Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Denizcilik ve Kabotaj Bayramı

5.7.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Emekli Koramiral Ekmel Totrakan'ın 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı konulu yazısı.

Kabotaj Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 1 Temmuz (1926) günü, bildiğiniz üzere Kabotaj ve Denizcilik Bayramı olarak kutlanır(1).İlk Osmanlı padişahları daha çok Batılı tüccarların Osmanlı topraklarında ticaret yapmasını kolaylaştırmaya dönük ekonomik ayrıcalıklar verme yoluna gittiler. Ragusa adlı İtalyan şehrine 1365'te sağlanan olanaklarla başlayan bu süreç, daha sonra Cenovalı ve Venedikli tüccarların benzer haklar elde etmesiyle sürdü. Fatih Sultan Mehmet 1453'te İstanbul'u feth edince, Bizans'ın daha önce Avrupalı tüccarlara tanımış olduğu ayrıcalıklarını bazı küçük sınırlamalar koyarak korudu. Kapitülasyonların Osmanlı topraklarındaki yabancıların statüsünü de düzenleyen kapsamlı bir nitelik kazanması, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Fransa'yla yapılan sözleşmeyle başladı. Kanuni ile birlikte Karasal ayrıcalıklara bir de denizsel ayrıcalıklar ilave edildi. Osmanlı Devleti'nin egemenliğini sınırlayan ve zamanla Osmanlı ekonomisinin gelişmesini köstekleyen kapitülasyonların olumsuz sonuçları, XIX. yy'da daha belirgin hale geldi. Yerli sanayi dalları kapitülasyonların korunması altında ülkeye giren yabancı mallarla rekabet edemeyerek çökme noktasına kadar vardı. Eşit olmayan gümrük ve vergilendirme koşulları, yerli girişimcilerin büyük zarar görmesine yol açtı. Kabotaj hakkının yabancılara bırakılması nedeniyle, Türk gemiciler kendi karasularında gemi işletemeyecek duruma düştü. Osmanlı kıyılarında yürütülen balıkçılık ve süngercilik bile, yabancıların tekeline girdi. Kapitülasyonlara bağlı olarak Osmanlı topraklarındaki yabancı uyruklar, insan hakları ve bireysel özgürlükler bakımından üstün ve ayrıcalıklı bir konum kazandılar. Bir Fransız pasaportu taşımak, yabancılara her türlü kovuşturma ve her türlü hukuki yükümlülükten kurtulma olanağı sağlıyordu. Yukarıda da belirtildiği üzere evvela 1365’lerde verilmeğe başlayan bu haklar, her Osmanlı Hükümdarı zamanında, ne yazık ki giderek genişletilmiştir. Bunun Osmanlı'ya verdiği zararlar geç te olsa anlaşılmağa başlandığı zamanlarda kaldırılmağa çalışılsa da, yabancı devletlerin şiddetli itirazları karşısında bu gayretler bir işe yaramadı.

I.Meşrutiyet döneminde iktidara gelen İttihat ve Terakki Cemiyeti, 1914'te Birinci Dünya Savaşı'na hazırlanırken, kapitülasyonları tek yanlı olarak kaldırdığını açıkladı. Bu karara aralarında Osmanlı Devleti'nin müttefiki Almanya'nın da bulunduğu Avrupa ülkeleri yine hemen tepki gösterdi. Savaşta uğranan yenilginin ardından ise 1920'de İmzalanan Sevr Antlaşması'nda kapitülasyonların yeniden yürürlüğe konmasına ilişkin bir maddeye de yer verildi. 1983-1984 yıllarında Yüksek Denizcilik Okulu Komutanlığım esnasında, 1908 yılında (E)Deniz subayı olan Yzb. Hamit Naci tarafından, Türkiye'nin bence ilk özel okulu olarak kurulan Okulun, kuruluş ve mezuniyet kutlamalarının, kuruluş tarihi olarak bilinen 1908 tarihi esas olarak yapılması dikkatimi çekmiş ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Lalahan arşivlerinde yaptırmış olduğum bir araştırmada, Abdülhamit'in Yüksek Denizcilik Okulu'nun kurulması ile ilgili olarak bir fermanına rastlanılmıştı. Fermanda "Artık denizlerimizde, fenerlerimizde, liman ve gemilerimizde yabancıların kullanımına dur denile, öyle bir mektep açıla ki o mekteplerden mezun olanlar buraları donata" yazılı idi. (2)Bunun üzerine Heybeliada'da bulunan Deniz Harp Okulunda "Ticaret-i Bahriye Kapudan ve Çarkçı Mekteb-i Alisi Şube-i Mahsusası " adı altında, 5 Aralık 1884 te şimdiki Yüksek Denizcilik Okulu'nun ilk olarak açılmış olduğu anlaşılmış oldu. Abdülhamit'in bu mantığı aslında, "Kabotaj" ile eş anlamlıdır. Hükümdarlığının başlarında 2 tane Denizaltı satın almak, böyle bir eğitim kuruluşunun açılışına ön ayak olmak gibi faydalı işlere imza atmış olan vesvese kurbanı II. Abdülhamit, bu devrimsel etkinliklerini devam ettireceğine, Abdülaziz'den aldığı o muazzam donanmayı Haliç'te çürümeğe mahküm etmiştir. Bu çürüme aslında Deniz ve Denizcilik kültürümüzün çürümesi demekti.

1926 yılına kadar Kabotaj hakkımız geri alınamamış ve yabancılara verilen haklar yine yürürlükte kalmıştır. Ama ilgili devletler 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Antlaşması'nın 23. maddesiyle kapitülasyonların bütünüyle kaldırılmasını kabul etti. 20 Nisan 1926 tarihli ve 815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyat-ı Bahriye ve Limanlarla, Karasuları Dahilinde İcra-i Sanat ve Ticaret Hakkında Kanun'la kabotaj hakkı Türk yurttaşlarına bırakıldı. Bu tarihsel akış, daha fazlası ile benim bulduğum gibi, değişik başlıklarda internette bulunabilir. 

Kapitülasyonlar bir ülkenin, savaşsız olarak ticaret, hukuk, insan hakları v.b. gibi alanlarında, kendi vatandaşlarını hiçe sayarak, yabancılara ayrıcalıklar tanımak üzere imzaladığı bir “teslim” belgesidir. Ama ne yazık ki, vatandaşlarımızın çoğunluğu bu günü, nasıl bir devrim olduğunun farkında olmadan sadece bir bayram havasında kutlamaktadır. İsterseniz elinizde mikrofonla çıkın meydanlara ve eğitim seviyesi farkı gözetmeksizin bugünün neden önemli olduğunu vatandaşlara sorun bakalım ne netice alacaksınız? Bugünün, sadece yağlı kazık, deniz sporları, denizde eğlenceler bayramı olmadığının, Atatürk'ün yabancılara attığı en büyük tokatlardan biri olduğunun, Ülkemize ne gibi yararlar sağladığının, özellikle çocuklarımızın beyinlerine yerleştirilmesi gerekmektedir. Hatta olur olmaz şekilde diğer bayramlara yapılan ek tatillerden 1 gün tasarruf edilerek, bu önemli günü de resmi tatil yapsak ne olur sanki?

Bugünü bizlere Kazandıran ve Lozan'da bu hakkın geri alınmasını kaydettiren, Atatürk ve İsmet Paşa'yı saygı ve minnet ile anıyor, tüm deniz şehitlerimize rahmetler, Mavi Vatan sevdalılarına da hayırlı seyirler diliyorum. “Kabotaj ve Denizcilik Bayramımız “ kutlu olsun. Selam, sevgi ve saygılar. 

Ekmel Totrakan

(1)Günümüzde çoğunlukla 1Temmuz için “Denizcilik ve Kabotaj Bayramı” deniliyor. Ben her zaman ve her yerde “Kabotaj ve Denizcilik Bayramı” diyerek Kabotaj'ı öne çıkarmayı amaçlıyorum.

(2)Bu ferman, Komutanlığım esnasında Okul'a bir müze kazandırmak için başlatılan çalışmalar esnasında müze olarak ayrılan mütevazi bir salonda çerçeveleterek asılmış idi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Dün akşam 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kutlamalarına katılan vatandaş görenleri gülümseten bir harekete imza attı. 15 Temmuz kutlamalarında Toros arabasıyl...

Haber Global'e konuk olan gazeteci İsmail Saymaz, Menzil ve Süleymancılar tarikatlarına FETÖ benzetmesi yaparak sert eleştirilerde bulundu.

Şule Çet davasıyla ilgili, bilirkişi eşliğinde kan, tükürük, sperm gibi biyolojik lekelerin tespiti için olay yerinde inceleme yapılacak.

Adnan Oktar ve grubuna yönelik geçen yıl temmuz ayında başlatılan soruşturma tamamlandı. İddianamede, Oktar liderliğinde kurulduğu belirtilen örgütte 13 şüphelinin yön...

İstanbul'un Silivri ilçesinde bir otelde su borusuna sıkışan kedi için arama kurtarma faaliyetleri sırasında bir kadın tarafından verilen tepki hayvan severlerin tepki...

Büyükada'da faytonlardaki atlar sıcakların da etkisiyle bir anda koşmaya başladı. Koşan atlar faytonla birlikte devrilerek yaralandı.

Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Rusya'dan alınan S 400 Füze Savunma Sistemleri Ankara'da. S 400'lerin ilk parçalarının geldiği belirtildi.

Yazarlar
Website Security Test