Facebook ta paylaştweet le

Deprem Sigortası mevzuatı yenilenmeli

12.3.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

30 Ekim 2020 Sisam (Samos) depreminden sonra oluşan hasarların giderilmesi konusunda gerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (ÇŞB) gerekse İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) bazı açıklamalar yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katıldığı törende yıkılan ya da ağır hasarlı binalar yerine Bakanlığın yapmayı planladığı 5 bine yakın binanın ilk etabının temelleri atıldı.

İBB Başkanı Tunç Soyer, İzmir İnşaat Mühendisleri Odası ile özellikle Bayraklı bölgesindeki binaların envanter çalışmalarına başlanacağını duyurdu. Başkan Soyer, ayrıca, 700’e yakın orta hasarlı bina için dünya bankasından uygun kredi olanaklarını araştırdıklarını, bu konuda Cumhurbaşkanından da destek beklediklerini kamuoyuna açıkladı.

Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), deprem sonrası hasarlarla ilgili 25 bine yakın başvuruyu hızla değerlendirip yaklaşık 234 milyon TL ödedi. (DASK geçen yılki Elazığ depremi ertesinde de 220 milyon TL ödemişti.)

Nedir DASK?

1999 yılındaki büyük Marmara depreminden sonra depremlere karşı özel bir deprem sigortası düzeneği oluşturulması için çalışmalar başladı. Bu çalışmalar sonucunda 27 Eylül 2000 tarihinden itibaren Zorunlu Deprem sigortası sağlamak amacıyla Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) kuruldu.

DASK kurulurken, 17 Ocak 1994 tarihinde Kaliforniya eyaletindeki Northridge depremi sonrası oluşturulan sigorta düzeneği örnek alındı. Kaliforniya’daki deprem daha önce bilinmeyen bir fayın hareketi sonucu oluşmuştu. Deprem, Los Angeles çevresindeki konutlarda 20 milyar dolarlık zarara yol açmıştı ama bu binaların ancak yarısı sigortalıydı. Sigortalı olanların çoğu da birçok sigorta şirketinin iflas etmesi nedeniyle uğradıkları zararın karşılığını alamadı. Bunun üzerine eyalet meclisi Kaliforniya Deprem Kurumunun (California Earthquake Authority – CEA) oluşturulması kararını aldı. Bu kurum Kaliforniya eyaletindeki deprem sigortalarının üçte ikisini yapar hale geldi.

DASK, bir çeşit sigorta havuzu olarak tanımlanan, kamu ve özel sektör temsilcilerinin bir arada bulunduğu, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş. Bütçesi de hükümet bütçesinden bağımsız. Ayrıca riskini reasürans yoluyla uluslararası sigorta şirketlerine aktarma olanağına sahip. 

DASK Yönetim Kurulu, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, AFAD Başkanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği, üniversite temsilcisi ve teknik işletici olarak Türk Reasürans AŞ'nin temsilcilerinden oluşuyor.

DASK’ın verilerine göre Türkiye genelindeki yaklaşık 18 milyon konut yapısının ancak yüzde 57’sinde deprem sigortası var. Düşük bir oran. Ancak deprem tehlikesinin daha fazla duyumsandığı yerlerde, örneğin İzmir’de oran yüzde 62’ye yaklaşıyor. (Marmara bölgesinde yüzde 68 civarında)

Şu anda 40 milyar TL’lik bir ödeme gücüne sahip olan kurum, kurulduğundan bu yana 700 milyon TL’ye yakın bir ödeme yapmış. Az değil. Az değil ama hedefine varıp varmadığı sorgulanabilir.

DASK ne olmalı?

DASK oluşturulurken bağımsız bir ödeme gücü oluşturmak, ödenebilir bir prim karşılığında sigorta güvencesi sağlamak, toplumu bilinçlendirmek, sırtlandığı mali yükü uluslararası reasürans ve sermaye piyasalarına dağıtmak ve 33 sigorta şirketi arasında eşgüdümü sağlamak amaçlanıyordu. Bunlar güzel amaçlar ama yeterli mi? Bence değil.

DASK mevzuatında acilen bazı değişiklikler yapmak gerekiyor. Her şeyden önce, prim ödemenin, buna bağlı sigorta güvencesinin, tekil konutlar için değil binanın tümü için yapılması, dağıtılan güvencenin doğru yere harcanması bakımından doğru olacaktır. 8 daireli bir apartmanı ele alırsak, her bir daireye örneğin 100 bin tl. verecek yerde, toplu olarak verilecek 800 bin tl., hasar gören binanın daha çabuk yenilenmesine ya da güçlendirilmesine olanak tanıyacaktır.

Mevzuatta yapılması gerektiğini düşündüğüm ikinci değişiklik, depremden önce özellikle güçlendirme yapmak isteyenler için DASK’ın atıl duran kaynaklarından ucuz kredi desteği verilmesi. Böylece hasar ödemeleri de azalacaktır. Yukarıda değindiğim Kaliforniya Deprem Kurumu böyle bir yaklaşımla sigortalılara güçlendirme desteği veriyor.

Üçüncü değişiklik de, primlerin, binanın durumuna, yapım ve tasarım karnesine bağlı olarak belirlenmesidir. Böylece Bakanlığın ve Belediyelerin yaptığı ya da yapacağı envanter çalışmaları, daha elle tutulur bir anlam kazanacaktır.

‘DASK Yaptıran Kazanıyor’ kampanyasını başlatan DASK yöneticileri, 2021’deteminatıartırmakancak prim farkını sigortalılara yansıtmamak kararı aldı. Olumlu bir karar. Ancak yetersiz. DASK’ın daha dinamik, sigortalılara daha yakın bir uygulama içinde olmasının olanakları araştırılmalı ve buna göre davranılmalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar