Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Zorunlu din dersi muafiyeti için ne yapılmalı? Dini inancı belgelendirmek mi gerekiyor?

20.12.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Zorunlu din dersi muafiyeti için emsal kararlar devam ediyor. Dini inancını belgelendirmesini isteyen Milli Eğitim'in kararı yargıdan döndü. Yargı ''Devlet dinler arasında tarafsız olmalı'' dedi.

Zorunlu din dersi muafiyeti için ne yapılmalı? Dini inancı belgelendirmek mi gerekiyor? Zorunlu din dersi muafiyeti için emsal kararlar devam ediyor. Dini inancını belgelendirmesini isteyen Milli Eğitim'in kararı yargıdan döndü. Yargı ''Devlet dinler arasında tarafsız olmalı'' denildi. 

Kızının zorunlu din dersinden muaf tutulmasını isteyen bir velinin başvurusuna, “Hristiyan ya da Musevi olduğunu belgelendirirse muaf tutulur” yanıtını veren İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün kararına yargı müdahale etti. Bunun için inancının belgelenmesinin istenemeyeceği söylenen kararda, AİHM kararları, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve anayasanın din-vicdan özgürlüğü ile ilgili maddelerine atıflar yapıldı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde bulunan maddelere rağmen Türkiye bu konuda bir yasal düzenleme yapmadı. 

Kızının zorunlu din dersinden muaf tutulması için okula başvuru yapan veli Selnur Aysever, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden red cevabı aldı. Bunun üzerine konuyu yargıya taşıyan Aysever, haklı bulundu ve kızının hangi inanca mensup olduğunu belgelemek zorunda olmayacağı vurgulandı. Yargıdan verilen karar İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü itiraz etmedi. 

Yargı kararında, “Devletin eğitim ve öğretimle ilgili olarak üzerine düşen görevleri yerine getirirken müfredatta yer alan bilgilerin nesnel ve çoğulcu şekilde aktarılmasına dikkat etmesi ve ebeveynlerin dini ve felsefi kanaatlerine saygı göstermesi gerekmektedir. Anayasaya göre din kültürü ve ahlak öğretiminin okutulan zorunlu derslerden olduğu kuşkusuzdur. Ancak bu öğretimin anayasanın öngördüğü amaca uygun bir müfredatla verilmesi gerektiği, içeriğinin nesnel ve çoğulcu olması, kişinin dininin bir ayrım ve eşitsizlik unsuru olarak kullanılmaması ve devletin dinler arasında tarafsız kalarak bütün dinsel inançları eşdeğer görmesi gerekmektedir. Öğretimde uygulanan bu müfredatın belirli bir din anlayışını esas alması durumunda, bunun din kültürü ve ahlak bilgisi dersi olarak kabul edilemeyeceği ve din eğitimi halini alacağı açıktır.” ifadeleri kullanıldı.

Veli Selnur Aysever de, "Zorunlu din dersine öncelikle laik ve bilimsel eğitime aykırı olduğu için karşıyım. Ayrıca müfredatta yapılan değişikliklere ve çocuklara ders kitabı olarak okutulan kitaplara bakınca da pedagojik olarak kızımın etkileneceğini düşündüm. Ve yasal yollardan hakkımı aramaya başladım. Önce İlçe Milli Eğitim'e dilekçe verdim. Bana, gayrimüslim olduğunu belgelendir, dediler. Laik bir ülkede, kimse bana dini inancını belgelendir diyemez. Zaten anayasanın din ve vicdan hürriyeti maddesine de aykırı bu talep. Avukatım Özge Demir ile birlikte buradan hareketle konuyu yargıya taşıdık. Bir süreden fazla sürdü tabii. Ve 4.İdare Mahkemesi benim talebimi haklı buldu ve muafiyete hak kazandık. Dava süresince kızım okulunda din dersine girdi. Ve aldığım kararın ne kadar doğru olduğunu yaşayarak gördüm. Hatta pek çok ebeveyn gördü. Din öğretmeni çocuklara sınıfta sevgiyi anlatmak için intihar videosu izlettirdi. Bileklerini kesen genç bir kız videosunu 9-10 yaşındaki çocuklara hangi gerekçeyle izletebilirsiniz? Kızım dahil çocuklar büyük korku yaşadılar. O zaman bu konu haber oldu, hatta Sezgin Tanrıkulu Meclis'e taşıdı konuyu. Öğretmen okuldan ayrıldı ama şimdi kim bilir hangi çocuklara ders veriyor, bilmiyorum." şeklinde konuştu. 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Güldür Güldür Show'da medyaya sert eleştiri.

Yaşar Alptekin, Posta gazetesinden Alev Gürsoy Cinmen'e konuştu.

Gaziantep'te Gaziray test sürüşünde söylenen ''Şeyin trene baktığı gibi bakıyorlar'' sözü için özür dilendi.

Ateizm Derneği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili bir açıklama yaptı.

Dün (22 Mart 2019 Cuma), sosyal medyaya bomba gibi düşen Senagalli bir yolcuya hakaretler eden taksici, darp edildi ve Taksiciler Kooperatifi'nden ihraç edildi.

Hakkında yakalama kararı olan ancak kendisinin bundan haberi olmayan Ayşenur Arslan, Eskişehir'de gözaltına alındı.

Deprem kuşağında bulunan Türkiye'deki tüm binalar için deprem kimliği oluşturulması önerildi. Tektaş Kentsel Dönüşüm Uzmanı Hakan Çatalkaya, Türkiye'de çok fazla depre...

Yazarlar
Website Security Test