Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Atatürk: Türkiye Devleti'nin hükümet şekli Cumhuriyettir

29.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

"Arkadaşlarım beni idraklerinin yettiği yere kadar takip edebildiler"

 

“Onları kulluktan yurttaşlığa taşıyorum, onlar anlamıyorlar”

 

Tarih: 28 Ekim 1923. Çankaya'daki bağ evinin çalışma odasında iki kişi, gecenin ilerleyen saatinde yoğun bir biçimde çalışıyorlardı. İki silah arkadaşı, Kurtuluş Savaşı'nın iki muzaffer komutanı - Mustafa Kemal ve İsmet Paşa.

Mustafa Kemal, İsmet Paşa'ya; "Yaz" dedi ve dönemin Dışişleri Bakanı İsmet Paşa, Mustafa Kemal'in dediklerini aynen kağıda geçirdi: "Türkiye Devleti'nin hükümet şekli Cumhuriyettir."

Bu tarihten bir gün öncesi, Fethi Bey'in kabinesi istifa etmişti. Yeni hükümet bir türlü kurulamıyor, bu konudaki bütün çalışmalar boşa çıkıyordu. Sistem tıkanmış, Türkiye hükümetsiz kalmıştı. Büyük Atatürk, bakınız o günleri nasıl anlatıyor:

"Gece olmuştu. Çankaya'ya gitmek üzere Meclis'ten ayrılırken, koridorlarda beni beklemekte olan Kemalettin Sami ve Halit Paşa'lara rastladım. Akşam yemeğine Çankaya'ya gelmelerini, Milli Savunma Bakanı Kazım Paşa aracılığıyla kendilerine bildirdim. İsmet Paşa ile Kazım Paşa, Celal Bey ve Fethi Bey'e de Çankaya'ya benimle beraber gelmelerini söyledim."

Tarihi yemekte, 623 yıllık koca Osmanlı'nın enkazı üzerine kurulacak bir büyük Cumhuriyet'in, Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri atılacaktı.

Çankaya'daki yemeğin tam ortasında Mustafa Kemal Paşa, birden ayağa kalktı. Bakışlarını, arkadaşları üzerinde gezdirdikten sonra, kesin ve kararlı bir ifade ile şunları söyledi: "Arkadaşlar, yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz." Tarih 1923, 28 Ekim'i 29 Ekim'e bağlayan gecedir.

Ne var ki, Büyük Atatürk'ün "en büyük eserim" diye adlandırdığı Cumhuriyet'imiz ilan edildiği günde de pek anlaşılmamıştı.

29 Ekim akşamı 17.00'de top atışlarıyla Cumhuriyet'in ilanı duyurulurken, Çankaya'da Balo öncesi Falih Rıfkı Atay'la Büyük Atatürk başbaşadırlar. Büyük Atatürk neşesizdir. Falih Rıfkı Atay kendilerine sorar; "Paşam hayaliniz gerçek oldu. Cumhuriyetin ilanına eriştik. Sizi mutsuz kılan nedir?"

Düşünceli Atatürk, "Falih" der, "Ben onları kulluktan yurttaşlığa taşıyorum. Onlar bunu anlayamıyorlar."

Daha sonra durumu değerlendirirken Büyük Atatürk; "Arkadaşlarım beni idraklerinin yettiği yere kadar takip edebildiler." diyecektir.

Kazım Karabekir, Doğu Cephesi'nin Kahramanıdır. Milli Mücadelede de Büyük Atatürk'ün en samimi ve sadık destekleyicisidir. Ne var ki, Cumhuriyet düşüncesine alışamamıştı. Bir türlü kabullenememiştir.

Rauf Orbay Hamidiye Kahramanıdır. Büyük Amiraldir. Milli Mücadelenin Başbakanıdır. Ne var ki, "Biz Padişah Efendimizin ekmeğini yedik, Atatürk keşke Padişah olsaydı" demiştir.

Aralarında Milli Mücadelenin kahramanlarından Halide Edip Hanım gibi, Cafer Tayyar, Ali Fuat, Refet Bele gibi paşaların olduğu nice kahraman Büyük Atatürk'ü idraklerinin yettiği yerden sonra anlayamamışlar, kavrayamamışlardı.

Bana göre Büyük Atatürk'ü anlayan biri asker, diğeri sivil iki şahsiyet vardı. Bunlardan biri İsmet Paşa diğeri ise Falih Rıfkı Atay'dı.

O günlerden söz ettik madem, Celal Bayar'dan dinlediğim bir anıyla yazımızı noktalayalım!

28 Ekim 1923 akşamı ayrılırlarken Büyük Atatürk Celal Bayar'a ; "Yarın akşam Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Balo vereceğiz. Reşide Hanım'la orada olunuz." der.

Celal Bayar eve gelir, ertesi akşam Balo'ya gideceklerini söyleyince Reşide Hanım "Gitmem" diye direnir. Ne var ki Celal Bayar'ın ısrarı sonrasında bu defa; "Gelirim, ama başımı açmam." der. Bayar kabul eder, Balo'ya gitmek üzere evden ayrılırlarken, Celal Bayar'ın babası Mahmut Hoca ikinci katın penceresinden oğluna bağırmaktadır,"Haram olsun, haram olsun." Celal Bayar'ın yanında başı bağlı Reşide Hanım'ı gören Büyük Atatürk Bayar'a gözüyle ne bu, gibisinden baktığında Bayar; "Paşam ben buraya kadar getirdim, gerisi Size ait" der. Yıllarca başı örtülü yaşamış Reşide Hanım'ın bunu birden kabullenmesi dolayısıyla hiç de kolay olmamıştı. Ne var ki, yıllar sonra aynı Reşide Hanım modern ve Türk kadınına örnek bir Birinci Hanımefendi olacaktır.

İşte doksanbeş yıldan bir kaç küçük hatıra...

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş kararıyla ilgili konuştu.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılmasını talep etti.

Pazar büyüklüğü 10 milyar Dolara ulaşan ve yılı 4,8 milyar Dolar ihracatla kapatmaya hazırlanan züccaciye sektörünün çatı derneği ZÜCDER (Züccaciyeciler Derneği), ihra...

Hava durumu. 20 Kasım Salı, hava nasıl olacak? Havalar ne zaman ısınacak?

Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) yeni atama kararnamesiyle 403 hakim ve Cumhuriyet savcı adayının ataması gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bazı büyükelçilikler ile rektör atamalarına ilişkin kararları, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, SGK prim borçlarına ilişkin açıklama yaptı.

Yazarlar
Website Security Test