Facebook ta paylaştweet le

Türkiye neden kıskaç altında?

26.2.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Evet, şu anda Türkiye içten ve dıştan kaynaklanan iki taraflı bir kıskaç altına alınmış bir tablo sergilemektedir.

İçimizdeki anlaşmazlıklar, etnik birtakım hareketler, ülkemizde bulunan ve dış güçlerden etkilenmiş kollar ile en önemlisi siyasetçilerimizin, yani iktidar ve muhalefet taraftarlarının münakaşalarda karşılıklı ve olmaması gereken olumsuz hitap tarzları ve lüzumsuz sertlik, dış güçlerin işine gelmektedir. Bunlar, menfaat kıskaçlarının kurulabilmesine zemin hazırlamaktadır.

Bakınız, Türkiye’nin etrafı üç yandan denizlerle çevrilidir. Bu denizler ise petrol ve doğalgaz kaynaklarını ihtiva etmektedir. Ancak bugün hiçbir dış ülke Türkiye’nin de bu kaynaklardan ortaklaşa istifade etmesini istememektedir.

Bunun sebebi, Türkiye’nin güçlenerek yeniden bir dünya imparatorluğuna dönüşmesi endişesidir.
Bilakis zayıf bir Türkiye’nin doğusundan ve batısından toprak parçaları devşirerek küçük devletler kurulabilir mi hayali peşindedirler.

Bu sebeple konumu itibariyle komşu devletlerin hain emellerine AB ve ABD tarafından arka çıkılmaktadır.
Türkiye’nin çevresindeki ülkeler hep Osmanlı artıklarıdır, ayrılarak cetvelle konuşlandırılmış devletlerdir.
Bugünkü Türkiye 100 seneye yakın mazisi ile gittikçe güçlenmiş ve gelişmiştir. Başta Yunanistan, Rusya, Amerika ve AB ülkelerinin bazıları, şu an Türkiye’nin yaşadığı ekonomik ve dahili zorluklardan istifade ederek, onu etrafındaki deniz kaynaklarından ve bunların sağlayacağı avantajdan mahrum tutmak amacıyla çeşitli oyunların içerisindedirler.

Bir başka çerçeve de şudur; Türkiye tabi bir devlet olsun, geçmişini özlemesin, inancının ağırlıklı olarak Müslüman olması sebebiyle “kiliselerin” tarihi düşmanlığından ve etkisinden uzak kalsın...

Özellikle ABD, İsrail’e vaat ettiği Türkiye’nin güneydoğusundaki topraklarda kurmak istediği Kürt ve Arap konfederal devletçiklerinin gerçekleşmesinin peşindedir. Zaten bu yapı, bir ölçüde Suriye ve Irak topraklarında hayata geçmiş görünmektedir.

Halen Yunanistan da batıda yeni oyunlar peşindedir. Bu yolda ABD, başta Fransa olmak üzere AB ve Rusya’nın desteğini gizli ve açık olarak almış görünmektedir.

Deniz sınırlarımızdaki petrol ve doğalgaz kaynakları ise paylaşılması istenmeyen Akdeniz zenginlikleridir.
Ancak Türkiye konumu itibariyle lehte ve aleyhte potansiyeli bulunan bir ülkedir. İnsanının dünyaya ve gelişen teknolojiye uyum kabiliyeti ile Orta Doğu bölgesinin en gelişmiş Müslüman ülkesidir.

Geçte olsa çevresi ile batı ve doğu güçlerinin bu korkunç emellerinin farkına varmıştır. Bahsettiğimiz iç ve dış kıskaç ve kıskançlıklar ile menfaatler, siyaset itibariyle her an dikkat ve teyakkuz durumunda olmamızı gerektirmektedir. Bu, hep devam edecek bir acil durum tablosudur.

Peki çare nedir?

Derhal elbirliği ile ekonomimizin bütün zorluklarının üstesinden gelmek için çalışmamızdır.
Ordumuz ise en büyük gücümüzdür. Ona hiçbir zarar vermemek ve bilakis daha da donatarak gücümüzü artırmamız gerekmektedir.

Bunun yanında iç politikada siyasetçilerimiz artık aralarındaki sert ve lüzumsuz münakaşayı ve tatsız üslupları bırakarak daha yumuşak bir tona getirmeleri şarttır.

Bu üç önemli hususta “ortak akıl” çizgisine gelebilirsek, gerisi kolaydır.

Sonuç; Türkiye öncelikle stratejik konumu, imparatorluk geçmişi ve inancının ağırlıklı olarak İslam oluşu nedeniyle hep kıskanılan ve büyümesi istenmeyen bir ülkedir.

Ancak Türk insanı olan tüm bireyler olarak biz bu hususlarda beraberiz.

Bütün bu konuların temel çaresi “güç + siyaset maharetinin” bir arada bulunması şartıdır.

Türkiye’nin bir özelliği de sıkıntılar karşısında halkının son anda ortaya koymayı hep başardığı “feraset + birlik” tavrıdır.

Bunu bir kez daha ve hep beraber başaracağız.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar