Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Lütfen konuşmayın Sayın Ali Erbaş!..

28.8.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın Giresun'daki sel felaketinde incelemelerde bulunduğu sıralarda bölge halkıyla yaptığı konuşmalar medyanın gündeminde.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, canlar alan Giresun’daki sel ve heyelan felaketinden sonra bu bölgeye gitti, gazetecilere açıklamalar yaptı, halkla konuştu.

Ve dedi ki; “… Ben dua ediyorum ve sabır, tahammül tavsiye ediyorum, çünkü Allah'tan gelene karşı boynumuz kıldan incedir ama tedbirlerimizi almalıyız. Bizim için dört önemli unsur var, ibret almak, tedbir almak, tevekkül etmek ve dua etmek. Bir Müslüman'a gerekli olan, bu afet durumlarında bu davranışlardır. Cenabıhak bir daha göstermesin.”

Lütfen konuşmayın, Sayın Erbaş. Her konuşmanızda milyonlarca Türk insanını üzen, rencide eden ve “kabulü mümkün olmayan” ve de dahası, Kuran – ı Kerim’in gösterdiği “akıl ve bilim yolunu” inkar eden sözler söylüyorsunuz.

Diyorsunuz ki; “Biz dua, sabır, tevekkül, tahammül edeceğiz. İsyan etmeyeceğiz. Cenab-ı Hak'tan gelen her türlü afetin önüne geçemeyeceğimiz için 'Boynumuz kıldan ince’ diyeceğiz ama bundan sonra tedbirlerimizi alacağız.”

Bir defa, “Doğu Karadeniz’de “bu felaket ilk değil” ki. Hemen hemen her yıl tekrarlanıyor, vatandaşın, canına, malına mal oluyor, şehitlerimiz oluyor; bu “kader midir?”

Ne demek “Bundan sonra tedbirlerini alacağız?”

“Bugüne kadar” neden tedbirler alınmadı?

Dahası, Doğadaki “sel ve heyelan gerçeği bunca yıldır yaşanırken” tedbir almak bir tarafa, “seli, heyelanı arttıracak betonlaşmalar” yapıldı?

Ya, “heyelanda çökerek jandarmalarımızın şehit olmalarına sebep olan o “zayıf karayolunu” kim yaptı, neden “doğru dürüst” denetlenmedi? Neden “gelecek suyun basıncına karşı dayanma ölçümleri, testleri” yapılmadı? Ve de neden bu durumda trafiğe açıldı?

Ne diyor, rahmetli Mehmet Akif; “Tarihi ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar / Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?”

Biraz insaf edin; “Doğu Karadeniz tarihine yazılmış bunca sel ve heyelan felaketi varken” ve de Akif’in dediği gibi “ibret alınmamış, tedbir düşünülmemişken” siz hangi kaderden söz ediyorsunuz?

Bu felakette “ölen ve şehit olan ‘masum’ insanımızı “kader mi” öldürdü?

Bu tespitinizin, tövbe tövbe “sorumluğu kadere, yani büyük Allah’a yüklemek” olduğunu düşünenlere “Haksızlar” diyebilir miyiz?

İlle de konuşacaksanız, hiç olmazsa, “böyle konuşmalar yaparak”, Kuranı Kerim’in, Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in ve büyük Atatürk’ümüzün açık açık söylediği ve gösterdiği “bilim ve akıl yolunu yok sayan” sözler söylemeyiniz. Lütfen!...

GÖZLEM

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Muğla Bodrum'da saat 14:05, Çorum'un Danışment Osmancık bölgesinde de saat 14:37'deki depremler korkuttu.

Antalya'nın Manavgat ilçesinde geçirdiği kazada yaralanan Yusuf Kaan Uysal isimli bir gencin ailesi, Uysal'a Koronavirüs (Kovid-19) bulaşmasın diye ambulansa binmesine...

Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, CHP'nin, 5 binden fazla avukatın bulunduğu illerde 2 bin avukatla yeni baro kurulabilmesini düzenleyen kanunun iptal istemini oy ...

1 Ekim 2020 tarihli Resmi Gazete'nin 31261 sayısında etil alkol ve metanolün üretimi ile iç ve dış ticaretine ilişkin usül ve esas hakkında değişiklik yapıldı.

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin Dağlık Karabağ bölgesindeki ilerleyişinde, Türk yapımı Bayraktar TB2 SİHA’ların önemli görev aldığı belirtiliyor.

Antalya Muratpaşa ilçesinde bir restoran işleten 58 yaşındaki Mustafa Hazar, çam kozalağı, çıra, yumurta, hamsi, tropik meyveler, sarımsak ve ahtapot başta olmak üzere...

Konya'da Muradiye K. (29), birlikte yaşadığı sevgilisi evli Yunus Bozdağ'ı (26) bıçaklayarak öldürdü.

Yazarlar
Website Security Test