespit edildi ve gerekli itirazlar yapıldı.

İdari olarak Eyüp Kaymakamlığı’na bağlı olan Fener Rum Patrikhanesi’nin, Ukrayna Kilisesi’ni “otosefal / bağımsız kilise” ilan etmesi tartışılıyor. Uzmanlar, tablonun,...

Türkiye ile ABD arasında Fırat’ın doğusu için çok çetin bir satranç oynanıyor. Türkiye uzun süredir bu bölgeye bir askeri harekat hazırlığını sürdürüyor.

CHP'nin İzmir Büyükşehir Belediye başkan adayı ile ilçe belediye başkan adaylarının belirlenmesi beklenen Çarşamba günkü Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi (...

2008 ile 2018 arasında Türkiye, tarihte eşine az rastlanır bir hızla sosyal, siyasal ve ekonomik değişime uğradı. Bu dönemi inceleyen araştırma şirketi Konda’nın rapor...

Çekilme sürecini uzatarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekatını engellemeye çalışan ABD, terör örgütü PKK/YPG’ye kalkan olmayı ve eğitim / silah desteğini de sürdürüyo...

Yazarlar
Website Security Test