Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

TÜİK’in ‘Pembe’ anketini, Prof. Dr. Hüsnü ERKAN, ‘Gözlem için’ yorumladı

3.8.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ağır bir ekonomik resesyonun tüm öncü göstergeleri birer birer tablodaki yerini alıyor. En son sanayi üretimi rakamları geldi.

Üretim bir önceki aya göre yüzde 1.6 daralmış, toplam işsiz sayısı da mevsimsellikten arındırılınca 68 bin artmış. Bütçe açığı, halkı borçları, iç ve dış borçlar artıyor. Harcamalarda fren yapılamadığı gibi vergi de toplanamıyor. Bu durum sık sık çıkarılan vergi barışı uygulamalarında görülüyor. Baş vurulan imar affı ise kaçak yapılaşmayı teşvik etmenin ötesinde, istenen getirinin elde edilmesi zor görünüyor. Enflasyonun yönü yukarı doğru. Yüzde 15’leri gördü. Çekirdek ve üretici enflasyonu bu sorunun önümüzdeki dönemde deha da artacağına işaret ediyor.

Tablo böyle iken, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’nun, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle yürüttüğü anket sonuçlarına göre, tüketici güven endeksi, temmuzda geçen aya göre yüzde 4 artış kaydetti. Haziranda 70,3 olan endeks değeri, temmuzda 73,1 olarak kayıtlara geçti. Hanenin maddi durum beklentisi endeksi de söz konusu dönemde, yüzde 3,3 artarak 92'ye çıktı. Bu artış, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durumunun daha kötü olacağını bekleyenlerin azalmasından kaynaklandı.

Genel ekonomik durum beklentisi de temmuzda yüzde 4,6 artarak 92,1'den 96,3'e yükseldi. Söz konusu yükselişte, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durumun daha kötü olacağı yönünde beklentisi bulunan tüketicilerin bir önceki aya göre azalması etkili oldu.

İşsiz sayısı beklentisi endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,9 artış kaydederek, 76,9'a ulaştı. Bu durum, gelecek 12 aylık dönemde işsiz sayısında artış bekleyenlerin azalmasından kaynaklandı.

Tasarruf etme ihtimali endeksi haziranda 24,6 iken, temmuzda yüzde 10,2 artarak 27,1 oldu. Bu yükseliş, gelecek 12 aylık dönemde tasarruf etme ihtimali olduğunu düşünen tüketicilerin bir önceki aya göre arttığını gösteriyor.

 

 

“EKONOMİDE GÜVEN: BİLİNENİN BİLİNMEYENE TERCİHİ”

 

Hüsnü Erkan (Prof. Dr.) – TÜİK, ay sonlarında Ekonomik Güven Endeksini ve bundan bir hafta önce de Tüketici Eğilim Anketini yani Ekonomik Beklenti Endekslerini yayınlamaktadır. 23 Temmuzda TÜİK ve TCMB’nin işbirliği içinde yayınlanan beklenti anketlerinde, seçim dönemi olan Haziran ayında Tüketici eğilim anketlerinden hazırlanan Tüketici Güven endeksi 70,3 iken; Temmuz ayında 73,1 e yükseldi. Hanenin Maddi durum beklentisi de bir önceki aya göre 3,3 oranında artış gösterdi. Yine Aynı hesaplamalarda Genel Ekonomik Durum Beklentisi Hazirandaki 92,1’li değerden 96,3 ‘e yükseldi. Ayrıca işsiz sayısı beklenti endeksi de 1,9 artarak; 76,9 ‘a yükseldi. Tasarruf etme ihtimali endeksinde de bir düzelme beklentisi söz konusu idi. Ayrıca buradaki olumlu gelişmelerin, gelecek 12 aylık döneme ilişkin beklentilerle bağlantılı olarak bir düzelmenin ortaya çıktığı da dikkati çekiyor. Kısacası Haziran ayından Temmuz ayına geçerken genelde daha iyimser bir durum ortaya çıkıyordu.

30 Temmuz itibarı ile yayınlanan TÜİK Verileri de buna paralel sonuçlar veriyordu. Zira Ekonomik Güven Endeksi Mayıstaki 93,5’lik değerden, Haziran ayında 90,4’e düştükten sonra Temmuz ayında görece toparlanarak 92,2’ye çıkmış bulunuyor. Ancak bu endeksin alt bileşenlerine inildiğinde farklı bir manzara gözleniyor. Tüketici Güven Endeksi 73.1 ve İnşaat Güven endeksi 77,1 değerlerinde kalırken; Perakende Ticaretin 97,3; Hizmetlerin 91,9’ ulaşan değerleri ile endeks değerlerinde toparlanma gündeme geliyor. Diğer yandan Reel kesim (imalat sektörü) güven endeksi 101,5 değerine gerileme gösteriyor. Bu arada ertesi gün yayınlanan tüketici fiyat endeksi, 3 puandan daha yüksek bir ivme kazanarak yüzde 15,39 oranına ulaşıyor. Bu arada döviz kurları yukarı yönlü bir eğilim içinde iken; artan döviz fiyatları ile kısmi daralmanın sadece ithalatta değil; ihracatta da kendini hissettirmesi ilginç bir durum yaratıyor. İhracatın lideri otomotiv liderliği kaybediyor ve 3. sıraya düşüyor. Muhtemeldir ki montaja dayanan sektör girdilerindeki artış ve politik gelişmeler bu yönde etkisini gösteriyor.

Sonuç olarak, Türkiye ekonomisinde beklentiler ve ekonomik verilerin yansıttığı değerlerde bir kafa karışıklığı sezinleniyor. Tüketici, seçim dönemindeki genişletici para politikası ve emeklilere verilen bayram yardımına rağmen, enflasyondaki yükseklikten dolayı tedirginlik içinde bulunuyor. Perakende ticaret ve Turizm ağırlıklı hizmet sektörü mevsimlik etkilerden dolayı görece daha iyi bir konumda iken; Genelde Tüketici ve inşaat sektörü daha çok sorunlu gözüküyor. Ekonomideki kafa karışıklığına rağmen; özellikle iş dünyası 16 yıllık bir alışkanlık ve iktidarla daha yakın ilişki, teşvik ve desteklerden dolayı; AKP’nin Cumhurbaşkanlığı seçiminden başarılı çıkmasını görece daha çok tercih etmiş gözüküyor. Zira hiçbir parti, ekonomi konusunda sağlıklı bir program ortaya koymasa da; kamuoyunda “bilinen bilinmeyene tercih edilmiş” gözüküyor. Ayrıca, yeni getirilen yönetim yapısı ve anlayışının, eski kurumsal yapıları yok ederken, ne tür boşluklar yaratacağı ve ne tür sorunlar üreteceği konusunda hiçbir bilgi yokken; AKP’nin yeni yönetimin hızlı işleyeceği şeklindeki algıyı iyi yönettiği görülüyor. Bu yöndeki algı yaratmada, medyanın büyük çoğunluğunun iktidar güdüm ve paralelinde olmasının tabii ki payı büyük. Son olarak, Türkiye’nin dış açık ve dış borç kıskacı yanında; kredi notlarının düşürülmesi ve ABD ile bozulan ilişki ortamı ekonomik ortamın daha da bulanık duruma gelmesine yol açıyor. Bütün bunlara rağmen, Türkiye’de muhalefet; ne getirilen yeni yönetimin mahzur ve aksaklıklarını analiz ve tanıtımı konusunda; ne de alternatif bir program, sistem ve yönetim anlayışına ilişkin konseptler sunmada bir varlık gösterdi. Bu nedenle ekonomik aktörler, sisli ve bulanık durumda; bilineni tercih etme ve onunla yetinme tavrı içinde; gelecek umutlarını kaybetmek istemiyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kriz yok” açıklamalarına rağmen ekonomik kriz her sektörü derinden etkilemeye devam ediyor. Her gün peş peşe konkordato ilanları...

Türkiye genelinde son günlerde Suriyeliler ile Türk vatandaşları arasında gerilim haberleri ön plana çıktı. Neredeyse her ilden Suriyelilerle “kavga” haberleri geliyor.

Pastör Andrew Brunson ve Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkolosluğuna giren ama çıkmayan Cemal Kaşıkçı olayları, cüsselerinden kat be kat büyük gelişmelerin habercisi ol...

Piyasalardaki durgunluk ile enflasyonist ortamın aynı anda yaşanmasına ekonomistler “Stagflasyon” diyor. Tek başına enflasyondan veya yine tek başına resesyondan daha ...

Suudi Arabistan – Türkiye ilişkilerini büyük ölçüde etkileyecek olan “Washington Post gazetesi muhabiri Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı olayındaki sır perdesi...

Türkiye gündeminin başına “iğneden ipliğe her ürüne yapılan zamlar” yerleşti. “Sıçrama yapan” hayat pahalılığına karşı, iktidar “dış güçler” argümanını kullanırken, be...

2004 yılından bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanlığı görevini yürüten Aziz Kocaoğlu, Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlerde yeniden aday olmayacağını aç...

Yazarlar
Website Security Test