Facebook ta paylaştweet le

Tam kapanmanın Türkçesi: evde açlıktan öl, sokakta virüsten öl

30.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Üç hafta tam kapanma…
Doğru mu? Doğru.
Ama böyle olmaz.
Dükkanı kapattık, AVM’ler açık; hem de “lebalep…”
İnşaat, yapı-onarım-boya-badana serbest, toptancı kapalı. Koçtaş, Tekzen, İkea vb açık!
Gündelikçi, seyyar satıcı, o gün kazandığı ile yarı aç-yarı tok geçinen milyonlarca insan yasaklı. İğneden-ipliğe satış yapan internet alışveriş siteleri açık. Seyahat yasak. Kargo serbest.
Nasıl geçinecek bu insanlar?
Ne yiyecek, ne içecek?
*
“Dışarı çıkma, evinde otur” demek kolay. İnsanların hayatı her şeyin üstünde demek o da güzel.
Güzel, güzel de; insanların karnını doyurmaya da ihtiyacı var, yaşamaya da ihtiyacı var!..
*
Ve şimdi esnaflar...
415 meslek dalı, sayısına gelince toplamda 2 milyon 250 bin kişi, çalıştırdıkları işçi sayısı tam 12 milyon. Aileleriyle birlikte eder 48 milyon. Nüfusun neredeyse yüzde 55’i.
En ağır yük onların sırtında.
*
Artık taşıyamıyorlar; Şubat ayı itibariyle esnafın sadece bankalara toplam kredi borcu 670 milyar lira.
Karnını doyurmaya zorlanan esnaf bunu nasıl ödeyecek?

-------------------------------

Hani beraber yürüyecektik?


Ülke olarak salgında Meksika ve Arnavutluk ile birlikte, dünyada halkına en az destek sağlayan üç ülkeden biriyiz. Cumhurbaşkanı sistemli iktidarımız milli gelirin sadece 1.1'ini bizlere destek olarak veriyor.
O da (sağlık harcamaları dahil) topu topu sadece 7.6 milyar dolar!..
Ölme ama “sürün” durumu!..
*
Amerika 1,9 trilyon dolarlık ekonomik destekle zirvede. Milli gelirinin yüzde 25,4'ünü karşılıksız yardım olarak halkına dağıtıyor.
*
İngiltere’de, tam kapanma sürecinde çalışamayanların maaşlarının yüzde 80'ini devlet ödüyor.
Paket servisle sınırlanan kafe ve restoranlardan alınan yiyecek-içecek bedelinin yüzde 50’sini hükümet ödüyor.
Cirosunun yüzde 30 ya da daha fazlasını kaybeden işyerlerine kârının yüzde 80'ine kadar “nakit” hibe yardımı yapılıyor.
*
Almanya, önce 156 milyar, ardından 130 milyar, son olarak da Mart’ta 60 milyar olmak üzere toplam 246 milyar Euro ile kapanmanın verdiği ekonomik zararı hafifletmeye çalışıyor. Milli gelirin yüzde 11'i yardımlara ayrılmış durumda.
*


Peki bizde?
Hükümet, ücretsiz izne ayrılan, kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan veya işten çıkarıldığında işsizlik ödeneğine hak kazanamayan işçilere günlük 39 lira 24 kuruş yardım yapıyor.
Bir de sokağa çıkma kısıtlamalarından etkilenen toplam 1 milyon 239 bin 438 kişiye 3 ay süreyle ayda bin lira destek ve devede kulak denecek kadar az kira yardımı, o da sadece esnafa. Ve bazı işkollarında çalışanlara sigorta muafiyeti v.b.
Kısacası;
Eve kapatılınca destek yok, açlıktan öl!..
Sokağa çıkarsan, virüsten öl!..
*
Mehmet Yılmaz üç paragrafta çok güzel özetlemiş:
-Garson Hamdi yerine, Garson Hans olsaydık, devletimiz salgın nedeniyle alınan bütün bu kapanma önlemlerinin hayatımızı zehir etmesine engel olurdu.
*
Patronumuzun adı Doğan olacağına David olsaydı, o da işletmesinin bir yıl önceki gelirinin belli bir bölümünü hibe olarak devletten alır, vergileri vs. ötelenmiş olur, işyerini kapatmaz, çalışanının işine son vermezdi.
*
TC vatandaşı Gazanfer olmak yerine Birleşik Krallık vatandaşı George olsaydık, çoktan aşılanmıştık. Kraliçenin Başbakanı "komisyonu hangi şirket alacak" diye oyalanmadığı için zamanında hepimize yetecek kadar aşı siparişini vermiş olurdu.
*
Eeeeee!!!! Türk olmak kolay değil ki?
---------------------------------------------

 

Ne yapılmalıydı?

Sözde tam kapanma ama her gün 16 milyon insanın yasaklardan muaf tutularak” sokakta olacağı 17 gün için, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkan Zekeriya Mutlu’nun “şunlar yapılmalıydı” başlığı altında açıkladığı “önlem paketi”ne aynen katılıyorum:

- Öncelikle Mart sonunda biten kira ve gelir kaybı destekleri sürdürülmeliydi.
- Yasaklı günlerde AVM ve şubelerinde (alkollü içeceklerde olduğu gibi) temel ihtiyaç dışı ürünlerin satışı yasaklanmalı, bu günlerde açamayan üyelerimize karşı haksız rekabet son bulmalıydı.
- İşletmeler madem 17 gün kapalı olacak, o zaman bu sürece denk gelen çek-senet-elektrik-su-vergi gibi ödemeleri faizsiz şekilde bir ay süreyle ertelenmeliydi.
- 17 gün kapanma Ramazan Bayramı’nı da kapsadığı için bayram nedeniyle mal alan, yatırım yapan, borca giren işletmelerin ödemeleri ötelenmeliydi.
- İşyeri uzun süredir kapalı, ya da “aç-kapa” ile devam eden küçük işletme veya su tüketimi olmayan esnaf katı atık bedelinden muaf tutulmalıydı.
*
Ah be Başkan; bu millet o kadar umutsuz ki, “keşke” bile diyemiyor!..

 


-------------------------------------------------
IV. Murat kafası!..

Kapanmadan önce üç-beş market dolaştım.

Satış tam gaz, kapış kapış!..
Özellikle de alkollü içecek rafları.
Adeta yağmalanmış.
Yasaklı maddeler arasında “alkollü içkiler” adı yok.
Ama satışı “muaf” kalemler arasında da yok.
Yani; “Yasaklanmayan” bir “yasak!”
Hiçbir hukuki dayanağı yok.
Anayasaya da aykırı değil, zaten bu iktidar için olsa ne yazar. Yazılı olana değil, kafalarındaki Anayasa uygulanıyor.
O zaman?
Alkol kullanmayan biri olmama rağmen bu resmen özel hayata müdahale.
Öyle ya; kime ne benim içkimden!..


*
Kaldı ki, ülkemizde en çok tüketilen rakı ve bira zaten yüksek vergilerle “üstü örtülü” yasaklanmış durumda.
Bugün 70'lik rakının fiyatı 175 lira ve yüzde 74.1'i vergi. Bu kadar vergi bindirilmese, 70'lik rakının fiyatı 175 değil, sadece 45 lira.
Bira; vergi yükü yüzde 61.3.
Millet de haklı olarak soruyor: ne bu be?..
Ne olacak?
21. yüzyılda IV. Murat kafası!..

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar