Facebook ta paylaştweet le

Hizmette birleşmeliyiz

22.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ülkemizde idare, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı verilen “Başkanlık” sisteminin kendine has bir tarzı ile icra edilmekte. Cumhurbaşkanı bakanları Meclis üyeleri arasından veya dışarıdan atama ile belirliyor ve böylece hükümet yönetme gücünü kullanıyor.

Bunun yanında eskiden “mahalli idareler” denen yerel yönetimler var ki bunlar da büyükşehir ve ilçe belediyelerinde hayat bulmaktadır.

Tabii hükümeti teşkil eden bakanlıklar ise ülke çapında kanunlar ve nizam çerçevesinde kendileri ile ilgili görevleri yerine getirmek gibi bir vazife ile yükümlüdürler.

Belediyelerin bir önemli özelliği ise, yöneticilerinin ülke çapında gerçekleştirilen yerel seçimler ile belirlenmesi ve görev yapmasıdır.

İşte bu noktada işler çatallaşmaktadır. Zira yerel seçimlere halkın oylarına işbaşına gelen kişi iktidar partisinden olmayabilir, yerelde seçimleri tüm partilerden adaylar kazanmaktadırlar.

Ben burada normal ve demokratik olarak gerçekleşen görev dağılımındaki sonuçlar üzerinde durmak istiyorum.

Ülkemizde, başta ifade ettiğim sistemin de bir özelliği olarak merkezi yönetim tek elde bulunurken, yerelde bu merkezi yönetimin mensubu olduğu partiden olmayan yöneticiler işbaşına geldiğinde yerel-merkez uyuşmazlıkları ne yazık ki çok sık görülmektedir. Güçlükler ve derin ayrılıklar kaçınılmaz olarak yaşanmaktadır.

Bilhassa büyükşehir belediyeleri çizgisinde bu durum çok derin sonuçlar veren karşıtlıklara sebep olmaktadır.

Bu anlaşmazlıkların olması, işin doğasında vardır elbette. Ancak boyutlarının makul olması gerekir. Bu iş olması gerekenden daha derin anlaşmazlık ve ayrılıklara varırsa, iki taraf birden kaybeder. Ancak zararın fazlası muhalif belediyelerde hissedilmekte ve yaşanmaktadır. Yerel halka verilen hizmetler aksamakta, yaşam pratiğindeki güçlükler büyük boyutlara gelmektedir.

Peki, bu iş aslında nasıl olmalıdır?

Makul olan, merkezi hükümet ile yerel yönetimler arasında akıl çizgisinde ve yasalar çerçevesinde “koordineli” bir anlaşma zemini bulunması ve bu zeminde buluşulmasıdır.

Sonuç; ne yazık ki ülkemizde özellikle büyükşehir yönetimleri ve merkezi iktidar hükümeti arasında anlaşmak bir yana, bir araya gelip birbirini anlayarak toplantı yapmanın dahi mümkün olmadığı bir tablo ile karşı karşıyayız.

Böyle bir ortamda ülke sathında sürekli yeni sıkıntıların doğması ve mevcut sorunların büyümesi elbette kaçınılmazdır.

Çare ise tektir.

Bu ülke hepimizindir. Lütfen bir araya gelelim ve konuşarak, birbirimizi ikna ederek ve birbirimizden ikna olarak belirli bir noktada birleşelim.

Türkiye, etrafını sarmış bulunan ateşten bir çemberin içinde yaşamaya çalışan bir ülkedir. Amerika ve ortakları ile Rusya arasında hassas bir dengede durmaktadır. Bu yüzden güçlü olmak, güçlü olmak için de birlik olmak zorundayız.

O nedenle tek kurtuluş yolu, iktidar ve muhalefet partilerinin bir araya gelerek dargınlıkları bir kenara bırakmasından geçiyor.

Umarım ve temenni ederim ki iktidarımız ve muhalefet parti liderleri ile yerel yönetimler arasında “ortak akılda” bir buluşma gerçekleşir. Sıkıntılarımızdan kurtulmanın ilk adımı, bunu hayata geçirebilmektir.

Aksini ise düşünmek bile istemiyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar