Facebook ta paylaştweet le

Bir Cumhurbaşkanı’nın sunduğu Montreux kitabı; işte gerçekler orada!..

9.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Montreux Boğazlar Konferansı kitabını Devletler Hukuku Profesörü Seha L. Meray ile Büyükelçi Osman Olcay yazdılar.

Bu kitabın sunuş yazısını da “emekli oramiral” ve 6’ncı Cumhurbaşkanımız Fahri Korütürk yazdı; hem de Cumhurbaşkanı iken…

Korutürk, bir kurmay deniz binbaşını iken, Montreux’ye giden Türk heyetinde idi ve müzakereleri başından sonuna kadar izlemişti.

 

Korutürk “Bu kitabı ( ÖU’nun notu: Kitapçılarda / İş Bankası yayınları yeni baskıları bulunuyor) siyasetçiler, aydınlar ve konuyla ilgili devlet görevlileri okumalı” tavsiyesinde bulunduğu sunuş yazısının sonunda diyor ki:

“… Türkiye Cumhuriyet, dünya barışını korumak açısından kendisine düşen büyük sorumluluğu elbette kendi gücü yanında bugün geçerli olan Montreux uluslararası sözleşmesinin hükümlerini dikkatle takip ve denetlemekle yürütecektir. Bu uluslararası sözleşmenin etrafında vukua gelebilecek her türlü anlaşmazlıkları ve aykırılıkları önleme durumunda olan Türkiye’nin tatbikatta mâruz kalabileceği tazyiklerin ve hatta saldırıların, Birleşmiş Milletler tarafından dikkatle izlenmesine ve karşılanmasına kesin zorunluluk vardır. Bu bakımdan Montreux Konferansı hükümlerine bütün siyasetçilerin çok yakından ilgi göstermelerinde ve bilgi edinmelerinde mutlak bir zaruret mevcuttur.

Montreux Sözleşmesinin anlaşmazlık anında, maddeleri arasında dolaşarak bir sonuca varılmasını ümit etmek yanlıştır veya hiç değilse yeterli değildir. Sözleşmede görülen maddeler pek çok değişik önerilerin ve bu önerilerin arkasında yatan pek çok farklı siyasi ve askeri düşüncelerin bağdaştırılması ile meydana gelmişlerdir. Ve ancak konferans tutanakları okundukta ve belgelerden sezilecek art niyetlere hâkim olundukta, bu maddelerin ruhuna ulaşmak mümkündür. Ve yine bu bakımdandır ki, Montreux senetlerini ve tutanaklarını Türkçe’ye kazandıran Sayın Prof. Seha L. Meray’a ve sayın Büyükelçi Osman Olcay’a Türk aydınlarının ve sorumlularının borcu büyüktür.

 

Türk Boğazları ile 1936 Montrıux sözleşmesinin tarafları arasında daha dengeli bir yenisini sağlamak, bugünkü koşullar altında kolay olmayacağından bu sözleşmenin yapısının çok dikkatle incelenmesinde ve müşahede altında tutulmasında büyük yararalar olduğu kanısındayım.

40 sene önce genç bir deniz subayı olarak, müzakerelerini yakından takip ettiğim tarihi Montreux Konferansının tutanaklarını, ben bugün bu düşünceler altında yeniden okumaktan ve değerlendirmekten büyük bir Zevk duydum. Ankara. 20 Ekim 1976 / Fahri Korütürk”

 

++++++++

 

 

Fahri Korutürk kimdir?

1958 yılında Oramiralliğe terfi eden ve  17 Kasım 1959 tarihinde Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevine atanan Korutürk, 27 Mayıs 1960 sonrası Askeri hükûmet tarafından Dışişleri Bakanlığı’na getirildi ama sonra  vazgeçilerek 27 Haziran 1960 tarihinde Moskova Büyükelçisi olarak görevlendirildi. 5 Eylül 1964 tarihine kadar dört yıldan fazla Moskova Büyükelçiliği görevinde bulundu ve 1 Ağustos Dışişleri Bakanlığından 1965’te emekli oldu.

7 Haziran 1968 tarihinde Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından Cumhuriyet Senatosu kontenjan senatörlüğüne getirildi ve 6 Nisan 1973 tarihinde Meclis tarafından Cumhurbaşkanı seçildi. 7 yıl cumhurbaşkanlığı yaptı.

 

+++++++

 

Korutürk ve Atatürk…

Sene 1934, Fahri Korutürk genç bir deniz subayı, daha “kurmay binbaşı iken katıldığı” Montrö Konferansına 2 yıl var. Ankara’nın o zaman ünlü lokantalarından  Karpiç’e , yemek yemeğe gidiyor.

O lokantada sık sık yemek yiyen Atatürk detesadüfen o gün  oraya geliyor. Korutürk’ü masasına çağırıyor, sohbet ediyor. Sonrası…

Onu da Cumhurbaşkanı seçilince, yemin edip göreve başladığı gün  Anıtkabir’e giden Korutürk’ün  ve Şeref defterine yazdığı satırdan okuyalım:

“Ulu Önder Atatürk,

38 yıl önce henüz genç bir Subay iken mutlu bir tesadüfle bana; ‘Biz bu memlekette Cumhuriyeti kurduk. Bir takım inkılâplar getirdik ve onları gençliğe emanet ettik. Bütün bunları gençlik koruyacaktır. Onlardan biri sensin! Sana, Korutürk soyadını veriyorum!’ demiştin. Bugün, Cumhurbaşkanı olarak göreve başladığım ilk gün, kulaklarımda ve kalbimde duymakta olduğum o müstesna sesinin ve sözlerinin idraki içinde, huzurunda saygı ile eğiliyorum. 7 Nisan 1973 / Cumhurbaşkanı / Fahri S. Korutürk”

Rahmetli Korutürk'ü saygı ve sevgiyle anıyoruz.

 

*******

Sevgili Nihat Demirkol’a teşekkürler!...

Montreux Konferansı kitabı, belgeleri ve Korutürk bilgi notlarını bana “nisan hediyesi” olarak veren, dostum ve değerli yazar / şair / piyanist / bestekar Nihat Demirkol kardeşime şükran ve teşekkürlerim ile…

+++++++++

 

Şair Eşref Şayet Yaşasaydı… Ne yazardı?..

 

Hicazkâr Bir Hiciv...

 

Eski usûldür bir şeyin, içini boşaltmak için...           

Değiştirmek ismini ve icat çıkartmak kâfidir.

 

Üstelik, bu eskisini, itibarsızlaştırmanın,

Avantası hayli tatlı, hem müseccel hem sâridir

 

Hâl böyle olunca elbet, benim çocukluğumdaki,

“Yerli malı, yurdun malı...”  tekerlemesi mâzidir

 

Yeni söyleminde “yerli” ; Kızılderiliden bozma...

Oysa vatandaşlık bağı; adı Türklüğün bakîdir

 

Zahmet olmaz ise şâyet, sözlük karıştırın biraz,

Osmanlıca lügâtinde, tarif başka bir “millî”dir

 

Fikrî mülkiyeti bizim ve imâli yurt içinde

Diye iki şarta bağlı, zırva nâmütenâhidir.

 

Sadece bir tespit ile, düşer takiyye maskesi

“Türk malı”nın ruhu vardır; ne patent ne coğrafîdir !

 

Misâl olsun şedarabân, çalıyor eski plâkta...

Plâk bizden değil deyû, “Cemil nice Tanbûrîdir ?”

 

Aşikârı bu hicâbın,  hicazkârdır Tatyos ile

Zira sarahaten zulüm, “hâli takrire mânidir...”

Nihat Demirkol

 

++++++

 

Erdem ve… Politika

Haçlı seferleri sırasında Aslan Yürekli Richard, kendisini  tedavi edip iyileştiren Selahattin – i Eyyübi’ye sorar: Madem ki böyle iyi bir doktorsun, neden politikaya girdin?”

Selahhattin Eyyübi cevap verir; “Birçok hastayı iyileştirmeme rağmen, hasta sayısı azalmıyordu. Anladım ki, esasında hasta olan toplumdur. Onun için politikada başa geçtim.”

Ali Naili Erdem

 

++++++++ 

 

İnternet’ten “esen” Rüzgarlar!..

 

++++++++

 

Sözün Özü

 

“Ölüm yıldönümünde ‘AKP eski Milletvekili’ oğlunun mezar başında  fatiha okumasına izin vermeyerek, mezar başına alınmaması” emrini veren ve almamakta direnenleredir sözüm; kuzum sizler, “bu zihniyetiniz” ile rahmetli Alparslan Türkeş’in kemiklerini sızlattığınızı daha ne zaman anlayacaksınız?

+++++++

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 11 Mayıs 2021 Salı. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 10 Mayıs 2021 Pazartesi Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 8-9 Mayıs 2021 Cumartesi.Pazar Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar