Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İstismardan tutuklanan tarikat şeyhi Fatih Nurullah ne dedi?

3.9.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, cinsel istismar suçlamasıyla Sakarya Akyazı'da tutuklanan Uşşaki tarikatı şeyhi Fatih Nurullah’ın (Şağban) ifadelerini kaleme aldı.

Sosyal medyanın gündemine oturan Fatih Nurullah takma adlı sözde tarikat lideri Eyüp Fatih Şağban (58), bir müridinin 12 yaşındaki Y.A.'yı istismar ettiği iddiasıyla tutuklandı.

Kamuoyunda ‘Uşşaki Tarikatı Lideri’ olarak gündeme gelen Eyüp Fatih Şağban’ın "Hele İslami devlet olsun, en güzel sarığı biz saracağız, en güzel cübbeleri biz giyeceğiz. Ayasofya açıldı. Sarık ve cübbe de... Vakti gelir. Devletin kontrol mekanizmalarında olalım. Ne idüğü belirsizler karar mekanizmalarına geçince Müslümanlar sıkıntı çekiyor" demiş ve sosyal medya gündemini sallamıştı.

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, "‘Kızınla sevişmedim, öptüm’ diyen utanmaz şeyh" başlıklı yazısında şunları kaleme aldı;

"28 Ağustos Cuma günü, Akyazı Cumhuriyet Savcısı İ.S’ye sosyal hizmet görevlisi eşliğinde ifade veren 12 yaşındaki Y.A’nın anlattıkları her şeyi açıklıyor.

Y.A’nın annesi de babası da hatta dedesi ve ninesi de Uşşaki dergâhının müridiydi. Y.A. da kardeşleri gibi doğduğundan beri ailesiyle dergâha gidip geliyordu. İstanbul’da bir imam hatip okulunda 7. sınıftaydı. Yazın ailece Akyazı’daki dergâha gelmişlerdi. Baba F.A. tesisat işlerini yapıyor, anne E.A. mutfakta çalışıyor, mağdur Y.A. ise ziyaretçilere yemek ve çay servisi yapıyordu.

Üç katlı dergâhın en altında zikir yapılıyordu. Orta katta ziyaretçiler kalıyordu. En üst kat ise Fatih Nurullah’a özeldi. Fatih Nurullah’a çay servisi yapan mağdur Y.A. o gün yaşananları ifadesinde şöyle anlattı:

“Üst katta ben ve Fatih’ten başka kimse yoktu. Bana bir şey demeden dudağımdan öptü. Ona bir tepki vermedim. Çünkü korkmuştum. Üst kata çıktığım zaman her fırsatta beni öperdi ve anneme babama söylememem konusunda bana telkinde bulunurdu.”

12 yaşındaki çocuğun savcıya anlattığına göre, öpmekle başlayan süreç istismarın en iğrenç noktalarına varmıştı. Y.A. “Her sabah, sabah namazına giderken beni omzumdan öpüp, pantolonumu indirip, ön bölgemi okşardı” sözleriyle karşı koyamadıklarını anlatıyordu.

En acısı ilk olmadığını anlattığı ifadelerdeydi: “Dergâhta 10 yaşlarında bir kız daha vardı. O bana Fatih’in onu kucağına oturttuğunu anlatmıştı."

ŞEYH TUTUKLANMADAN ÖNCE NELER DEDİ?

Barış Terkoğlu'nun yazısında tarikat şeyinin işlediği iddia edilen suç öncesi ve sonrasında söyledikleri vicdanları sızlatıyor.

İşte Terkoğlu'nun yazısındaki detaylar;

"Bir saat 25 dakika süren ifade bitti. Odadaki herkes küçük kızın anlattıklarıyla dehşet içindeydi.

Dergâhtaki müritlerin ise kafası karışıktı. Kimi bir anda kapanan dergâhta olanları lanetliyor, kimi ise “acaba hocamıza iftira mı atılıyor” diye düşünüyordu.

Ta ki o ses kaydına kadar...

Baba F.A. ile Fatih Nurullah arasındaki konuşma kaydedilmişti. Kaydın içeriğinde çocuğa yaptığı istismarı itiraf eden Fatih Nurullah, müridine ifşa olmamak için adeta yalvarıyordu.

“Mehdiyle evlilik” rüyalarından yola çıkarak çocuğun kendisine verildiği zannına kapıldığını söyleyen Fatih Nurullah, babayı “ileri giden bir şey yok”, “insan nefis taşıyor, aramızda nikâh konuşmaları geçti, hata etmiş olabilirim”, “bekaretinde sorun yok”, “bana yakışmayacak şekilde öpmüş oldum”, “sevişme diye bir şey yok, öptüm”, “bu da Allah’ın bir takdiri” sözleriyle sakinleştirmeye çalışıyordu.

Fatih Nurullah’ı çocuğun babasını arayıp yalvartan neden ise belliydi. Mağdur çocuk yaşadıklarını akrabalarına aktarmıştı. Devamını Fatih Nurullah şöyle anlatıyordu: “Deniyor ki bana Y.A. psikolojik sorunlar çekiyor, pedagoga götüreceğiz, seni hapse atacaklar”.

Fatih Nurullah, ifşa korkusunu yaşıyordu: “Böyle bir şey olursa daha duramam buralarda, millete rezil oluruz, ben insan içine çıkamam, ya intihar edeceğim ya da gideceğim, havayolları açık olsaydı şimdiye oradaydım.”

Peygamberi de alet etti
Bir babayı arayıp kızını istismar ettiğini anlatan tarikat şeyhi ne bekliyordu: “Bu işin raconunu sen kes, beni hanımlarla muhatap etme, canını alayım diyorsan gel canımı al, başka bir şey diyorsan ona da razıyım, ben çıkmaz bir şeyin içine girdim”.

Peki, başka bir şey dediği neydi?
Fatih Nurullah, “bu senin, sana işaretli diyorsan başımın üstüne, üstünü örtelim diyorsan o da senin alicenaplığın” dedikten sonra ihtimalleri sıralıyordu:

“Al diyorsan alayım ama çocuğun yaşı ufak, ilerde olur mu olur, muratlar var mı var, ama şu anda böyle bir durum yok”.

Çocuğun annesinin kendisine “babası çok sinirli seni öldürür” dediğini söyleyen Fatih Nurullah, konuşmada Baba F.A.’ya “öldürürse F. öldürsün, benim yerime mehdi olur” diyordu. Kendisi için “mehdi” tanımı yapmaktan çekinmiyordu. Öyle ki Fatih Nurullah istismarına peygamberi alet etmekten bile çekinmiyordu:

“Efendimizin sünnetinde var diyeceğim bunu sen anlarsın dışarıdaki adam anlamaz”.

Allah’tan değil, gazetecilerden korkuyor
Konuşmada bir ayrıntı daha var. Belki de muhafazakâr camianın üzerine düşünmesi, “iyi ki OdaTV, Cumhuriyet, Sözcü gibileri var” demesi gerekiyor. Zira Fatih Nurullah, Allah’tan değil bakın kimden korkuyor:

“Büyütüp de kâfirlerin diline laf sürme, OdaTV’ler şunlar bunlar hepsi bizim üzerimize saldırıyor, başımızda binlerce dert var, ben gittim mi zaten tarikat biter, ocağına düştük. (...) Bu OdaTV’si, Sözcü gazetesi saldıracak, ‘tarikatçılar böyle’ lafları olacak.”

21 yıldır müriti olduğu şeyhinin kızına musallat olduğunu duymanın şokunu yaşayan baba, her şeye rağmen şeyhine saygıda kusur etmiyordu. “Sizin de kızınız var” diyerek şeyhinin vicdanına seslenen baba; kızının şeyhini ateşe ittiği, yakasına yapıştığı rüyalar görerek uyandığını anlatıyordu.

Kim bu devlet içindeki müritler?
Nihayetinde baba, kızının uğradığı istismarın boyutunu öğrenince şikâyetçi olmuştu. Tam da şeyhin dediği gibi istismarın peşine baskı altındaki gazeteciler düşmüştü. Elbette karşısındaki tarikatın gücüne bakmadan istismar şikâyetinin gereğini yapan, hatta babanın yediği dayağı jandarmaların ifadeleriyle kayıt altına alan Savcı İ.S. de devletin yapması gerekeni yapmıştı."

MELİH GÖKÇEK'LE FOTOĞRAFI SOSYAL MEDYADA

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve Parti Meclisi Üyesi Aylin Nazlıaka Twitter hesabından, Fatih Nurullah takma adıyla Uşşaki tarikatı lideri olarak bilinen Eyüp Fatih Şağban ile Ankara Büyükşehir eski belediye Başkanı Melih Gökçek’in birlikte olduğu bir fotoğraf paylaştı.

Nazlıaka, paylaşıma “Müridinin 12 yaşındaki kızını istismar edip, şikayetçi olan babasını da dövdüren Uşşaki tarikatı şeyhi Fatih Nurullah ve kankası…” yazdı.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Muğla Bodrum'da saat 14:05, Çorum'un Danışment Osmancık bölgesinde de saat 14:37'deki depremler korkuttu.

Antalya'nın Manavgat ilçesinde geçirdiği kazada yaralanan Yusuf Kaan Uysal isimli bir gencin ailesi, Uysal'a Koronavirüs (Kovid-19) bulaşmasın diye ambulansa binmesine...

Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, CHP'nin, 5 binden fazla avukatın bulunduğu illerde 2 bin avukatla yeni baro kurulabilmesini düzenleyen kanunun iptal istemini oy ...

1 Ekim 2020 tarihli Resmi Gazete'nin 31261 sayısında etil alkol ve metanolün üretimi ile iç ve dış ticaretine ilişkin usül ve esas hakkında değişiklik yapıldı.

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin Dağlık Karabağ bölgesindeki ilerleyişinde, Türk yapımı Bayraktar TB2 SİHA’ların önemli görev aldığı belirtiliyor.

Antalya Muratpaşa ilçesinde bir restoran işleten 58 yaşındaki Mustafa Hazar, çam kozalağı, çıra, yumurta, hamsi, tropik meyveler, sarımsak ve ahtapot başta olmak üzere...

Konya'da Muradiye K. (29), birlikte yaşadığı sevgilisi evli Yunus Bozdağ'ı (26) bıçaklayarak öldürdü.

Yazarlar
Website Security Test