Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Götür bizi Ay’a

12.2.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yine büyük bir proje ile tanıştık. Cumhuriyetimizin 100. Yaş gününde ay’a gitme planlarımız açıklandı. Bu projenin Amerika’daki etkilerinden bahsetmek ve sizler ile birlikte gururlanmak isterdim ama ne yazık ki “yüzyıllarca konuşulacak” denilen hiçbir proje yurt dışında istenilen etkiyi görmüyor. Küçük bir araştırma ile 2024 yılında Artemis projesi ile uzaya insan gönderecek olan NASA proje maliyetini yaklaşık 30 milyar dolar olarak açıkladı. Devletimizin gurur projesi olarak lanse ettiği Kanal İstanbul’un maliyeti ise yaklaşık 20 milyar dolar. Burada yaklaşık diyorum çünkü klasik bir kervan yolda düzülür zihniyeti ile çıkılan yılda hesaplanamayan maliyetler için en az bu fiyatın yarısı kadar daha harcanacağını tahmin ediyorum. Bu noktada Katar Emiri’nin annesinin o güzergâhtan arsa alması, dönemin bakanlarının irili ufaklı arsaları parsellemesi gibi unsurları düşündüğümde aya gitme projesinin altından nelerin çıkacağını tahmin etmek beni korkutuyor.

Amerikalıların 1969’da gittiği ay bize uzaktan uzaktan bakmaya devam ederken, Suudi Arabistan 1985’de Suriye 1987’de uzaya astronot gönderdi. 2021 itibarı ile Suudi Arabistan’ın Mars yörüngesinde uydusu varken, Amerikalılar Mars’ta su arar, kolonizasyondan bahsederken bizim ay projemiz bana komik geliyor açıkçası. Bir yurttaş olarak ülkemin en önde olmasını, parmakla gösterilmesini arzu eder ve onunla gururlanmak isterim! Türk Bayrağımızın karanlıkları aydınlatan, bilinmezlikleri bilinir kılan her adımda en yüksekte dalgalanmasını dilerim. Açıkçası biraz vizyon istiyorum, ay projesi kötü bir proje değil lakin hedefleri kısa…

Ne konjonktür buna müsait, ne de Türkiye’nin ekonomik gerçekleri ile uyumlu. Mesela denmeliydi ki; biz aydan örnekler toplayacağız oradaki mariaları inceleyeceğiz hatta ayın karanlık yüzüne gideceğiz. Ayda yaptığımız çalışmaların ışığında uzayda hayat araştırmalarımızı Mars’a yönelteceğiz (o zamana kadar bulunur bulunmaz) su arayacağız, orada hayat, tarım, yaşam, koloni kurma çalışmaları yapacağız. Bununla da yetinmeyeceğiz Jüpiter’e uydu göndereceğiz inşallah bu emellerimizi oralarda da gerçekleştireceğiz uzay araştırmalarında parmakla gösterilen ülke olacağız, karadelikleri inceleyecek üniversiteler ve kurumlar kuracağız denseydi ellerim patlayıncaya kadar alkışlardım. Gururumdan yürüyüşüm değişir, ülkemle duyduğum gururum bin kat daha artardı…

Uzay projesi esasen bir vizyon belirtisidir. İlkokuldan başlayarak çocukların bilinç altlarına “uzay kaşifi” olma tohumlarını ekmeli eğitim ve öğretimin bütün kademelerine bu vizyonu destekleyecek, projelere nefer olabilecek gençler, bilim insanları yetiştirmeliyiz. Var mı NASA benzeri kurumlarımız? Var mı? Uzay konusunda dünyanın tanıdığı bir bilim insanımız? Bir roket yaparak oralara gidebilecek teknolojimiz var mı? Zira en son milli ve yerli araba konusunda bu teknolojinin pek bir faydasını görememiştik. Kaldı ki araba dünya içi ulaşımda kullanılan bir taşıt.

Bu sebeple Amerika’dan Türkiye’nin ay projesi onların ilk defa 50 sene önce yaptığı ve ara sıra sürekli tekrarladığı bir olay olmasından sebep bir yankı oluşturmadı.

ABD-Türkiye ilişkileri

Bitmek bilmeyen suni gündem savrulmalarımızın yankısı ABD’de birkaç satır bil olsa kendine cevap bulabiliyor. Geçen hafta ki Boğaziçi açıklamasının peşine dışişleri bakanlık sözcüsü ABD’nin 15 Temmuz darbe girişiminin destekçisi olmadığını açıkladı.

Aynı şekilde pentagon sözcüsü de, Türkiye’ye S400 uyarısında bulundu. Her ne kadar Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sulivan telefon görüşmesi yapmış olsalar da bu açıklamaların bu görüşmelere olumsuz yansıması kaçınılmaz. Seçim öncesi Türkiye’nin menfaatine hangi başkan daha iyi olur ikilemi üzerine bilindiği üzere ülke politikaları (eğer diktatörlük değilse ve kazara kimsenin uçağını düşürüp toprağına tecavüz etmediyseniz) 180 derece yön değiştirmez.

ABD ile aramızda acaba ne olur/ne olacak diye düşündüğümüz konularda Biden yönetiminin şimdilik Trump yönetiminin kaldığı yerden devam ettiğini söyleyebiliriz. Türkiye S400’lerden vaz geçecek, YPG/PKK desteği sürecek, 15 Temmuz’u biz yapmadık yapanları kınadık fazlasını beklemeyin, insan hakları, demokrasi ve hukuk alanlarında fabrika ayarlarınıza dönün, Türkiye bizim NATO müttefikimizdir.
Biden yönetiminin hukuk ve demokrasi alanındaki hassasiyeti herkesçe bilinmekte. Kuvvetle muhtemel bu hassasiyet çerçevesinde ABD’nin bu tarz açıklamaları devam edecek gibi görünüyor. Bu tutum bir önceki yönetimin de gösterdiği bir tutumdu. Bu git gelli alt mesajlaşmalar cereyan ederken bakanlık nezdinde görüşmelerin başlayacağını ümit ediyorum. Dışişleri bakanı Blinken diğer mevkidaşları ile neredeyse ikinci tur görüşmelerine geçmişken halen Çavuşoğlu’nu aramamış olmasını bir rahatsızlık olarak gördüğümü söylemeliyim.

Bu görüşmelerin ivedilikle başlaması gerekiyor, zira bu belirsizlik birkaç zamandır yazdığım “bekle ve gör” politikası için çok uzun bir zaman.

Osman Kavala

Bahsettiğim demokrasi ve hukuk alanındaki açıklamalara ben bu yazıyı yazdığım sırada bir yenisi daha eklendi. Medyafaresi.com Temsilcisi Ayşın Akyarlı’nın haberine göre; Dışişleri Bakanlık Sözcüsü Ned Price bugün Osman Kavala’nın dayanaksız suçlamalarla tutukluluğunun devam ettirilmesi, hakkındaki davaların birleştirilmesi, yargılama sürecinin bir türlü bitirilmemesinin yanlışlığı konularına vurgu yaptı.
Türkiye’ye Avrupa insan hakları mahkemesi kararına bağlı kalarak ve ulusal hukuk ile uluslararası yükümlülüklere uygun şekilde adil, şeffaf ve hızlı yargılama yapılması gerektiğini hatırlattı. Açıklamada ayrıca Amerikan vatandaşı Dr. Henri Barkey’in bu mesnetsiz yargılama sürecine dahil edilmesinin kendilerinde endişe yarattığını, ve kendisi ile ilgili iddiaların dayanaksız olduğuna inandıklarını söyledi.
Haftaya dünyanın merkezindeki güncel haberler ile karşınızda olabilmek dileği ile hoşça kalın…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test