Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

''Katar dostları'' fuarda buluşuyor

28.9.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Katar, Suudi Arabistan’ın başını çektiği bir grup ülkenin ambargo sürecinde kendisine dostluk elini uzatan ülkeleri “Uluslararası Ürün Fuarı"nda ağırlayacak. 8-10 Ekim tarihlerinde düzenlenecek fuara, Türkiye, davet edilen 10 ülke arasında bulunuyor.

Doha Fuar ve Kongre Merkezinde düzenlenecek Uluslararası Ürün Fuarı'na, 5 Haziran 2017 tarihinde komşuları tarafından uygulanmaya başlanan ambargo sonrasında Katar'a destek olan Türkiye, Cezayir, Azerbaycan, Irak, Kuveyt, Fas, Umman, Tacikistan, Pakistan ve Tunus davet edildi. Fuar, tarım, gıda, sanayi ve taşımacılık sektörleri başta olmak üzere tüm firmaların katılımına açık olacak. Fuara, Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) yapıyor.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Gözlem’e yaptığı açıklamada, Katar’ın “Dostlarım” dediği ülkeleri bu fuarda buluşturacağını söyledi. Türkiye’den katılacak 26 firmanın 540 metrekare alandaki stantta ürünlerini sergileme imkanı bulacağını anlatan Eskinazi, fuarın Katar pazarına giriş için fırsat olduğunu kaydetti.

5 Haziran 2017 tarihinde Suudi Arabistan'ın başını çektiği Arap ülkelerinin Katar'a ambargo kararı sonrasında Katar'a ilk yardım eli İzmir'den uzanmıştı. İzmir'den 6 Haziran'da havalanan dev kargo uçakları Katar'a acil ihtiyaçlardan oluşan binlerce ton gıda yardımı ulaştırmıştı. Ambargonun ilk 5 günü İzmir'den 15 kargo uçağı Doha'ya uçmuştu. Sonrasında Türkiye'den Katar'a giden 221 kargo uçağının 60 tanesi İzmir'den gitmişti.

Türkiye’den uzatılan bu yardım elinin Katar’da unutulmadığını ifade eden Jak Eskinazi, fuara sadece o gün dostluk elini uzatan ülkelerin katıldığını dile getirdi. İki ülkenin oluşan dostluk ilişkilerini daha da ileriye götürmesi gerektiğine dikkat çeken EİB Koordinatör Başkanı, “Türkiye bu ülkeler içerisinde en şanslılardan bir tanesi. Katar’ın Türkiye’de bankacılık ve konut başta olmak üzere ciddi yatırımları bulunuyor. Türkiye'nin ekonomik olarak sıkıntıya girdiği Ağustos ayında 15 milyar dolar yatırımla ekonomimize katkıda bulundular.” dedi.  

 

İhracatta hızlı artış var

Türkiye'den Katar'a yapılan ihracat 2017 yılında yüzde 50'lik artışla 421 milyon dolardan 630 milyon dolara çıktı. Bu yılın ilk 8 ayında yapılan ihracat yüzde 93 artışla 636 milyon dolara ulaştığı bilgisini veren Eskinazi, yılsonunda rakamın 1 milyar doları bulmasının beklendiğini ifade etti. Eskinazi, "Katar, kişi başı milli gelir dikkate alındığında dünyanın en zengin ülkesi. Alım gücü yüksek olan bu pazar tüm ihracatçı sektörlerimiz için yeni fırsatlar barındırıyor. Katar'a hali hazırda ihracat yapan firmalarımızı pazar paylarını arttırmaya, ihracat yapmayan firmalarımızı ise yeni bağlantılar kurmaları için davet ediyoruz" şeklinde konuştu.

 

“Valizi alıp yollara düşme zamanı geldi”

Türkiye’nin ekonomik krizden ihracatla kurtulacağını belirten Eskinazi, üretim yapan firmaların mutlaka ihracat yapması gerektiğini ifade etti. “Valizi alıp yollara düşme zamanı geldi” diyen Eskinazi, döviz artışının daha fazla ihracat için bir şans olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “İhracat artışı için olumlu bir iklim var. Hızlı artan döviz bir tabana oturuyor. Dolar 6 lira civarında kalacak gibi bir görüntü veriyor. Bu kurlarla ihracat rahatlıkla yapılabilir” diye konuştu.

 

Ege’de kriz hafif hissediliyor

Eskinazi, Ege Bölgesi’nde krizin diğer bölgelere göre daha hafif hissedildiğini söyledi. Bu durumun Ege’deki yatırımların çoğunlukla öz kaynaklarla yapılmasından kaynaklandığını vurgulayan Eskinazi, “Ege insanı kendi sermayesiyle yatırım yapmayı tercih ediyor. İstanbul ve Anadolu’da sermaye 1 iken risk alıp 10 katı kadar yapar. Bu cesarettir ama riski de yüksektir. Eğer başka bölgelerden bir dalga gelmezse Ege Bölgesi bu krizi fazla hissetmez.” dedi.

 

**********

 

BU DURUMDA HİÇ KİMSE YARININI GÖREMEZ

Esfender Korkmaz (Prof. Dr.) - 6 Şubat 2014 günü Bloomberg'de ülkelerin risk Swapı ile ilgili olarak; ''Tayland, Ukrayna, Rusya, Venezuela ve Türkiye'de siyasi gerilimin tırmanmasıyla, siyasi risk primleri artıyor. Ancak son 2 günde Türkiye'nin CDS primleri diğer 4 ülkeden negatif ayrıştı.'' şeklinde bir değerlendirme yapılmıştı. Dün Türkiye'nin CDS'i 377.46 idi. 4 Eylül 2018'de 574.39'a kadar çıkmıştı. Yeni Ekonomi Programı açıklandıktan sonra düşmeye başladı. Yine de Türkiye risk açısından bu tabloda iflas etmiş Venezuela'dan sonra dünyanın en riskli ülkesi olarak yer alıyor. Bu sorunların tek sorumlusu elbette hükümetlerdir. AKP kendine göre bir siyasi düzen ve piyasa düzeni getirdi. Serbest piyasa ekonomisini yanlış yorumladı. Piyasaya müdahale etmedi. Ya da kendi anlayışı içinde düzenlemeye çalıştı. Sonuçta ara malı üretenler fabrikaları kapattılar. İthalata başladılar.2009 öncesi basın sık sık yazardı. Sanayiciler üretimi kıstılar, tasarruflarını o zaman yüksek faiz düşük kur nedeniyle yeni yatırımlarda değil ya finansal piyasalarda veya konut inşaatlarında değerlendirdiler. Yine 8 Ağustos 2012'de yerli ve yabancı basında bir haber yer aldı. ''Ülkelerinde neredeyse sıfır faizle borçlanabilen Japon ev kadınları, yatırımlarında yeniden yüksek faizli Türk tahvillerini tercih etti. Financial Times, ''kimonolu kadınların 6 ayda 2 milyar dolarlık Türk Lirası cinsi bono satın aldıklarını'' yazdı. Barclays, da ''yılsonunda bu rakamın 6 milyar dolara çıkacağını" açıkladı. Dünya Türkiye'de spekülatif piyasadan pay kapmaya çalışıyordu. Hükümetler ekonomiyi inşaatın yedeğine bağladılar. Simdi Konkordato isteyen Yeşil Kundura'nın asıl sorununun inşaat olduğu anlaşıldı. Fonları inşaata aktardığı için zor durumda kaldığı anlaşıldı. Dünkü haberlerde Yeşil Holding'e bağlı Yeşil İnşaat firmasını 5 bin 800 konutluk İnovia 4 adlı konut projesinin inşaat çalışmalarını durdurduğu bildirildi. Sanayiciyi finans piyasasına çeken hükümetlerin planlamayı kaldırması ve günübirlik politikalara yönelmesi oldu. Sanayiciyi inşaatçı yapan da AKP'nin inşaat tutkusu oldu. Zira inşaat kısa dönemde ekonomide canlılık yaratan bir sektördür. Sonrasında ise yarattığından fazla sorun getirir. AKP ektiğini biçiyor ve fakat olan halka oluyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Abay, konuk olduğu Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu Toplantısında Türk şirketlerinin mevcut ekonomik darboğazdan çıkış sürecini iyi yönet...

Gözlem, “Atatürk Düşmanlığının yaygınlaştırılmaya çalışıldığı” bir dönemde Ali Erbaş’ın, Mısıroğlu’nu ziyaretinin arka planını araştırdı ve uzmanlara sordu, işte cevap...

TÜSİAD, “Kalkınmayı esas alan bir perspektifle serbest piyasa ilkelerinden taviz vermeden, ekonomimizi yeniden ayağa kaldırmamız gerekiyor. Bunun yolu en başta şeffaf,...

GÖZLEM öğrencileri bile isyan ettiren olayları ve “Milli Eğitimin yarınını” uzmanlara ordu, işte cevapları…

2015’de yapılan kapsamlı anlaşmadan çekilen ABD’nin İran’a yönelik yeni yaptırımları, üçüncü ülke ve şirketleri de kapsayacak şekilde uygulamaya kondu. Ham petrolünün ...

Gözlem’e konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, hizmette devamlılığa vurgu yaparak “Biz bilim ne diyorsa onu yaptık. Gelecek başkan da bu anlayışı de...

TÜFE’nin alt kalemlerinden ev eşyası grubunda yüzde 38, ulaştırmada yüzde 32; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 31,5 ve konutta yüzde 25,72 artış gerçekleşti. Yılbaşı...

Yazarlar
Website Security Test