Facebook ta paylaştweet le

Erdoğan’ın yolunda üç kadın engel!

6.3.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

CANAN KAFTANCİOGLU, SEBNEM KORUR FİNCANCİ et MERAL AKSENER : trois femmes sur la route d’ERDOGAN en Turquie Issues de divers horizons, les opposantes défient le dirigeant islamo-conservateur et le modèle patriarcal qu’il défend. Par Marie Jégo (Istanbul, correspondante)

Farklı geçmişlere sahip muhalifler, ataerkil modele karşı çıkarak İslami-muhafazakar lidere meydan okuyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk siyasetinin “tek yıldızı” olduğu günler geride kaldı. 2019 Belediye seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) yenilgisinden bu yana muhalifleri daha da güçlendi. Muhaliflerin arasında da yalnızca erkekler bulunmuyor. Çeşitli siyasi akımlardan gelen, erkek meslektaşlarından daha az görünür olan bu güçlü kişiliklere sahip kadınlar, Erdoğan'ın ataerkil sisteminde “yeni Türkiye”sinde kendilerini duyurmak için birlikte çalışıyorlar.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) İstanbul kenti temsilcisi 48 yaşındaki Canan Kaftancıoğlu, “Türkiye'de erkekler hakim” diyor. "Kadın olmak kolay değil, bu yüzden politikacı olmak ..."

Gülümseyerek devam ediyor, “Erdoğan ve çevresi özgürleşmiş kadınlardan hoşlanmıyor. Bir kadının siyasi hırslı olabileceği gerçeği onlar için dayanılmaz.’’

Kamuoyunda gülmek "Bir ahlak meselesidir" demişti Bülent Arınç, Devlet Başkanı’nın eski bir arkadaşı.

“Zayıf’’ cinsiyetin özgürleşmesi, görünüşe göre iktidarın siyasal İslam programında yer almıyor. Kadınları "en az üç çocuk" doğurmaya davet eden ve hiç çocuğu olmayanları "eksik" olarak nitelendiren Erdoğan, "Kadın her şeyden önce annedir" diye defalarca tekrarlıyor. Partisinin Meclis'te, “kurbanlarıyla evlenmeleri şartıyla tecavüzcüler için af” öngören bir tasarıyı sunacak kadar ileri gittiği günden bahsetmiyoruz bile.

Bu tür bir yasayı Parlamento'da sunmaya cesaret etmek, yirmi yıl önce düşünülemezdi bile. Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal'in Türkiye portresinde öngördüğü gibi bugün ana muhalefet partisi CHP’de bulunan Canan Kaftancıoğlu, “Türk kadınları Atatürk sayesinde haklarına kavuştu, ancak bu haklar giderek azalıyor” diyor. Karadeniz kıyılarında mütevazı bir aileden gelen, öğretmen baba, ev hanımı olan annenin kızı olan Kaftancıoğlu, Cumhuriyetçi sistemin ona verdiği şeye minnettar. Fakat tüm Türkler o kadar şanslı değil. 2020 yılında akrabaları tarafından en az 471 kişi öldürüldüğü kaydedilmiştir. Bu sayıya üstelik, “işte, sokakta, aile içinde de gündelik fiziksel ve sözlü şiddete maruz kalanların tümü” dahil değil. “Kat edecek daha çok yolumuz var ...” diyor.

Kendi safında ilerlemek de kolay değil. Sıra dışı bir Kemalist, aynı zamanda bir anne olarak, Kaftancıoğlu, Halkın Demokratik Partisi'ne (HDP) yakınlığı nedeniyle de eleştiriliyor. İktidardaki İslamcı-milliyetçi koalisyonun “terörist” haline getirdiği bu partiyle güç birliği yapmak cesaret istiyor.

Oysa Canan Kaftancıoğlu'nun bunlardan yana bir endişesi yok. Olmadığı gibi, kendisini "terörist" olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı yargıya şikayette dahi bulundu.

“Arkadaki bir hedef”

Şikayetinin başarılı olma olasılığı düşük, çünkü “adalet, başkanın hizmetinde. Erdoğan'ın avukatları, sadece 2019'da “devlet başkanına hakaretten” 12.298 adli soruşturma açmış ve yargı 3.831 mahkumiyete imza atmıştır.

İstanbul savcılığı, cumhurbaşkanlığı iletişim başkanı Fahrettin Altun'un şikayeti üzerine Kaftancıoğlu’na “terör örgütlerine destek” ve “hakaret” suçlarından dava açtı ve dokuz yıl hapis cezası verildi. Kaftancıoğlu, “Söz konusu, yedi yıl önce sosyal ağlarda yayınlanan mesajlar. Duruşmada yargıç, pişmanlık duymamamdan şikayet etti” diyor.

Ceza temyizde onanırsa Kaftancıoğlu hapse girecek
İslami muhafazakarlar, CHP adayı Ekrem İmamoğlu'nun kazandığı 2019 bahar belediye seçimlerinde İstanbul'un kaybını hiçbir zaman sindiremedi. Üstelik yeni belediye başkanının kampanyasında Canan Kaftancıoğlu'nun rolü göz ardı edilemezdi. Gazetelere göre o, ”İmamoğlu'nun arkasındaki kadın" idi.

İstanbul Üniversitesi'nde okurken feminist tarafı güçlendi, Kaftancıoğlu’nun. Orada bir başka güçlü kadınla, adli tıp profesörü Şebnem Korur Fincancı ile tanıştı. Saygın avukat, sivil toplum figürü Şebnem, çekici yüzlü, küçük yuvarlak gözlüklü, hiçbir parti için kampanya yapmayan, ancak yetkililerle başını büyük belalara sokan inançlarını şiddetle savunan biri. Canan Kaftancıoğlu ve Şebnem Korur Fincancı artık aynı etiketi paylaşıyor; “terörist”.

Kürt yanlısı solcu Özgür Gündem ile dayanışmasını gösteren Şebnem Korur Fincancı (61 yaşında), 2016 baharında İstanbul Bakırköy kadın cezaevinde on gün geçirdi. Üç yıl sonra bir mahkeme onu beraat ettirdi. Olayların dramatik bir dönüşü olan 2020 sonbaharında beraat, temyiz üzerine bozuldu. Birkaç gün önce, adli tıp uzmanı, hükümeti sağlık krizinde şeffaflıktan yoksun olduğu için eleştirerek, meslektaşları tarafından Türkiye Tabipler Derneği (TTB)’ne başkanlık etmek üzere seçilmişti. Erdoğan'ın tepkisi ise, “Bir terörist TTB'nin başkanı oldu” oldu.

Şebnem Korur Fincancı, "Bu gücün sürekli olarak düşman üretmesi gerekiyor, bu onun için bir hayatta kalma meselesi. Askeri darbe anında bile yargı sistemi daha özerkti" diye anlatıyor. Yine cezaevinde kalma tehdidi altında olması, kendisini adliyelerin ön avlusunda, sosyal ağlarda, ender muhalefet medyasında, mümkün olduğu her yerde ifade etmesine engel olmuyor asla.

Türk kadınları 1934'te, Fransız kadınlarından bile çok önce oy kullanma hakkını elde etmiş olsalar bile, bugün sesleri zar zor duyuluyor. İşgücü piyasasında görünmez olan ikinci cinsiyet, bugün kabine ve milletvekillerinin yalnızca %17’sini temsil ediyor.

“Erdoğan'ı korkutan”

Bunlardan en acelesi şüphesiz milliyetçi sağın ilham perisi olan 64 yaşındaki Meral Akşener. Destekçileri ona Türk mitolojisinde bir kurdun adını taşıyan "Asena" diyor. Orta uzunlukta saçları, sıkı takımları, üyenin güçlü bir karakteri ve iyi bir dili var. "Erdoğan'ı korkutabilecek tek kişi benim" diye tekrar ediyor. Mutlakiyetçiliği, adam kayırması, görkemli sarayları için onu eleştirmediği bir gün bile geçmiyor.

Eski İçişleri Bakanı (1996-1997), Meral Akşener milliyetçi siyasi elitin bir parçasıdır, bu nedenle ona karşı herhangi bir dava yoktur. Ama taciz, evet. Erdoğan'a karşı fazlasıyla kayıtsız olduğunu düşündüğü parti lideri Devlet Bahçeli'ye meydan okumaya cüret ettiği için 2016'da Milliyetçi Hareket Partisi'nden (MHP, aşırı sağ) çıkarıldı. Ardından kendi oluşumunu, İyi Parti'yi kurdu ve sağ merkeze bağlanmak istiyor. Ancak iktidar koalisyonu (AKP ve MHP) önüne engel koymaya çalışıyor. Toplantıları için bir oda bulması dahi imkansız hâle getiriliyor. Toplantılarda elektrikler kesiliyor veya katılımcılar saldırıya uğruyor.

Güçlü vatanseverliği, onu, özellikle de partisi popülerlik kazandığından beri bir müttefik olarak görmeyi tercih eden iktidardaki İslami-milliyetçi koalisyon için çekici kılıyor. Onlara katılmasının hiçbir yolu yok, Demir Leydi “Kafama silah dayasalar bile geri çekilmeyeceğim” diye karşılık veriyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

ESHOT Genel Müdürlüğü’nün 2020 yılı Faaliyet Raporu dün İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde oylanarak kabul edildi. Rapora göre ESHOT Genel Müdürlüğü ağır pandemi ...

Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle birlikte kripto para piyasasında işlem yapan yatırımcıların bazı işlemlerine kısıtlama getirilmesinin ardından Merkez B...

Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, pandemi sürecinde güvenilir gıdanın daha fazla önem taşıdığına vurgu yaparak, içinde bulunulan Ramazan ayında vatandaşların, ...

İzmir Sanayici ve İş İnsanlar Derneği’nin (İZSİAD) Başarı Sohbetleri’ne Yusuf Cengiz Gıda Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı, İZSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı v...

30 Ekim'deki depremin ardından siyasilerin başta kenetlendiğini, geçen süre içinde ise gelişme olmadığını söyleyen Hüseyin Aslan, "Benzer bir depremde yine aynı acılar...

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İzmir Bölge Müdürlüğü’nden alınan bilgilere göre, 2020 yılı Mart ayında İzmir’de 7 bin 131 olan konut satışı, 2021 yılı Mart ayında %6...

Bu yıl 8’inci kez düzenlenecek Fashionist İstanbul Moda Fuarı, 23-25 Kasım 2021 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açacak. 150’den fazla katılımcı, 90...

Yazarlar