Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Azak Denizi ''Azap Denizi'' oldu; Türkiye ne yapacak?

30.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Rusya ve Ukrayna, bir kez daha savaşın eşiğinde... Rusya’nın üç gemisine el koyduğu Ukrayna seferberlik ilan etti ve Rus Ordusu bölgeye ilave S-400’ler sevk etti. Gerilimin sonu sıcak savaşa varır mı? Türkiye nasıl etkilenir? Gözlem uzmanlara sordu...

ENGİN TATLIBAL

Karadeniz’in kuzeyinde suların yeniden ısınması, yoğun dünya gündemi içinde Doğu Avrupa’yı ve Türkiye’yi yakından ilgilendiren bir gelişme olarak izleniyor. Geçtiğimiz Pazar günü Rusya, karasularını ihlal etmekle suçladığı, Ukrayna’ya ait iki küçük silahlı askeri gemi ile bir römorköre el koymuştu. Azak Denizi’ni Karadeniz’e açan Kerç Boğazı’nda yaşanan olayın ardından Ukrayna’nın genel seferberlik ilan etmesi ve Rusya’nın da ilave S-400 füze bataryalarını bölgeye sevk etmesi, dünyada yeni bir sıcak savaş endişesi yarattı.

Olayın yaşandığı Kerç Boğazı, 2003 tarihinden beri iki ülkenin ortak deniz suları olarak kabul ediliyor. Ancak Kırım’ı ilhak eden Rusya, buradan geçerek Ukrayna limanlarına giden tüm gemileri denetliyor. Ukrayna'yı karasuları ihlali ile suçlayan Moskova, boğazda bulunan köprünün altına dev bir tanker konuşlandırarak giriş ve çıkışları engellemiş durumda. Rus Ordusu halen boğazı karadan ve havadan kontrol ediyor ve füze sistemleri de hedeflerini bölgeye kilitlemiş durumda.

 

Karşılıklı iddialar

Ukrayna, el konulan gemilerini liman kenti Mariupol’a yönlendirdiğini, durumdan Rusya’nın haberi olduğunu ve yaşananın “silahlı bir saldırı” olduğunu savunuyor. Rusya ise Ukrayna’yı “planlı bir provokasyon” yapmakla suçluyor. Kremlin yönetimine göre Ukrayna’nın hamlesi ve ardından ilan edilen sıkıyönetim, Ukrayna’da Mart ayında yapılacak devlet başkanlığı seçimlerini etkileme amacı taşıyor. Sıkıyönetim ilanının Ukrayna Parlamentosu tarafından onaylanması halinde seçimlerin ertelenmesi günpdeme gelebilecek.

 

“15 Temmuz’a benziyor”

Ukrayna medyası ve kamuoyu, genel olarak yaşananlardan rahatsız bir görüntü veriyor. Ülkenin önemli televizyon kanallarından 112'nin internet sitesinde Mihail Kuhaleyşvili imzasıyla yer alan analizde, “Sıkıyönetimi Kırım’ın ilhak edildiği 2014 yılında ilan etmeliydik. Ukrayna'da sıkıyönetimi gerektirecek hayati bir durum bugün yok. Doğuda cepheye yakın kentler, çatışma şartlarına ve ekonomik zorluklara çoktan adapte oldu” denildi. Ukrayna’da seçimlere kısa süre kala sıkıyönetim kararı alınmasıyla, Türkiye'de 15 Temmuz darbe girişimi sonrası olağanüstü hal ilan edilmesi arasında benzerlik de kuran Kuhaleyşvili, Poroşenko'nun Azak Denizi'ndeki olayı “avantaja çevirme” planları yapıyor olma ihtimaline de dikkati çekti.

Rusya’nın Putin muhalifi yayın organlarından Novaya Gazeta ise yaşanan gerginliğin nedeninin, Ukrayna'nın Zaporoje iline bağlı liman şehri Berdyansk'ta Ukrayna askeri üssü inşa edilmesi olduğunu iddia etti. NATO ve Pentagon'un, Rusya'nın Ukrayna'nın Mariupol ve Berdyansk kentlerinde kontrolü sağlayarak Kırım'a deniz ulaşımını tamamen denetlemeye yönelik bir hamlesini uzun süredir beklediği öne sürülen analizde, “Kırım Köprüsü'nün inşa edilmesiyle bu konu gündemdem kalkmış gibiydi. Şimdi ise, ya Berdyansk'taki askeri üs Moskova'yı çok korkuttu, ya da köprüyle ilgili henüz gizli tutulan ciddi sorunlar yaşanıyor. Yakın zamanda, Ukrayna'yı Azak kıyılarından tamamen çıkarmak için yeni bir kış operasyonu başlatılması ihtimali göz ardı edilmemeli” denildi.

 

 

 

“KIRIM OLAYI, YENİ BİR SOĞUK SAVAŞ BAŞLATTI”

Mehmet Dönmez (E. Büyükelçi)- Rusya ile Ukrayna arasında Karadeniz'de patlak veren gerilim, tırmanma eğilimi göstermektedir. Ukrayna uluslararası yardım çağrısında bulunurken, Rusya sınır bölgesine ilave füzeler yerleştirmiştir. En son gelişme Trump'ın G 20 zirvesi sırasında Putin ile görüşmesini iptal etmesi olmuştur.

Rusya'nın Karadeniz'de Ukrayna gemilerine el koymasının ve denizcileri tutuklamasının ardında yatan nedenler girift özellikler taşımaktadır.

Ukrayna'nın Berdyansk'ta askeri üs inşa etmesinin yaşanan gerilimi tetikleyen temel unsur olduğu ileri sürülmektedir. Rusya'nın Azak Denizi'nin kontrolünü kaybetmesini kabul etmesi beklenemezdi. Öte yandan gerginliğin ardından Ukrayna'da sıkıyönetim ilanı dikkat çekmiştir. Devlet Başkanı Poroşenko sıkıyönetimin savaş anlamı taşımadığını, ülke savunmasını güçlendirmek için bu yola başvurulduğunu açıklamıştır. Daha önce sıkıyönetime karşı çıkan ve Rusya'nın önceki saldırılarında bu yola başvurmayan Poroşenko'nun bu defa sıkıyönetim istemesi, yaklaşan seçimler öncesinde kendi lehine olan düşük seçmen desteği nedeniyle başvurulmuş bir tercih olarak eleştirilmektedir.

Ukrayna'nın Karadeniz'e NATO gemileri gönderilmesi çağrısı karşılık bulmamış, NATO Karadenizde güçlü bir donanmasının olduğu açıklamasını yapmıştır. Ukrayna Türkiye'ye de çağrıda bulunarak, Boğazların Rus gemilerine kapatılması talebinde bulunmuştur.

Eski Sovyet cumhuriyetleri üzerine Rusya-Batı rekabetinin Kırım'ın ilhakı ve Ukrayna'ya yönelik saldırılar ile yeni bir soğuk savaş dönemi başlattığı söylenebilir. Özellikle Baltık ve İskandinav ülkeleri gelişmelerden tedirgindirler. Ancak kendisi için tarihsel ve kültürel önem taşıyan Ukrayna'nın Batı'nın etki ve kontrolüne girmesine Rusya sonuna kadar karşı çıkacaktır.

Önümüzdeki dönemde Rusya'nın Suriye ve Ukrayna'da ele geçirdiği ağırlığını arttırmasını beklemek yanlış olmayacaktır. 

 

 

“AZAK DENİZİ, ULUSLARARASI DOLAŞIMA AÇIK BİR DENİZDİR”

Ümit Yalım (Emekli Albay) – Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan gerilim karşısında çok dikkatli bir politika izlemesi gerekiyor. İki ülke arasında taraf olmadan, dengeleyici bir yaklaşım sergilememizin önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak Ukrayna açısından iki noktanın atlanmaması gerekir ki birincisi, Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmiş olduğu gerçeğidir. Bunun yanı sıra Azak Denizi, uluslararası dolaşıma açık bir denizdir ve doğal olarak Ukrayna’nın da bu uluslararası dolaşımdan yararlanma hakkı vardır. Kiev yönetimi de haklı olarak Kerç Boğazı’na girmek istemektedir. Rusya bunu engellemiş olsa da uluslararası toplumdan gelen tepkiler üzerine geçişi açtığını duyurdu. Dolayısıyla her iki ülke ile de ticari ve siyasi ilişkileri olan Türkiye’nin çok dikkatli adım atması gerekiyor. İki tarafa da itidal çağrısı yaparak, Azak Denizi’nin Rusya Federasyonu ve Ukrayna için ortak deniz olduğunu vurgulayarak, ama Ukrayna’nın da Rusya’nın da haklı olduğu noktaları da görmezden gelmeyerek hareket etmesi, Türkiye için en uygun yaklaşım olacaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

''Tasarruf'' temasıyla hazırlanan 2019 yılı bütçesinde Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin yüzde 34 ve Cumhurbaşkanlığı bütçesinin de yüzde 233 oranında artırılması t...

Trump yönetimi, “istikrar” bahanesiyle Fırat'ın doğusunda 40 bin kişilik “PKK/ PYD / YPK yerel güvenlik gücü organize etme kararına 8000 militanın eğitimi ile başladı ...

Büyükşehirler paylaşıldı, bazı il ve ilçelerde de “destekleme” olabilecek. Uzlaşmaları analiz eden Mehmet Şakir Örs “Kimin kazançlı çıkacağını tahmin zor” dedi.

Ali Koç, büyük ümitler ve vaatlerle gelmişti; 6 ay geçmeden “Futbol takımı düşme hattının içine düştü”; 3 Büyükler tarihinde böyle bir tablo hiç olmadı; nedenini gazet...

Uzmanlar, enflasyonda yaşanan ve halkın “şüphe ile” karşıladığı düşüşün vergi oranlarında ve akaryakıtta yapılan indirimlerle gerçekleştiğini, bunun ise orta vadede da...

19 otelden ikisinin rezervasyonlarının Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un sahibi olduğu ETS Tur tarafından yapıldığı” haberleri kamuoyunda tepki yarattı. tepki çe...

Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Türk bankalarının genel durumunu değerlendirdi.

Yazarlar
Website Security Test