Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Boris Johnson çok ayıp ediyor!

15.1.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Pandemiden en çok yarayı alan ülkelerin başında gelen Birleşik Krallık, 2021 yılına farklı gündemlerle başladı. Türkiye gündeminde yer almayan bu konular, takip edeni şaşırtmakla kalmıyor, iki ülke arasında mukayese de yaptırtıyor. İşin ucunda Başbakan’ın yaptıkları da olunca, büyük resimde ayıbı bol  (!) bir tablo çıkıyor karşınıza.

Bu ülkenin en ilgi çeken yönlerinden biri, Başbakan’ın halk ve muhalefet hatta kendi partisindekiler tarafından “özgürce” sorgulanabilmesi ancak öyle konular var ki insan dinlerken “e ne var bunda” diyor.

Ülkedeki ulusal karantina kuralları nedeniyle günlük eksersizler, koşmak, yürümek, bisiklete binmek gibi sportif faaliyetlerin eve çok yakın mesafede yapılması gerekiyor. Başbakan’ın bu kuralı ihlal ettiği ve bisikletiyle 7.5 mil uzağa gittiği haber bültenlerine yansıdığında, bunun bir haber olarak BBC’de yayınlanmış olduğuna inanmak istemedim. Başbakanlık konutu, konuyla ilgili basın açıklaması yaparak, konuya bir de açıklık getirdi; “Başbakan’ın bisikletiyle gittiği park, Başbakanlık konutuna en yakın bisiklet rotasıdır. Başbakan kuralları ihlal etmemiştir” diye. İletişim ekibinin meşgul olduğu konuya bakar mısınız? Şaşırtıcı geliyor elbette, “Ayıbın bu olsun Boris Johnson” diyorsunuz ister istemez.

Bu haberi ve bu konuyla ilgili tartışma programlarını izlerken, Başbakan’ın, dört evladının annesinden boşanma süreci geliyor aklıma. Yirmi yıldan uzun süren bir evlilik, dört evlat, avukat bir eski eş, 4 milyon pound boşanma tazminatı. Tüm bu süreç devam ederken, genel seçimlerde ipi başarıyla göğüsleyip, kız arkadaşıyla el ele Başbakanlık konutuna yerleşen Johnson,  boşanma kararının verildiği hafta, 5. Kez baba oluyor. Biz Türkler için garip hatta olağanüstü garip bir durum, değil mi? Eşiyle boşanma davası sürerken, kız arkadaşıyla Başbakanlık konutuna yerleşmesi, kız arkadaşıyla evlenmeden 5. Kez baba olması, bizler gibi geleneksel ve muhafazakâr yanı kuvvetli toplumlar için “ayıp” kabul edilebilir ancak İngiltere normlarında normal karşılanıyor.

Ülke üçüncü kez ulusal karantinaya girince, okullar da uzaktan eğitime başladı. Tüm devlet okullarında öğlen yemekleri devlet tarafından karşılanırken, öğrencilerin okula gelemeyecek olmaları nedeniyle öğlen yemeklerinin ne olacağı tartışma konusu oluverdi çünkü ilk ulusal karantina döneminde bu konuda polemik yaşanmış, hatta ünlü futbolcu Marcus Rashford, dar gelirli ailelere öğlen yemeği paketleri hazırlatıp göndermiş, ardından Eğitim Bakanlığı da devreye girerek sorunu çözmüştü. İkinci ulusal karantinada okullar kapanmadığı için bu konu ancak üçüncü karantinada gündeme geldi ve ailelere okula giden çocuklarının her biri için haftalık öğlen yemeği kolileri gönderileceği açıklandı ve gerçekten de paketler gönderildi. Paketlerin içinde, ailelerin pişirmesi için bir paket makarna, 3 elma, 2 muz, ton balığı konservesi, bir paket tost ekmeği, bir büyük paket dilimli kaşar, haşlanmış fasulye, yoğurt ve biraz da bisküvi var.

Türkiye’de devletin böyle bir hizmeti olsa, uygulamayı yapan iktidardaki parti kim olursa olsun, memnuniyetle karşılanır ancak maalesef İngiltere’de böyle olmadı ve bizim “birkaç kendini bilmez” diyeceğimiz profildeki insan, paketlerin fotoğraflarını çekip haber merkezlerine gönderdiler ve duydukları memnuniyetsizliği anlattılar. Bu haberi izleyen bizim gibi, kendi yemeğini kendi temin etmeye alışmış ülkenin çocukları da olan bitene şaşkınlık içinde bakakaldılar. Medya ve halk, Başbakan’a yüklendikçe yüklendi, Başbakan'da neye uğradığını şaşırdı ve paket içeriklerinin zenginleştirilmesi talimatını verdi. İşte Boris Johnson’ın bir ayıbı daha!

Aşı faaliyetleri tam gaz devam ediyor Birleşik Krallık’ta. Her gün, Sağlık Bakanı, bazen de Başbakan canlı yayında basın toplantısı düzenliyor ve aşı programındaki son gelişmeleri paylaşıyor. Günlük Covid vaka ve ölüm sayıları gibi, aşı sayıları, bölgeleri, yaş grubu, açılan aşı merkezleri, aşı merkezlerine gelen aşı miktarı, merkezlerin kullanım kapasiteleri açıklanıyor. Günlük 300 bin kişi hedefine hızla yaklaşılıyor. Yaş gruplarına göre aşılanma yüzdeleri veriliyor, 7 gün ve 12 saat aşı merkezleri vızır vızır çalışıyor, çalışma saatlerinin 24 saate çıkarılması hedefleniyor.

Bu kadar aşı imkânının içinde ne Başbakan ne kabine ne de muhalefetten kimse aşı olmuyor, herkes sırasını bekliyor. Türkiye bu imkânlar içinde olsaydı durum nasıl olurdu? Muhtemelen ilk önce iktidar partisi baştan-aşağı olurdu, hatta eş-dost akrabaları dahi olurdu ama olmamışlar gibi yaparlardı, hatta medyada haberler çıkarsa da , “sen kimsin” diye başlayan cümlelerle bir de meydan okurlardı, gözdağı vermek için bir kaç gazeteciyi de hapse attırırlardı.

Aşı haberlerini izlerken Birleşik Krallık’ın Başbakanını aşı olmamasından dolayı “ayıplıyorum”, babası 80 yaşında olmasına rağmen, Ona bile henüz aşı yaptırmamasına “ayıbın dik alası” diyorum.(!)

Kraliyet Ailesine gelecek olursak.  Kraliçe ve eşi, “yaş kategorileri” tuttuğu için markası belirtilmemek kaydıyla, daha yeni aşı oldular. Onlar aşı olana kadar ise ülkede en acil durumda olan 1,5 milyon kişi aşılanmıştı.

Türkiye’de aşı ile ilgili olup bitene baktığımda, iktidar partisinden “aşı Perşembe veya Cuma başlar” şeklinde bir tweet atıldığını görüyorum ve bu yaman çelişkiye takılmamaya çalışarak Türkiye’de de aynı şekilde sürecin başlaması ve ilerlemesini canı gönülden diliyorum.

Uzun lafın kısası, Birleşik Krallık “ayıbı bol” bir şekilde yeni bir yıla başlangıç yaparken darısı Türkiye’min başına diyor, herkese sağlık ve afiyet diliyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 7 Mart 2021 Pazar. Aşk. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Gazeteci yazar Murat Kışlalı, GÖZLEM’in ülke gündemindeki olay ve gelişmelerle ilgili sorularını cevapladı. Kışlalı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İnadına yapacağız” dediğ...

Yazarlar
Website Security Test