Facebook ta paylaştweet le

Makroekonomi, bağımsızlık ve adalet

26.3.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye haftaya iki şaşırtıcı haberlere başladı: İstanbul Sözleşmesi'nden ayrılmak ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınması.

Bu her iki karar da kanuna aykırıdır ve yanlıştır!

TCMB, 2001’de yürürlüğe giren Merkez Bankası Kanunu ile bağımsızlığını kazanmıştır. Bugün dünyada gelişmiş ülkelerde Merkez Bankaları’nın çoğu bağımsızdır ve hedefleri ile hareketleri hükümetlerden bağımsız olan kuruluşlardır. Hükümetler popülarite kaybetmemek ve oy toplamak adına düşük faiz oranlarını desteklemeye meyillidirler. Ekonomide halkı kısa vadede mutlu edecek politikaları desteklerler. Bundan dolayı merkez bankalarının hükümetlerle eş çalışmaları önerilmez ve desteklenmez.

Çünkü, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da dahil olmak üzere gelişmiş ekonomilerde merkez bankalarının ana hedefleri “Fiyat istikrarını sağlamak ve enflasyonu önlemektir.” Kuru sabit tutma ve ekonominin güçlü kalması için gereken adımları atmakla yükümlüdürler.

Merkez bankaları bu yükümlülüklerini hükümetlerle çalışarak yerine getiremezler.

Sözde ve kanunen bağımsız olan Merkez Bankamız’ın başkan atamalarının partili Cumhurbaşkanı tarafından yapılması o zaman kanuna aykırı ve yanlış değil midir?

Bugün yaşadıklarımız, referandumda neden “Hayır” çıkması gerektiğinin bizlere başka bir göstergesidir. Ama elbet artık çok geç.

Dünya basını, 20 ayda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından görevden alınan ve ataması yapılan 4 Merkez Bankası Başkanı’nı konuşuyor. Erdoğan ve destekçilerinin “yüksek faiz oranlarının yüksek enflasyona yol açacağı teorilerinin temel makroekonomik teorilerle çakıştığı” eleştirisini yaparak kararı kınıyor.

Hafta başı piyasaların açılmasıyla Türk Lirasının, kararın ardından “yüzde 15” değer kaybettiği görülmüştür.

Bu bir teori veya eleştiri değil, kayıtlara geçmiş bir gerçektir.

Yine Tayyip Erdoğan tarafından atanmış olan eski başkan Naci Ağbal, görevden alınmasından iki gün önce, Şubat ayında enflasyonun yaklaşık %15'e ulaşmasının ardından faiz oranlarını beklenenden daha yüksek olan 200 baz puan artırarak %19'a çıkarmıştı.

Société Générale stratejisti Phoenix Kalen konuya ilişkin, "Naci Agbal’ın Merkez Bankası’ndan ayrılmasıyla, Türkiye kurumsal güvenilirliğin son dayanak noktalarından birini kaybetti" diyor ve “Türkiye yakında başka bir para krizine doğru yönelebilir” diye ekliyor.

Ağbal’ın gönderilmesinden önce 6 Kasım’da Lira, yaklaşık 8,58’lik çukurundan ABD dolarına karşı beşte bir oranında toparlanabildi. Geçen Perşembe, Ağbal, faiz oranlarını ekonomistlerin beklediğinin iki katı fazla yani 2 puan artırmıştı.

Yatırımcılar uzun süredir Türkiye'de yüzde 15'in üzerinde seyreden enflasyonu yatıştırmak ve yabancı yatırımcılardan gelen güçlü çıkışları bastırmak için daha sıkı para politikası çağrısında bulunuyorlar.

Dubai'deki MUFG Bank'ın yükselen piyasalar araştırması başkanı Ehsan Khoman, Ağbal’ın liderliğinin ve Merkez Bankası’nın ihtiyatlı önlemlerinin liraya ve Türk varlıklarına olan güveni yeniden sağlamada "çok önemli bir rol" oynadığını söylüyor.

Ağbal bu kadar kredi toplamışken o zaman neden görevden alınmıştır? Bu tablo karşısında cevabın “siyasi” olması çok yüksek bir ihtimaldir.

İş insanları ve analistler, Erdoğan'ın göreve Şahap Kavcıoğlu'nu yerleştirme kararının Ağbal’ın kısa görev süresi boyunca elde ettiği kazanımları hızla aşındırmasından endişe ediyorlar. Kavcıoğlu geçen ay hükümet yanlısı Yeni Şafak gazetesindeki köşe yazısında, "Faiz oranlarındaki artışların dolaylı olarak enflasyonda artışa yol açacağını" yazmıştı. Bu görüş, çoğu modern makroekonomik teorilere aykırıdır, ancak aynı zamanda Erdoğan tarafından benimsenmiştir.

Uluslararası Finans Enstitüsü düşünce kuruluşunun baş ekonomisti Robin Brooks, “Türkiye'nin ‘büyük’ yatırımcı çıkışları riski altında olduğunu ve bunun da lira üzerinde baskı oluşturacağını açıkladı.

Merkez Bankası’nı hükümet ve siyasetin elinde oyuncak olmaktan kurtarılması gerekiyor. 2001’de yürürlüğe girmiş olan Merkez Bankası Kanunu’na bağlı kalmalı ve atamaların Cumhurbaşkanı tarafından yapılmasının önü kesmelidir. Merkez Bankası başkanı herhangi bir siyasi oluşum veya görüşe yakın olmamalı, iyi bir ekonomist olup Merkez Bankası’nın kanunen belirlenmiş hedefleri için çalışan biri olmalıdır.

Ekonomist Goodman’ın da söylediği gibi; “Merkez Bankası siyasetçilere hesap vermemelidir. Para politikasını gerek gördüğünce uygulamak ve kararlar almakta özgür olmalıdır.”

Bizim bugün bu listelenenleri sağlayacak kanunumuz var, ama ne yazık ki pratiğe döken bir sistemimiz yok!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 21 Nisan 2021 Çarşamba. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 20 Nisan 2021 Salı. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 19 Nisan 2021 Pazartesi. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 17-18 Nisan 2021 Cumartesi. Pazar. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar