Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İlk yarıda “hızlı” büyüme, ama… İkinci yarıda işler zor!

14.9.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye, 2018 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 5,2 büyüdü. İlk çeyrek büyümesi de yüzde 7,4'den 7,3'e revize edildi. Buna göre ilk yarı büyümesi yaklaşık olarak yüzde 6,3 oranında gerçekleşmiş oluyor. Verilere göre, büyümeye üretim yönünden etki eden başlıklardan hizmetler sektörü ve vergi – sübvansiyon dışındaki kalemlerde düşüş yaşandı. En yüksek düşüş ise tarım ve inşaat sektörlerinde oldu. Uzmanlar TL'deki değer kaybının henüz büyümeye yansımadığını söylüyor.

Büyüme verileri incelendiğinde birinci çeyrekte yüzde 7 büyüyen tarım sektörü ikinci çeyrekte 1,5 oranında küçüldü. Benzer bir durum inşaat sektöründe de söz konusu. Her ne kadar sektörün katma değeri bu çeyrekte de yüzde 0,8 artmış olsa da geçen yıla göre ciddi bir düşüş yaşandığı açıkça görülebiliyor. Üretim açısından gayrisafi yurtiçi hasılaya (GSYH) en önemli katkı hizmet sektöründeki katma değerin geçen yıla göre yükselmiş olmasından gelmiş durumda. GSYH'nin en büyük parçasını oluşturan hizmetler sektöründeki bu artış, büyüme oranının yüzde 5,3 çıkmasının temel nedeni olarak karşımıza çıkıyor.

Hizmetler sektörü, bu artışla, tarım ve inşaat sektörlerindeki ciddi gerilemeyi ve sanayi sektöründe geçen yıla göre yaşanan düşüşü bir anlamda dengelemiş görünüyor.

Hizmetler sektöründeki katma değer artışı büyümesinde turizmde geçen yıla göre yaşanan artışın önemli katkısı var. Geçen yılın ikinci çeyreğinde toplam 8,9 milyon turist gelmiş ve 5,4 milyar dolar döviz bırakmışken, bu yılın ikinci çeyreğinde toplam 11,1 milyon turist gelmiş ve 7,1 milyar dolar döviz bırakmış.

Bunun yarattığı zincirleme iş hacmi ve gelir etkisinin büyümeye olumlu katkı yaptığı anlaşılıyor. Turizm gelirlerinin 2002 - 2014 arasında ortalama kişi başına 808 Dolar olmasına karşılık 2018 yılının ilk yarısında 680 dolarda kaldığını dikkate alırsak burada gelir açısından artış için gidecek yer olduğunu görebiliriz.

 

Üretim açısından2017 2. Çeyrek2018 2. Çeyrek
Tarım sektörü7,0-1,5
Sanayi sektörü5,94,3
İnşaat sektörü5,10,8
Hizmetler sektörü6,38,0
Sektör toplamı5,55,3
Vergi - sübvansiyon3,74,3
GSYH7,35,3

 

 

Harcamalar Açısından2017 2. Çeyrek2018 2. Çeyrek
Hane halkları harcamaları3,16,3
Devletin harcamaları-1,87,2
Yatırımlar7,73,9
İhracat114,5
İthalat-2,2-0,3
GSYH5,35,2

 

Hane halklarının ve devletin tüketim harcamalarındaki artışlara baktığımızda GSYH büyümesine asıl katkının tüketimden geldiği görülüyor. Bu yılın ikinci çeyreğinde yapılan yatırımlar geçen yılın ikinci çeyreğinde yapılan yatırımların yarısı düzeyine gerilemiş görünüyor.

Geçen yıl yaşanan yüksek büyümede yatırım kapasitesinin artışı önemli bir etki yaratmıştı. Bu yılın ilk çeyreğindeki yüzde 7,3 oranındaki yüksek büyüme oranının arkasında da yatırımların ilk çeyrekte yüzde 7,9 artması vardı.

Benzer bir düşüş net ihracatta da (ihracat - ithalat) söz konusu. Tüketim artışı, yatırımlarda ve ihracat - ithalat farkında geçen yılın ikinci çeyreğine göre ortaya çıkan düşüşleri önemli ölçüde telafi etmiş bulunuyor.

Yılın ilk yarısında elde edilen yaklaşık yüzde 6,3 oranındaki büyüme dünya ile karşılaştırıldığında oldukça yüksek görünüyor.

 

 

 

“ALGI YARATMAKLA KRİZ BİTMEZ”

 

Esfender Korkmaz (Prof. Dr.) –İkinci çeyrekte yüzde 5,2 büyüme, ekonomik sorunlar için olumlu bir veri oldu ve fakat sorunları çözmeye yetmedi. Dahası gelir dağılımı konusunda yeni sorunlar yarattı.

2018 İkinci çeyrekte GSYH yüzde 5.2 arttı. Bu çeyrekte İşgücü ödemeleri de nominal olarak yüzde 19.4 oranında arttı. İkinci çeyrek enflasyon oranı yüzde 15.39’ dur. Bu demektir ki İşçi ücretleri reel olarak yüzde 3.47 oranında arttı. Yani büyümenin altında kaldı. Gelir dağılımı ücretliler aleyhine bozuldu ve çalışanlar göreceli olarak yoksullaştı.

Yine bölgesel büyüme rakamlarına bakarsak, Kuzey Doğu, Doğu ve Güney Doğuda yoksullaşmanın daha hızlı arttığını görürüz.

Türkiye’nin en büyük riski dış borçlarda temerrüde düşme riskidir. En önemli gösterge de dış borçlarda sigorta riskini gösteren Türkiye Kredi Risk Swap(CDS) dir. Türkiye CDS’i 574 iken büyüme ile birlikte 529 a geriledi. Ne var ki IMF kapısında olan Arjantin’in kredi risk swapı 432’dir. Bu göstergeye göre, iflas etmiş Venezuela’yı saymazsak, biz dünyanın en riskli ülkesiyiz.

Kaldı ki, diğer dış borç göstergeleri de Türkiye’nin dış borçlarda temerrüde düşme riskinin yüksek olduğunu gösteriyor. Söz gelimi kur artışı dış borç yükünü TL cinsinden yüzde 45 artırmıştır.  Varlık fonu kurulmasının nedeni de bu risktir.

Yüzde 5,2 Global büyüme fert başına yüzde 4 büyüme demektir. Türkiye 10 yıldır orta gelir tuzağına düştü.

Büyüme Bankaların dönmeyen kredileri ve yeniden yapılanma taleplerini de etkilemedi.

Kaldı ki, üçüncü ve dördüncü çeyrekte, büyümenin düşeceği ve hatta eksi değerde olma riski de yüksektir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

2015’de yapılan kapsamlı anlaşmadan çekilen ABD’nin İran’a yönelik yeni yaptırımları, üçüncü ülke ve şirketleri de kapsayacak şekilde uygulamaya kondu. Ham petrolünün ...

Gözlem’e konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, hizmette devamlılığa vurgu yaparak “Biz bilim ne diyorsa onu yaptık. Gelecek başkan da bu anlayışı de...

TÜFE’nin alt kalemlerinden ev eşyası grubunda yüzde 38, ulaştırmada yüzde 32; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 31,5 ve konutta yüzde 25,72 artış gerçekleşti. Yılbaşı...

Dünya ABD'deki kritik ara seçimler tamamlandı. Demokratlar Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu Cumhuriyetçiler’in elinden alırken, Cumhuriyetçiler ise Senato’daki çoğunl...

USB ve PwC’nin raporuna göre Türkiye’deki dolar milyarderi sayısı 29’dan 36’ya çıkarken uzmanlar, gelir dağılımındaki dengesizlik ile işsizlik ve enflasyonun getirdiği...

Yazarlar
Website Security Test