Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

SİYASİ İTTİFAKLAR NEREYE EVRİLİR?

30.1.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Uzlaşma kültürünün hiç de gelişmemiş olduğu ülkemizde ittifaklar savaşı sürüyor. Diyebilirsiniz ki, her ittifak bir uzlaşı değil mi?  Bence ülkemizdeki bu ikili ittifak, son derecede olağan üstü koşulların dikte ettiği, özünde iki kutuplu ve çatışmacı bir siyasi yapılanma yaratmış olup; İttifaklar kendi içlerinde çok farklı renkler taşımaktadır. Cumhur İttifakını oluşturan iki büyük partiden birisi, eriyen oyları nedeniyle ne pahasına olursa olsun iktidarı bırakmamak adına bu birlikteliği sürdürüyor. Öbürü ise Meclis dışında kalmamak için iktidara yamanarak siyasi geleceğini şekillendirme hesabı ile bu ittifakta bulunuyor. Aslında her ikisi de gündelik söylemleriyle, var olmalarını, bir ittifaklar savaşının varlığına bağlarken, bu partilerin demokrasi inançlarının zayıflığını ortaya koyuyor. Zira demokrasilerde, ne pahasına olursa olsun hep iktidarda kalma diretmesi ile hırçın bir siyaset kavgası yürütme yerine, demokratik koşullarda sürdürülen bir topluma hizmet yarışı ortaya koymak gerekir. Muhalefetin oluşturduğu Millet İttifakı ise, iktidar cephesinin yarattığı koşulların, demokratik işleyişi çok ciddi biçimde erozyona uğratmasının oluşturduğu bir zorunluluktan doğmuş bulunuyor. Zira demokrasinin olmazsa olmazı olan kuvvetler ayrılığı ortadan kalkmış; yargı siyasetin kontrolüne girmiş bulunuyor. Meclis işlevsiz kalmış ve kurumsal bir devlet yapısının temel karar birimleri olan bakanlıklar karar birimi olmaktan çıkmış ve partili Cumhurbaşkanlık Sistemi demokratik yarışı ortadan kaldırarak, tüm kararların alınmasını tek bir kişiye tevdi ederek, Cumhuriyetin kuruluş yapısını köklü olarak değiştirmiş bulunuyor. Bu durum çoğulcu ve katılımcı demokrasi kültürü ve felsefesi açısından sürdürülebilir değildir. Bu duruma karşı çıkan muhalefet partileri ve İktidar partisinden kopan yeni partiler zorunlu olarak ya Millet İttifakına girmiş ya da paralel söyleme katılmış bulunuyor. İlke bazında “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” şemsiyesi altında toplanmış bulunuyorlar. Her ne kadar farklı politik çizgi ve sosyal kesimleri temsil ediyor olsalar da, güçlendirilmiş parlamenter sistem ilkesinde uzlaşmış görünüyorlar. Böylece iki ittifak arasındaki siyasi kavga bir sistem kavgasına dönüşmüş bulunuyor.

Bu iki kutuplu siyasi kavga içinde İktidarın ana partisi, iktidar kaybını göze alamadığı için, karşı ittifakın tabanında etkili olan kişi ve gruplar üzerinden rakip cepheden ne koparabileceği arayışına girmiş bulunuyor. Millet ittifakını bir arada tutan ilkesel birlik, toplumun çağdaş bir demokrasiye yönelmesi için doğru bir tercihtir. Bununla birlikte Cumhur İttifakı; iktidarın sunacağı nimetlerden yararlanmak isteyen bazı etkin kişilerin saf değiştirmesi ile oy tabanında kısmi kaymalar sağlama uğraşına girmiş bulunuyor.  Kaldı ki Cumhur İttifakı, bu gelişmeyi yetersiz gördüğünde, Cumhurbaşkanlığı sisteminde şekli ve kısmı bazı değişikliklerle karşı ittifaktan gedik açma yolunu denemekten de geri kalmayacaktır.  Ayrıca Millet İttifakında zafiyet yaratmak için Muharrem İnce ve Sarıgül hareketlerine dolaylı desteklerini, Vatan Partisi’ne yaptığı gibi göstermeye devam edecektir. Millet İttifakı kendi içinde uzlaşma noktası olan, ilkesel birliği sağlam tuttuğu ölçüde başarıya yönelebilecektir. Bu bağlamda çoğulcu demokrasinin tüm renklerini taşıyan Millet İttifakı, kalıcı bir iktidar ittifakı olmaktan henüz uzaktır. Daha çok, çoğulcu parlamenter demokrasinin yeniden kurulması yönünde bir “ geçiş dönemi ittifakı” olarak kendini ortaya koyma noktasında bulunuyor. Ancak bu başarılabilir ise Türk demokratik sistemine gerçekten büyük bir demokrasi ve uzlaşı örneği ile hizmet etmiş olacaklardır. Bununla birlikte geçiş dönemi ilkelerinin, çoğulcu, özgürlükçü ve katılımcı demokrasi değerlerine uygun hazırlanması sağlanabilir ise ülkemiz demokraside sınıf atlama şansı yakalayabilecektir. Ayrıcı makro ideolojilerin önemli ölçüde çözüldüğü ve çoğulcu demokrasilerde, uzlaşı ve koalisyon kültür ve sitemlerinin yerleşmesi yönünde değerli bir deneyim olacaktır. Millet ittifakının içinde hem muhafazakâr, hem sosyal demokrat çizgide partilerin bulunması, çoğulcu demokrasi bağlamında koalisyon oluşturamayacağı anlamı taşımaz. Çağdaş yaşayan demokrasiler bu ikilemi çoktan aşmış bulunuyor. Yeter ki yaşanan bunca olumsuzluktan sonra, çoğulcu demokrasi, hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı, insan onuru, temel kişisel hak ve özgürlükler ile liyakat ve başarı değerleri konularında İttifakın tarafları gerekli duyarlılığı gösterebilsinler. Ülkemizin içinde yaşadığı köklü ekonomik kriz ve pandemi koşulları Millet İttifakı’nın oy oranı ve iktidar şansını arttırmakla birlikte, “güçlendirilmiş parlamenter sistem “  ötesinde ilkesel birlikteliği genişletecek yeni uzlaşı ve çözüm önerilerine ihtiyaç bulunuyor. Başarı için önce siyasetin dili değişmeli. Toplumun temel etik ve ahlak kuralları ile çağın gereği olan uzlaşı, hoşgörü, yenilikçilik, liyakat ve başarı kültürü öne çıkmalı. Ekonomik ve politik sistemler ile sosyal ve teknolojik sistemlerin işlev ve işlerliğini, bilimin ve çağın gereklerine uygun olarak güvence altına alan temel program ilkeleri topluma deklare edilmeli.  İttifaklar savaşı ancak bu unsurların yaşama geçmesi ile çoğulcu demokrasiye evirilebilir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 7 Mart 2021 Pazar. Aşk. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Gazeteci yazar Murat Kışlalı, GÖZLEM’in ülke gündemindeki olay ve gelişmelerle ilgili sorularını cevapladı. Kışlalı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İnadına yapacağız” dediğ...

Yazarlar
Website Security Test