Facebook ta paylaştweet le

Aşı herkesin hakkıdır!

30.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

1 Mayıs, bütün dünyada, emeğin bayramı ve emekçinin uluslararası birlik mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanıyor. Biz de başta işçiler, emekçiler, çalışanlar olmak üzere, tüm yurttaşlarımızın 1 Mayıs bayramını, en iyi dileklerimizle yürekten kutluyoruz.

Tüm dünyada, bu 1 Mayıs’ın temel şiarı ve ana teması, aşı konusu oluyor. Uluslararası platformda, ‘aşı herkesin hakkıdır’ yaklaşımı ve belgisi öne çıkıyor.

 

Sağlıklı, güvenceli ve insanca bir yaşam

Çalışanlar bu 1 Mayıs’ı çok zor koşullarda karşılıyorlar. Salgın koşulları ve ekonomik problemler hemen her kesimi doğrudan etkiliyor. Ancak bu olumsuzluklardan en çok etkilenenler, her gün işe gitmek zorunda kalan ve hayatın içinde her an salgınla yüz yüze gelen çalışanlar oluyor.

Yaşamını sürdürebilmek ve ailesinin geçimini sağlayabilmek adına, mutlaka her gün çalışma hayatının içinde olmak zorunda kalan ücretliler için; sorunlar elbette yalnızca salgının getirdiği tehlike ve zorluklarla sınırlı değil. Ayrıca işini, aşını, her an kaybetme tehlikesi de ‘Demokles’in kılıcı’ gibi sürekli çalışanların tepesinde sallanıyor. Hele işsizliğin girdabında kalmışların işi hepten zor. İşte bunun için, tüm yurttaşlarımız, bu 1 Mayıs’ta ‘sağlıklı, güvenceli ve insanca bir yaşam’ talebini yükseltiyorlar.

 

Aşı adaletsizliği ve haksızlığı

Tüm insanlığı etkileyen coronavirüs salgını nedeniyle, 2021 yılı 1 Mayıs’ının dünyadaki genel teması aşı konusu oluyor. Özellikle yoksul ülkeler ve insanlar, aşıya erişimde zorluk çekiyor. Bugünlerde dünya genelinde bir aşı adaletsizliği ve haksızlığı yaşanıyor. Bu durum da ister istemez aşı savaşlarını ve çekişmelerini beraberinde getiriyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), coronavirüs aşılarının ülkeler arasında dağıtımında büyük adaletsizlik olduğunu açıkladı. Bu açıklamaya göre, yüksek gelirli ülkelerde neredeyse dört kişiden biri Covid-19 aşısı olurken, düşük gelirli ülkelerde ise bu ancak 500’den fazla kişiden birisi olabiliyor. Dolayısıyla ülkeler ve insanlar arasında, aşıya erişimde büyük bir adaletsizlik ve haksızlık yaşanıyor.

 

Virüsün dolaşımı nasıl engellenebilecek?

Aslında bu adaletsizliğin önüne geçilmesi için oluşturulan COVAX’ın da hedeflerine ulaşamadığı görülüyor. Uluslararası kuruluşların verdikleri rakamlara göre, 92 ülkeye iki milyon doz aşı gönderildi. Ancak bu miktar, yalnızca İngiltere’de kullanılan aşı miktarına eşit. Yüksek gelirli ülkeler 4,6 milyar doz aşıya sahipken, düşük ve orta gelirli ülkeler ise yalnızca 670 milyon doza erişebilmiş durumda.

Bütün bu rakamlar ve veriler, aşı kıtlığının öncelikle yoksul ülkeleri ve insanları vurduğunu çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Bütün bu yaşananların ışığında, küresel bir sorun olan virüsle mücadelenin nasıl başarıya ulaştırılabileceği sorunsalı ağırlık kazanıp öne çıkıyor. İnsan, ister istemez, bu koşullarda virüsün küresel dolaşımının nasıl olup da engellenebileceği konusunda tereddütler yaşıyor ve doğrusu karamsarlığa kapılıyor.

 

Ülkemizde durum

Covid-19 sürecinin, geniş kitleler için oldukça sorunlu yaşandığı ülkelerin arasında Türkiye de var. Ülkemizde salgın süreci maalesef kötü yönetiliyor. Uzmanların uyarılarına, önerilerine yeterince kulak verilmiyor. Salgının yıkıcı etkileri yalnızca sağlık alanında görülmekle kalmıyor, ekonomik ve sosyal yaşamda da kötü bir tablo ile karşı karşıya kalınıyor. Bu kötü tablodan da en çok etkilenenler, başta çalışanlar ve sosyal güvencesi bulunmayanlar olmak üzere esnaf kesimi oluyor.

65 yaş üstü yurttaşlara getirilen kısıtlamalar başta olmak üzere, niçin alındığı ve neden uygulandığı bir türlü anlaşılamayan -daha doğrusu anlatılamayan- kararlar olmak üzere, birçok karar ve uygulama birbiri ile çelişiyor. Ayrıca çoğunlukla uygulamada geç kalınıyor. Salgının önlenebilmesi için şimdilik tek yol ve yöntem olarak görülen aşılamada da çok gerilerde kalıyoruz. Halen iki doz aşılama yapılan yurttaşlarımızın sayısı, nüfusun yüzde 10’u dolayında. Adeta ‘kaplumbağa adımı’ olarak tanımlanabilecek bu aşılama hızıyla, salgının önüne geçilmesi mümkün görünmüyor.

Hafta başında alınan ‘tam kapanma’ kararı da doğru olmakla birlikte geç kalınmış bir karar olarak görünüyor. Daha da önemlisi, bu karardan olumsuz etkileneceklerin, mutlaka ekonomik/sosyal bir destek paketiyle desteklenmesi ve mağduriyetlerinin karşılanması gerekiyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 11 Mayıs 2021 Salı. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 10 Mayıs 2021 Pazartesi Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 8-9 Mayıs 2021 Cumartesi.Pazar Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar