Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Urla Felsefe Günleri

6.11.2015
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Şafak Ural Hoca ile dostluğumuz İstanbul’daki fikirleşme toplantılarına dayanır. Müşterek dostumuz Umur Daybelge ile genelde seçim ve geçim dışı konularda az laf tüketmedik. 

Sonra Akile Gürsoy ve Tufan Türenç ile birlikte 1990’ lı yıllarda başlattığımız İstanbul Toplantıları’na düzenleyici olarak Şafak dostum da katıldı. Birkaç yıl içinde İstanbul Toplantıları TV’lerdeki açık oturumlar nedeni ile cazibesini yitirdi. O’nun tek başına İstanbul Üniversitesi’nde akşamları bazen 5, bazen 25 kişi ile düzenlediği haftalık  “Felsefe toplantıları” ise  neredeyse  gizli bir tüyo olarak yıllar yılı bir çok öğrencisi için nefes alınacak bir yer olarak kaldı.

Şafak Ural sabaha karşı yatar, geceleri çalışır, ben ise genelde onun yattığı saatlerde ayağa kalkarım, bu zıtların birlikteliğinden ve dostluğundan “Urla  Felsefe Günleri” doğdu. Bilhassa 4 yıldır süren “Urla’ya bir Anaksagoras Heykeli”kampanyamız konusundaki pasif ve aktif direnişten dert yanınca, O, bu toplantıları düzenlememizi önerdi. Ural ve Urla bu şekilde buluştu. Latinler “Nomen est omen” derler. “İsim geleceği müjdeler” anlamında.

Birincisini geçen yıl Ekim ayında Urla Atatürk Kültür Merkezi’nde yaptık. Bu yıl ki toplantıların hazırlıklarına 5 ay önce başladık. Toplantı tarihi olarak insanların rahatlaması için seçim öncesi seçildi. Urla Felsefe Gönüllüleri olarak bilhassa Talat Kutlukaya, Selami Gürgüç, Saim Uysal, Tezer Orhan, Uğur Karatop ve birçok başka isim “Felsefe Günleri’nin gerçekleşmesinde” yardımcı oldular.  

Urit Düğün Salonu’nda iki gün süren toplantılarda çok fazla konuşmacı davet ettiğimizi fark ettik. Soru – cevaplara pek zaman kalmadı. Zaman zaman 200’den fazla izleyici ile toplantılar gene de çok başarılı oldu.

Civar illerden ve İstanbul’dan 100 den fazla konuk katıldı. “Ses düzeni ve projeksiyon sorunları”  Muzaffer Tunçağ’ın yardımları ile son anda çözüldü. Açılışı Kaymakam Bey yaptı ve faydalı bir çalıştay oldu. Önümüzdeki yıllarda devam edilmesi ve daha az konuşmacı ile fikirleşme ortamını daha geniş tutma konusunda Şafak Ural ve Urla Felsefe Gönüllüleri arasında tam bir mutabakat oluştu.

Çok seslilik kisir döngüyü aşar

Konuşmacılardan Nazlı İnönü’nün “Aristoteles’in Gençlik ve Yaşlılığı” ile 2000 yıl öncesini tasviri çok ilgi çekti. Düşünürün türümüzün farklı çağlardaki  yaklaşımlarını  ikibin yıl önce bile ne denli “gerçekçi” görebildiğine şaşırmamak mümkün değildi.

Genç fizikçi ve felsefeci Doçent Özgür Akarsu, bilfiil aktif fizik çalışanı olarak Kosmos’u, karanlık enerjiyi ve parçaçıcıkları bize anlattı.  Felsefe öğrencisi olan bir başka sunucunun, Mustafa Buzbuğa’nın sunumu da çok ilgi çekti. Bu öğrenci Felsefe’de master yapan bir beyin cerrahisi profesörü. Dinleyiciler arasında  gördüğüm bir başka  tıp  profesörü olan  dostum ise bana daha felsefede çok yeni bir öğrenci olduğunu anlattı; “ikinci sınıfa geçmiş”, “Ancak önümüzdeki yıllarda gelip bir sunum yapabileceğimi umarım” dedi.

Çiğdem Dürüşken, Nevzat Kaya hocalar da dinleyiciyi büyüleyenler arasındaydılar. 15 farklı üniversiteden 27 konuşmacı ile bu yılki program çok yüklü oldu.

Botanikte doktora yapmış olan ve yurtdışında “botanik felsefe” konusunda çalışan Dr. Özlem Yılmaz  bize bitki fenotipleri ile çalışırken felsefenin önemini anlatan bir konuşma yaptı ve ilgi ile dinlendi. Felsefeye ülkemizdeki bu denli olan ilgi gerçekten ümit verdi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test