Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Uzay – Ufuk – Turizm

12.2.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Uzay, gökyüzüne bakarken hepimizin çeşitli duygulara kapıldığı, bilinmeyenlerle dolu bir alemin adıdır. Ufuk ise düşünce gücü, yeteneği, anlayış, görüş ve kavrayıştır.

Önemli olan tarafı ise, ufku dar insandan bir şey öğrenme imkanının olmamasıdır. Yani her sahada topluma fayda, ufuk sahibi insanlardan gelir. Bilimde, ilimde, keşiflerde, siyasette toplumun gelişmesi, gelişmiş ülkelerin seviyesine gelinmesi hep ufuk genişliği ve bilimsel, ilmi bakışın geniş ve açık olması ile mümkündür.

Turizm de bir ufuk işidir; gezip görme ve algılama, eğlenme, öğrenme ve moral konusudur. Peki bu konuya nereden geldik?

Hafta içinde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, televizyonlardan yayınlanan bir tören ile Türkiye’nin “uzay” atılım planını ve geleceğini, 10 temel konuya işaret ederek açıkladı. Gelecek 10 yıl içinde uzayın anlaşılması için Türkiye’nin ulusal ve uluslararası alanda erişmeyi planladığı hedefleri çok güzel anlattı.

Ben son kelimesine kadar bu konuşmayı büyük bir heyecanla izledim.

Bu işin bugünkü seviyesine bakıldığında uzayın incelenmesinde ve detaylarının araştırılmasında öne çıkan ve Ay’a insan ya da sonda indirebilmiş üç ülke var. Bunlar ABD, Rusya ve Çin. Bu iş paradan, bilim ve eğitim seviyesinden, nitelikli personelin varlığından geçiyor.

Türkiye olarak biz bunu nasıl yapacağız gibi sorular akla gelebilir. Ancak her şey bir ilk adımla, inançla, kendine güvenle, inatla, azimle ve bilinçle başlar. İlk hamleyi yapabilmek, başarmanın yarısıdır. Bu konuyu ben bu yazımla topluma ve gençliğe bir ufuk açma olarak algılıyorum.

Biliyorsunuz, Türkiye’nin uzay ile ilgili ilk hedef, Mustafa Kemal Atatürk tarafından toplumumuza gösterilmiştir. Nedir bunun ifadesi? “İstikbal göklerdedir” sözüdür. Yani gelecek, göklerde hakim rol üstlenebilecek ülkelerin olacaktır, bu ülkeler dünya klasmanının birinci kümesinde olacaktır.

Türkiye şu anda inkar edilemeyecek seviyede bir genç bilim ve ilim adamları altyapısına sahiptir. Uzayda başarı, uzun ve ince bir yoldur. Ben, eğer sapmalar ve eğip bükmeler olmaz ise 10 yıllık bir zaman dilimi içinde mevcut altyapının daha da ileriye gidebileceği inancındayım.

Evet, bu sahada bilgi seviyem kısıtlı, ancak ben her alanda olduğu gibi uzay alanında da yükselmenin “geniş bir ufuk” sahibi olmaktan geçtiğini düşünüyorum.

Türkiye’nin potansiyeli yüksek; ancak plan, program ve sürdürülebilirlikte aksayan tarafları olan bir ülke olduğumuz da gerçek. Türkiye’nin stratejik konumu ise kendisine hem imkanlar ve hem de sorunlar getiren bir unsur.

Temennim, artık her sahada layığı ile bilimi ve ilmi öne alan bir çizgiye gelmemizdir.

İnanmak başarılı sonucun başlangıcıdır. Bu da neden olmasın

Gelelim turizme...

1980’ler...

Türkiye’nin turizmde hamleler yapmaya, ufkunu genişletmeye başladığı yıllar. İşte bu dönemde İstanbul’da, Etap Otel’de bir toplantıdayız. Dönemin Bakanı Sayın Mükerrem Taşçıoğlu’nun da bulunduğu toplantıda bakanlık adına ilk konuşmayı ben yapıyorum. İstanbul ve Türkiye için o günkü tablo itibariyle öngörülen plan ve stratejiyi anlatıyorum. İstanbul için öncelikle altyapı ve konaklama ihtiyacını karşılayacak 25 adet beş yıldızlı otelin gerektiğini söylüyorum.

Ben bunu söyleyince salonda hafif bir uğultu ve konuşmaların olduğunu gördüm. 25 beş yıldızlı otel gerek demişim, kolay mı? Değildi, ama gerçek de buydu. Tabii tebessümlerin de yüzlere yansıdığını gördüm.
“Hayal değil hedeftir ve olacaktır” dedim.

Bunun üzerinden 10 sene geçti, Türkiye’nin her yerinde çok sayıda oteller açıldı. Bunun gerçekleşebilmesi için gerekli çalışmalar da bir yandan yapıldı.

Bugün? Evet, bugün İstanbul’da 60 ila 70 civarında beş yıldızlı otel vardır. Türkiye’nin turizm hedeflerine ulaşabilmesi, işte bu “ufuk” ile gerçekleşti. Birçok otel de günümüzde inşaatları devam etmektedir.
Her şey için öncelikli olan şey, inanmaktır. İnandıktan sonra bilimsel gerçeklerle tecrübeleri değerlendirmek, dünyada ve ülkede var olan imkan ve şartları bilmek ve doğru analiz etmek, doğru bir planlama yapmak, azim ve kararlılıkla çalışarak “ortak aklın” nimetlerinden yararlanmak yoluyla hedeflere ulaşılabilir.

Türkiye bugün uzay konusunda iyi bir hamle yapabilmek adına adımını atmıştır.

Göreceksiniz; eğer siyasette bir sapma olmaz ise ülkemiz stratejik konumunun ve insan kaynağının avantajıyla, planlı ve eğitim süreçlerini destekleyerek giderse uzay konusunda sonuca ulaşacaktır. Dilerim de böyle olur.

Ufuk, insanın ve toplumların en önemli gelişim potansiyelidir, ateşleyicisidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test