Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Umutlarımız mutlu bir 2021 yılında

31.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Gelecek daima bizleri umutlandırmış, beklentilerimizi geleceğe yüklenmişizdir. İyi ki yaşama iç dürtümüz var. Mutluluğumuzu bu duygulara borçluyuz. Umudun bittiği noktada maalesef yıkılış ve yok oluş başlıyor.

2020 yılını etkileyen sadece Covit’19 salgını olmamıştır. Yaşadığımız travma yıllardır süregelen yaşam biçimimizin alışkanlıklarımızın değişmemesi için, psikolojik sosyolojik ve ekonomik direnmemizin sancılarıdır.  2019 Aralık ayında ortaya çıkan gözle görülmeyen virüsleri başlangıçta pek de ciddiye almadık. Oysa bu virüsler yılların alışkanlıklarını değiştirmemiz için bir kesim sektörlere imkân yaratmıştır. Bazı çevreler kazanırken geniş topluluklar kaybeden olmuştur.

Şimdi salim düşünmemiz ve 2021 yılında mutlu olmamız için gecikmeden psikolojik ve fizyolojik sağlığımıza kavuşmamız, toplumdan soyutlanmaktan, bireyselleşme etkilerinden kurtulmamız ve ekonomik yapılanmalarımızı güçlendirmemiz gerekmektedir. Bu davranışımız karşılaştığımız kökten değiştirici, alışkanlıklarımızı yıkmaya yönelik bu saldırıya karşı koyma mücadelemiz olacaktır.

Başarıya ulaşabilmemiz hepimizin bu süreçte karşılaştığı, aşağıda tanımlanmış yeniden yapılanma oluşumlarına uyum sağlamamızla mümkün olacaktır. 2021 yılının mutluluklar getirmesi her alanda üreteceğimiz uyum reçetelerine bağlıdır.

Sağlık Alanında: Dünya Sağlık Örgütü ve Ülkelerin sağlık teşkilatları önemli bir sınavdan geçmişler ve maalesef sınıfta kalmışlardır. İlerde karşılaşılabilecek toplum sağlığına yönelik yeni saldırılara karşı alt yapılarımızı güçlendirmemiz aşı ve virüs olsun bakteriler olsun bunların genetik yazılımlarına yönelik temel araştırmalara daha fazla fon ayırmamız gerekmektedir. 

Tarih boyunca her başarısızlık insanlığı gelecek için çözümler üretmeye zorlamıştır. Bu salgından da gereken dersler çıkartılarak gereken önlemler alınacaktır. Türkiye yakın zamana kadar aşı üretimi dâhil toplum sağlığı konusunda çok önemli görevleri BCG, kuduz, çiçek, boğmaca, tifüs aşıları yanı sıra çeşitli serumların üretimini başarı ile gerçekleştirmiş olan “Hıfzıssıhha Enstitüsü” nü 2011 yılında kapatmış olmanın sorgulamasını yapmış ve maalesef acı bir ders almış bulunmaktadır. Bugün ülke yönetimi gereken tedbirleri almaz ise mutlaka gelecek yönetimler toplumun sağlığı ile ilgili bu eksikliği acilen giderecek kurumu bu nurumu tekrar faaliyete geçirmelidir.

Aşı gibi toplulukları etkileyen bir ürünün özel sektör kontrolüne bırakılması son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilecektir. Bu nedenle bu tür ürünlerin üretimi devletin kontrolünde olan kurumlar tarafından gerçekleştirilmelidir. Aksi takdirde kişi ve kuruluşların ihtiraslarına mahkûmiyetimiz engellenemez.

Sosyal ve Psikolojik açıdan yaşanmakta olan korku tüneline giriş nedeni sağlık endişeleri olmuştur. En yakınlarımızla dahi mesafeli olmamız dayatılmıştır. Sağlık endişelerinin aşı ve tedavi yöntemleri ile ortadan kaldırılışının akabinde tekrar sosyal etkinlikler geliştirilir ise hepimiz psikolojik esaretten daha çabuk çıkabiliriz. Sanatsal ortak etkinliklere katılabiliriz.

Eğitim ve Araştırma Alanında: Bakanlıklar ve eğitim kurumları uzaktan eğitime döndüler. Bazı alanlarda bu mümkün iken uygulamalı alanlarda ciddi beceri kayıplarına uğradık. Acilen tatbiki alanlarda uygulamalı eğitime dönmemiz gerekmektedir.

Son yarım yüzyılda araştırmalar tamamen maddi getirisi nedeniyle teknolojik geliştirmelere yönelmiş olup temel bilimlerde eğitim ve araştırmalar sekteye uğratılmıştır. Üniversitelerde temel birimlerle ilgili bölümler kapanma aşamasına gelmiştir. Temel bilimler alanlarında eğitim ve araştırmalar gerek finansal gerekse ödüllendirmeler ile desteklenmelidir.

Ekonomi yukarda belirtilmiş olan sonuçlardan hem etkilenmiş hem de olumsuz gelişmelerin artmasına neden olmuştur. Ekonomistler bu krizin 1929 krizinden daha etkili olduğunu ifade etmektedir.

Görülen o ki 1974 dünya krizi sonrası hızla globalleşen dünya ekonomisine giren ülkeler bundan sonra özellikle temel gıda maddelerinde ve sanayi hammaddelerinde milli ekonomiye geri dönüş süreci yaşayacaklardır. Bu süreci en az hasarla atlatmak istiyorsak; Üretimin devamlılığını sağlanmalıyız.

Bilişim ve iletişim sektörleri, ön plana çıkmış Perakende satışın yerini etkin olarak e-ticaret almaya başlamıştır. Sanal ortamda toplantılar, sanal ticaret heyetleri, evden çalışma yöntemi seyahat gereksinimlerini, ofis ihtiyaçlarını azaltmıştır. Yazılı basın aynı zamanda dijital ortamda gazete dergi ve diğer yayınlarını internet ortamına taşımışlardır. Bunun sonucu yeni bir çalışma ve ticaret yöntemi gelişmiştir. Bu sisteme uyum sağlayan işletmeler hızla büyümekte bir an önce uyum sağlayan işletmelerde işlerini geliştireceklerdir. Doğal olarak uyum sağlamakta geciken işletmeler yok olacaktır.

Sonuç olarak 2021 senesinden umudumuz; Sağlık güvencesi yaratılarak korku tünelinden çıkmamız, virüsten dolayı uygulanan panik ve kısıtlamaların sona ererek toplumun fizyolojik ve psikolojik sağlığına kavuşması, ilişkilerimizde daha önce yarattığımız ve yaşadığımız sosyal yaşantımız içinde, seyahatlerimizi yapabildiğimiz mesleklerimizi icra edebildiğimiz bir yıl olmasıdır.

2021 yılının siz okurlarımıza, ailelerinize, ülkemize, dünyaya huzur mutluluk ve barış getirmesini dilerim.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 7 Mart 2021 Pazar. Aşk. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Gazeteci yazar Murat Kışlalı, GÖZLEM’in ülke gündemindeki olay ve gelişmelerle ilgili sorularını cevapladı. Kışlalı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İnadına yapacağız” dediğ...

Yazarlar
Website Security Test