Facebook ta paylaştweet le

Türkiye’de 3 Mayıs 2021: “Kaybolan Özgürlük” günü..

4.5.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Kaybolan bir özgürlüğün kutlanacak günü ya da kutlaması olur mu? 

Ne günü olur, ne de kutlaması. 

Sabahtan beri yavan ve bir o kadar da “sahtecilik” kokan mesajlar alıyorum. Ama bilin ki okumadan siliyorum. 

Evet; 3 Mayıs “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” ama ülkemde bunun geçerliliği yok. 

Çünkü; 

Hangi özgürlük? Ne günü? Hangi dünya? 

* 

Basın özgürlüğü olan ülkelerde gazeteciler, başkalarının genelgelerine göre haber yapmaz, fotoğraf çekmez, ses tespiti yapmaz.  

Bir olayda haber niteliği varsa veya yoksa, karar verecek olan gazetecidir.  

Gazetecilik faaliyeti hiçbir şekilde genelgelerle önlenmez ve düzenlenemez. 

Ama biz de ne yazık ki artık böyle değil!.. 

 

Birleşmiş Milletler, her ne kadar 20 Aralık 1993'te, her yıl 3 Mayıs'ın, Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanmasını kararlaştırmış olsa da, Türkiye’de gazetecilerin ifade özgürlüğü kapsamında kişisel verilerin işlenmesi, “ses ve görüntü kaydı alınması” 27 Nisan’dan itibaren genelge ile yasaklandı. 

Neden? 

Genel kolluk personeli (polis-jandarma) bu tür olaylar; ses ve görüntü kaydı alınması hukuka aykırı olarak işlenmesi ve paylaşılması ile sık sık karşılaşıyormuş ve görevin yapılmasını engelleyecek boyutlara ulaşmış. 

Ayrıca, personelin (polis-jandarma) ve vatandaşların kişilik hakkına ve güvenliğine zarar verecek şekilde yayımlanıyormuş!!!! 

Yani; 

Ey gazeteciler-yazarlar… 

Bundan böyle; haber yapmak amacıyla elinizdeki fotoğraf makinesi, TV kamerası, elinizdeki ses kayıt cihazlarını, toplumsal bir olay sırasında toplananları dağıtmak üzere zor kullanan emniyet güçlerinin fotoğraflarını çekip, seslerini tespit edip, kamerayla karşılıklı çatışmaları kaydetmek ve haber yapmak-yayınlamak için olay yerindeki polis ve jandarmadan hem de tek tek; “açık rızanız var mı, genç kızı yerde saçlarından sürüklerken çekilmiş resminizi kullanabilir miyim?” diye sormak ve izin almak zorundasınız? 

Aksi suç!.. 

* 

Bugün Dünya Basın Özgürlüğü Günü" ya; 

Türkiye’de 200’e yakın gazeteci hapiste… 

Ben uydurmuyorum;  Bunu Meclis’te AK Partili Adalet Komisyonu Başkanı, hırsızların, dolandırıcıların, mafya babalarının serbest bırakıldığı af yasası görüşürken söylemişti. 

 Bir yıl önce. 

* 

Onbir bin gazeteci işsiz!.. 

11 Mart 2020’den bugüne kadar Koronavirüs salgını döneminde yazdıkları haber ve yorumlar nedeniyle, 30 gazeteci hakkında açılmış soruşturma var. 

* 

Alman Bertelsmann Vakfı 2004 yılından bu yana iki yılda bir dünyada demokrasileri sorgulayan "Dönüşüm Endeksi" araştırması yayımlar. 

Geçen yıl yayımladığı son araştırma (yenisi 2022’de yayımlanacak) sadece gazetecilerle ilgili değil, hepimiz için acı gerçeği sergiliyor: 

“2018’deki anayasa değişikliği sonucu, parlamenter sistemin yerine gelen "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Modeli” ile birlikte, Türkiye’de; 

- Basın özgürlüğü, 

- İnsan hakları, 

- Kuvvetler ayrılığı" gibi temel demokratik değer ve kurumlar yok sayılacak hale gelmiştir…” 

* 

Neyse uzatmadan noktayı koyalım: 

Bugün Dünya Basın Özgürlük Günü ya; 

Çoğumuzun haritada yerini bile gösteremeyeceğimiz; 

Yeşil Burun Adaları, Beliza, Leshoto, Tonga, Tobago, Surinam, Burkina Faso, Benin... 

Bu ülkeler dünya basın özgürlüğü sıralamasında Türkiye’nin üstünde.  

Çünkü biz son oniki yılda basın özgürlüğü sıralamasında 56 basamak gerilemişiz. 

Hapisler, işsizlik, cezalar, basın kartı verilmeyen gazeteciler... 

Ve ortada dolaşan "gazeteci kılıklı", gazetecilikle uzak yakın ilgisi olmayan birileri... 

Özetle; 

Kaybolan özgürlüğün ne günü olur, ne de kutlaması. 

Biz gazeteci-yazar takımının durumu; Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın 3 Mayıs kutlama mesajındaki “başlık” gibi.. 

Basın Belada!.. 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar