Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yunanistan son zamanlarda Türkiye’ye karşı düşmanca tutumunun dozunu artırmakta

14.1.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yunanistan son zamanlarda Türkiye’ye karşı düşmanca tutumunun dozunu artırmakta, açık bir şekilde tehdit ve tahrik içeren yöntem ve söylemler kullanmakta, adımlar atmaktadır.

Son olarak Yunanistan Genelkurmay Başkanı Floros; Ege’de anlaşmalar hilafına işgal ettikleri ve silahlandırdıkları adalardaki askeri birlikleri ziyaret etmiş, askerlere hitaben yaptığı konuşmalarda; “sürekli teyakkuzda olma” emri vermiş, “barış istiyorsak savaşa hazır olmalıyız” şeklinde telkinde bulunmuştur. Ülkemizdeki “Türbanlı vitrin mankeni” “AİHM’nin Selahattin Demirtaş’la ilgili kararı” “Partili rektör ataması” “darbe imaları” “kimin terörist, kimin vatansever olduğu” vb. “yoğun” gündem içinde birbirimizle uğraşırken dikkatlerden kaçmış olmalı ki; bu konuda bir yorum ve tepkiye tanık olmadık. Bizim bu umursamazlığımız ve tepkisizliğimiz devam ederken bu defa Yunan gazeteleri; Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Panayotopulos’un 2021’deki ilk ziyaretini Meis Adası’na yapacağı haberini verdi. Haberde, Panayotopulos’un “Yunanistan’ın egemenlik bölgesi dahilinde bulunan Meis’i ziyaret etmek için Hulusi Akar’dan izin alacak değilim” şeklinde bir açıklama yaptığı da yer aldı. Türk tarafının bütün sessizliğine rağmen, Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Savunma Bakanı’nı da işaret ederek böyle bir söylemde bulunmanın; tahrik, tehdit ve meydan okuma anlamına geldiği, gerilimi tırmandırma amacı taşıdığı açıkça görülmektedir.

Yunanistan gerilimi tırmandırmaya yönelik bu tavrının yanında savunma harcamalarını artırma kararı almış, silahlanmaya ağırlık vermiştir. Başbakan Miçotakis; Fransa'dan 18 adet Rafale tipi savaş uçağı satın alınması için birkaç gün içinde anlaşma imzalanacağını, bu uçakların gelecek yıl teslim alınmaya başlanacağını, hükümetin Rafale uçaklarının yanı sıra yeni fırkateynler, helikopterler, insansız hava araçları satın almayı ve mevcut F-16 filosunu güncellemeyi planladığını, silahlanma için gelecek 10 yılda 10 milyar Euro harcanacağını açıklamıştır.

Komşumuz; bir taraftan fiili savaş hazırlıkları yaparken diğer taraftan diplomatik çevresini genişletmekte, müttefiklerini artırmaktadır. Son olarak Yunan basınında; Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır, Fransa, ABD, İsrail'in ardından Suudi Arabistan'ın da oyuna dahil olacağı haberi yer almış, hemen ardından Suudi Arabistan’ın çok sayıda F-15 savaş uçağını Girit'teki Suda Üssü'ne göndereceği bilgisi verilmiştir. Açıklamada bunun Türkiye’ye gözdağı vermek amacını taşıdığı yer almaktadır.

Bunlar olurken ABD’nin öncülüğünde sürdürülen “bölge ülkelerinden bazılarını” yakınlaştırma çabaları da sonuç vermektedir. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı; 41. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Zirvesi'nde, Katar'a ambargo uygulayan ülkelerin Doha ile diplomatik ilişkilerini yeniden tesis ettiğini ve ambargonun kaldırdığını, sınırların açıldığını söylemiştir. Böylece hükümetimizin çok yakın dostu olan Katar’ın da Doğu Akdeniz’deki denkleme dahil olma ihtimali ortaya çıkmıştır. Bölgedeki ittifak yapılanmasına ve gelişmelerin seyrine bakıldığında Katar’ın nerede duracağını tahmin etmek zor olmayacaktır.

Bölgede Türkiye karşıtı gelişmeleri ve ittifakları sadece Yunanistan’la, Ege adalarıyla, Doğu Akdeniz’le ilgili görmek ve ayrı ayrı değerlendirmek doğru olmayacaktır. Sorun, emperyalist devletlerin Ortadoğu ülkelerini şekillendirme projesi ile başlamıştır ve şekillendirme planına Türkiye de dahil edilmiştir. Nitekim bölgeyi gözlemleyenler, ABD’nin; Fırat’ın doğusunda PKK/YPG’li teröristlerden nizami bir ordu oluşturmaya çalıştığını, son bir hafta içinde Haseke’ye orta menzilli füzeler yerleştirdiğini tespit etmişlerdir. ABD’nin Türk-Yunan anlaşmazlıklarında Yunanistan tarafında yer aldığı dikkate alındığında muhtemel bir çatışmada bu füzelerin hedefinin Türkiye olacağı açıkça ortadadır.

Yunanistan’ın yüz yıllık stratejik hedefi (Megali İdea’sı) Ege Denizi’ni bütünüyle ele geçirmek, Batı Anadolu ve Trakya’yı topraklarına katmaktır. Bölgede tek engel ve tek düşman olarak Türkiye’yi görmekte, askeri hazırlıklarını buna göre yapmaktadır. ABD ve ortaklarının hedefine ulaşacağı, bölgedeki gelişmelerin Türkiye’yi de parçalayacağı hesabıyla fırsattan yararlanmaya çalışmaktadır. Türkiye zamanında gereken caydırıcı önlemleri almadığı, uluslararası hukuktan kaynaklanan kozlarını kullanmadığı taktirde Yunanistan’ın bu yaklaşımları bütün bölgeyi uzun yıllar sürecek çatışma sürecine sokacak ve bundan sadece emperyalist devletler yararlanacaktır. Amaç da budur. Türkiye’yi tıpkı Irak ve Suriye gibi “müdahale edilmesi gereken sorunlu ülke” sınıfına sokmak ve bu şekilde parçalamak…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test