Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Muharrem’in “ince” değil, “kalın” yolu!..

12.2.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Aslında “Atatürk’e sahiplenmese” idi, bu yazıyı yazmazdım; zira Muharrem İnce, benim için “özel” bir yazı yazmaya değecek bir siyasetçi değil!..

CHP Kurultay’ından sonra “aldığı tavır” için, “derin CHP’lilerden 60 yıllık bir gazeteci dostum demişti ki; “CHP’yi bölmek yolunu tutuyor, bugünkü görüntü ‘ince ince’ ama, göreceksin yakında ‘kalın bölücü’ olacak!..”

O günlerde “CHP’li meslektaşımın “ne demek istediğini tam olarak anlamamıştım” ama, istifa edip, bir de “neden istifa ettiğini” anlatan açıklamasını TV ekranlarında dinleyince, o dostumun “kalın bölücü” sözüyle ne demek istediğini “tam olarak” anlayıverdim!..

İnce, diyor ki istifasında; “CHP artık bir tabeladan ibarettir. CHP ideolojik savrulmalar yaşamaktadır. Bugün bir yol ayrımında olduğumu biliyorum. Kimlerle yolumu ayırıyorum? Bir, ABD'den demokrasi dilenenlerle yolumu ayırıyorum. Mustafa Kemal deyip, Mustafa Kemal Atatürk diyemeyenlerle yolumu ayırıyorum. Hedef yüzde 50 + 1…”

Vay canına, daha dün “tabela partisi” dediğin parti, seni “Cumhurbaşkanı adayı” yaptı. Onların teşkilatı sana yurdun 106 meydanında miting yaptırdı; meydanlara “tıklım tıklım” dinleyici topladı!..

O “tabela partisi” ve o tabela partisinin genel / yerel yöneticileri, “ülkenin en büyük illerini” iktidar partisinin belediye başkanlarının elinden aldı!..

“O günlerde” seninle beraber yurdun 106 meydanında miting yapan “aynı insanlardı”, bugün “kara çalmaya kalkıştığın siyasetçiler; “gökten ve birdenbire” inmediler!..
Sen “o kadar sevilmeyen” bir Cumhurbaşkanı adayı idin ki, art arda yapılan iki başkanlık seçimi “gerçeği” ortaya koydu!..

2014’de “tek miting yapmadan” Cumhurbaşkanlığı seçiminde sandığa giden Millet İttifakı’nın adayı Ekmelettin İhsanoğlu, Erdoğan’a karşı yüzde 51.79’a karşı, yüzde 38.44 oyla kaybetmişti.

Sen “Millet İttifakı adayı” olarak 2018’de, yüzde 52.59’a karşı, yüzde 30.64 ile kaybettin!..

Şimdi, zannediyorsun ki, “arkanda yüzde 30 oy var, peşin peşin!..”

“Bu oy” ile, “Millet İttifakı tek adayda birleşemezse”, seçime “CHP ayrı adayla, İyi Parti ayrı adayla, Saadet Partisi ayrı adayla girerse”, AKP adayının karşısında “ikinci turda, ilk turda en fazla oyu alan iki aday arasına girerek kalacağını” hesaplıyorsun!..

Senin derdin, “partin, onun milletvekili genel seçimlerinde ne kadar oy alacağı ve kaç milletvekili çıkaracağı” değil, o CHP’li dostumun söylediği gibi “kalın bölücülük” ile “Cumhurbaşkanlığı adaylığı ve ikinci turda da cumhurbaşkanlığı ‘yüzde 50 +1’ hayalleri” kuruyorsun!..

Hayal kurmak güzeldir, ama “olmayacak duaya ‘amin’ diyecek” bir hayal ise, işte o tam da “kalın bölücülük” gerçeğine dönüşür ve de yaşayıp göreceğiz; dönüşecek!..

Ben CHP’li değilim, CHP’ye oy da vermem, ama bilesin ki, CHP’li olsaydım ve de “1 milyonluk oy hakkım olsaydı”, sana “bir oy bile” vermezdim!..

Zira, “seni cumhurbaşkanı adayı yapan” partin için “siyasi bazda ‘bu kadar ağır bir söz nankörlüğünü’ gazete sayfalarına, TV ekranlarına gönderen” bir kişi, benim için “yok” mahiyetindedir, neden “oyumu” heder edeyim?..

++++++++

Şair Eşref Şayet Yaşasaydı… Ne yazardı?..

NUSRAT Üstüne Bir Hiciv...

Nusret deyince aklıma; sekiz mart ve “Nusrat” gelir
“Buve, İnfleksibıl, Oşın...” akıbet ve kısmet gelir
Çanakkale zaferinde, yirmi altı mayın ile...
“Çörçil”e yirmi beş sene... Yaşatılan hasret gelir.

“Nusrat” nâmıyla ben bir tek, mayın gemisi tanırım
Ve “Nusrat”ı bilmeyen bir, Nusret olsam utanırım
Benim fikrime iştirak, edecek de çok sanırım
Gayrısı akla minderde, had bilmeyen kıspet gelir.

“Nusrat” varken elçi diye, hiç yollara çıkma Nusret !
Abu Dhabi, Doha, New York... Tuzlayalım kokma Nusret
İtibarını harcama; demesinler “çakma” Nusret...
Dile, “geçilmez” nidâsı, mehmed ve şehadet gelir

Tarih “Karanlık Liman”da, Anzak bağrımızda yatar
Cehdizâde söyler diye, sanmayın ki göze batar
Böyle tarih mirasını, kimler beş paraya satar ?
Bu hâtıranın hakkından, elbette siyaset gelir...

Nihat Demirkol

NOT: Gazetelerden: “Ünlü Et lokantası sahibi NUSR-ET, Kültür elçisi olarak atandı.

++++++++++


İnternet’ten “esen” Rüzgarlar!..


+++++++++

Erdem ve… Politika…

Bütün kitapların yazdığı gibi kişilikli insan ne tilki gölgesinde yatar ne de namert köprüsünden geçer. Sözün burasında şu suali sorsak mı acaba: “İtaat et, rahat et” tarzındaki açıklamalar “biat edenin mi, yoksa özgür ve uygar insanın mı politikada yer almasını” öngörüyor?

Ali Naili Erdem

+++++++++

Sözün Özü

İyi Parti kurulduğunda 3 isim benim için “Partide ‘etiketli görev’ verilirken, tereddüt edilmesi gereken kişiler” idi; Koray Aydın, Ümit Özdağ ve Müsavat Dervişoğlu!..

Bu görüşümü, defalarca bu sütunlarda yazmıştım. Beni yanıltmadılar; kendilerine teşekkür ederim!..
++++++++++

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test