Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Matruşka bulmacalar

30.1.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İçinden çıkılması gittikçe zorlaşan pandemi dönemi, birbiri içinde saklanmış irili ufaklı bulmacalarla yeni boyutlar kazanıyor. Aslında virüsün “mutasyona” uğramasından çok, “aşı ve karantina” konusu Boris Johnson hükümetini zorluyor ve gün geçtikçe yeni konular da eklendiğinde kocaman bir bulmaca yumağı halini alıyor.

2020 yılının son ayında aşının bulunmasıyla tüm dünya için başlayan “umut dolu” yeni dönem, Birleşik Krallık gündemine bulmaca gibi sorular getirdi. Aşıyı ilk onaylayan ve uygulayan ülke Birleşik Krallık, yeni yılın ilk günlerinden bu yana üçüncü ulusal karantina döneminde olmasına rağmen  “hatırı sayılır” bir düzelme gösteremiyor. Bulmacanın eksik parçaları aranırken, hükümet olağanüstü bir seferberlik içinde, yeni yöntemler ve çözümler üretmeye çalışıyor.

Güzel ülkem Türkiye’nin, pandeminin başında, ülkeye gelenleri 14 gün karantinaya alması, ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmadan, bakması, yedirip içirmesi ve sonra da evlerine teslim etmesi, oturarak değil ayakta alkışlanmalı. Neden mi? Çünkü finansal koruma şemsiyesiyle, hibe ve yardımlarıyla eline su dökülemez işler başaran Birleşik Krallık bile, otel konaklamalı karantina konusunu Türkiye gibi çözemiyor da ondan.

Biz Türkler için son derece basit olan bu çözüm, İngilizlerin kara kara düşünmesine neden oluyor. Hükümet “uzun uzun” konuyu değerlendiriyor, otellerle, sendikayla, STK’larla konuşuyor, verilecek hizmetin içeriğini çalışıyor, alternatiflere göre maliyet planlamaları yapıyor ve otelde karantinaya alınacak kişilerin otel masraflarını kendilerinin karşılamasına karar verildiği açıklanıyor. Fiyasko denebilecek bir karar veren hükümet, ülkeye gelişlerin de, gidişlerin de önünü kesmeye çalışıyor.

Tabi bu arada zaman da geçiyor, ülkeye gelenler geliyor, ellerinde Covid negatif testi olanlar içeri giriyorlar ve evlerine ya da 10 gün süreyle izole olarak kalacakları yerlere gidiyorlar. Biz bu insanların çoğunun izole olduklarını düşünürken, yüz kişiden otuz sekizinin dışarılarda dolaştığı tespit ediliyor. İşte bulmacanın eksik parçalarını ararken, bir başka deyişle ulusal karantina olmasına rağmen vaka sayıları neden düşmüyor derken, yanıtlardan biri buradan, gizlendiği yerden kendini gösteriveriyor.

Kamuoyunun dikkatini mümkün olduğunca aşı konusuna çekmeye çalışan hükümet, maalesef 100 bini geçen can kaybı sayısıyla yaşanılan trajediyi saklayamıyor ve aşı seferberliğine daha çok yükleniyor. Yaşanan trajediyi duyuran Başbakan, tüm sorumluluğun kendisinde olduğunu, yitip giden her can için derin üzüntü yaşadığını söylüyor. Görmeye pek alışık olmadığımız bir liderlik sergileyen Boris Johnson, bu sözleriyle eleştiri oklarını bir nebze de olsa azaltmayı başarabiliyor.

Ülkede sinemalardan camilere, kiliselerden eczanelere kadar pek çok mekan aşı merkezine dönüştürülüyor ve Ulusal Sağlık Hizmetleri (NHS), Covid nedeniyle iş gücü kaybı yaşadığı için aşı yapacak hemşire kadrosuna destek birimler oluşturuluyor. Tabiri caizse “eli iğne tutan” herkes aşı merkezlerinde gönüllü çalışmak üzere çağrılıyor ve eğitimden geçirilip aşı yapmaya başlıyorlar. Tam anlamıyla bir seferberlik halinde olan ülkede, aralık ayından bugüne 7 milyondan fazla insanın aşılanmış olması ve günlük aşılama sayısının 400 bini geçmesi moral ve motivasyonu yükseltiyor ama 12 ayda 100 binden fazla kişinin yitirildiği gerçeğini de değiştiremiyor.

Hükümet, nisan ayındaki Paskalya’ya kadar vaka ve can kaybı sayılarında hatırı sayılır azalma hedefliyor, iyi-hoş da, aşıların iki dozu arasındaki mesafeyi açarak, daha fazla insana aşı yapıldığını göstermeye çalışmaktan da alıkoyamıyor kendini. Ancak, bulmacanın bir diğer eksik parçası işte tam da bu noktada kendini göstermeye başlıyor çünkü hükümetle aşı üreticileri farklı düşünüyorlar. Pfizer kendi aşısı için 12 haftalık sürenin mümkün olamayacağını, AstraZeneca’da en fazla 6 hafta ara verilebileceğini duyurunca, gözler yine Sağlık Bakanı Matt Hancock’a çevriliyor. Yaptığı gaflarla ünlü Bakan, dersini bu sefer iyi çalışmış olacak ki fiyaskoya neden olabilecek açıklamalarda bulunmuyor ve bilimin ışığında aşı dozlarının verilmesi gereken aralıklarla yapılacağını duyuruyor. Yüreklere serin su serpen bu açıklamanın ardından aşı olanların çevrelerine virüsü yayma olasılıklarının ne olduğunu soran gazeteciye, bilim kurulu üyesi ve Başbakan danışmanı Chris Whitty’nin cevabı yeni bir bilinmez çıkarıyor karşımıza. Whitty'nin oldukça yüksek bir ihtimalle aşı olanların da virüsü yayabileceklerini ancak bundan emin olabilmek için daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğunu söylemesi endişelerin artmasına, tedbirlerin de devam etmesine neden oluyor. Başbakan'ın, ulusal karantinayı 8 Mart'a kadar uzattıklarını açıklaması da Whitty'nin söylediklerini destekliyor.

Günün sonunda, hükümet, aşı ve karantina gibi konuları yoluna koymaya çalışırken, ülkede her gün iflas bayrağını çeken firmaların, 2 milyona yaklaşan pandemi işsizlerinin, kar ve buzdan kapanan yolların, sellerden dolayı evlerinden olan binlerce insanın, eğitimlerini evden online almaya çalışan çocuklarına bakmakta zorlanan ailelerin durumu da dahil edildiğinde, bulmacanın gittikçe zorlaşacağını,  irili ufaklı matruşka parçaların da artmaya devam edeceğini söylemek hiç de yanlış olmayacağa benziyor

Birleşik Krallık’tan sevgiler.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 2 Mart 2021 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Mart 2021 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 28 Şubat 2021 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test