Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Karabel kabartması

28.6.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ertuğrul Kumcuoğlu, Yaşar Aksoy'un da kaleme aldığı 'Karabel Kabartması' olayının asıl amacının başka olabileceğini anlatan bir yazı kaleme aldı.

Gözlem gazetesinin 1 Haziran 2019 tarihli nüshasının 11. Sahifesinde, yazar Yaşar Aksoy beyin “Karabel Kabartması’nın son hali milli ayıbımız!..” başlıklı yazısını üzülerek  okudum. Yazıda şöyle deniyordu:

“Hürriyet’ten Ömer Erbil’in haberi… İlgilenenleri adeta yüreğinden vurdu. İzmir’de M.Ö. 1200 yıllarından kaldığı bilinen Hitit dönemi eseri ‘Karabel’ kaya kabartması defineciler tarafından…  parçalandı. ANADOLU TARİHİNİN  3200 YILLIK EN ÖNEMLİ HİTİT KABARTMASI artık yok… Kabartmanın altında hazine olacağını düşünen defineciler, hilti türü delme aletleriyle kabartmayı parçaladı. “ deniyordu. Sayın Aksoy’a bu üzücü ve aynı zamanda düşündürücü  olayı, ayrıntılı olarak kamuoyunun dikkatine getirmiş olmasından dolayı kutluyor ve kendisine teşekkür ediyorum.

Ancak, ben şahsen bu vandallığın sadece bir defineci ayıbı olduğu ve anıtın define aramak amacıyla, hiltilerle tahrip edildiği tezine katılamıyorum. Zira yazıya ekli resimlere bakıldığında, yıkımın taşın içine doğru değil, kabartmanın ayrıntılarına üzerine yönlendirildiği açıkça görülmektedir. Kaldı ki, en sıradan, en cahil  insan bile, eğer bir yapının içine bir şey gömülmüşse, bunun ancak oyularak yapılabileceğini, masif bir taşın içinde insan eliyle konulmuş herhangi bir şey bulunamayacağını düşünür,  idrak eder. O zaman amaç başka olmalıdır. Nitekim aynı yazıda, “Kabartma daha önce defalarca saldırıya uğramış, arkeolog Nezih Başgelen 2016 yılında ÜZERİNE ASİT DÖKÜLEREK kabartmanın eritilmeye çalışıldığını fotoğraflarla ortaya koymuş ve bakanlıktan eserin koruma altına alınmasını istemişti” denmektedir.

Tarihi kültür mirasının defineciler dışında çok çeşitli düşmanları vardır. Bu yüzden, sanırım bu örnekte de  amaç define aramak değil, belli bir kültür mirasını yok etmektir.  Bunu kim, niçin yapar? Olayı “resimde ve yontuda surete karşı olan bir takım cahil kişiler yapmıştır” diye geçiştiremeyiz. Öyle olsaydı bin  yıldır İslam’ın  etkisinde olan Anadolu coğrafyasında, eser bu günlere gelemezdi. Peki, o  zaman amaç ne olabilir?

Eserin Ege bölgesinde çokça bulunan Kadim Yunan ve Roma uygarlıklarına  değil de, Hitit uygarlığına ait olduğunu görünce,  de ister istemez kuşkulandım.  Her ne kadar, çoğumuza  komplo teorilerinden gına gelmiş olsa da, bu vesileyle,  Kıbrıs’a ilişkin bir anımı, sürekli izlediğim Gözlem okuyucuları ve Türk kamu oyuyla paylaşmaktan kendimi alamadım.

Ekli resimde, Hititler üzerine yazılmış oldukça eski İngilizce bir kitaptan alınmış bir fotoğraf görülüyor. Resmin sağ tarafında Hitit lisanında olduğu belirlenen bir yazıt, sol tarafında da yazıtın İngilizce tercümesi bulunuyor. İngilizce metin aynen şöyle diyor: “Ben, Büyük Kral Suppiluliama süratle denizlere ulaştım. Alashiyalı (Kıbrıs) hasmım deniz üzerinde üç defa bana karşı savaştı. Ben de onun gemilerini denizin ortasında yakaladım, ateşe verdim ve mahvettim. Fakat, ben kıyıya döndükten sonra hasımlarım benimle savaşmak için kalabalık gruplar halinde tekrar geldiler. Ve ben de onları perişan ettim.”

Öyle anlaşılıyor k, bu zaferden sonra Hitit kralı Shuppiluliama Kıbrıs’a çıkmış ve bu mermer yazıtı, Trodos dağlarının şimdi Rum Yönetimi tarafında kalan eteklerinde uygun bir yere dikmiş. Ama iki bin yılı aşkın bir süre hırpalanarak da olsa ayakta kalan bu yazıt bir süredir yerinde yok. Nerede olduğunu bilen de yok, aransa da bulunamıyor. Muhtemelen bu tarihi eser Kıbrıs’ın tarih boyunca Anadolu anakarası ile iç içe olduğunu belgelediği veya 1974 barış Harekatını hatırlattığı için yok edilmiş. Tıpkı, 20. Asrın başında Selanik’te yükselen 107 cami ve mescit gibi…

Ben sadece aklıma düşenleri yazdım. Konuyu değerlendirmek ve gerekli tedbirleri almak üzere yetkililerin dikkatini çekmek istedim.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Kahramanmaraş'ta Koronavirüs'ten ölen 35 yaşındaki Psikiyatri Uzmanı Drç Mustafa Özlü, tüm Türkiye'yi yasa boğdu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bugünün (3 Ağustos 2020 Pazartesi) Koronavirüs (Kovid-19) verilerini açıkladı. Twitter'dan rakamların olduğu günlük tabloyu paylaşan Baka...

Ensar Vakfı, son günlerde tartışılmaya başlayan İstanbul Sözleşmesi'ne yönelik yazılı bir açıklama yaptı.

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde korkunç bir kaza meydana geldi. Edinilen bilgilere göre öğretmenleri taşıyan araç uçuruma devrildi.

Kurban Bayramı nedeniyle tatil beldelerindeki plajlar doldu taştı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter'daki kişisel hesabından vatandaşlara uyarılarda bulundu.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Yüksek Askeri Şura'da, aralarında kurmayların da bulunduğu 600 albay emekliye sevk ...

Kovid-19 Nedeniyle Dışsal Etkilerden Kaynaklanan Dönemsel Durumlar Kapsamındaki Zorlayıcı Sebep Gerekçesiyle Kısa Çalışma Uygulanan İşyerleri İçin Kısa Çalışma Ödeneği...

Yazarlar
Website Security Test