Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Cemal Kaşıkçı ''öldürüldü'' ama nasıl?..

12.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Suudi Arabistan – Türkiye ilişkilerini büyük ölçüde etkileyecek olan “Washington Post gazetesi muhabiri Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı olayındaki sır perdesini kaldıracak” soruşturma derinleştiriliyor.

ENGİN TATLIBAL

 

2 Ekim günü ülkesinin İstanbul Başkonsolosluğu'na girmesinden bu yana haber alınamayan Suudi Arabistan vatandaşı, Amerikan Washington Post Gazetesi yazarı “muhalif gazeteci” Cemal Kaşıkçı olayının yankıları giderek büyürken, “öldürüldüğü ihtimali” hemen hemen kesinleşmiş gibi.

Suudi Arabistan Başkonsolosluğu önünde basın açıklaması yapan Türk – Arap Medya Derneği Başkanı Turan Kışlakçı, “Hepimizin başı sağ olsun. Öldürüldüğü haberi doğru. Çok vahşice öldürüldüğü yönünde bilgilere ulaştık. Öldürüldüğü kesin, fakat barbar şekilde öldürüldüğü yönündeki iddiaları tam teyit ettiremedik. Yetkililerin ellerinde ciddi deliler olduğunu biliyoruz” dedi. Cemal Kaşıkçı, nişanlısı ile beraber nikah işlemlerini tamamlamak için başkonsolosluğa gitmişti. Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice Cengiz, “Gerekli evrakları almak için içeri girdi. Dışarı çıkmaması durumunda AKP Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay ve Türk Arap Medya Derneği'ne haber vermemi istedi. Uzun süre bekledim, çıkmadı. Ben de haber verdim” dedi.

Bu arada Suudi Arabistan Prensi Muhammed bin Salman, Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu'nun uluslararası hukuka göre kendi toprakları olduğunu belirterek “Türk polisinin konsolosluğa girmelerine ve aramalarına izin verdik. Saklayacak bir şeyimiz yok” dedi. Prens Salman ayrıca “Bana verilen bilgiye göre içeriye girdi ve birkaç dakika ya da bir saat sonra dışarı çıktı. Emin değilim” ifadesini kullandı.

Bu arada, ABD Temsilciler Meclisi ve Senatörlerinin Suudi Arabistan’a sert tepki göstermeleri üzerine Başkan Trump da devreye girdi ve hem Türkiye’ye, hem Suudi Arabistan’a “Eğer isterseniz, bir FBI ekibini araştırmalarınıza yardımcı olmak üzere gönderebiliriz. Olayın sonuna kadar takipçisi olacağız. Olay evrensel hukuka aykırıdır, yapanlar cezalandırılmalıdır” dedi.

 

 

“TÜRK-SUUDİ İLİŞKİLERİ AÇISINDAN SONUÇLARI GÖZ ÖNÜNE ALINMALI”

 

Aydemir Erman (Emekli Büyükelçi): Prens Salman, başkonsolosluğun kapılarının açılabileceğini söylemiş; ancak büyükelçilikler ile konsoloslukların dokunulmazlık kriterleri farklıdır. Konsüler dokunulmazlık, diplomatik dokunulmazlıktan daha hafiftir. Yani Türkiye, gerekli hukuki altyapıyla ne olduğunu araştırmak için başkonsolosluk binasının belirli alanlarına girebilir ve kriminal inceleme yapabilir. Bunun yanı sıra usül olarak dünyadaki bütün misyonların dinlendiği varsayılır. Basında yer alan haberlere göre de Kaşıkçı olayına ilişkin de bir ses bandının olduğu ifade ediliyor. Bunların da göz önüne alınması ile olayın aydınlatılması sağlanabilir diye düşünüyorum. Türkiye eğer isterse, bu olay özelinde Suudileri köşeye sıkıştıracak bir argüman elde edebilir. Ancak tüm bunlar yapılırken göz önünde bulundurulması gereken en önemli husus, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki hassas ve kritik ilişki bağlamındaki sonuçlarının ne olacağıdır.

 

 

CEMAL KAŞIKÇI KİMDİR?

 

Cemal Kaşıkçı 13 Ekim 1958'de Medine kentinde dünyaya geldi. 1985 yılında ABD'deki Indiana State University'den mezun olan Kaşıkçı, sonrasında ülkesine dönerek gazetecilik yapmaya başladı. 1991 - 1999 yılları arasında Al Madina gazetesinin yazı işleri müdürlüğü ve genel yayın yönetmenliği vekilliği yapan Kaşıkçı, bu süreçte Afganistan gibi ülkelerden haberler geçti, 1987 ile 95 yılları arasında eski El Kaide lideri Usame bin Ladin ile Afganistan ve Sudan'da söyleşiler yaptı. Daha sonra İngilizce yayın yapan Arab News'in başında dört yıl çalışan Kaşıkçı, buradan geçtiği Al Watan'ın yazı işleri müdürlüğünde 52 gün görev yapabildi, gazetede ülkedeki dini yapıyı eleştiren yazıların çıkması üzerine görevden alındı.

Bunun üzerine ülkeyi terk eden Kaşıkçı, İngiltere ve ABD'de Suudi Arabistan Büyükelçiliği yapan Prens Türki al Faysal'ın danışmanlığına getirildi. 2008 yılında tekrardan Al Watan'ın yazı işleri müdürlüğüne getirildi ve 2010 yılında gazetede yayınlanan eleştirel yazılar nedeniyle bir kere daha görevden alındı.

Suudi gazeteci, radikal İslam'ın önüne geçebilmek için ülkedeki din eğitiminin gözden geçirilmesi gerektiğini, din eğitiminin yalnızca dini okullarda verilmesini, çocuklara bir dinin empoze edilmemesi gerektiğini savunuyordu.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Piyasalardaki durgunluk ile enflasyonist ortamın aynı anda yaşanmasına ekonomistler “Stagflasyon” diyor. Tek başına enflasyondan veya yine tek başına resesyondan daha ...

Türkiye gündeminin başına “iğneden ipliğe her ürüne yapılan zamlar” yerleşti. “Sıçrama yapan” hayat pahalılığına karşı, iktidar “dış güçler” argümanını kullanırken, be...

2004 yılından bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanlığı görevini yürüten Aziz Kocaoğlu, Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlerde yeniden aday olmayacağını aç...

GÖZLEM, konuyu masaya yatırdı ve 81 milyonu doğrudan ilgilendiren soruyu uzmanlara sordu. İşte görüşleri...

Uzmanların da “öneri konusunda” kafaları karışık, işte görüşleri…

Yazarlar
Website Security Test