Facebook ta paylaştweet le

Mevcut bakış açısı ile sorunlar çözülemez

16.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Pandemide yaşanan yeni dalga önlenemez boyuta ulaştı. Katlanarak artıyor. Hastanelerde yataklar doluyor. Sadece İstanbul’da haftalık vaka sayısı 800 bini aşarak milyon bandına göz kırpıyor. Sağlık personeli bunalım yaşıyor. Alt gelir grupları, esnaf ve işsizler kendi haline bırakıldı. Bir kesim bilim kuruluna yükleniyor. Oysa Bilim Kurulunda karar yetkisi yok. Toplumun bazı kesimleri de çözümsüzlüğe sorumlu arıyor. Aslında çözümsüzlük sadece pandemi konusu ile sınırlı değil. Türkiye çok yönlü bir çözümsüzlüğe sürüklenmiş durumda. Bunun bir tek nedeni var: Bilimin rotasında yürümeyen, olaylara bilimsel bakmayan ve dar bakış açısı ve dünya görüşüne sıkışmış bir iktidar bloku Türkiye’nin sorunları ile başa çıkamaz durumda. 

Zira iktidarın olaylara bakış açısı, bilim dışı bir bakış açısı olarak duygusal, tepkisel ve kişiselliğe teslim olmuş durumda. Üstelik kendi bilim dışı kabullerini tek doğru gördükleri gibi, kutsal din duygusunu, ideolojiye indirgeyip siyasete ve ticarete alet ediyorlar. Yapılan yanlışlar ve hatalar buralardan kaynaklanıyor. Örnekleyelim,  Filistin tutkusundan, Mursi yandaşlığı ve Sisi karşıtlığı ile Suriye’de Esat karşıtlığına kadar hepsi, reel politik değil, sadece duygusal ve tepkisel yaklaşımlar olarak bizi İslam coğrafyasında yapayalnız bıraktı. Aynı şekilde İsrail karşıtlığı da duygusal tepkisel ve ideolojik bir bakış açısından kaynaklandı. Sonra bu ülkelerin hepsi Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile işbirliği içine girdiler. Reel politikadan uzak kararlar, Rusya’yı bize hem kuzeyden, hem güneyden komşu yaptı. Güney sınırımıza ABD’nin kukla bir devletle getirmesini önleyecek tek çözüm İran, Irak ve Suriye ile reel politika bazında işbirliği iken, duygusal Esat karşıtlığı bunu da engelledi. Tepkisel bir tutum olarak, diplomasinin ince ayarları, monşerlik olarak görülüp yeterli değerlendirilmedi. İdeolojiye indirgenen dini bakış açısı ile ekonominin en temel yasalarından olan faiz ve enflasyon ilişkisine tersinden bakarak Merkez Bankasının bilim temelli ekonomi politikası uygulamasını engellendi. Özgürlükler tek başına başörtüsü özgürlüğü olarak görüldü. Ülkede Meclis ve yargı sadece iktidara hizmet eden kurumlara dönüştü. Adalet aranır oldu. Devlet ve kurumları iktidarın emrine girerken; hizmette toplumu kapsamaktan uzak kaldı. Ego-zentrik bir yaklaşımla, iktidar kendi dışındaki kişi ve partileri kale almıyor. Toplum kutuplaştırılarak, siyaset tepki kültürü ve algı yöneyimi üzerinden yürütüldü. İktidarın küçük ortağı, Anayasa Mahkemesi kapatılsın kampanyası yürütüyor. Bütün bunları, akılla, bilimle mantıkla, adaletle ve demokrasi ile bağdaştırmak mümkün mü? Dönemin süper emperyal gücünü iki kez dize getirerek tüm Dünyaya örnek olmuş Atatürk‘ün; tükenmiş ve dağılmış bir imparatorluğun küllerinden yeniden kurduğu Gazi Meclis, Devlet yapısı ve Cumhuriyet erozyona uğratıldı. Cumhuriyetin tarihi birikimleri hep önemsiz gösterilmek istendi.

Getirilen Türk tipi Cumhur Başkanlığı sistemi, bir kişi egemenliği modeli oluşturdu. Bakanlıklar karar merci olmaktan çıkarıldı; talimatları yerine getiren uygulama birimlerine dönüştü. Devletin, Bakanlıklarda birikmiş uzmanlık ve katılım bilgisi devre dışı bırakıldı. Devletin devlet hafızası devre dışı kaldı. Cumhurbaşkanlığı nezdinde tutulan sınırlı sayıdaki kişilerin, kişisel görüşleriyle devlet çarkı etkin olarak çeviremez oldu.  Hukuk devleti kültürü erozyona uğradı. Tüm Dünyada katılımcı ve çoğulcu demokrasi yönünde girişimler ön plana çıkarken, Türk tipi Cumhurbaşkanlığı sistemi, sadece tek kişinin talimat ve kararları ile işleyen bir mekanizma yaratı. Günümüz toplum ve ekonomik sisteminin bu denli çeşitlenip çoğulculaştığı karmaşık yapıların işlerliği, kişiler tarafından değil, bilim temelli kurumlaşmış sistemler tarafından sağlanabilir. Türkiye gibi büyük bir ülke tek merkezden ve tek kişi tarafından etkin olarak yönetilemez. Aksine çoğulcu ve katılımcı demokrasi, tüm kurum ve kuralları ile bilim temelli strateji ve politikalara dayalı yaklaşımlarla yönetilmediği sürece karşılaşılan sorunlarla başa çıkılamaz. Örneğin Sağlık Bakanlığı pandemi mücadelesine bilim kurulu ile doğru başladı. Ancak getirilen yeni sistem, daha fazla yetki ve sorumluluk vermedi. Bu iktidar döneminde bence sadece 3 başarı var: Bin yıllara varan kurumsal yapısı ile (kumpas mağduru ve FETÖ ihanetine rağmen)  Ordumuzun terörle mücadelesinde; sorguya çekilen Amiraller sayesinde kazanılan Mavi vatanda ve tarihi yükümlülüğümüz olan Karabağ desteğinde. Hangi konu olursa olsun yeni başarılar isteniyorsa, rota tez elde akıl ve bilimle bezenmiş sistem ve stratejilere odaklanmalı; kişisel ve duygusal kararlara değil.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 11 Mayıs 2021 Salı. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 10 Mayıs 2021 Pazartesi Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 8-9 Mayıs 2021 Cumartesi.Pazar Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar