Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Fırat’ın doğusuna ''kara harekatı'' an meselesi!

14.12.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Trump yönetimi, “istikrar” bahanesiyle Fırat'ın doğusunda 40 bin kişilik “PKK/ PYD / YPK yerel güvenlik gücü organize etme kararına 8000 militanın eğitimi ile başladı ve onları silahlandırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise “Türkiye’nin Güney sınırında Terörist koridoruna izin vermeyiz. Birkaç gün içinde Fırat’ın Doğusu’na harekat başlayacak” dedi. Gözlem, “Bölgede ne oluyor, kim ne yapacak” sorusunu uzmanlara sordu...

ENGİN TATLIBAL

 

Suriye’nin kuzeyini belirten Rojava bölgesinde yaşanan güç savaşı bitmek bilmiyor. Bu güç savaşı içinde Türkiye’nin konumu ve attğı adımlar ise pek çok uluslararası ilişkiler uzmanına göre çelişkilerle dolu. Türkiye, Rusya ile ortak hareket ederek hem bölgedeki çıkarlarını korumak, hem de uzun vadeli ekonomik işbirliğini pekiştirmek niyetinde; ancak Rusya’nın “Esad rejimi devam edecek” prensibi, Türkiye’nin en başından beri izlediği politika ile ters düşüyor. Rusya ile ilişkiler bağlamında Ankara ABD’ye tavır alıyor; ama bütün yoğunluğuyla yaşanmakta olan Ticaret Savaşları’nın çarpıcı bir örneği olarak Amerika ekonomi kartını oynayınca geri adım atıyor.

Bu çelişkilerin iki boyutlu bir örneği de, bölgede ağırlıklı bir siyasi ve askeri gücü temsil eden PYD/YPG konusunda yaşanıyor. Açılımı “Suriye Demokratik Birlik Partisi” olan PYD, siyasi bir parti ve bölgedeki Kürt varlığını temsil etme iddiasında. YPG ise “Halk Savunma Birimleri” ifadesinin kısa hali ve anlaşıldığı üzere bu birimler silahlı. YPG, PYD’nin silahlı kanadını oluşturuyor ve Türkiye tarafından “Arkasında PKK var, terör örgütü” olarak kabul ediliyor.

Ancak Türkiye’nin terör örgütü olarak muamele ettiği YPG’yi ve siyasi kanadı PYD’yi, ABD de, Rusya da terör örgütü olarak görmüyor. Bırakalım terör örgütü olarak kabul etmeyi; silahlı kuvvetler bazında ortak hareket ediyorlar. ABD, bu örgütü donatım ve eğitim bakımından desteklerken Rusya ise saha çatışmalarında destek alış verişinde bulunuyor, taktik ve stratejik işbirliği içinde hareket ediyor.

Son olarak Yeniçağ gazetesinden Ahmet Takan’ın aktardığına göre, Trump yönetimi, bölgede “istikrar” sağlamak için Fırat'ın doğusunda ek olarak 40 bin kişilik yerel gücü eğitme ve organize etme kararı almış durumda.

ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford da Suriye'de adını “SDG koydukları” 8 bin militanı eğittiklerini doğruluyor. Bu örgüte yoğun bir silah yardımı yapıldığı saklanmıyor.

Takan, ayrıca “Ankara kulislerine düşen” bir istihbaratı da yazıyor; “PKK yakında Türkiye’deki militanlarına askeri üniforma giydirecek.”

“Bu gerçekleşirse, Türkiye,  PKK ile mücadelesinde zor bir sürece girilecek” diyor, Takan ve “tedbir alınmasını” öneriyor.

Türkiye için bu olumsuz gelişmelere karşılık  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin önümüzdeki günlerde Fırat Nehri’nin doğusuna operasyon gerçekleştirileceğini” açıkladı. ABD’nin yukarıda aktarılan hamleleriyle eş zamanlı bir biçimde Ankara’nın Fırat’ı geçmesinin siyasi ve asıl olarak da ekonomik sonuçlarının ne olacağı merak ediliyor.

 

 

“ABD'NİN ÇELİŞKİLERLE DOLU SURİYE POLİTİKASI”

Mehmet Dönmez (Emekli Büyükelçi) - ABD'nin Suriye politikası, Türkiye'nin kaygılarını ve beklentilerini hesaba katmaktan uzak kalmaya devam etmektedir. 

Daha önce bizzat Trump tarafından Suriye'de uzun süre kalınmayacağı açıklanmış iken, ABD üst düzey yetkilileri geçtiğimiz günlerde DAEŞ ile mücadele ve istikrarı sağlama bahanesiyle Amerikan askerinin Suriye'deki varlığının sürdürüleceğini duyurmuşlardır.

ABD Fırat'ın doğusunda 40 bin kişilik yerel gücü eğiteceğini söylerken, Cumhurbaşkanı Erdoğan Fırat'ın doğusuna yönelik harekatın bir kaç gün içinde başlayacağını açıklamıştır. Türkiye PKK/YPG unsurlarının eğitilip yüksek teknik donanımla teçhiz edilmesine şiddetle karşıdır. Afrin harekatında olduğu gibi Fırat'ın doğusunda da askeri harekata girişmekten çekinmeyecektir.

ABD'nin Fırat'ın doğusunda devlet benzeri yapılar kurmaya çalışmasını Rusya da tehlikeli bir oyun olarak nitelendirmektedir. ABD,YPG/SDG ortaklığının Fırat'ın doğusunda Suriye'nin en önemli su ve enerji kaynaklarını kontrol edebileceği dikkate alındığında, Rusya'nın Türkiye ile işbirliği içinde olmasının akıllıca olacağı açıktır. Ayrıca, Rusya açısından Fırat'ın doğusunun Şam yönetiminin kontrolüne girmesi; gerek Suriye'nin yeniden imarı için kaynak sağlama açısından, gerekse Rusya'nın ülkedeki askeri üslerinin güvenliği bakımından önem taşımaktadır.

ABD'nin Ortadoğu'ya yönelik politikasının belirleyici faktörü İran'dır. Trump yönetimi İran'ı ekonomik yaptırımlarla yıpratıp yalnızlaştırmak ve hatta İsrail'in güvenliği için gerekirse parçalamakta bir beis görmeyecektir. Yayılmacı İsrail'in çıkarı bölgesel güçlerin zayıflatılmasını hedeflemektedir. İran'da bu politikanın başarıya ulaşması halinde Türkiye için tehdit olasılığının artacağını söylemek abartılı bir değerlendirme olarak görülmemelidir.

 

 

“FIRAT’IN DOĞUSUNA OPERASYON ZORLU OLACAK, ANCAK GEREKLİ”

Soner Aydın (Emekli Albay)-Türkiye’de uzun zamandır Cumhurbaşkanı tarafından Münbiç ve Fırat’ın doğusunda PYD/YPG adıyla yuvalanan PKK terör örgütüne yapılacak harekâtla ilgili açıklamalar yapılmaktadır. Buna karşılık ABD, DEAŞ’ı bahane ederek PKK’ya desteğini aralıksız sürdürmektedir. Başkan Trump’ın DEAŞ’ın bir aya kadar etkisiz hale getirileceğini söylemesinin hemen ardından ABD Genelkurmay Başkanı bugüne kadar 8 bin kişilik yerel güç unsurunu (bunlar gerçekte PKK’lı teröristlerdir) eğitip donattıklarını, hedeflerinin 35-40 bin kişilik bir güce ulaşmak olduğunu söylemiştir. Bu durum ABD’nin gerçek amacının DEAŞ’la mücadele olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. ABD’nin bugüne kadar bölgeye gönderdiği 5 bin tır dolusu askeri malzeme ile 8 bin kişiyi donattığına inanmak da mümkün değildir (bu hesapla bir-iki kişiye bir tır dolusu malzeme düşmektedir). Böyle bakınca ABD’nin bölgede 60-70 bin teröristin eğitimini ve donatımını tamamlamış olması kuvvetle muhtemeldir. Ayrıca ABD; Suriye’de PKK’lı teröristlere 2017 yılı başından bu yana asker üniforması giydirmekte ve “kendi himayesinde, bölgeyi savunan meşru askeri güç” kimliği kazandırmaya çalışmaktadır.

Kuşkusuz Türkiye olan biteni yakından izlemekte, bölgede gelişmekte olan tehdidi her yönüyle değerlendirmektedir. ABD’nin “müşterek devriye faaliyeti” adıyla Münbiç’te ortaya koyduğu uygulamanın, başından beri söylediğimiz şekilde “bir oyalama taktiği” olduğu artık anlaşılmış ve Cumhurbaşkanı tarafından ifade edilmiştir. Son zamanlarda Türkiye sınırına gözlem noktaları kurması da ABD’nin niyet ve maksadını ortaya koymaktadır. Bu duruma karşı Cumhurbaşkanı, 12 Aralık’ta, “birkaç gün içinde Fırat’ın doğusuna girileceğini” ifade ederek Türkiye’nin tavrını ortaya koymuştur. Türkiye’nin ortaya koyduğu irade; PKK’nın daha da güçlendirilmemesi ve ABD’nin terör örgütüne uluslararası alanda meşruiyet kazandırmasına engel olunması açısından önemlidir. Aksi halde gelecekte Türkiye’nin toprak bütünlüğünü, huzur ve güvenliğini sağlamak çok daha zor olacaktır.

Fırat’ın doğusunda icra edilecek bir askeri harekatın birtakım zorlukları olacaktır. Öncelikle, bölgedeki ABD askeri varlığı sıkıntı yaratacaktır. Nitekim Cumhurbaşkanı’nın harekât kararını açıklamasının hemen ardından, Pentagon sözcüsü Binbaşı Sean Robertson; bölgedeki ABD askeri varlığını ileri sürerek “Fırat’ın doğusuna bir askeri harekatın kabul edilemeyeceğini” beyan etmiştir (Türkiye’nin Cumhurbaşkanı seviyesinde yaptığı açıklamaya, ABD’nin binbaşı rütbesindeki sözcü seviyesinde cevap vermesi ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur). ABD askerlerinin bu harekattan etkilenmesi iki müttefik ülkeyi karşı karşıya getirebilecektir. Bunu engellemek için harekatın icrasından önce, harekât yapılacak noktaların ABD’ye bildirilmesi gerekecektir. ABD’nin; harekatla ilgili bilgileri, himaye ettiği PKK’yla paylaşması olasılığı çok yüksektir. Bu da harekatın deşifre olmasına ve çabalarımızın boşa çıkarılmasına neden olacaktır. Ayrıca PKK’dan Türkiye’yi ABD ile karşı karşıya getirebilecek her türlü provokasyon beklenmelidir. ABD’nin engelleme çabaları aşıldığı taktirde Fırat’ın doğusunda icra edilecek harekâtın Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından başarıyla sonuçlandırılacağına inancımız tamdır. Umarız bu sefer yapılan açıklamalar sonuçsuz kalmaz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türkler gidiyor, Suriyeliler, Afganlar, Iraklılar geliyor… Nitelikli insan ve sermaye göçü veriyoruz, her hangi bir niteliği ve sermayesi olmayan, TC bütçesinden büyük...

Yerel seçimlere şimdiden 'sahte seçmen' gölgesi düştü. Boş arazi, inşaat ve olmayan binalardan binlerce seçmen tespit edildi ve gerekli itirazlar yapıldı.

İdari olarak Eyüp Kaymakamlığı’na bağlı olan Fener Rum Patrikhanesi’nin, Ukrayna Kilisesi’ni “otosefal / bağımsız kilise” ilan etmesi tartışılıyor. Uzmanlar, tablonun,...

Türkiye ile ABD arasında Fırat’ın doğusu için çok çetin bir satranç oynanıyor. Türkiye uzun süredir bu bölgeye bir askeri harekat hazırlığını sürdürüyor.

CHP'nin İzmir Büyükşehir Belediye başkan adayı ile ilçe belediye başkan adaylarının belirlenmesi beklenen Çarşamba günkü Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi (...

2008 ile 2018 arasında Türkiye, tarihte eşine az rastlanır bir hızla sosyal, siyasal ve ekonomik değişime uğradı. Bu dönemi inceleyen araştırma şirketi Konda’nın rapor...

Çekilme sürecini uzatarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekatını engellemeye çalışan ABD, terör örgütü PKK/YPG’ye kalkan olmayı ve eğitim / silah desteğini de sürdürüyo...

Yazarlar
Website Security Test